Hasta döşeğindeki muhabbet kuşumu Bilge Karasu okuyarak tedavi ediyorum. Ettim. :)?

Son günlerde tüyleri kabarmış, rengi solmuştu. Halsizdi, keyifsizdi, alt kata tünemişti. Amfetamin yutmuş gibi iştahtan da kesilmişti. Veterinere götürdüm tabii. Dendiğine göre ishal olmuş, tedbir alınmazsa öldürücüymüş. Suyuna atılmak üzere ilaç verdi. O benim mütevazı odamdaki yoldaşımdı ya. Bırakmam. :(

Müziğin tedavş edici gücü bilinir. Bence Bilge Karasu da öyledir. Ona (adı Patsy) dil işçimizden masallar, öyküler okuyorum bugünlerde. Gece'yi dinlerken çok sıkılıyor, pek bir şey anlamıyor. Hoş, "Gece'nin işçileri" tekinsizdir, ürpertir. Kısmet Büfesi'ni atladım. Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı'ndaki tabiat tasvirlerini sevdi. Ya da ben öyle zannettim. Demek ki Patsy için dağın tepesine tırmanmak değil, tırmanma anlarını yaşamak önemli. Ama Göçmüş Kediler Bahçesi'ne bayılıyor. Ben okudukça o canlandı. Günlerden deniz, sulardan salı, yürürden vatos, yüzerden kedi, diyorum; anlamıyor ama kedinin yumağa geldiği gibi melodime geliyor. :) Tabii masallardaki ölümü çıtlatmıyorum. Bir kitap bu kadar mı büyüleyici olur. Oluyormuş, bunu Patsy'de bir kez daha gördüm. Karasu'nun cümleleri ritim gibi. Bir tane kelimeyi çekin, akort bozulur. Dilin bu kadar şahane işlendiği yerli kitap okumadım. Kuşuma düşler salıncağı kurdum.

Bilge Karasu kedi severdi. Herkesin nankör yaftası yapıştırdığı kediler. Hep kendimize yontuyoruz sevgileri. İnsanlar, duymak görmek istedikleri şeylerden ötürü birbirlerine yaklaşır çoğu kez. Ve onda aksini gördükçe ilişki sürer. Aslında tek yanlı bir mülkiyet ilişkisidir. Aynını kediler üzerinde de arar, tutturamayınca nankör der. Oysa kedi için her şey son derece basittir. Onun alma-verme kaygısı yoktur. O an canı çekmiştir ve "oradadır", sonra gitmiştir.
Gerçek sevgi, beklentisizdir. Ganimet gözetmez.

Bilge Karasu hayranları kimler? Bir de haksız mıyım sizce, Göçmüş Kediler Bahçesi ölüyü bile diriltmez mi?

Son olarak. V ile başlayan iki harfli o bağlacı hiç kullanmadım. Siz de kullanmayın lütfen. Bilge Karasu hiç kullanmadı.


0|1
1|3

En İyi Erkek Görüşü

  • Hoş geldin sen, nerelerdesin :)

    Kuşun cereyanda kalmış olabilir mi? Odama sımsıcak iklimlerle geldiniz der, Hümeyra. Oda mı salon mu bilmem de, iklimine dikkat et lütfen. Geçmiş olsun hadi.
    Alcatraz Kuşçusu (62) ve La lectrice (89) bandına götürdün. Bilge Karasu'ya geleuim;

    Onun savaşı, daha çok bireyleydi/kendiyleydi. Çağın tedirgin insanını ve yabancılaşmasını verebilmek içinse kurgusal numaralara yüklendi.

    Bilmem katılır mısın? Şairanelik, sadece imgede olmamalı ya da en azından imgeye statikçe saplanmamalı. İmge/şiir, değişen dünyayla bütünleşmeyi bilmeli ki, şairanelik de kendini yeniden üretebilsin. Ancak şairanelik aynı zamanda takınılan "tavırda" da saklıdır. 40 Kuşağı ve toplumcu duyarlığı; Hececiler'deki gurbet, hasret; Garip Akımı'nın kentli küçük insanı vs. (Tavır kısmında Bilge'ye bağlayacağım)

    Üstadın o şiir gibi eserleri için imgeden yana yeğin, tavırdan yana kapalı desek. Nasıl açarız?

