Gemliğe doğru / Denizi göreceksin / Sakın şaşırma?

Orhan Veli gibi bir mavilikler kalyonuna bile bu dizeleri kurdurabilen bir "deniz kültürü" yoksunluğu? Uygarlığın beşiklerinden Akdeniz havzasını, ne uygarlık ve tarih bağlamlı içselleştirebildik ne de eserlere yansıtabildik. Yoksunluğun bir ayağı burada sanki. Edebiyatımız mesela. Bir Halikarnas Balıkçı'mız, bir Sait Faik'imiz ve birkaç kişi olmasa büsbütün çorak kalacağız.
Üç tarafı denizlerle çevrili ama hala balıkçılığın bile gelişmediği yurdumda...

Bu benim dönem ödevimdi ve uzun uzadıya Avrupa'yla da kıyaslamalı yazabilirim ama üşeniyorum. Bugün güneye ineceğim ve dış dünyayla tek temasım kitaplar, kır ve deniz olacak. Böyle bir soru ile ineyim istedim. :)

Alternatif soru da şu olsun: Deniz, size ilk bakışta "ne"yi çağrıştırıyor?


0|0
0|3

En İyi Erkek Görüşü

  • Önce spagetting (<3), şimdi sen. Bu zalım deniz, insanın sevdiklerini şehrinden ayırmakla kalmıyor, siteden de alıkoyuyor!

    Su, hayatın kaynağı olduğu kadar ölümü de sırtlanmış. Pek çok kıyamet tasvirinde dünyanın sular altında kalacağından bahsedilmiş. O kıyamet (!) geldiğinde Nuh (!) gibi gemilerimizi kurmaya vaktimiz olacak mı? Oysa Su'dan geldik, toprağa döneceğiz.

    Bereketli Hilal'in çevresindeki ilk uygarlıklar, "su" kaynaklarına yakın kurulmuştu. İnsan, nehirlerin etrafında yerleşimler oluşturmuş; mum alevi ve söken şafağın mücadelesi gibi, doğayla mücadele etmişti. Onu dönüştürmüş; dönüştürürken de dönüşmüştü. Sınıflar da öyle doğmuştu. Bir parantez: "Tarih Tezi"nde Doktor Hikmet Kıvılcımlı; Engels'ten referanslı "Eski Toplum"da ise Morgan detaylı bahseder bu doğuştan.

    İspanya'da faşist köpeklerin kurşuna dizdiği Lorca, deniz için "Gülümsüyor uzaklarda. Köpükten dişleri, gökyüzünden dudakları" der. İşte arkaik dönemlerden beri denizin kah parıltılı kah tekinsiz çağrısına kulak veren tacirler, Yenilmez Armada'lar, kaşifler, Cezayir menşeli korsanlar vs. sürgit mavilikleri yarmıştır.
    Öte yandan. Deniz; bazen de aşıkları birbirinden ayırır. Aylar süren seyahate çıkan erkek, ardında onu bekleyenler/delirenler bırakır: Denizci Sinbad, Jason ve Medea vs.

    Onun içindir belki, O. Veli'nin o sözleri. Denize karşı bu ikircikli/çelişkili hallerimiz? Titanic'te son kısımda adam ebedi (!) istirahatına doğru batarken, müzik hala umutla çalmaya devam etmemiş miydi. Şefkatli bir ölüm kucaklayışıdır, denizinki.
    Sonra ada. Bir yanıyla sürgünler diyarı olmuştur bizde. Sait Faik'te ise Cuma'lı ve Robinson'lu, denizce yalıtılmış steril yaşam alanları.

    Alternatif Soru: Denizi uzaktan severim. Bakırköy sahilinden :) Deniz, yavrusunu kesesinde taşıyan kanguru misali, öğüttüğü/barındırdığı eski zaman kalıntılarını ve balmumundan kanatlarıyla "kısrak başı"na çakılan Ikarus'u anımsatıyor.

    Artık denizci hikayeleri de pek söylenmiyor. Kimse seyahat tuzu taşımıyor.

    2|0
    0|0

Erkekler Ne Diyor 2

  • özgürlüğü çok uzaklara gidebilmeyi :) ve bu arada bende gemlikte oturuyorum hemen küçük sanayi sitesinin ordan geçtin herhalde orda aynı tabelası var orhan velinin gemlik'e doğru denizi göreceksin sakın şaşırma diye :)

    0|0
    0|0
  • Balığı :)

    0|0
    0|0

Kızlar Ne Diyor 0

Kızlar görüş yazmamış.

Yükleniyor...