"Bilime kumanda ediyor ezan / İlimi irfanı solarken gördüm." Ozan 'Emekçi'ye bir saygı duruşudur?

... Hazır "yaşıyor" iken.

http://www.youtube.com/watch?v=JPbnvSnBM0k

Bu vurucu parçayı dinlerseniz, günümüz Türkiye'sinin maketini göreceksiniz.

Emekçi namıyla maruf 12 Eylül mağduru bu güzel insan, ebediyen sürgün yaşamaya devam edecek. Çünkü hazmı zordur o'nun, Nabi Yağcı'lara filan benzemez. Üstelik sanatçıdır. Ama cendereye vurulamaz, saray soytarısı yapılamaz neviinden. "Döndüm baba döndüm, oh be!" de çekmez. (Cem Baba, üstadımızsın o ayrı.)

2008 yılında binbir zorlukla "izin" alabilmiş, Mersin'de konserini verip gitmişti. Almanya'da yaşayan amcamın söylediğine göre, konserin tertip sürecinde bürokrasinin dağlarıyla mücadeleyi Cem Özdemir yürütmüş. Google'de teyit edemedim ama doğrudur, tanışıyorlar zira amcamla.
Üstteki parçada, 28 yıl sonra "gördüklerini" paylaşıyor. Alevi/Sünni, Türk/Kürt vb. ayrımları suni bulsam da, "Minaresiz cami gibi cemevi. Alevi'yi namaz kılarken gördüm" kısmı, bir zihniyetin olanca ceberrutluğuyla yayılmışlığına işaret ediyor. Anlamlı.

Alman gazeteleri, geçtiğimiz aylarda İstanbul'daki "merdiven altı" Işid örgütlenmelerine dikkat çekti. Şimdilik pasif durumdalar ancak hücreleri de pıtrak gibi çoğalıyor. Uyandırılmayı bekliyor. Ha, şaşılacak bir durum yok. Önemli olan karşı-mücadelede neler yapılabileceği. Örgütlenme ayağı.

91 sonrasının Yeni Dünya Düzeni'nin doğurduğu örgütsüzlüğü ve bocalamayı en can alıcı aktaran romanları Oya Baydar yazmıştı. Hiçbiryer'e Dönüş, yer yer Szabo'nun erken dönem başyapıtı Szerelmesfilm'ini (Kata & Jancsi ve sepya aşkları <3) yer yer Kundera'nın -maksatlı- Bilmemek'ini çağrıştırır. Sürgün sonrası ülkeye dönen ve değişimin ruhlar çöplüğünde seyre koyulanları okuruz, izleriz.
Sanık sandalyesi, kürsü gibi kullanılırmış eskilerde. Leipzig Duruşması, denizler vs. Şimdiyse kürsüyü elde eden (sürgünden azat yani), sanık sandalyesindeymiş gibi büzülüyor. Kurulan teskin adacıkları ve nefret ettiğim yılmışlık söylemleri... Yanlış.

Emekçi (Ali Haydar Levendiz), badem gözlü olur mu bir gün. Ne dersiniz?

Güncellemeler:
"Enternasyonal çalıyor ve kimse aldırmıyor. Kimse çatalını, bıçağını, yemeğini bırakmıyor. Hiçbir polis memuru, hiçbir ajan, hiçbir savcı başını çevirip bakmıyor, ilgilenmiyor. Bir sahil kasabasında, bir öğle vakti, Enternasyonal hüzünlü bir türkü gibi yükselip sonra yine kendi kendine susuyor." (Hiçbiryer'e Dönüş - Oya Baydar)

(...)

0|0
1|1

Kızlar Ne Diyor 1

  • Teşekkürler yazı için

    0|1
    0|1

Erkekler Ne Diyor 1

  • adamın kralı

    0|1
    0|0
    • Krallık, sahibine kalsın Tuncer Bey. O, daha çok "kral çıplak" diyenlerden.

Yükleniyor...