Yazmak Bir Tutkudur, Vazgeçemezsiniz

Benim en büyük hayalim yazar olmak. Şu anda iki tane roman yazıyorum; biri bitmek üzere ötekine yeni başladım. Bu sene ya da seneye yayın evlerine başvuru yapacağım ve eserlerimi bastırmaya çalışacağım. Umarım başarılı olurum... Şimdi size çocukluğumdan itibaren yazınla olan ilişkimi anlatacağım.

Çocukken, kitap okumayı çok severdim. Okuma sevgim zamanla yazma isteğini doğurdu. Bazen okuduğum kitapların sonunu beğenmez ve kalemimi kağıdımı alır, kitaba kendimce bir son yazardım. Bir keresinde Kafka'nın Dönüşüm kitabını değiştirip ona benzer minik bir hikaye yazmıştım. Günlük tutmayı da severdim. Yazı yazmanın beni ne kadar mutlu ettiğini fark edince hikaye yazmaya başladım.

Yazdığım ilk hikayenin ismi "Renkli Hayat" idi

Görme engelli bir kızın hayatını anlatmıştım. Sanırım bu konuyu seçmemin sebebi benim de görme konusunda problemler yaşamam. Epey acemice bir yazıydı ama sonuçta ilk çalışmam oydu.

İkinci yazım bir masal kitabı oldu. İsmi, Kediler Çok Vahşiler. Yazlıkta baktığım bir kedimi ve yaşadığımız anıları kaleme almıştım.

Üçüncü yazım bir öyküydü. İsmi Zenginin Malı+Züğürdün Çenesi=Derebeyi

Absürd ve saçma bir isim olduğunun farkındayım ama o zamanlar bana çok hoş gelmişti. Konusu orta çağda yaşayan bir derebeyinin (o yıllarda en az krallar kadar zengin ve saygı değer toprak sahipleri) hizmetçisine aşık olması ve karısını aldatmayı düşünmesi. Yazdığım ilk aşk temalı öykü buydu ve sanırım şimdiye dek yazdığım en berbat şeydi. Hiç aşık olmamış ufak bir çocuk aşk hakkında ne yazabilir ki? Zaten hikayenin sonunu getiremedim, yarım bıraktım.

İnsan ne kadar çok yazarsa o kadar açılıyor

Hem kalemi güçleniyor hem de hayal gücü zenginleşiyor. Yazmaya kısa bir ara verdikten sonra Yirmi Birinci Yüzyıl Vampirleri adlı çalışmama başladım. Yirmi birinci yüzyıl vampirleri benim öyküden romana geçiş eserimdi. Konusu oldukça değişikti. Psikolojik sorunları olan ve vampirlerin varlığına inanan bir adamın hayatını anlatıyordu. Kitap o kadar güzel ilerliyordu ki onu bastırmayı düşündüm. Lakin başıma çok kötü bir olay geldi. Bilgisayarıma virüs girdi ve kitabım silindi. O kadar üzüldüm ve hayal kırıklığına uğradım ki günlerce ağladım ve artık hiçbir şey yazmayacağımı söyledim.

Ancak başlıkta da belirttiğim gibi yazmak bir tutku ve vazgeçemiyorsunuz. Kısa süre sonra aklıma yeni yeni konular gelmeye başladı ve sonunda dayanamayıp 'tekrar yazmalıyım' dedim. Bilgisayarıma virüs girmesi gözümü korkutmuştu bu yüzden yeni hikayemi bir deftere kendi el yazım ile yazacaktım.

Hikayemin konusu oldukça karmaşıktı. Osmanlı imparatorluğunda geçiyordu ama işin içinde sihir ve büyü de vardı

Kitaba bir isim vermemiştim. Baş karakterin ismi Zülkarneyn idi. Nedense o adı çok seviyordum. Ancak şanssızlık peşimi bırakmadı. Bir gece yazlıktaki evimize hırsız girdi ve benim çantam dahil birçok şeyimizi çaldı. Yazdığım kitap, o çantanın içindeydi. Bu sefer fazla ağlamadım, alışmıştım. 'Bir daha asla yazmayacağım' da demedim çünkü kendimi durduramayacağımı biliyordum. Kitabımın çalınmasından bir ya da iki ay sonra yeni bir romana başladım. Bu sefer bilgisayara yazıyordum ama kaybolmaması için flash diske de kaydediyordum.

Konusu Afganistana göreve giden Amerikan askerlerinin yaşadığı maceralardı

Kitap bitti ve bastırmak istedim fakat annem kitabın biraz acemice olduğunu, kitap bastırma fikrimi daha sonraya saklamamı söyledi. Ben de onu dinledim. Beni motive etmesi ve anı olarak kalması için yazdıklarımı bir kitap haline getirtip bastırdım, yani sadece bir kitap bastırdım. O kitabı hala kütüphanemde saklıyorum ama şu an okuyunca fark ediyorum ki gerçekten çok acemice yazmışım.

Şu an yazdığım iki kitap hakkında bilgi vermeyeceğim çünkü onları kesinlikle bastırmayı düşünüyorum. Hatta bir yazara okuttum ve fikirlerini aldım. Kitaplardan birinin ismi Hançer ötekine henüz isim koyamadım.

Son zamanlarda OKB hastalığım arttığı için yazı yazarken heyecanlanıyorum ya da takıntılarım tutuyor. O yüzden kötü yazmış olabilirim. Yine de bu yazının bazı insanlara moral vereceğini umuyorum. Hayallerinizden asla vazgeçmeyin. Kim bilir belki bir gün gerçek olurlar. :))


0|2
4|3
Hao_Asakura KizlarSoruyor'da Editör
Editör kimdir?

Senin görüşün nedir?

0/2000

Gönder

Erkekler Ne Diyor 3

  • 3ay

    Asıl mesele aslında yazmaktan çok, bu işi resmiyete dökebilmek. Bastırmak için aranılan yere duyulan güven, verilecek para ve diğer pek çok soru insanı yoruyor.

    1|0
    0|0
  • 2ay

    Çok güzel bir bence yazmışsın emeğine sağlik

    1|0
    0|0
  • 3ay

    yazmak iste yeterki :D

    1|0
    0|0

Kızlar Ne Diyor 4

  • 2ay

    emegine saglik..

    1|0
    0|0
  • 2ay

    zenginin malı + züğürdün çenesi = derebeyi bence bu isim çok iyi ben bir tarihçiyim eğer izin verirsen bu ismi bir kitap ismi ya da kitapta geçen bir bölüme koymak isterim bu arada çalışmaların için tebrik ederim

    1|0
    0|0
  • 3ay

    edebiyat falan mı okuyorsun

    1|0
    0|0
  • 3ay

    Güzel olmuş, emeğine sağlık :))

    Ben de severim yazmayı. Henüz içimi dökmek ve ufkumu genişletmek amaçlı kendi çapımda yazıyorum ama sınavları atlattıktan sonra bir platformda yayınlayacağım yazdıklarımı :)

    1|0
    0|0
Yükleniyor...