Kapat

En sevdiğiniz şiiri paylaşır mısınız benimle?

Biraz dumanlı gibiyim...

Bu şiire bayılıyorum :)

Ismarlama aşklara tahammülüm yok artık

Ya beni adam gibi sev ya da çek git yolumdan.

Bir gülüş bir salınışsa tek verebildiğin, istemez.

Tutku isterim ve delice sevmek!

Bi coştumu dur durak bilmez bu yürek.

Yüreğini isterim, yürek ister benle sevişmek

Ya adam gibi ya da çek git!

Her gün biraz daha zorlaşarak çıldırtmaksa niyetin

Ama seviyorsan yeter ki;

ki zaten yüreği ortaya koyduk,

Tamam o zaman.

Ben bi deli çocuk, ama ısmarlama aşklara tahammülüm yok artık.

Ya adam gibi ya da çek git...

Birde sesli dinleyin :)

link

Peki siz?


0|0
13|26

En İyi Erkek Görüşü

  • ne ararsın tanrı ile aramda

    sen kimsin ki orucumu sorarsın

    hakikaten gözün yoksa haramda

    başı açığa niye türban sorarsın

    rakı şarap içiyorsam sanane

    yoksa sana zararım içerim

    ikimizde gelsek kıldan köprüye

    ben dürüstsem sarhoşkende geçerim

    esir iken mümkünmü ibadet

    yatıp kalkıp atatürke dua et

    senin gibi dürzülerin yüzünden

    dininden de soğuyacak bu millet

    işgaldeki hali sakın unutma

    atatürke dil uzatma sebebsiz

    sen anandan yine çıkardın amma

    baban kimdi bilemezdin şerefsiz

    6|0
    2|4
    • Helal olsun be sana, helal olsun.

    • Hepsini Göster
    • böyle paylaşım yapıp arkadan da anama avradıma küfür atıyorsun mesaj yoluyla ve böyle yüceltiliyorsun ya

      evet burdakileri aldatırsın bak aldatmışsın da ama yukardakini aldatamazsın.

    • :))))))))) doctorhousee rap müzikleri ana avrat sövdümü sen onlara eşlik ediyormusun hee? ne saçmalıyorsun anlamadım yaaa

Senin görüşün var mı?

0/2000

Gönder

Erkekler Ne Diyor 25

  • Dalgayla kıyının aşkı hiç biter mi ?

    Hiç vazgeçer mi dalga kıyıya uzanmayı ?

    Kıyı terk eder mi kendine kapanan dalgayı

    Ya gündüz ile gecenin aşkı?

    Gece mavi bir elmas gibi süzülürken.

    Gündüze feda etmekten vazgeçer mi bütün ihtişamını ?

    Ayrılırlar mı birbirlerinden ?

    Elle ele tutuşmaktan vazgeçerler mi ?

    Ya suyla ateşin aşkı ?

    Onların sevdası biter mi peki ?

    Ateş sönmekten vazgeçer mi ?

    Peki su ?

    Su tüm sadeliğine rağmen titreyip buhar olmaktan bıkar mı ?

    Ya da toprak ile çiçek ?

    Toprak fersah fersah uzanıp çiçeğine serilmekten vazgeçer mi ?

    Ya çiçek ?

    Çiçek sımsıkı toprağına bağlanmaktan bıkar mı ?

    Ya da kırlangıç ile gökyüzü ?

    Gökyüzü kucağını kırlangıca açmaktan sıkılır mı ?

    Kırlangıç bütün özgürlüğüyle gökyüzüne kanat çırpmaktan usanır mı ?

    Hepsinden vazgeçtim..

    Ya bir anne..

    Bir anne evladına hasretle sarılmaktan, kokusunu içine çekmekten hiç bıkar mı ?

    Ya evlat.

    Anneye özlemi unutur mu ?

    Hangi dizin dibinde daha huzurlu uyuyabilir ki ?

    Peki ya ben ?

    Gülüşünü dinlemekten bıkar mıyım ?

    Her gece benimle uyumandan ?

    Her sabah beni uyandırmandan sıkılır mıyım ?

    Resimlerine bakmaktan ?

    Seni sevmekten hiç usanır mıyım ?

    Ben senden vazgeçebilir miyim ?

    Hayır...

