Filozoflar Ateisttir Önergesi Yanlıştır

Bu bence'm de daha çok size Antik Çağ'dan örnekler vereceğim. Aslında birçok insan filozoflar Ateisttir, tezini ortaya atar. Çünkü bunu atmalarındaki sebep sorgulamalarıdır. Bu tamamen yanlıştır. Aslında belkide onlar bile bilmiyorlardı, tanrının varlığını. Fakat kelimelerin gücü vardır. İşte; birkaç Antik Çağ filozoflarının Ahiret-Tanrı-İnsan üçgeninde kendisinin bile farkına varamayıp söylediği şeyler.

1. Pisagor

'' Pisagor'a göre, ruhlar bu dünyada iyi eylemlerde bulunup erdemli olmak için çabalarlarsa sonraki hayatlarında bir üst sınıfa uygun karakterli ve yetenekli bir şekilde doğacaklardır. Eğer kötü eylemlerde bulundularsa, daha aşağı bir sınıfa uygun olarak, hatta bitki ve hayvanlar aleminde doğacaklardır. ''

Aslında burada da görüldüğü gibi bizim İslam bakış açımızla hemen hemen benzer şöyle ki;
Pisagor kısacası bu dünyada ahlak ve erdem gibi konularda, iyi eylem yani iyi işler yapan kişileri, toplum için, çaba sarf ederlerse sonraki hayat(Ahiret) de Karakterli ve Yetenekli bir şekilde doğacak. Buradaki yetenek, istediğimiz her iş elden gelmesi, zevk,haz,arzular ve karakterli derken de mantıken baktığımızda ahirette cennet hayatında Şeytan olmayacak ve tüm insanlar karakterli olacaktır.

Diyor ki, eğer kötü eylemlerde bulundularsa, (hepimizin bildiği zalim,insanlığa yardım yerine iftira,yalan vb) daha aşağı bir sınıf, yani bitki ve hayvanlar aleminde doğacaklardır, diyor. burada da dilsiz,ruhsuz, sadece bitki ve hayvan alemini kastederken insanlarda olan akıl ve duygu yetisi olmadan kastediyor.
Ayrıca Pisagor'un şu sözü, Maddî isteklerin ve dünya malının kölesi gibi olan halk, erdemsizdir. bu sözünde ise bu dünyada ki para ve malın kölesi, yani bu dünya için kendini yıpratanlara erdemsiz demiştir. Önemli olan her zaman Ahiret için erdemli bir insan olabilmekte.
kısacası ister hangi dinden mensup olursa olsun şiddetli bir biçimde ahiret inancı vardır.

2. Sokrates

Sokrates’e göre ruh ölümsüzdür. Ruh yaptığı iyi eylemler için ödüllendirilecek kötü eylemler içinde cezalandırılacaktır.İnsan doğuştan kötü değildir. Kötülüğü yanıldığı için yapar. Sokrates ahlak görüşünü temellendirirken ruhun ölümsüz olduğunu kabul etmek zorundadır.Ruhun ölümsüzlüğünü dile getirmesi, bir gün bedenin öldüğünde bu dünyada kalıp, ruhun ebediyen buradaki ebediyen sözcüğünü açmak istiyorum, öldükten sonra bile devam edeceğini bizimle geleceğini, nasıl yaratılırken bizimle var olduysa devamlı olarak geleceğini savunmuştur, ruh yaptığı eylemler için ödüllendirilecek kötü eylemler için cezalandırılacak derken, Ateizm temelinde tanrının olmadığı savunulur ama Sokrates burada ''Cezalandırılacak'' derken cezanın bir başka kişi tarafından yaptırıldığını söyler, yani cezayı birisi bize veriyorsa, bu bizden daha üstün makam da olmalı, bu da tanrının varlığını ortaya çıkarır. Ayrıca kötülük yanıldığı için yapar diyor, insanlar için. burada Yanılgı, bizim kendi düşüncelerimizden farklı başka bir kişinin bizi yanılttığını gösterir, bu da apaçık şeytandır.

