Az önce bitirdiği kitap ve bana düşündürdükleri?

Spinoza'nın Ethica'sını ancak bitirebildim.
O kadar garip bir dili var ki, insanı yavaşça kavrıyor ve bireyselliğimizi al aşağı ediyor.
Bize öğretilen ahlak değerleri ve sahip olduğumuza inandığımız değerlerin tamamını yerinden sarsıyor.

Jean Poul Sartre den sonra ilk defa bu kadar etkilendiğim felsefeci oldu.
Deleuze ye şimdi daha çok hak verir oldum.
Var mı aranızda Spinoza okuyan?

ya da okuduğu ile beyninden vurulmuşa dönen?


0|0
0|4

En İyi Erkek Görüşü

  • Okumadım ahlak derken nasıl bir ahlak anlayışı var kısca özet geçer misin kısa?

    0|1
    0|0
    • Kardeşim nasıl kısa geçeyim bilemiyorum :)
      Ama kısaca akıl, zihin bizi biz yapan dış ve iç değerler tanrı kavramını felan çok farklı ele alıyor.
      Öyle ateist tarzı felsefeci değince aklına gelen standart kalıpları unut. Gerçekten çok garip l*n

Kızlar Ne Diyor 0

Kızlar görüş yazmamış.

Erkekler Ne Diyor 3

  • Eski ile yeninin tam kavşağında yer almasından olmalı, "zamanında" anlaşılamamış derler. Ya da ona dair değerlendirmeler, tenis topu gibi iki farklı kulvar arasında salınmış. Neyse ki Hegel ruhuna bir om mani padme hum çekti de, flesefe "soframızdaki" yerini aldı :)

    Entelektüel sonsuz mutluluk var mıdır dediği gibi, varsa nerededir? Hadi bulduk/ulaştık diyelim, iddia ettiği gibi "tutkularımıza, hırslarımıza egemen olma"yı sağlayacak mıdır? Panteist Spinoza, bunun cevabını ilahi doğada arar.

    Evet, cehalet insan soyunu köleliğe indirgiyor kitapta dendiği gibi. Ancak ben kölelikten özgürlüğe geçiş kısmına takıldım. Hakikatin bilgisine ya da bilgeliğe eriştik; türlü hasetlerden böylelikle arındık diyor. Ama bu erişme safhasında özgür istenci (tıpkı tanrı iradesini dışladığı gibi) dışlayıp, işi bir nevi doğu mistisizmine bağlaması... Doğal belirlenim dediğin de bir yere kadar ittirir tarihin manivelasını. Bilemiyorum.

    Tıpkı Ayşe Şasa gibi ideolojiler atlıkarıncasında zik-zaklar çizen İsmet Özel'in, toplumcu günlerinde kaleme aldığı Sevgilim Hayat'ta dediği gibi: Biz savaşmasak, vurur mu kömürün kalbi güm güm Kozlu'da...

    Hem Upanişadları da çok sevmem. Alman idealistlerin onda maden bulması boşuna değil.

    Özgürlüğün güvencesi -ekonomik rahatlık bir yana- her şeyden önce ılıman bir politik ortama ve iyi oluşturulmuş siyasi kurumlara bağlıdır. Cumhuriyetçi De Witt kardeşlere dua etsin diyorum. Ve sömürgeci ticaret burjuvazisine; Hint kumpanyalarından gelen külçe külçe zenginliğe :)

    Not: Kitabı net hatırlayamıyorum, genel bir yorum yaptım. Ama sağlam örmüştü gerçekten.

    1|0
    0|0
  • Ben Sophie'nin dunyasından öteye gidemedim kardes :)

    0|0
    0|0
  • ÖSS sınavında sosyalde sorulan felsefe sorularını bile boş bırakmıştım. O derece uzağım yani :(

    0|0
    0|0
Yükleniyor...