    Bu da bana ait :)) Söz müzik GönülDostu07

    1|0
    0|0


  • BENİ GÜZEL HATIRLA

    Beni güzel hatırla

    Bunlar son satırlar

    Farzet ki bir rüyaydım esip geçtim hayatından

    Yada bir yağmr sel oldum sokağında

    Sonra toprak çekti suyu kaybolup gittim

    Beklide bir rüyaydım

    Senin için..

    Uyandın ve ben bittim

    Beni güzel hatırla

    Çünkü sevdim seni ben her şeyini

    Sana sırdaş oldum dost oldum koynumda ağladın

    Yüzüne vurmadım hiçbir eksikliğini

    Beni üzdün kınamadım

    Alışıktım vefasızlığa el oldun aldırmadım

    Beni güzel hatırla

    Sayfalarca mektup bıraktım sana

    Şiirler yazdım her gece

    Çoğunu okutmadım

    Sakladım günahını sevabını içimde

    Sessizce gittim senden öncekiler gibi sende anlamadın

    Beni güzel hatırla

    Sana unutulmaz geceler bıraktım

    Sana en yorgun sabahlar

    Gülüşümü gözlerimi sonra sesimi bıraktım

    En güzel şiirleri okudum gözlerine baka baka

    Söylenmemiş merhabalar sakladım her köşeye

    Vedalar bıraktım duraklarda

    Ne arasan bir sevdanın içinde

    Fazlasıyla bıraktım ardımda

    Beni güzel hatırla

    Dizlerimde uyuduğunu düşün

    Saçını okşadığımı üşüyen ellerini ısıttığımı

    Mutlu olduğun anları getir gözünün önüne

    Anlından öptüğüm dakikaları

    Birazdan kapını çalan kişi olabileceğini düşün

    Şaşırtmayı severim biliyorsun

    Bu da sana son sürprizim olsun

    Şimdi seninle yaşanan günleri ateşe veriyorum

    Beni güzel hatırla

    GİDİYORUM …

    1|0
    0|0
  • Güzel

    1|0
    0|0
  • Eskidendi, Çok Eskiden

    Hani erken inerdi karanlik,

    Hani yagmur yagardi inceden,

    Hani okuldan, işten dönerken,

    Işiklar yanardi evlerde,

    Eskidendi, çok eskiden.

    Hani ay herkese gülümserken,

    Mevsimler kimseyi dinlemezken,

    Hani çocuklar gibi zaman nedir bilmezken,

    Eskidendi, çok eskiden.

    Hani hepimiz arkadaşken,

    Hani oyunlar tükenmemişken,

    Henüz kimse bize ihanet etmemiş,

    Biz kimseyi aldatmamişken,

    Eskidendi, çok eskiden.

    Hani şarkilar bizi bu kadar incitmezken,

    Hani körkütük sarhoşken gençligimizden,

    Daha biz kimseye küsmemiş,

    Daha kimse ölmemişken,

    Eskidendi, çok eskiden.

    Şimdi ay usul, yildizlar eski

    Hatiralar gökyüzü gibi gitmiyor üstümüzden

    Geçen geçti,

    Geceyi söndür kalbim

    Geceler de gençlik gibi eskidendi

    Şimdi uykusuzluk vakti.

    1|0
    0|0
  • Sevgili Nefes, ağır bir şiir ama çokta hoşuma gider. Umarım site yönetimi kaldırmaz :) Çok duygusal bir şiir daha istersen özelden gönderebilirim.

    siz, modern çağın afilli o*ları, büyüdünüz,

    küçük düşürdüğünüz hayallerin üzerine yuvalar kurdunuz.

    dudaktan dudağa gezen ve neredeyse bütün kokuları

    ezbere bilen kucak düşkünleri,

    değiştiniz mi?

    ...

    başka bedenler uğruna kadınlığını hibe, şerefini heba etmiş günümün güzelleri.

    siz evlendiniz mi?

    buldunuz mu ve tuttunuz mu sonra bu cemaatten bir saf?

    o saflara eksiksiz ve tam olarak anlattığınıza emin misiniz her şeyi?

    ve artık yeterince düzüldükten sonra düzeldiğinize emin misiniz?

    peki,

    peki nedir evliliklerinizi ayakta tutan şey,

    saygı ve sevginiz mi, yoksa hap ve geciktiricileriniz mi?

