Kapat

Bir Yazarın Kitapları Eşliğinde Biyografisi: Ahmet Altan

Tam ismi Ahmet Hüsrev Altan olan yazar 1950 yılında Ankara'da dünyaya gelmiştir. Yazarlık mesleğinin yanında gazeteci ve şair kimliğiyle de ön plana çıkmış bir kişiliktir.

Bir Yazarın Kitapları Eşliğinde Biyografisi: Ahmet Altan

Ülkemizde bir kesimin sevdiği bir kesiminin de nefret derecesine varana kadar sevmediği Ahmet Altan bir çok yazısıyla tartışma ortamı çıkmasına sebebiyet vermiştir.

Kimileri onu pek sevmese de o her zaman için kendi bildiği doğrularını savunmaya devam etmiştir. Kendine göre savunduğu doğrular yüzünden hapis yatmış bir kişilik olmasına rağmen bu yolda ilerlemeye devam etmiştir.

Ahmet Altan Milliyet gazetesinde çalıştığı dönemde, gazetede Kürtlerin çoğunluğu oluşturduğu kurgusal bir “Kürdiye” ülkesinden bahseden yazısı nedeniyle gazeteden kovulmuş ve Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde yargılanıp 1 yıl 8 ay hapis cezası almıştır.

Son olarak 2016 Türkiye askerî darbe girişiminin ardından başlatılan soruşturma kapsamında Ahmet Altan ile kardeşi Mehmet Altan, 10 Eylül 2016 sabahında gözaltına alındı. Yapılan incelemeler sonrasında Mehmet Altan tutuklanırken Ahmet Altan yurtdışı yasağı şartıyla serbest bırakıldı.

Gelin biraz da siyasi kimliği dışında değerlendirme yapalım...

Cami Işıklarına Bakan Çocuk ve Din ve Ceza yazılarıyla tanıdım ben Ahmet Altan'ı objektif bakacak olursanız doğru tespitlerin de bulunduğu kısımları sizde göreceksiniz.

Bu yazılarını okuduktan sonra kitaplarını merak edip okumak istedim ve okuduğum ilk kitabı "En Uzun Gece" kitabı oldu.

Kitabın kısa özeti şöyle: "Yelda ve Selim birbirlerine tutku, aşk ve ihtirasla bağlı iki insandır. İkisi de çok zeki, Yelda güzel, Selim yakışıklıdır ve ikisi de kendilerinin farkındadır. Bu nedenle sürekli zekaları ile savaş halinde, tutkulu bir yaşam sürmektedirler. Yelda iktisatçı, Selim ise bir üniversitede tarih profesörüdür. Aralarındaki güçlü ilişki zamanla ikisini de yıpratmış, onları birbirlerinden farklı seçenekler aramaya itmiştir. Bununla beraber, Selim Yelda'yı eski karısı olan Fahrinüsa ile aldatmıştır. Yelda buna daha fazla dayanamayacağını hisseder ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde töre cinayetleri ile ilgili uluslararası bir proje başlatan araştırma grubuna katılarak güneydoğuya gider. Terörist saldırılarından dolayı neredeyse tamamen terk edilmiş bir köyde Leopold, Günter, Amy Beatrice, Jacques isimlerindeki araştırmacılardan ve o bölgeden olan Zerrin ile Rojda'dan oluşan grubuyla beraber kalacaktır. Nitekim öyle olur da. Eski bir barakada, genellikle elektriği olmayan küçük bir odada kalmaya başlar. Bu projeye Selim'den ve kendisine yaşattırdığı -başta aşağılık olmak üzere- duygulardan kaçmak için dahil olmuştur fakat kötü şartlar ve köyün terk edilmiş, karamsar havası onu pişman olmaya zorlamıştır. Fakat artık geri dönüş yoktur..."

Ahmet Altan'ın en belirgin özelliği kadını, kadın ruhunu çok iyi tanıyıp analiz edebilmesidir. Bu kitaptan sonra okuduğum "Aldatmak" adlı kitapla bu düşüncem pekişmiştir.

Kitabın arka kapağında yer alan yazı şöyle:

Onunla bir kere daha buluşması, yaşadıklarını bir kaçamak olmaktan çıkaracak, kendisini bir labirent gibi içine alıp bu yaşananları bir daha kolay kolay dışına çıkılamayacak bir maceraya dönüştürecekti. Bunu hissediyordu. Kaçacaksa şimdi kaçmalıydı, daha sonra çok geç olacaktı. Böyle olacağını hissettiği, hatta bildiği halde kaçmak istemiyordu. Yaşadıklarının yarattığı heyecan ve zevk kadar, hatta belki de daha çok, bundan sonra neleri nasıl yaşayacağına dair içindeki merak, kaçmasına izin vermiyordu."

Aldatmak... Aldatan mı suçlu yoksa Aldatılan mı? Kitabını okuduktan sonra bu soruyu kendimize sormadan edemeyeceksiniz. Bir kadının unuttuğu heyecanları tekrar hatırlamak istemesi ve bir çıkmaz sokağa girip ordan bir daha çıkamaması, çıkmak istememesi... Yasak aşk'ın yarattığı korku ve bu korkunun yanında şehvetin ve tutkunun çekiciliği... Monotonlaşan bir ilişkinin doğuracağı sonuçların bir örneğini bu kitaptan okuyabilirsiniz. Aldatılmak istemiyorsanız bu kitabı bir okuyun derim belki size bir faydası dokunur.

Yazarın henüz bu iki kitabını okuma fırsatı buldum ama buna rağmen sevdiğim ve etkilendiğim biri haline geldi. Diğer önemli kitaplarını -okuyanların bana bahsettiği kadarıyla- şöyle sıralayabilirim:

İsyan Günlerinde Aşk (2001)

Son Oyun (2013)

Ölmek Kolaydır Sevmekten (2015)

Ahmet Altan hakkında söyleyebileceklerim bu kadar. Başka bir gün başka bir yazarın hikayesiyle görüşmek üzere...

#Raskølnikov

#BirYazarBirHikaye


3|4
2|2
Raskølnikov KizlarSoruyor'da Editör
Editör kimdir?

Senin görüşün nedir?

0/2000

Gönder

Kızlar Ne Diyor 2

  • Tebrik ederim, güzel bir bence olmuş..
    Kadını ve kadın ruhunu anlamasındam ziyade kadının cinsel olarak nasıl haz alacağını bilen bir adam diyebiliriz aldatmak kitabımdan yola çıkarsak.. yine de ahmet altan okunmasa da birşey kaybeder misiniz diye sorulsa pek birşey kaybedileceğini düşünmüyorum.

    0|1
    0|0
  • Harika bir paylaşım emeğinize, yüreğinize sağlık. ..

    0|1
    0|0

Erkekler Ne Diyor 2

  • Emeğine sağlık kardeşim...

    0|1
    0|0
  • "Bir çift meme için memleketi satarım." Ahmet Altan'ın bana anımsattığı tek şey. Bazen siyasi kimliğimiz ile sanatı birbirine karıştırıyoruz maalesef. Ahmet Kaya gibi. Ama can çıksa da huy çıkmıyor.

    0|1
    0|0
Yükleniyor...