'Yükseltin Tavan Kirişini Ustalar' (Yapı Kredi Yayınları'na bir Çarşamba baskını - 4/5)?

Salinger'in Franny ve Zooey'ini sevenler, başlığa ismini veren kitabı da okumuşlardır. Gönülçelen'i ise bir zevat Lennon'un katiliyle; bir zevatsa Mel Gibson'un komplo teorileriyle öğrendi.
...

Tarkovski, başyapıtı Andrei Rublev'deki 'göğü delen kiliseler' ile yaratıcıya münacaat eder gibiydi.
Tavanı gitgide yükselen şu toplu konutlar ve Toki siteleriyse, insanları, tıpkısının aynısı zevksiz binalar yığınında enterne ederek "öldürüyor."

1960'larda Türk askerini halka yabancılaştırmak adına bir plan safhaya kondu: OYAK. Lojmanlara/orduevlerine sıkıştırılan pırpırlılar ile bir kast yaratılır.

Turgut Özal'ın 80'lerde milletvekili lojmanlarında ısrar etmesi boşuna mıydı sizce? Kümese tıkılan mebuslar, tektipleştirilmiş ya da Ali Şeriati'nin ünlü deyimiyle eşekleştirilmişti. Kendi iradeleri olmayan, birer Genel Kurul 'dosya takipçileri'ne dönüşmüşlerdi: Vekillerin "piştovlanası" piston kolları, in-kalk yapıyordu.

Checkpoint Charlie günlerinde, sınıra gecekonduyu diken Berlinli Osman Kalın'ı anımsayalım. Kim bilir? Belki şu an alıp yürümüştür; kulübesinin yerinde de Potemkin Village gibi ruhsuz/yapay siteler yükseliyordur. O ayrı da. Dayanışma ruhunu da kaybetmeden, yaratıcılığımızı emen beton blokların "aynılığında" öğütülmemek adına: Osman Kalın!
...

Füruzan'ın külliyatını çıkartmış YKY. Gecenin Öteki Yüzü, Parasız Yatılı, 47'liler... 47'liler, 12 Mart romanlarının o müphem ürkekliğinden kaçamıyordu. (İşkencedeki Emine'nin o yıkıcı faaliyet unsuru kitapları da neydi öyle)
Füruzan, Almancıların yaşadığı kültür şokunu Evsahipleri, Yeni Konuklar ve Berlin'in Nar Çiçeği'nde imlemişti.
Önerim; Evsahipleri... H. Böll ile tanışma girişiminden, kürtaj yasalarına, Osman Kalın'ların uyum sorununa... Alman tarihine/sanatına ve iki millet arasındaki kırılgan ilişkilere dair güzel bir deneme. Üstelik anı samimiyeti var, kurşun kalemle yazılmış gibi.
"Evsahipleri, konukları istemiyor" tespitinin hükmü biraz aşındı tabii. Vatandaşımız, entegre olmuş.

Güncellemeler:
Cep yakan, o sarı sarı kalın ciltleriyle de ceplerimize hişt hişt çeken Kazım Taşkent Serisi'nde ise

Doğu'da Seyahat (Nerval'in İstanbul ve Pera tespitleri, acı acı gülümsetiyor. 1955'i düşününce.)
Niteliksiz Adam
Gecenin Sonuna Yolculuk (Tezer'in kitabına isim babalığı yapacak kadar firaklı)
Ulysess
Don Kişot
Tristam Shandy
Pasajlar (Benjamin)
Moby Dick
Leviathan
İç Deney
Denemeler (Bacon)

iştah kabartır.
Tarih kitaplarında zayıflar. Uzunçarşılı makaleleri, Hasan Rıza Soyak ve Karabekir'in Hatıralar'ı, Prens Sabahattin kitapları, İstanbul ve Bizans incelemeleri aradan sıyrılıyor.

Yetmez ama evet!

SORU 1: Bizler, Kemalist'in sağındaki "devrim"in ne menem bir gözbağı olduğunu İbrahim'den ve Emin Türk Eliçin'den öğrendik. Bir de Karabekir'i okumalı mı?