    "Benim dilim, çiçek dermek üzere eğilip kalkan bir gövdenin yumuşaklığına, dalgalanışına ulaşmalı." (Gece)

    İMGE;
    Burada kilit rolü "dil" oynar. Postmodernizm, 70'lerle birlikte egemen estetik anlayışı parçalarken yapısalcı bir tutum takınır. Modern/klasik anlayışta dil, dış dünyadaki nesneleri yansıtmaya yarayan bir araçtı. Oysa şimdi dil, yansıtma'dan "yaratma" boyutuna sıçramıştır. Dili, elmas gibi işler "bilge"miz. Yeni kelimeler yaratır. Dediğin gibi öyle bir örmüştür ki metni, bir tuğla çıkarsan sanki duvar çökecektir.
    Ama esas kurmacada zorlar okuyucuyu. Gece'deki matruşkaya benzeyen anlatıcılar tayfı; distopyaları anımsatan Sorgulama Bakanlığı kısmında tanıştığımız gizemli kadının meğer hiç olmadığını öğrenmemiz... Zamanda iç içe geçişler (USBGA'daki Andronikos'un dünü - bugünü; aniden 70'e demir atan Ioakim ve onun nazarından Andronikos'un "dönüşü"), pat diye kesilen serencamlar ("Ada" bölümünün son kısmı), bilinç yolculuğu ve coğrafi yolculuğun -Zen ve Motosiklet Bakım Sanatı misali- eş zamanlı akışı.

    ... Yer kalmadı. Devam edeceğim.

    2|0
    0|0
    • "Ve" bağlacını kullanmışım, kusura bakma :)

      TAVIR;

      E. Cansever'in Dökümcü Niko'sundaki sessizlikler korosu, özgürlükten ölüme doğru keskin geçişler yapar. Bu arada Niko da yenilgilerinden, utkular çıkartır; başkaldırışıyla handiyse bir direnişin sembolüdür.
      Şimdi her çağ, sanata/sanatçıya ve aydına bir takım sorumluluklar yükler. Sanatçı ya da aydın, iyiden/güzelden yana tavır koymalıdır. Bilge Karasu, aynı tavrı kapalı şekilde metne sindirir.

      USBGA'ya baktığımızd, nemelazımcı ve uzlaşmacı aydın kesimöini masaya yatırmıştır. İkona kırıcılığın kara bulutları, Rabelais'in yarattığı Theleme'ye hiç de benzemeyen baskıcı bir manastırda subut ettiğinde... Andronikos'u kaçış paklayacaktır. Esasında Dökümcü Niko'yu yazarken, Çağrılmayan Yakup'un bütününe sinen "tepki koymayan adamın nedametini" yaşıyordu Edip. Hayallerde yarattığı avukat yazıhaneleri ve mahkemeler arasında mekik dokuması; ikircimli beklediği yargılanma sırasına bir hazırlık gibidir sanki.

      (...)

    • Hepsini Göster
    • Kitap, çok; vakit, kısıtlı. Aslına bakarsan aynı yazarın posasını çıkartmaktansa, farklı farklı isimlerin "ağır toplarına" yönelmek daha mantıklı geliyor. "Ne Kitapsız Ne Kedisiz"... Ünlü bir kitaptır ama henüz okumadım. Bilge Karasu'dan bir de "deneme" tadalım o halde. Teşekkürler.

      Nurdan Gürbilek sorusu da açmıştın sen. Sadece Vitrinde Yaşamak'ı biliyorum, o da 80'ler zaafından. Bakacağım diyeyim, yalnız bu kez söz vermiyorum.

    • Soru tam körler sağırlar birbirini ağırlar oldu yalnız. :)

Erkekler Ne Diyor 2

  • Muhabbet benim için fazlaca entel. Oksijeni fazlaca ziyan etmeden bir sorum olacak. Cevaplarsanız sevinirim:
    Bilge dedenin bu bağlaca takıntısı neymiş? Ayrıca bu bağlaç "ve" mi? Eğer o ise, kullanmışsın: "... yaklaşır çoğu kez. Ve onda aksini gördükçe ilişki sürer"

    0|0
    0|0
    • aynen hoşuma gidiyor böyle inceden yakalayıp saldırmak ajkhjkghkla

    • Dikkatsizlik etmişim teşekkürler. Yaşamaya değil de yaşamağa der mesela. Y'leri hep ğ yapar. Savut der. Yeni kelimeler icat eder. Bilge Karasu konuysa, sorulacak çok şey vardır.

  • Bilge karasu kim ya senin dötü boklu kusunla ne alakasi varki

    1|0
    2|0

Kızlar Ne Diyor 1

  • ayy sıkıyorsunuz beni vallahi içimi daralltın kuş intihar bile edebilir yani. tamam bilge karasu okuyormuşsun tamam çok iyi entel bir imaj çizdin şu an seni siyah çerçeveli gözlükle hayal ettim bile başucunda kahve kupası. vermek istediğin mesajı çok güzel verdin ama kuşunla ne ilgisi var. şayet kuş burada bir metaforsa ben neden göremedim. illa bir şeyle şu an ne yapıyorsanız onu bağdaştırıp yaşamınızdan ipucları vermek istiyorsunuz ama sığınmayın şu bahanelere açık olun kendinizi ifşa etmekten çekinmeyin bak bunu hoş görürüm ama iki yüzlülük bir perdenin ardına saklanmak asla.

    1|0
    1|0
Yükleniyor...