Nazım Hikmet Ran-t (Yapı Kredi Yayınları'na bir Çarşamba baskını - 1/5)?

"Gemerek'te çevirmişler / YKY'nin yolunu" demişti pek çok kişi, Enis Batur ayrıldığında. Demişti ya... Arka/cukka sağlam. Çabuk toparladılar.

Büyük sermayenin yayın işine girmesinde bir mahzur yok. Nitekim İş Bankası Yayınları, Hasan Ali Yücel'e teveccühleri ve kalite/fiyat arzıyla bir opal ışık oldu.
Ancak küçük balığı (bknz. Adam Yayınları) yutarak pazara baştan falso dalan YKY, merhumun batan mallarına da (şair/yazar) monopol koydu. Nazım da onlardan biri ve külliyatı, ateş pahası.
Bu günleri görse, bir "Yort Savul" çekerdi herhalde.

Manifesto'yu kıt aklımla seneler önce okuduğumda "üretim bolluğu" ve bunalım ne alaka demiştim. Neden sonra, denize ıspanak boca eden kabzımallarla tanıştım da kıt akıl, aurora gibi ışıldadı. Ve nihayet:
haber.sol.org.tr/.../yapi-kredi-yayinlari-10-ton-kitabi-hurdaciya-satti-iddiasi-haberi-77264
Hegemonya ile yetinmeyen YKY, kabzımallığa da başlamıştı. Tuttuğu Fahrenheit 451 mekanik köpeğiyse bir hurdacıydı.
'Eşekli Kütüphaneci' gibi uzak köylere dağıtmazsınız, onu geçtim de. "Defolu" savunması, hiç inandırıcı değildi. Yordam, hasarlı ürünleri şu an % 70 indirimli satıyor. Mazruftur önemli olan, iki kırışıklığa bakmaz özümsemiş kitap sever.

Yort Savul ne anlamlı bir şiirdi. Tarihi anlatmak için sadece ilim yetmez, sanatla daha etkili nüfuz edersiniz hafızalara. Sevgili Ece Ayhan "Tarihe ağarken üç ağır yıldız" derken Denizleri mi yoksa Bedrettin'i mi kastetti acep. Bilinmez. Ancak biz, 2. Yeni'nin 3 ağır yıldızını iyi biliriz: Edip, Cemal ve Turgut. Maalesef onlar da tekellenmiş

Ne garip. Şiir kitapları, Kapital gibi hacimlere hiç gelemiyor. Büyük Saat kimine göre iyi bir hizmettir; bana göreyse şiirin "azat" isteyen ruhunu hapsetmiştir. İnsanı şiirden soğuturlar. Keşke tematik tematik ve daha ince ciltlerde basılsa. Varlık Yayınları'nı biliyoruz.

Şiirde tekel de kursalar hizmetleri büyük tabii. O. Veli, Necatigil, Sappho, Eloğlu vs. Veli'nin, Nahit Hanım ile mektuplaşmalarını bastıkları da iyi olmuş.

Güncellemeler:
Tercümanları da iyi. Roza Hakmen gibi bir dev var ki ellerinde. Don Kişot, ondan okunur... Kayıp Zamanın İzinde'yi Türkçeye kazandırdığı için eli öpülesidir.

Proust, zamanın izini bir madlen sonrası sürmeye başlar. Sessizliğin içinde yüzler arıyor gibidir. Sanki sessizlik bozulsa, atıyorum bir Ortadoğu ülkesinde doğsa bu romanı yazamayacak, o yüzleri göremeyecektir.
Joyce de öyledir aynı şekilde. Hamsun da. Nispeten düzenini oturtmuş Orta/Kuzey Avrupa havalisi, onlara destanlarını yazma...
imkanı vermiştir. Akdeniz'e yaklaşıldığında, hele hele Cebeli geçildiğindeyse 30 yıllık birikimin tek celsede yaşandığı hummalı aylar başlar. Yüzler, hem daha silik hem daha belirgindir.

SORU: Halka hizmet, hakka hizmet demişler... Büyük sermayenin yayınevleri açmasını nasıl karşılıyorsunuz?

Yeni Medium / eski Average Joe: Lacoste'lerimi getirin. Sana da iki çift lafım var türkü bar solcusu: Hadi oradan! Sermaye düşmanları sizi! Memleketteki her güzel şeye muhalifsiniz.

0|0
0|1

Kızlar Ne Diyor 0

Kızlar görüş yazmamış.

Erkekler Ne Diyor 1

  • bu ülkede fakir edebiyatı yap %90 zengin olursun. biraz hüzünlü görün , çok çektik, bizi öptüler falan de başbakanlığa aday olsan % 70 alabilirsin.

    0|0
    0|0
    • @aurora_ Ozaman veriyim cevaap evet bonzaici tipun var bu bir ikincisi baskasinin fotografini izinsz bu platformda kullanmannyanlis kendisine bu linki copy paste yapimde ne kdr kiskandigiOzaman veriyim cevaap evet bonzaici tipun var bu bir ikincisi baskasinin fotografini izinsz bu platformda kullanmannyanlis kendisine bu linki copy paste yapimde ne kdr kiskandigini gorsun onu hahhaah. Madem estetik magduru filan neden eminsen kendinden elaleme soruosun. Neyse kizim bu saniyeden snra yazdigin hc bisiyi okumicam. Kiskancni gorsun onu hahhaah. Madem estetik magduru filan neden eminsen kendinden elaleme soruosun. Neyse kizim bu saniyeden snra yazdigin hc bisiyi okumicam. Kiskanc

Yükleniyor...