En çok sevdiginiz şairi ve şiiri yazar mısınız?

biraz da romantizm olsun bakalım en çok sevdiginiz şairi ve şiiri yazın bakalım ya da aramızda olan şair ruhlu olanlar dökün bakalım içinizdekileri

açılışı ben yapayım

Onu kırmış olmalı yaşamında birisi.

Dinledikçe susması, düşündükçe susması.

Tek başına iki kişi olmuş kendisiyle gölgesi,

Heykelini yontuyor yalnızlığın ustası.

? | Özdemir Asaf |


0|0
3|12

En İyi Kız Görüşü

  • ...

    Günlerden sonra bir gün,

    Şayet sesimi farkedemezsen,

    Rüzgârların, nehirlerin, kuşların sesinden,

    Bil ki ölmüşüm.

    Fakat yine üzülme, müsterih ol;

    Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini,

    Ve neden sonra

    Tekrar duyduğun gün sesimi gökkubbede,

    Hatırla ki mahşer günüdür

    Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum.

    Cahit Sıtkı

    1|0
    0|0

Erkekler Ne Diyor 12

  • OLCAY DERECİK

    14 Şubat Algınlığı Geçiriyorum

    On (suz) dört (duvar arasında) Şubat algınlığı geçiriyorum..

    Yüreğimde kalıcı hasret, gözleri.

    Enkazın dibi, geçen günlerin altında ezilen Tenim..

    Kıvranıyor bir yalan gibi Aşk,

    süregelen acıyla,

    süresi gelmeyen ömrümün sonunun içinde..

    Geçmişin mutlu anlarına dalarken enseleniyorum, yokluğuna..

    Sesimi kısıyor, odadaki ayrılık bağırışları

    ve kendimi affettirmiyor bana,

    Bensizliğe bu kadar alışıkken Sen,

    İçimin sana olan bağışıklığı...

    Gün gibi aşikar artık,

    Kalbimdeki bu kör dövüşün, danışıklığı..

    Kimseye dönüşmeden,

    Aklımla tanışıklığına yabancı bırakmalıyım gözlerini

    ve imlâsına, neyi ima ettiğini sormadan kapamalıyım,

    Eski dilde Benim olduğun anlamı taşıyan,

    Seni Seviyorum yalanlarını...

    On (suz) dört (duvar arasında) Şubat algınlığı geçiriyorum..

    Beden dilim sürçüyor,

    Kontrolden çıktı içimdeki özlem.

    Bu dar boğazdan çıkış yolu,

    Aklımdan çıkman biliyorum.

    Kapalı değil tünelin ucu,

    Sadece, Seni hâlâ çok seviyorum..

    Kendimden korkuyorum,

    tavan işkilleniyor bakışlarımdan

    ve kapatamadığım ışık, sövüyor arkamdan..

    On (suz) dört (duvar arasında) Şubat algınlığı geçiriyorum..

    Halimi anlatmaya yetecek kelimeler, Ayrılık uykusunda..

    Bu ara her şey sessiz,

    Her şey Sensiz..

    Pili bitmiş radyodan ses gelmesini bekleyen bir ihtiyar yüreğim.

    Aşk bitmiş, neyi bekler ki ellerim? ..



    Olcay Derecik

    0|0
    0|0
  • Vitrinimde duran kırmızı petrus'u sana açtım bu gece...

    pikabımı yere kurdum, plaklarımı oraya buraya dağıttım ve oturdum eğreti duran masaya. saat 03:45.. seninle yüksek tavanlı bir ev hayal ettiğimiz andan başladım. her yudumda biraz daha sevdim seni, biraz daha aşık oldum.. hayatın bayram olduğu, yani seninle karşılaştığımız gün bir Edith Piaf şarkısı eşlik etmişti ambiansa. sen hafif meşrep halinle, nerden bildiğimi sormuştun bu şarkıyı. ben ise tereddüt etmeden bizim olsun bu dedim..

    uzun ve siyah saçlarını topladığın zaman, şakaklarında oluşan gerginliği kadehime karıştırdım sonra.. ten rengi dudaklarının ıslaklığını da ekledim üstüne. ağzımda kalan acımtırak tadın nedeni sen değildin ama. balıkçı yaka kazağımın omuzlarını kokladım sonra. saçlarının kokusu sinmiş gibiydi. bir ikinci defa kokun gelmedi ama ordan, alışmıştım zira.. ve herşeyden önce alışkındım...