SORU 2: Füruzan ile yanları tüylü "Bavyera şapkası" kuşanmaya var mısın? :)

0|0
1|2

En İyi Kız Görüşü

  • Franny ve zooeydan bir rus gezgincinin anılarına da gidebilir okuyucular :) bende tersi olmuş ve bir rus gezgincinin anılarından salingeri bulmuştum. O keşiş beni öylesine etkilemişti ki uyku ile uyanıklık arasında kendi hayaletimin boğazıma yapışması ile kitabın günlerdir bana vermiş olduğu aşırı kalp atışları en üst seviyesine ulaşmıştı. O noktada anlamıştım ki ruhani yaşam beni aşıyordu. Zaten Franny de yataklara düşmüştü isa duası yüzünden. Kitaba baktım şimdi bulamadım bulduğumda bu cevaba devam ederim belki. Frannyi kendine getiren abisinin anlattığı "gösterideki yaşlı kadındaki isayı görme" kısmını tekrar okumakta fayda var bence.

    0|1
    0|0
    • Glass ailesini seviyoruz anlaşılan. Sendeki -hep bir tereddütlü- mistik savruluşlar malum. Şaşırmadım :)
      Hesse'nin "Demian"ını okudun mu? Sevmişsindir, seveceksin.

      Zen-Budizm kokan; mistik mi mistik bir bölümdü. "Atman"lar filan vardı değil mi, o kısım. Hemen dedektörlüyorum kitabı. Döneceğim...

    • Hepsini Göster
    • Yok canım ne yaşlanması :) ne demek bayılıyorum bunları düşünmeye.

    • Yaşlı kadın değil de şişman hanımmış :))

Kızlar Ne Diyor 0

Kızlardan En İyi Görüş seçilmiş!

Erkekler Ne Diyor 2

  • C1 - Karabekir'i okumalı tabii. Bir olaya sadece kazananın değil, bir de "kaybedenin gözüyle" bakmak lazım. Ama ne kazanan ne de kaybeden "saf gerçeklik" olacak, bunu da unutmadan... Gerçi Marksist literatür tez-antitez-sentez üçlemesi ile bunu daha iyi söyler ya, benimkisi laf kalabalığı :)

    C2 - Füruzan hiç okumadım. Zaten kitap okurken ciddi konsantrasyon sorunu çekiyorum. Son 7 yıldır hiçbir kitabı baştan sona okuyamadım, hep atlayarak... Okumaya büyük hevesle başlıyorum ama kitap ne kadar zengin cümlelerle dolu olsa da okuyamıyorum... Belki de satırları kafamda kurgulamak beni yorar olmuştur, görsellik eksik geliyordur... O yüzden film uyarlamalarına yönelmeye çalışıyorum, en azından daha sağlıklı bir bilgi-fikir sahibi olurum diye. Savaş ve Barış'ta da olduğu gibi...

    0|1
    0|0
    • Doğru söylüyorsun. Kazanan da kaybeden de, savaşlar da mücadeleler de o "asıl gerçeğin" zemininde boy vermiştir değil mi?
      İsimsiz kalabalıkların "dip dalgası"nda yaşananları görmek adına, bir kez daha: Chris Harman - Halkların Dünya Tarihi.

      Araştırma-inceleme türü değil de... Roman ve kurgu okurken benim de "kelimeleri yuttuğum" oluyor. Belki kitap sarmıyordur; belki de zihin yorgunluğu. Bazen çuvalın istiap haddi dolmuştur ve o mızrak, çuvala sığmaz...
      Bir çare: Yeşile kaçmak... :)

      Yeşilden dönmeni bekleyeceğim...

    • Yeşile gitmedim... Devam ediyorum JosefK'lığa...

  • Soru çok uzun, uykulu uykulu baktım, sanırım biraz daha uykuya ihtiyacım var :)

    0|1
    0|0
    • Dinç olmak lazım :)

      Seriye istemeden bir faydanız dokundu. Şöyle ki... Uyku dediniz, akla "Awakenings"i getirdiniz. 90 yapımı, şu de Niro ve Robin Williamslı film... Ne garip, o film de Oliver Sacks uyarlaması. Daha garip olansa, Sacks'ın raflarda birkaç kitabını gördüm. Tabii bakmadım, tarzı nedir ne anlatır bilemem. KS'nin YKY'cileri ilk ziyaretlerinde inceleyip bizi de bilgilendirirlerse hoş olacak.

Yükleniyor...