Warhol'un sinema anlayışı ve Underground filmler hakkında bilgisi olan var mı?

Andy Warhol'u her ne kadar ressam ve fotoğrafçı olarak tanısak da aynı zamanda oldukça başarılı bir yönetmen. Bulunduğu döneme göre oldukça ilgi çekici ve popüler projelere imza atmış.
Benim merak ettiğim Warhol Sineması, Underground filmler ve Andy'nin sinemaya bakış açısı...
Konuya hakim üyeler yardımcı olursa sevinirim.
Hepinize teşekkürler.


0|0
1|1

En İyi Erkek Görüşü

  • Merhaba. Oruç Aruoba sorun, buralara dek sürükledi.

    Nasıl ki Dada akımı, 1. Dünya Savaşı'yla oluşan umutsuzluk rüzgarlarına karşı doğduysa, Underground sinema da 1960 sonrası esen güçlü muhalif rüzgarları arkasına almıştı. Egemen söyleme ve yerleşik kurallara karşı doğmuş, tabu kırıcı bu hareket, en büyük dalgakıranlığıysa "estetik" kaleminde gerçekleştirmişti. 20'lerde Man Ray'ların, Dulac'ların yaptığı "anlamsızlığın sineması"nın Rönesans'ıdır bu.

    Buraya kadar malumun ilamı. 2. dalgaya gelirsek.

    Godard/Grillet/Debord ve Rivette kare ası, Paris'te harikalar yarata dursun... Avrupa'daki harikanın karşılığı da avant-garde / deneysel olsun... Abd'de -biraz da tahkir amaçlı- "underground" adını alıyorsa, bu, Hays Code'den henüz çıkan Amerikalılarda "geleneksel" damarın ağır bastığını ve entelektüel yüzeyselliği gösterir.
    Hoş, Warhol ve ardılları da bir anda yerden biter gibi çıkmadı: Senden ricamdır, madem konuya meraklısın. İzlemediysen Maya Deren'e bir bak lütfen. "Meshes of the Afternoon" (İkindi Tuzakları, 43) Amerikan avant-garde sinemasının ilk örneğidir. Hatta bırak Warhol'u. "İkili" kadın temasıyla, Persona ve Mulholland Çıkmazı gibi filmlere de ilham.

    Warhol'un "hareketsiz" filmleri, ticari/geleneksel sinemadan bir kopuştur (Cassavetes üstada selam). King Kong'a mezar olmuş Empire State'yi ve uykusundaki bir adamı, saatlerce sabit plan izleriz. Marilyn'in yüzünün sonsuz dizi içinde tekrarlanışı gibi. (yaşamın durağanlığı)
    Evet, Warhol'un bir Pop-Artçı olduğunu da biliyoruz ve ticari sinemayla olan mesafesinin bir tereddüt eğrisi çizmesine şaşırmıyoruz. Paul Morrisey ile kotardığı müstehcen üçlemeye, "Fabrika" çıkışı hazır çorba kutuları demeli.
    Bu noktada. Hold Me While I’m Naked (66) isimli, duştaki ateşli sahne ile hatırladığım George Kuchar filmini anmalı.

    Yolun sonu görünüyor. Birkaç underground yönetmen ile kapatalım:

    Kenneth Anger
    Stan Brakhage
    Jonas Mekas
    Quay kardeşler
    Guy Maddin
    ...

    Ve 1 film: Detruisez-vous (68)

    0|0
    0|0

Erkekler Ne Diyor 0

Erkeklerden En İyi Görüş seçilmiş!

Kızlar Ne Diyor 1

  • Sinema tv mi okuyorsunuz :) normalde sinema izleyen kesimin cogu yonetmeni onemsemez

    0|0
    0|0
    • Medya ve iletişim okuyorum. Önemsemiyorlar ve filmleri bile yanlış izliyorlar. Çünkü filmler türlere göre değil, yönetmenlere göre izlenir. En basitinden Emir Kusturica'nın filmlerini yönetmen kategorisiyle izlediğin zaman yönetmenin her filmde yaptığı benzerlikleri farkediyorsunuz. Mesela Kustu her filmine hayvan figürleri yerleştirir. Ve doğa ile iç içedir tüm filmleri. Yönetmenin kafasını anlayamadan o filmi izlemişsin izlememişsin duygulanmışsın gülmüşsün ne fayda...

    • Hepsini Göster
    • Hayır ben RTS okumuyorum. Medya okuyorum. Farklı şeyler.

    • Sonucta ilgilisin

Yükleniyor...