    1|0
    1|1
  • o kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,

    arkalarında doldurulması

    mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.

    dayanılması o kadar da zor değildir, büyük ayrılıklar bile,

    en güzel yerde başlatılsaydı eğer.

    utanılacak bir şey değildir ağlamak,

    yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer

    yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık,

    çalınan birinin kalbiyse eğer.

    korkulacak bir yanı yoktur aşkların,

    insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer.

    o kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses,

    hiçbir zaman duyulmasaydı eğer.

    daha çabuk unuturdu belki su sızdırmayan sarılmalar,

    kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer.

    belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,

    öylesine delice bakmasalardı eğer.

    çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı belki de

    kalp, göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer.

    yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece sohbetlerinin,

    son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eğer.

    düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman,

    meydan savaşlarında korkular, aşkı ağır yaralamasaydı eğer.

    su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman,

    beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eğer.

    rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla,

    tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer.

    o büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını yitirirdi,

    yaşanılası her şey yaşanmış olsaydı eğer.

    o kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar,

    son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer.

    bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri,

    her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eğer.

    kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de,

    dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer.

    anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel,

    namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer.

    uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından,

    dokunulası ipek ten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer.

    issız bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de,

    sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eğer.

    yoksul düşmezdi yıllanmış şarap tadındaki şiirler böylesine,

    kulağına okunacak biri olsaydı eğer.

    inanmak mümkün olmazdı her aşkın bağrında bir ayrılık gizlendiğine belki de,

    kartvizitinde 'onca ayrılığın birinci dereceden failidir' denmeseydi eğer.

    gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar,

    ihanetinden onlar da payını almasaydı eğer.

    issızlığa teslim olmazdı sahiller,

    kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle avunmaya kalkmamış olsaydın eğer.

    sen gittikten sonra yalnız kalacağım.

    yalnız kalmaktan korkmuyorum da,

    ya canım ellerini tutmak isterse...

    evet sevgili,

    kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu,

    kim uzanmak isterdi ince parmaklarına,

    mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık etmiş olmasalardı eğer!

    0|0
    0|0
  • Sensizlik

    Bir soğuk gece vakti, bir soğuk şehir.

    Senin bana söylediklerin ne acı ne tatlı.

    Camdan bir parça gibi, kalbi yere bırakmak gibi.

    Ağır bir hüzün gibi, keder gibi

    Çöker üzerime.

    İnan bana sensizlik daha beter.

    Daha beter..





    Bir sıcak yaz akşamı, bir sıcak hayat

    Benim sana söylediklerim ne tam ne yarım.

    Camdan bir parça gibi, kalbi ellerine alıp sıkmak gibi...

    1|0
    0|0
  • AGLAMA KALBİM

    Yine hüzünlüyüm durgunum yine

    İçimdeki sancıyı çekemiyorum

    Bir sevenim varmı ben bilmem ama

    Yetişin can verdim ben ölüyorum

    Aklım mazide kaldı özlem doluyum

    Yarin yüreginde gurbetteyim ben

    Alevli bir aşkın masum koruyum

    Hiçmi sevenim yok mu sönüyorum ben

    Hadi yürü yüregim gidelim burdan

    Yarin gözlerinde bir masalım ben

    Yar istemez seni ah ben neyleyim

    Sakın aglama kalbim yanındayım ben

    1|0
    0|0
  • Sonrası Kalır / Edip Cansever

    On Kalır benden geriye dokuzdan önceki on

    Dokuz değil on kalır

    On çiçek, on güneş, on haziran

    On eylül, on haziran

    On adam kalır benden, onu da

    Bal gibi parlayan, kekik gibi bunalan

    On adam kalır.

    Ne kalır ne kalır

    Tuz gibi susayan, nane gibi yayılan

    Dokuzu unutulmuş on yüz mu kalır

    Onu da unutulmuş bir şiir belki kalır

    On çizik, on çentik, on dudak izi

    Bir çay bardağında on dudak izi

    Aşklardan sevgilerden

    Suya yeni indirilmiş bir kayık gibi

    Akıp geçmişsem, gidip gelmişsem

    Bir de bu kalır.

    Ne Kalır benden geriye, benden sonrası kalır

    Asıl bu kalır.

    On yerde adam geçse geçmese

    Dağlardan tepelerden inen bir düzlüktüm,

    anlaşılır.

    Aksam olur bir günden dibe çökerim

    Su içer dibe çökerim

    İyimser bir duvarcıyım her gün bir tuğla

    düşürürüm elimden

    Bu yüzden gecikirim

    Size bu sıkıntı kalır.