    biri diğerinin üstüne devrik duran çizmelerin, kapının önünde dururken, mutfakta beline sarıldığımı hatırladım.. ve kulak memelerini nazikçe ısırdığımı.. senin dur yapma derken ettiğin tebessümü ise duvara astım, boş evimin beyaz duvarlarına.. ve yine aynı kazakla duvarın köşesine doğru oturdum.. yere çömeldim.. mutfak kapısının eşiğinde dudaklarının tadı vardı. onu görünce dudaklarımın soyulup acıdığı günler geldi aklıma..

    kalkıp, cam macunları kurumuş pencereden baktım sonra. kırmızı vosvosun yoktu, taşları parlak arnavut kaldırımlı sokağımda.. biraz daha düştü gardım o an..

    yaptığın frambuazlı pastayı ise kesmeye kıyamadım...

    0|0
    0|0
  • BEN SANA MECBURUM

    Ben sana mecburum bilemezsin

    Adını mıh gibi aklımda tutuyorum

    Büyüdükçe büyüyor gözlerin

    Ben sana mecburum bilemezsin

    İçimi seninle ısıtıyorum.

    Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor

    Bu şehir o eski İstanbul mudur

    Karanlıkta bulutlar parçalanıyor

    Sokak lambaları birden yanıyor

    Kaldırımlarda yağmur kokusu

    Ben sana mecburum sen yoksun.

    Sevmek kimi zaman rezilce korkuludur

    İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur

    Tutsak ustura ağzında yaşamaktan

    Kimi zaman ellerini kırar tutkusu

    Bir kaç hayat çıkarır yaşamasından

    Hangi kapıyı çalsa kimi zaman

    Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu

    Fatih'te yoksul bir gramofon çalıyor

    Eski zamanlardan bir cuma çalıyor

    Durup köşe başında deliksiz dinlesem

    Sana kullanılmamış bir gök getirsem

    Haftalar ellerimde ufalanıyor

    Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem

    Ben sana mecburum sen yoksun.

    Belki haziran da mavi benekli çocuksun

    Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor

    Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden

    Belki Yeşilköy'de uçağa biniyorsun

    Bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor

    Belki körsün kırılmışsın telaş içindesin

    Kötü rüzgar saçlarını götürüyor

    Ne vakit bir yaşamak düşünsem

    Bu kurtlar sofrasında belki zor

    Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden

    Ne vakit bir yaşamak düşünsem

    Sus deyip adınla başlıyorum

    İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin

    Hayır başka türlü olmayacak

    Ben sana mecburum bilemezsin.

    Attila İLHAN

    0|0
    0|0
  • BEN EYLÜL SEN HAZİRAN

    Bir eylüldü başlayan içimde

    Ağaçlar dökmüştü yapraklarını

    Çimenler sararmıştı

    Rengi solmuştu tüm çiçeklerin

    Gökyüzünü kara bulutlar sarmıştı

    Katar gidiyordu kuşlar uzaklara

    Deli deli esiyordu rüzgar

    Dağılmıştı yazdan kalan ne varsa

    Yaşanmamış bir mevsim gibiydi bahar

    Neydi o bir zamanlar

    Sevmişliğim, sevilmişliğim

    O heyheyler, o delişmenlikler neydi

    Ne bu kadere boyun eğmişliğim

    Ne bu acıdan korlaşan yürek

    Ne bu kurumuş nehir; gözyaşım

    Önümdeki diz boyu karanlıklar da ne

    Ne bu ardımdaki kül yığını; elli yaşım

    Beni kötü yakaladın haziran

    Gamlı, yıkık eylül sonuma

    Bir ilk yaz tazeliği getirdin

    Masmavi göğünle

    Cana can katan güneşinle

    Pırıl pırıl engin denizinle girdin içime

    Çiçekler açtı dokunduğun

    Çimler büyüdü yürüdüğün

    Ve güller katmer oldu güldüğün yerde

    Başımda senin kuşların kanat çırpıyor şimdi

    Oldurduğun yemişlerin ağırlığından

    Dallarım yere değiyor

    Güneşi batmadan saçlarının

    Bir dolunay doğuyor bakışlarından

    Gün boyu senden bir meltem esiyor yanan alnıma

    Uykusuz gecelerim seninle apaydınlık

    Başım dönüyor, of başım dönüyor yaşamaktan

    Ölebilirim artık

    Ölme diyorsan; gitme kal öyleyse

    Sarıl sımsıkı, tenim ol, beni bırakma

    Baksana; parmak uçlarım ateş

    Lavlar fışkırıyor göz bebeklerimden

    Hadi gel, tut ellerimi, benimle yan

    Benimle meydan oku her çaresizliğe

    Benimle uyu, benimle uyan

    Birlikte varalım on üçüncü aylara...

    ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN...

    0|0
    0|0
  • OTUZ BEŞ YAŞ ŞİİRİ

    Yaş otuz beş! yolun yarısı eder.

    Dante gibi ortasındayız ömrün.

    Delikanlı çağımızdaki cevher,

    Yalvarmak, yakarmak nafile bugün,

    Gözünün yaşına bakmadan gider.

    Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?

    Benim mi Allahım bu çizgili yüz?

    Ya gözler altındaki mor halkalar?

    Neden böyle düşman görünürsünüz,

    Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?

    Zamanla nasıl değişiyor insan!

    Hangi resmime baksam ben değilim.

    Nerde o günler, o şevk, o heyecan?

    Bu güler yüzlü adam ben değilim;

    Yalandır kaygısız olduğum yalan.

    Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız;

    Hatırası bile yabancı gelir.

    Hayata beraber başladığımız,

    Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir;

    Gittikçe artıyor yalnızlığımız.

    Gökyüzünün başka rengi de varmış!

    Geç farkettim taşın sert olduğunu.

    Su insanı boğar, ateş yakarmış!

    Her doğan günün bir dert olduğunu,

    İnsan bu yaşa gelince anlarmış.

    Ayva sarı nar kırmızı sonbahar!

    Her yıl biraz daha benimsediğim.

    Ne dönüp duruyor havada kuşlar?

    Nerden çıktı bu cenaze? ölen kim?

    Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar?

    Neylersin ölüm herkesin başında.

    Uyudun uyanamadın olacak.

    Kimbilir nerde, nasıl, kaç yaşında?

    Bir namazlık saltanatın olacak,

    Taht misali o musalla taşında...

    Cahit Sıtkı TARANCI

    0|0
    0|0
  • 0|0
    0|0
  • Aşka Dair

    Aşk bir muamma gibidir çözebilene aşk olsun

    Aşk bulutunun üstünde gezebilene aşk olsun

    Aşk gönülün hitabıdır divanenin hesabıdır

    Aşk şiirin kitabıdır yazabilene aşk olsun

    Aşk incelik aşk azamet aşk özveri aşk nezaket

    Aşk imandır aşk ibadet hazzı bilene aşk olsun

    Aşk ilahların sathıdır aşk benliğin ruhsatıdır

    Aşk kayalardan katıdır ezebilene aşk olsun

    Aşk Ali'ye Kamber gibi aşk mis gibi amber gibi

    Aşk sihirli çember gibi bozabilene aşk olsun

    Aşk deli aşk akil eder aşk uzağı yakın eder

    Aşk ateştir aşk kül eder tozabilene aşk olsun

    Aşk irfan alimin huyu aşk Kevser Zemzemin suyu

    Aşk bir sonsuz derin kuyu kazabilene aşk olsun

    Aşk ilimdir aşk keramet aşk asalet aşk nedamet

    Aşk güvendir aşk saadet erebilene aşk olsun

    Aşk mekanı arı yerdir ziyareti gönüllerdir

    Aşk benlikten ileridir özge bilene aşk olsun

    Aşk uğraştır aşk emektir aşk sevmektir sevilmektir

    Aşk demek Şahin demektir sezebilene aşk olsun



    Şahin



    Kars

    0|0
    0|0
  • Nevzen Tevfik

    0|0
    0|0
  • Atilla ilhan emperyal otel

    0|0
    0|0
  • şairlere de şiirlere de bi türlü ısınamadım nedense :S

    0|0
    0|0
  • nazım - saman sarısı

    0|0
    0|0
  • bir zamanlar biz de öyle idik ama kalem kırıldı..

    0|0
    0|0
    • Hepsini Göster
    • inşaallah...temenniniz için teşekkür ediyorum..

    • rica ederim umarım gerçekleşir.

Kızlar Ne Diyor 2

  • boğulmak istiyorum mavi gözlerinde...

    bırak kaybolsun ellerim ellerinde

    bırak son kez yaşansın sevda;

    son kez buluşsun dudaklarım dudaklarınla...

    0|0
    0|0
  • Seni düşünmek güzel şey, ümitli şey

    Dünyanın en güzel sesinden

    En güzel şarkıyı dinlemek gibi bir şey

    Fakat artık ümit yetmiyor bana

    Ben artık şarkı dinlemek değil

    Şarkı söylemek istiyorum.

    NAZIM HİKMET.

    0|0
    0|0
Yükleniyor...