Bal Kız ile bir Cuma eleğimsağmasında... (2)?

Ben: (...) Birincisi; öfkelenemeyen insanın savaşabilmesi zordur. Ve bu öfkeyi uzun süre yönetecek, yönlendirecek kişiler lazımdır. Mısır'da piramit yapmak için ağır taş blokları taşımak gerekiyordu. Kas gücü, bunu kafanın yardımı olmadan gerçekleştiremezdi. Kafa, ele hükmeder. El geliştikçe kafa da gelişir. Sonra tembeller... Sorumluluk yüklenerek çembere alınır. Doğum kısmında o angaryaları boşuna vermedi bizim iki kafadar. Spartacus, kendi yaşamı için başkaldırmıştı. Lenin ise başka yaşamları da gözeterek.

... 2. si; elma toplayıcıların grevinin bir süreç, muhtemel yenilgininse okul olduğunu gözden kaçırıyor. Haymarket, bugün önemli bir mihenk taşıdır.
3. sü; bireyi şekillendiren şartların (üretim ilişkileri), birey üzerindeki dönüştürücü etkisini yadsıyor. Şartlara ve insan "doğasına", metafizik bir değişmezlik atfediyor. Oysa insan doğası, o kadar da değiştirilemez değildir. Tarihin bir büyük saatinde insan, kendi kendinin atelyesinde çalıştığında bıkkınlık apsesi de patlayacaktır. Stalin'in müflis ayakkabıcısının.../

Bal Kız: Deniz diyorum.

Ben: Beştir sözümü kesiyorsunuz. Kadınlara duyduğum şu içten sevgi olmasa.

Bal Kız: Ne münasebet! Kızmanızı yeğlerim. Pozitif ayrımcılık, samimiyetsizliktir. Bir insana/gruba aşırı iyi, hoşgörülü davranmanın altında maskelenmiş bir üstünlük duygusu ya da acıma yatar.

Ben: İstisnalardayım. Deniz diyordunuz.

Bal Kız: Ibsen'de, kah uçsuz bucaksız bir enginlik/özgürlüktür; kah insanları fersahına çekip yutan uğursuz örtü. Keza dağa tırmanmak. Hem.../

Ben: Ibsen'i tutmam.

Bal Kız: Nora aşkına! Biraz önce kadınlara duyduğu sevgiden söz eden adam mı söylüyor bunu!

Ben: Yanlış anladınız bal kız. John Huston filmlerinde seyirci, karakterlerin başına bir felaket geleceğini sezer. Ancak buna rağmen belanın üstüne üstüne salar onları yönetmen. Tıpkı Sanctuary'de içki kaçakçısını ve kızı, bile bile aynı kör uçuruma sürükleyen Faulkner gibi. İbsen eserlerinde de bu çıkmaz ve kadercilik vardır.

Güncellemeler:
... Acı olansa, bir "çözüm" de ortaya konmaz, bittiğinde öyle kalakalırsınız.

Bal Kız: İlla çözüm mü, son mu gerekiyor Amerikan filmlerindeki gibi. Hazır reçete isteyen doktora gitsin! Bazen olmakta olana oluyor dersin, hepsi bu. Tersi ve Yüzü'nü okudunuz mu?

Ben: Hayır! Yabancı'dan öncesine yabancıyım. Ama Mutlu Ölüm'ü yalapşap okumuştum. Andre Gide (bknz Ayrı Yol) ve Lawrence Durrell etkilenmeleri var. Yabancı'yı okuyan Mutlu Ölüm'ü de okumalı zaten.

0|0
2|0

En İyi Kız Görüşü

  • Buradaki kadın sempatisi çok tatlı, burada istisnada bırakmak cidden en güzeli, ''pozitif ayrımcılık'' demektense:)
    Kuş ölüyor en nihayetinde, uçuşu hatırlamak lazım şairin dediği gibi. Ama bu sözdeki yaklaşım şunun için geçerli. Bazen verilen emekler, sarfedilen çabalar değmediğinde umudu reddetmemek adına bu ''süreç'' denen şeyi önemli tutmak gerekiyor. Yoksa bir varış olmalı.

    0|1
    0|0

Kızlar Ne Diyor 1

  • Ne kadar uzun yazmışsın ya la okuyamadım :)

    0|0
    0|0
    • Asıl "uzun" olan benim bekleyişlerim can kız.

      Eğer onu birkaç hafta daha göremezsem zihnimde gerçekten Deniz Kızı'na, bir muhayyileye dönüşecek. Efsanelere karışacak.

Erkekler Ne Diyor 0

Erkekler görüş yazmamış.

Yükleniyor...