    Ne Kalır

    Kahvelere de kalın kalın kayısı vakti

    Dişleri kesmeyenin en az kayısı vakti

    Dişleri hiç kesmeyenden

    Gün geçer kendi kalır

    Kahvelerde kayısı.

    Gezginim, açık denizlerden yanayım

    Biraz da Akdenizliyim, bu işte böyle kalır

    Akdenizli herkes konuşur duyarlığını

    Başka ne Kalır

    Biz ki bir konuşuruz geriye on şey kalır.

    Ben buyum, dersin, arkadaş

    Sevgilim ben buyum

    Yüreğim vurgun, dişlerim altın

    Ceketim sol omsuzumda

    Vakit vakit incelen vakit.

    0|0
    0|0
  • Cemal Süreya - Cigarayı attım denize link

    2|1
    0|0
  • geçmiş günü beyhude yere yad etme

    bir gelmemiş an için feryad etme

    yaşadığın gün bugün

    bak keyfine bugünü de berbad etme

    ---------------------------------------------------

    Aglasam sesimi duyar mısınız

    Mısralarımda;

    Dokuna bilir misiniz?

    Gözyaslarıma,ellerinizle?

    Bilmezdim sarkıların bu kadar guzel,

    Kelimelerinse kifayetsiz oldugunu

    Bu derde düsmeden önce,

    Bir yer var,biliyorum,

    Herseyi söylemek mumkun,

    Epeyce yaklasmısım duyuyorum;

    Anlatamıyorum...

    1|0
    0|0
  • TOPAL ASKER

    Ey saçları “alagarson” kesik hanım kız!

    Gülme öyle bana bakıp sen arsız arsız!

    Bacağımla alay etme pek topla diye.

    Bir sorsana o topallık nerden hediye ?

    Sen Şişli’de dansederken her gece, gündüz

    Biz ötede ne ovalar, çaylar, ne dümdüz

    Yaylaları geçtik, karlı dağları aştık;

    Siz salonda dansederken bizler savaştık.

    Ey dudağı kanım gibi kıpkırmızı kız,

    Gülme öyle bana bakıp sen arsız arsız!

    Olan işler dimağını azıcık yorsun!

    Biliyorum elbisemle eğleniyorsun;

    Biliyorum baldırını o kadar nazla

    Örten bir tek ipek çorap kıymetçe fazla

    Benim bütün elbisemden… Hatta kendimden…

    Biliyorum: Çünkü bugün şu dünyada ben

    Neyim? Bir hiç… işe güce yaramaz, topal…

    Sen sağlamsın senin hakkın dünyadan zevk al:

    Çünkü orda düşmanlarla boğuşurken biz

    Siz muhteşem salonlarda şarap içtiniz!

    Ey gözünün rengi bana yabancı güzel,

    Her yolcunun uğradığı ey hancı güzel!

    Sen yabancı kucaklarda yaşarken her gün

    Yapıyorduk bizde kanla, barutla düğün.

    Sen o sıcak odalarda cilveli, mahmur

    Dolaşırken… Biz de tipi, fırtına, yağmur,

    Kar altında kanlar döktük, canlar yıprattık;

    Aç yaşadık, susuz kaldık, taşlarda yattık

    Sen açılmış bir bahardın, biz kara kıştık;

    Bizden üstün ordularla böyle çarpıştık…

    Gülme bana bakıp pek arsız arsız

    Sen ey dışı güzel, fakat içi çamur kız!

    Sana karşı haykıranı mecbursun dinle;

    Bugün hesap göreceğiz artık seninle:

    Ben cephede geberirken, geride vatan

    Aşkı ile bin belalı işe can atan

    Anam, babam, karım, kızım eziliyorken

    Dağlar kadar yük altında… Gel, cevap ver, sen

    Bana anlat, anlat bana, siz ne yaptınız?

    Köpek gibi oynaştınız, fuhşa taptınız!

    Anavatan boğulurken kıpkızıl kanda

    Yalnız gönül verdiniz siz zevke, cazbanda…

    Ey nankör kız, ey fahişe unutma şunu:

    Sizin için harbederken yedim kurşunu.

    Onun için topal kaldı böyle bacağım,

    Onun için tütmez oldu artık ocağım.

    Nazlı nazlı yatıyorken sen yataklarda

    Sallanarak ölü kaldık biz bataklarda.

