Kapat

Etkileyici Bir Kitap: Kayıp Gül, Ekim Yağmurları

Neden mutlu olamıyorsunuz ? Kendinizi tanımaya çalıştınız mı hiç ? Elbetteki bunu denemişsinizdir. Fakat hangi yol ile ? Düşünerek mi... Yoksa sosyalleşerek mi ? Hayatımın kitabı diyebileceğim biraz da büyümeme vesile olan kitap bu. Serdar Özkan'a saygılarımı sunup size bu kitabın eşsiz fikirlerini anlatacağım.

Mutlu olmak için ne yapmalı?

Ego ve ruh ; Kibir ve tevazu.. Şairimiz bunlar arasındaki o görünmez o ince perdeyi kaldırıp bize doğru yolu gösteriyor. Mutlu olmamıza engel olan şeyleri anlatıyor. ''Gnothi Seauton'' yazıyor kitapta. Yunanca çok eski bir kelimedir bu. Anlamı: Kendini tanı. Mutluluğa ulaşmanın sırrı bu işte. ''Gnothi Seauton''...

Kendini tanı

İçindeki Meryem'e (İyiliğin sembolü) kulak ver. Vicdanına, merhametine ses ver. Kalbinden egoyu temizle. Temizle ki özüne ulaş. Kalbin seni yaratanın evi. Evi temizleyip ev sahibine açık tut ki içine nur dolsun. Mutluluğu ve huzuru yakala.

Ruhlarımız yaratanımızın kendi ruhunu bize üflemesiyle, bedenimiz annemizin ve babamızın hücreleriyle oluştu. Mutluluğu yakalamanın tek formülü var. O da içimizdeki o ruha ulaşmak. Bunun için sürekli bir çaba göstermeliyiz. İçimizdeki Artemis'i susturmalıyız. Yani kötülüğün bencilliğin sembolü olan Artemisi. Ya da şeytanı.

Kitabın başrol karakteri Diana'nın mutsuzluğunu okudunuz bu resimde. Diana ismi Yunan mitolojisindeki Artemis'in Roma mitolojisindeki karşılığıdır aslında. Diana'nın Kitaptaki rolü; içindeki mutluluğun yolunu bulup tanrı ruhuna ulaşmak ve Mathias'la (Sevgilisi ile) ömür boyu mutlu mesut yaşamak. Bunun için yapması gereken annesinin vasiyeti olan mavi vazoyu ararken öğreniyor tüm bunları Diana...

Şair insanı Efes'e benzetiyor. Yani zıtlıkların şehrine. İçinde hem Meryem Ana'nın kutsal evi var hem de Artemis'in tapınağı. Yani iyiliğin sembolünü ve kötülüğün sembolünü barındırıyor. Yukarıdaki görsel Artemis Tapınağı'nın günümüzdeki hali.

Aynı zamanda şair, insanı 'Efes gülü' ne benzetiyor. Efes gülü, Farklı cinslerde ve farklı renklerde, aynı saksıya dikilmiş bir güldür. Gerçekte yok fakat bu iki gül, zamanla köklerini iç içe ve sımsıkı birleştirip iki farklı rengin birbirine dolanması ile büyüyen yetişkin 'Efes gülü' nü oluşturuyor. Hiç bir güç bu iki gülü birbirinden ayıramıyor. İnsanda bu değil midir zaten ? Vicdan, merhamet, ego, ruh , gurur bunlar birbirinden ayrılır mı hiç?

Kimse %100 kötü ya da %100 iyi değildir

İçimizdeki kötü sesi daha çok dinlersek kötü, daha az dinler isek ''iyi'' İnsan oluruz. Hiçbirimiz tamamen iyi ya da tamamen kötü değiliz. Zaman zaman değişiyoruz...

Neden bu kadar beğenilmek istiyoruz?

İnsanlar söylediklerimizi kabul etsin, hakkımızda iyi düşünsünler, bizi beğensinler, sevsinler, övsünler istiyoruz hepimiz. Bunun için çaba gösteriyoruz. Peki, bunu başardığımızda neden kalıcı olarak mutlu olamıyoruz? Çünkü insanlar bizim 'Dışımızı beğendiler.' Bizler onların dış görünüşlerine bakarak bununla mutlu olacağımızı sandık. Fakat elde edince geçici bir heves olduğunu anladık.

Nedir bu mutluluğun sırrı?

