İnsan, yıllarca bir hayal (et) ile yaşar mı?

Yıllarca bir hayalin, bir umudun peşinden gitmek.

Umut, insanı bazen "tüketendir." Karşılıksız çıktığında. Ama her şeye rağmen umudun edildiği anların "kendisi" yaşanmaya değer. Umutsuz yaşanmıyor.

Fitzgerald'ın The Great Gatsby'ini okuduğumda bunları düşündüm. Okumayanlar için çok kısaca özetleyeyim. Jay Gatsby, 20'ler Amerikasında bir milyoner. Evinde jet sosyeteye partiler veren, yalnız ve gizemli bir adam. Nick adında da ayrıyeten öykünün anlatıcısı bir adam var. Merak ettiği Gatsby ile tanışıyor. Gatsby ona sırlarını açıyor. Dışı seni içi onu yakarmış meğer. Bu zengin adam aslında fakirlikten gelmedir ve tüm servetini, bir kadınla tekrar birleşeceği günün hayaliyle, umuduyla yapmıştır. Sevgili'nin çarmıhında kanamıştır. Daha sonra sevdiği kadını karşısında bulduğunda... Tamam kestim. :)

Romanda Jay Gatsby, çok naif bir yürek. Biraz da Martin Eden'a benziyor. Onu toplumun tahterevallisinde yükselten, bir gün o hayalete (sevdiği kadın) kavuşma umudunun verdiği hırs olmuştur.

Sizin de hayaletleriniz var mı? Yıllarca bir hayal (et) ile yaşamak ne kadar doğru?

Ya da daha ötesi. Bir hayaletle yeniden birleşme umudu uğruna, kendinize yatırım yapar mıydınız?

Ve en nihayet. Peki ya "o" bunları hak etmiyor ise?

Güncellemeler:
Kendinize "ekstradan" yatırım yapar mıydınız diye düzeltsem iyi olacak. İnsanın kendine yatırım yapması için illa ki dış etkenlere ihtiyaç yok. Bunu kendisi için yapmalı başta.

0|0
2|2

En İyi Kız Görüşü

  • İnsanı besleyen şey de tam olarak bu işte. Ekmek yemekten karnım şişti ama hala inatla ekmek yiyorum.

    1|0
    0|0

Erkekler Ne Diyor 2

  • Cok uzuuuuun :*

    0|0
    0|0
  • Şu an tam 3 yıldır "belki" diye umut ettiğim biri var. Ama şu dakika itibari ile yok sanırım. :(

    0|0
    0|0

Kızlar Ne Diyor 1

Yükleniyor...