3. Platon

platon, Ruh ölümsüz olduğuna göre, aranan doğru ile daha önceki hayat dönemlerinde muhakkak karşılaşmış olmalıdır. Ölümsüz bir ruh taşıyan insanoğlu için "öğrenmek", eskiden bilinen bir şeyi hatırlamaktan (anamnesis) başka bir şey değildir, demiştir.Burada ne var dimi. Platon: Sokrates'in öğrencisidir. Ruh ölümsüz olduğuna göre diyor, burada bedenin bir gün yok olduğunda, ruhun yine kalıcılığından bahseder. Ruhun kalıcı olması demek, bu dünyaya has mıdır? Sokrates kötüler cezalandırılacak derken, bir başka evrenden kastederken öğrencisinin böyle düşünmesi? tabi ki de öldükten sonra bir başka evrene olan inancını gösterir. 'Öğrenmek'' eskiden bilinen bir şeyi hatırlamaktan başka bir şey değil dediyse, her önermenin zıttı olduğunu düşünürsek, örnek: iyi<kötü, güzel<çirkin, en azından(sıfatların) buna da bu önermenin tersi öğrenememenin yanılgıdan başka bir şey değildir, yanılgıyı yapan içimizdeki bir ses , bu ses kendi benliğimiz içinde değilse, çünkü kendi benliğimiz bizi hataya düşürmez, o zaman bu yine olduğu gibi yanılgılara sebebiyet veren Şeytanın oyunudur, çünkü birçoğuna göre İnsan; iyi yaratılmıştır ve, kötülüğü eğitimle engellenebilir, engellemekten kastım, kuranda ayet; Aklınız kullanın derken, bunu da açıklar. Aklını kullanmayan insan, yanılgılara düşer,şeytanın oyununa gelir.

4.Epiktetos

Tanrı’ya güvenmek, vicdanın sesini dinlemek ve insanların kardeşçe yaşamaları esasına dayanmaktadır. Ve . Ona göre insanlar akıllı yanlarıyla Tanrı’nın çocuklarıdırlar ve kendilerinde tanrısal öğeler taşırlar.
Unutulmamalı ki bu kişi de kendine referans olarak Sokratesi almıştır, onun izinden gitmek istemiştir. Gelelim bu cümlesinin açıklanmasına.Tanrıya güvenmenin diyor, vicdanın sesini dilemek ve insanların kardeşçe yaşamaları esasına dayanır derken, Allah'ın insanlar için bildirmiş olduğu komşular için, çocuklarınız, büyükleriniz, akrabalar, için Hatta Kurban bayramını birlik ve beraberlikten öte yoksulları doyurmak için, aslında Kurana göre de yaptığımız tüm iyilikler Allah için fakat, Bu iyiliklerin temelinde Allah'a olan farz ibadetlerin yanında, İnsanlarla olan iletişimimiz de önemli, ve burada Epiktetos bunu kastetmiştir, Işıklar ülkesine gidecek olan yolun, İnsanlara yardım etmek onlarla kardeşçe yaşamak olduğunu söylemiştir.
Ve diğer cümlesine bağlı kalarak, Akıllı insanlar, akıllı yanlarıyla Tanrının çocuklarıdır. şöyle ki; Tanrı bize iyi olmamızı emreder, ve iyilik için yaşamamızı (farzlar dışında) burada da Tanrının çocukları olmadan bahsetmenin dışında kendilerinde Tanrısal Öğeler taşır. bunu sakın Allah'a şirk koşmak anlamayın. Tanrısal ögeler derken, merhameti,bağışlayıcı olması,sevmesi,affetmesi,iyiliği emretmesi tabi ki de ;Allah insanlardan çok daha fazlasına sahip, ama burada düzey önemli değil, burada onun özelliklerinden bahseder. Tanrı inkar etmez.

5. Epikür

kaderi açıklar: “Bazı olaylar tanrının belirlediği değişmez yazgıyla, bazıları kontrol dışı gerçekleşen rastlantılarla, bazıları da bizim irademizle gerçekleşir.”kendi kaderini belirleyebilir. Elbette insan iradesi birçok içsel ve dışsal koşul tarafından belirlenmektedir; ancak insan bunlara rağmen kendi kararını verebilmekte.