Kitapta şehrin; sahte, plastik ve rengarenk gülleri yüzünden unutulan 'Gerçek güller' Konuşuyor. Diana'nın mavi vazoyu bulması için bu 7 renk gülü dinlemesi gerekiyor. Bu güllerin tek bir amacı var. O da 'Tanrıya ulaşmak.' Özünü görebilecek ve onları gerçekten sevebilecek birileri bulmak. Kendi yollarını ararken bize de yolumuzu gösteriyorlar. Fakat bir şey yapmıyorlar. Biz insanların, kötü olan şeyi kötü olduğunu bildiği halde onu yapması gibi..

Özümüze, içimizdeki o eşsiz ruha ulaştığınız zaman mutluluğu da yakalarsınız. Kimseden beğenilme beklentiniz olmaz.

Bu kitabı okuduktan sonra kendimi keşfettim. Artık nasıl bir etki yaptıysa bende, okur okumaz Meryem Ana'nın evini ve Artemis Tapınağı'nı ziyarete gittim.

Meryem Ana'nın evine girer girmez içimi bir huzur kapladı. Anlam veremediğim bir huzur. Artemis Tapınağı'na girince ise neden bilmem ama hemen bir resim çekme hevesi sardı içimi :)

Gitmeseniz bile, bu kitabı okumanızı tavsiye ediyorum.

Saygılar...


0|0
5|3

Senin görüşün nedir?

0/2000

Gönder

Erkekler Ne Diyor 3

  • Garipli nickli kardeşim senin bu başlıklarını koyduğun soruların hepsinin cevapları lisedeki psikoloji kitaplarında mevcut. Yani çok da büyük sıkıntılar değil bunlar. Esas mesele içinde yaşadığımız hayatın ta kendisi. Sen bırak bu derin görünüp de aslında hiç derin olmayan tırı vırı mevzuları. Gerçeklere bak. Gerçeklere sarıl. Mutluluğu Ferrarisini satan hıyarın izlediği yolda arama. Bakma sen herife rahat batmış gitmiş Ferrariyi satmış. Bu memlekette paran varsa senden huzurlusu senden mutlusu olamaz.

    0|0
    0|0
    • Garipli nick?
      Görünenin hikayesini öğrenmezsen sıradan olur. Ben öğrenmeye bakarım tercih meselesi tabi 😎

    • Hepsini Göster
    • Hala aynı şeyi yapıyorsun. Şu meşhur karikatürü görmüş olman lazım. Bir adet çay bardağına bir gurup insan bakıyor. Kimi feminist kimi humanist kimi pesimist. Hepsi kendi görüşüyle alakalı saçma sapan fikirler yürütüp kendince felsefe yapıyor. Sonunda Makinist bardağa bakıyor ve şöyle diyor ''Bildiğin bardak lan bu'' ben sadece o makinist olmanı tavsiye ediyorum. Onun da bir nedeni var.

    • Ben yasima gore nornalim abim sen yinede her bakis acisini ayni sanma :)

  • Kitabı merak ettim :) eline sağlık

    1|0
    0|0
  • beğenmedim okumucam :D

    0|0
    0|0

Kızlar Ne Diyor 5

  • Çok merak ettirdin yarın alcam zaten uzun zamandır kitap okumuyorum bu lanet telefonun bağımlısı oldum çok kızıyorum kendime. teşekkürler böyle bir paylaşım yaptığın için..

    1|0
    0|0
    • Ne demek :) Yabancilar ne yapmis ne etmis turkleri altedememis. Askerin biri kralina sormus kralim bu turkler cok zeki ve uyaniklar biz nasil onlari yenecegiz. Kralda demiski, 'suyun icinden baligi alip olduremiyorsak yavas yavas suyu aliriz balik yine olur' demis. Sostal medyanin kurulus amaci bu aslinda. Bununlabirileri para kazaniyor, zararinida biz goruyoruz.

    • Çok doğru ya Allah belasını versin bu sosyal medya illetinin beynimizi uyusturdu telefonsuz bisey yapamaz oldum resmen

  • Emeğine sağlık

    0|0
    0|0
  • Bu kıtabın ıkısını okumustum kayıp gul dıye. Hayatımda okudugum en basıt en cocuksu kıtaplardandı. Vakıt kaybı

    0|0
    0|0
    • 65 den fazla ülkede kitapları 44 dilde çevrillen bir yazardan bahsediyorum.
      Yerici ve aşağılayıcı yorumlarınızı kendinize saklayınız okumadan yorum yapıyorsunuz.

  • Çok basit bir kitap.

    0|0
    0|0
  • 3. Kitap mı bu kayıp gül var

    0|0
    0|0
Yükleniyor...