    Kalbur oldu süngülerle çelik bağrımız,

    Bu amansız boğuşmada öldü yarımız,

    Ya siz nasıl yaşadınız? Bizim kanımız

    Size şarap oldu sanki… Şehit canımız

    Güya sizin mezenizdi! Yiyip içtiniz;

    Zıpladınız,kudurdunuz arsız,edepsiz!…

    Gerçi salonlarda “yıldız” dı senin adın,

    Hakkikatte fahişesin ey alçak kadın!

    Ey allıklı ve düzgünlü yosma bil şunu:

    Bütün millet öğrenmiştir senin fuhşunu.

    Omuzunda neden seni fuzuli çeksin?

    Kinimizin şiddetiyle gebereceksin!..

    0|0
    0|0
  • link :D

    1|0
    0|0
  • Tamamını paylaşamam çok uzun olur ama en sevdiğim bölümünü paylaşayım:

    Iki şeyi bilmek istiyorum. (Belki aynı şeyi iki kere bilmek

    istiyordum.) Duvarların rengi neydi? Derimin rengi neydi?

    Dokunuyorum duvarlara; parmak uçlarımla, avuçlarımla,

    dilimle dokunuyorum. Duvarların bir rengi olmalı. Ama hiçbir

    duvarcının, hiçbir ressamın bu rengi bildiğini sanmam. Adı

    yoktu bu rengin, kimyası yoktu. Belki renksizliğin rengiydi bu.

    Çürüyen bir bedenin kokusuydu duvarların rengi...

    Adımdan gayrısını bilmiyorum.

    (Su Çürüdü- Ahmet Telli)

    0|0
    0|0
  • "Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.

    Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet.

    Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."

    Bir Ankara gazetesinde çıktı bunlar, üç sütun üstüne, kapkara haykıran puntolarla,

    bir Ankara gazetesinde, fotoğrafı yanında Amiral Vilyamson'un

    66 santimetre karede gülüyor, ağzı kulaklarında, Amerikan amirali

    Amerika, bütçemize 120 milyon lira hibe etti, 120 milyon lira.

    "Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet

    Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."

    Evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz, ben yurt

    hainiyim, ben vatan hainiyim.

    Vatan çiftliklerinizse,

    kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan,

    vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan,

    vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın,

    fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan,

    vatan tırnaklarıysa ağalarınızın,

    vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa,

    ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan,

    vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası, Amerikan donanması topuysa,

    vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan,

    ben vatan hainiyim.

    Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla :

    Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.

    0|0
    0|0
  • Uludağda karı düşünüyorum karı

    Donları çözülmüş karı

    Masamda buz gibi biram

    Hani ya rakım

    Herkesin elinde ski kayıyor

    Benimki kırık

    Benim adım Orhan Veli Kanık

    Yüreği yanık...

    1|0
    0|0
  • ne hasta bekler sabahi ne taze oluyu mezar ne de seytan bir gunahi seni bekledigim kadar gecti istemem gelmeni yoklugunda buldum seni birak vehmimde golgeni gelme artik neye yarar.n.f.k

    1|0
    0|0
  • bu paylaştığn şiir kmin ?

    benim en sevdiğim şiir ömer niyazi den YIL 2020 BABA 40 ÇOCUK 20 YAŞINDA DİYE bi şiir vardı

    1|0
    0|0
  • Çok uzun geldi.Kahraman Tazeoğlu - Araz

    1|0
    0|0
  • izin ver boğulayım gözlerinde

    gamzene tutunur

    gülüşünde nefes alırım nasılsa...

    izin ver kaybolayım gözlerinin derininde

    bu bendeki aşk ile

    kalbinin kapılarını açarım belki de...

    keşke bir damla yaş olabilseydim gözlerinde

    gamzene doluşur da

    ancak öyle dokunabilirdim dudaklarına belki de...

