Payel Yayınları'na bir Pazartesi baskını?

Aziz Nesin, otıbiyografisi Böyle Gelmiş Böyle Gitmez'in bir cildinde "Şaziment" adına takar. Şaziment'i severim de, ismi tuhaf gibisinden şeyler söyler. Bizde isim üzerinden kalıp düşünceler çok üretilmiştir. Kıymetli Sevgi Soysal, son kısımdaki ağaç metaforu ile Çehov'a selam ettiği Yenişehir'de Bir Öğle Vakti'nde, Aysel'i f*hişe yapmıştı. Bilinçaltının kodları, Cahide'ye gidiyor tabii; bataklı dama. Adalet Ağaoğlu ise, Dar Zamanlar üçlemesinde unutulmaz bir Aysel karakteri yaratacaktı. "İntihar etmeyeceksek içelim bari."

Payel... Bu ne biçim isim diye burun kıvıranlar olmuştu ya. Ne ki kitapları gözü kapalı alınır. Özellikle psikolojiye saygı kuşağında (Freud, Reich, Adler, Fromm) ağır hamaldırlar.

3-5 kitap:

- Yaşam Yolu: Makarenko'nun 2 ciltlik başyapıtı. Yayınevindeki amcaya göre, bu kitabı okumayan bir öğretmenin edebiyat damarlarından teki kopmuştur. Bizdeki Köy Enstitüleri'ne ilham olmuştur. 1917 devrimine adanan romanımız, yaparak/yaşayarak öğrenmede ısrar ederken, öte yandan da eğitim vasıtasıyla suçlu çocukları 'kazanmaya' çalışıyor.

- Altın Dal: Morgan'ın Eski Toplum'u ile paralel okunabilir. Octavio Paz, ağır topu Yalnızlık Dolambacı'nda Meksika insanının ölüme kayıtsızlığını, yaşama aldırmazlığına bağlar. Yalnızlığını ise, sömürgeci tarihin utanç veren tortusuna. Melez geçmişlerini inkar ederlerken, marazi içe kapanırlar. Evet, geçmiş önemli bir dayanak. İktidarlar onun için ki tarihi mekanları hedef alır. İnşaat yapılacak yer mi yok. Var da. Amaç, hafızayı yok etmek. Hafıza yoksa, itaat kolaylaşır. Beri yanda; insanları kurtarılmış bölgelere konserve misali tıkıştıran TOKİ siteleri ile de bir tektipleştirme yaratılır: Aynılığın kasvetinde, yaratıcılığını da emerim!
Frazer'in büyü ve inancı incelediği kitap, suskunlukla bölünen kırık dökük sohbet gibi. Sıkıcı yani. Özetle, kendimizi ilkel insanın yerine koyamayız; bu nedenle onlar hakkındaki yorumlarımız hiçbir zaman kesinlik taşımaz der. Bilimin yengisine methiye ile noktalanır.

Güncellemeler:
- Yasımı Tutacaksın: Bir matador (El Cordobes) ve arka planda Franco faşizmi. "Ağlama Angelita; bu akşam ya sana bir ev alacağım, ya da yasımı tutacaksın." Ebeveynlerimizin kitabıdır.

- 4 duvar yılları, gerçekleri daha iyi görmesini sağlar Güney'in. Ustalık döneminin tetikleyicilerinden biri, hapishane yıllarında okunur: Sanatın Gerekliliği... Marc Bloch, Ortaçağ Avrupası'nda neyse (bknz. Feodal Toplum); Fischer de sanatın rolünde o.

- Lukacs serisi çok sofistike.
- Körleşme: Tahsin Yücel, Peygamber'in Son 5 Günü ve Yalan'da, hayatın cılız gölgesi yapar aydınları/solcuları. Canetti'nin yarattığı başkahraman unutulmaz.

- Çağdaş Kadın Serisi... Politika, cinsellik ve kadın. + Beauvoir külliyatı.

- George Thomson'dan İnsanın Özü ve Tarih Öncesi Ege, kültür/tarih sevenlere.

Yer kalmadı...

Payel Yayınları'yla sık kesişir misiniz?

0|0
0|1

Kızlar Ne Diyor 0

Kızlar görüş yazmamış.

Erkekler Ne Diyor 1

  • Malesef kitap kültürü gelişmiş değil toplumda

    0|1
    0|0
Yükleniyor...