Epikür bize bazı olayların Tanrı belirlediği değilmez yazgıyla yani bu İslamda da aynıdır, bazı kaderler değişmez bunlar ölüm gibi, veya daha düşük ama hayatımıza etki edecek kaderler değişmez fakat diyor ki bazı kontrol dışı rastlantı veya bizim irademizle gerçekleşir. Yani insanın küçük şeyler, hataları bizim irademizle gerçekleşir, bunu Allah'a sebebiyet veremeyiz, bu hatalar bizim hatalarımız. Ve bu noktada kendi kaderini belirler diyor, kısaca insan kendi seçimleri sonucu vereceği şeyleri kendi kararına kendi bağlayabilir, ayrıca; ''Değişebilen kaza kadere kaza-i muallak denir. Bir kimse, iyi amel yapıp duası kabul olursa, o kaza değişebilir.'' bu söz de kaza değişebileceğini görüşünü destekler.

Epikür resmi bulamadım, heykel koymak istemiyorum.

Benim bence'm bu kadardı. Buradaki amacım size Antik Çağdaki filozofların tabi ki de Allah veya Yaratanı kabul ettikleri değil, Ama şu sözü unutmayın, İnsanlar iyi yaratılmıştır, yanılgılar insanları farklı noktalara sürükler. Ve buradaki birçok adamda ister istemli veya istemsiz tanrının varlığını, veya Allah'tan bize gelen bazı şeyleri, doğruladığını kendi idrak yeteneğiyle açıklar. Ateizm saçmalıktır. Ateizm, bir ergen topluluğunun, veya çıkmaz sokaklarda, bilgisizce hareket edenlerin, düşünürken yanılgılarla yolda devam edenin bir görüşünden ibaret. Sağlıcakla kalın.


3|2
45

En İyi Kız Görüşü

  • Son paragrafdaki ateiszm açıklamasını beğendim.

    0|0
    0|0

En İyi Erkek Görüşü

  • Ateizm, saçmalıktan ötedir, ahmaklıktır.
    Pisagor'un bahsettiği sonraki hayat, ahiret değildir. O sözlerinden reenkarnasyona inandığı sonucu çıkar. Reenkarnasyon da İslam ile bağdaşmaz.
    Filozofların bu sözleri akıl ile ulaşılabilecek şeyler değildir. Buradan da anlaşılacağı üzere filozoflar, peygamberlerin bildirdiklerinden etkilenmişlerdir.
    İlk insan ve ilk peygamber Hazreti Adem'den beri gelmiş olan tüm peygamberler aynı iman esaslarını bildirmişlerdir. Bu bilgiler aklın üstünde bilgilerdir. Ama akla aykırı değillerdir. Filozoflar da bu kabulleriyle peygamberlerin bildirdiklerinin akla aykırı olmadığını göstermiştir. Ne var ki, peygamberlerin bildirdiklerine tam tâbi olmayıp akılla ulaşılamayacak bilgilerde de aklı hüccet görmüşler, bir doğrunun yanına bir de yanlış sıkıştırıvermişlerdir.

    1|1
    0|1

Senin görüşün nedir?

Kızlar Ne Diyor 3

Erkekler Ne Diyor 4

  • En kral flozof'a bile yaraticiyi hepten reddetmek sacma gelmistir. Bir cogu kendi yaraticisini kendine uygun bicimde tanimlamis ve adlandirmistir. Bir dusunurun , yasam olmekten ibaret , sonrasi yokluk fikrini savunmasi zaten dusunur olmasina en buyuk engeldir. Yaratici herkesin icinde vardir , fakat kendince uygun bulmayanlar ya tanimini degistirir ya da spesifiklestirir. Dil yok etse bile zihin asla tamamen yok edemez.

    0|0
    0|0
  • Bu tür yazılar oldu olası dikkatimi çekmiştir. Bu sitede de bunlara rastlamak gerçekten güzel. Güzel bir yazı olmuş.

    0|0
    0|0
  • Kötü

    0|0
    0|0
  • Tanrı var ya da yok, filozofların bazıları ateist, bazıları deist, bazıları ise dinlidir.

    0|0
    0|0
Yükleniyor...