    izin ver sarhoş olayım tek bir nefesinde

    lal olmuş sözlerim dile gelir de

    belki içimi dökerim sana böylece

    0|0
    0|0
  • Kaldırımlar- N.F.K

    0|0
    0|0
  • gözlerimin

    gözlediği

    gözleri

    gözlerin

    gözleseydi

    gözlerinle

    gözlerim

    göz göze

    gelirdi

    1|0
    0|0
  • seviyorr sevmiyorrr

    seviyorr sevmiyorrr

    sapını da sayarsak

    seviyor çıkıyorr:(

    0|0
    0|0
  • nazım hikmet ran - saman sarısı

    0|0
    0|0
  • ÇARPIYOR KALBİM HIZLA

    BELKİDE KÜKÜRT GAZLA

    SEVİYORUM SENİ BEN

    SÜLFİRİK ASİTTEN FAZLA

    SANA OLAN AŞKIMDA

    REAKSİYON VAR BENİM

    GEREKİRSE UĞRUNDA

    ELEKTRON VERİRİM

    SENDE İSTERSEN EĞER

    İYONİK BAĞ KURARIZ

    OLUMSUZ AŞKIMIZI

    ATOMLARLA NOKTALARIZ

    0|0
    0|0

Kızlar Ne Diyor 13

  • SEZAİ KARAKOÇ- EY SEVGİLİ EN SEVGİLİ şiirin tamamını sığdıramadım ama

    Senin kalbinden sürgün oldum ilkin

    Bütün sürgünlüklerim bir bakıma bu sürgünün bir süreği

    Bütün törenlerin şölenlerin ayinlerin yortuların dışında

    Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim

    Af dilemeye geldim affa layık olmasam da

    Uzatma dünya sürgünümü benim

    Güneşi bahardan koparıp

    Aşkın bu en onulmazından koparıp

    Bir tuz bulutu gibi

    Savuran yüreğime

    Ah uzatma dünya sürgünümü benim

    Nice yorulduğum ayakkabılarımdan değil

    Ayaklarımdan belli

    Lambalar eğri

    Aynalar akrep meleği

    Zaman çarpılmış atın son hayali

    Ev miras değil mirasın hayaleti

    Ey gönlümün doğurduğu

    Büyüttüğü emzirdiği

    Kuş tüyünden

    Ve kuş sütünden

    Geceler ve gündüzlerde

    İnsanlığa anıt gibi yükselttiği

    Sevgili

    En sevgili

    Ey sevgili

    Uzatma dünya sürgünümü benim

    2|0
    0|0
  • BEN SANA MECBURUM

    Ben sana mecburum bilemezsin

    Adını mıh gibi aklımda tutuyorum

    Büyüdükçe büyüyor gözlerin

    Ben sana mecburum bilemezsin

    İçimi seninle ısıtıyorum.

    Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor

    Bu şehir o eski İstanbul mudur

    Karanlıkta bulutlar parçalanıyor

    Sokak lambaları birden yanıyor

    Kaldırımlarda yağmur kokusu

    Ben sana mecburum sen yoksun.

    Sevmek kimi zaman rezilce korkuludur

    İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur

    Tutsak ustura ağzında yaşamaktan

    Kimi zaman ellerini kırar tutkusu

    Bir kaç hayat çıkarır yaşamasından

    Hangi kapıyı çalsa kimi zaman

    Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu

    Fatih'te yoksul bir gramofon çalıyor

    Eski zamanlardan bir cuma çalıyor

    Durup köşe başında deliksiz dinlesem

    Sana kullanılmamış bir gök getirsem

    Haftalar ellerimde ufalanıyor

    Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem

    Ben sana mecburum sen yoksun.

    Belki haziran da mavi benekli çocuksun

    Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor

    Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden

    Belki Yeşilköy'de uçağa biniyorsun

    Bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor

    Belki körsün kırılmışsın telaş içindesin

    Kötü rüzgar saçlarını götürüyor

    Ne vakit bir yaşamak düşünsem

    Bu kurtlar sofrasında belki zor

    Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden

    Ne vakit bir yaşamak düşünsem

    Sus deyip adınla başlıyorum

    İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin

    Hayır başka türlü olmayacak

    Ben sana mecburum bilemezsin.

    Attila İLHAN

    1|1
    0|0
  • Ismarlama aşklara tahammülüm yok artık :'((

    ben sana mecburum bilemezsin

    adini mih gibi aklimda tutuyorum

    buyudukce buyuyor gozlerin

    ben sana mecburum bilemezsin

    icimi seninle isitiyorum

    agaclar sonbahara hazirlaniyor

    bu sehir o eski Istanbul mudur

    karanlikta bulutlar parcalaniyor

    sokak lambalari birden yaniyor

    kaldirimlarda yagmur kokusu

    ben sana mecburum sen yoksun

    sevmek kimi zaman rezilce korkuludur

    insan bir aksamustu ansizin yorulur

    tutsak ustura agzinda yasamaktan

    kimi zaman ellerini kirar tutkusu

    birkac hayat cikarir yasamasindan

    hangi kapiyi calsa kimi zaman

    arkasinda yalnizligin hinzir ugultusu

    Fatih`te yoksul bir gramofon caliyor

    eski zamanlardan bir cuma caliyor

    durup kose basinda deliksiz dinlesem

    sana kullanilmamis bir gok getirsem

    haftalar ellerimde ufalaniyor

    ne yapsam ne tutsam nereye gitsem

    ben sana mecburum sen yoksun

    belki Haziran`da mavi benekli cocuksun

    ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor

    bir sileb siziyor issiz gozlerinden

    belki Yesilkoy`de ucaga biniyorsun

    butun islanmissin tuylerin urperiyor

    belki korsun kirilmissin telas icindesin

    kotu ruzgar saclarini goturuyor

    ne vakit bir yasamak dusunsem

    bu kurtlar sofrasinda belki zor

    ayipsiz fakat ellerimizi kirletmeden

    ne vakit bir yasamak dusunsem

    sus deyip adinla basliyorum

    icimsira kimildiyor gizli denizlerin

    hayir baska turlu olmayacak

    ben sana mecburum bilemezsin

    1|0
    0|0
  • Çay bardağında

    Bırakılan dudak payı

    Kadar bile

    Uzak kalamam

    Gözlerine

    Yakın olsun isterim

    Ellerime ellerin

    Yanındaki beton binaya

    Yaslanması gibi

    Köhne bir evin

    Seni bir çivi

    Gibi çaktım

    Çünkü beynime

    Ve toplayıp

    Bütün kerpetenleri

    Attım denize

    S.A.

    1|0
    0|0
  • Gidiyor musun diye sorma bana.

    Gönderen sensin.

    Ne terk etmeyi istedim seni,

    Ne de daha yaşamadığımız bu aşkı toprağa gömmeyi.

    Senin kadar öfkeliyim ben de.

    Senin kadar endişeli...

    Bir dokunuşunla bin kenti yıkacak güç verirdin bana

    Ama inandıramadım seni.

    Sen, sorgularken beni kafanda

    Ben, gözlerinin içine bakıyordum kuşkuyla.

    Bir tek sözün bağlardı beni sana,

    Oysa sen hep susmanın koynunda.

    Aşkın içine bir kez girdi mi kuşku,

    Teslim alır bedenleri de.

    Sütten çıkmış ak kaşık değildim

    Ama yalanı sokmadım iki kişilik dünyamıza.

    O dünya ki bazen minicik bir odada

    Bazen kentin ortasında şekillendi.

    Nasıl da güzeldi...

    Zaten varsın diye her şey güzeldi ama

    Sen buna inanmadın. Ah bu sorular...

    Yaşamak varken sevdayı delice,

    Niye boğarız sorularla?

    Nasıl ikna edebilirdim seni?

    Ben, aşk dedikçe sen, dur dedin.

    Ben, seninleyim dedikçe

    Sen, hayır dedin.

    Zaten az konuşan sen

    Olumsuz ne kadar sözcük varsa

    Bulup çıkardın ortaya.

    Bense hiç bir şey diyemedim.

    Ne kadar zarar vermişim sana meğer.

    Nasıl değiştirmişim seni.

    Oysa hiç böyle düşünmemiştim.

    Kimseye zarar vermek istemem ben.

    Kimseyi olduğundan farklı bir hale getirmek istemem.

    Ama öyle oldu işte.

    Demek ki; gitmelerin zamanı şimdi.

    Çocukluğuna sığınır atlatırsın bu acıyı.

    Ne sevişmelerimiz kalır aklında, ne sevda sözlerimiz.

    Rahat değilim diyordun ya, rahat ol artık.

    Gülüşlerini saklaman için bir neden kalmadı.

    Tedirginliğinin sebebi de kalktı ortadan.

    Biliyor musun bir tanem!

    Gidişim yürekten değil, zorunluluktan.

    Sanma ki, bu toy sevdayı başka kimliklere taşırım.

    Sanma ki, benden sakladığın gülüşleri

    yalancı yüzlerde ararım.

    Seni de götürürüm yüreğimde.

    Her zaman yokluğunu taşırım.

    Bulup, bulup kaybettim seni bebeğim.

    Ne yazık ki, tozduman edemedim kuşkularını.

    Ne yazık ki, kalamadın bana.

    Öpücüğümün kokusu kalacak kapının eşiğinde.

    Kokladıkça; bizi bir yanlışa mahkum ettiğini anlayacaksın.

    1|0
    0|0
  • Şurada bir dağ olsan

    Ben de lapa lapa kar

    Gönlüm öyle hasret ki

    Hemen gelinlik takar

    Gün olur düşününce

    Sevenleri görünce

    Yudum yudum içince

    Gözlerimden yaş akar.

    1|0
    0|0
  • geri gelmemelisin.

    ya olduğun yerde kal’malısın.

    ya da gittiğin yerde...

    sen bu hayatta gördüğüm en hoş ‘çakal’sın neticede…

    hiç ummuyordun değil mi?

    ben ne zaman gitmeye kalksam hep sana kalırdım.

    ne zaman seni sevsem hep sona kalırdım.

    güle, güle kullan yalnızlığını.

    ben gitmeleri hiç bilmezdim değil mi?

    bu terk ediliş

    şeytanı geçtim, sana bile pabucunu ters giydirdi…

    parmak uçlarıma kadar incindim.

    gelmen neyi değiştirir?

    ben yalnızlığın sırat köprüsünden tek başıma geçtim!

    düelloya davet edilen bir kelime 3 heceydik.

    kendimizi alıştırdık!

    kurşun namludan bir kez çıkardı.

    ay-rıl-dık.

    acıydı…

    sancılıydı…

    biraz gürültülü

    biraz da kavgalıydı…

    bu kez sondu.

    evet sevgilim,

    nur topu gibi bir ayrılığımız oldu..

    küçük iskender

    1|0
    0|0
  • [...]

    Ey sevgili

    Uzatma dünya sürgünüm benim

    Bütün siirlerde söyledigim sensin

    Suna dedimse sen Leyla dedimse sensin

    Seni saklamak için görüntülerinden faydalandim Salome'nin Belkis'in

    Bosunaydi saklamaya çalismam öylesine asikarsin bellisin

    Kuslar uçar senin gönlünü taklit için

    Ellerinden devsirir bahar çiçeklerini

    Deniz gözlerinden alir sonsuzlugun haberini

    Ey gönüllerin en yumusagi en derini

    Sevgili

    En sevgili

    Ey sevgili

    Uzatma dünya sürgünümü benim

    [...]

    1|0
    0|0
  • Sonra farkettim ki su akıyor rüzgar esiyor yağmur yağıyor.

    herşey yine ve aynı şekilde oluyor..

    öyle bir yere geldim ki ;

    sıcak ve soğuk aşk ve nefret,savaş ve barış

    gitsem ayrılık olur , kalsam çöl...

    gidersem bende hasret olur ve belki beni sevenler de özler ama anladim ki özlemden hiçkimse ölmüyor

    ama ben ölüyorum..

    nefes alıyorum , önemsiyorum ve gitmek istiyorum

    anladım ki hasret yeni bir aşka kadar sürüyor

    sevdiklerim ve beni sevenler

    bağışlayın,

    su akıyor ve ben gidiyorum.

    1|0
    0|0
  • Gün biter gülüşün kalır bende

    anılar gibi sürüklenir bulutlar

    Ömrümüz ayrılıklar toplamıdır

    yarım kalan bir şiir belki de

    Aykırı anlamlar arayıp durma

    güz bitip sular köpürür de

    Kapanmaz gülüşünün açtığı yara

    uçurum olur zaman her gece

    Her gece yeni bir savaş baslar

    acı ses olur ses deli yağmur

    Sığındığım her yer adınla anılır

    Ben girerim sokağı devriyeler basar

    Bir de gülüşün eklenir kimliğime.

    Ahmet Telli

    iyidir..

    1|0
    0|0
  • Farkında mısın,

    Değilsin kendi bahçende.

    Kendinden değil,

    Kendini bu kendin sanışın.

    Özdemir Asaf.

    1|1
    0|0
  • Ben bu paylaştığın şiiri lise zamanlarımdan bilirim ve çokta sevdiğim bir şiirdir, tekrar görünce çok mutlu oldum.. Benim de okurken ve dinlerken dalıp gittiğim şiirler var evet ama şuan aklıma gelmiyor.. Bu şiire 5 yıldız ama..

    1|0
    0|0
  • 0|0
    0|0
Yükleniyor...