Mağaralarda Yaşam, Yer Altında Kurulan Şehirler: Kapadokya

Yarış atı muamelesi gördüğümüzü hissettiğimden beri yazmıyordum. Bilirsiniz işte. Ne denli paylaşımcı ruhunuz varsa, o denli uzak kalamıyorsunuz paylaşmaktan. Elim ne zaman bir şeyler karalamaya başlasa, beynim anında komut veriyor, aynı elim yazdığı her satırın üzerine üç katlı bir çizgi çekiyordu. Ne zaman ki bu sihirli, baş döndüren, kendine hayran bırakan şehri gördüm. İşte o gün "bu şehir öyle güzel yazılır ki" demekten alıkoyamadım kendimi.

Sayfalara sığdıramayacağım kadar muhteşem cümleler kurmak gelse de içimden, hatta "anlatmaya yetecek mi" endişesi taşısam da, bir yerlerden başlamak gerekiyordu. Başladım. Ne kadar sürer, ne kadar zaman alır, sıkılır mısınız, sonuna kadar okur musunuz, ilginizi çeker mi, kaç bölümde yazarım hiç bilmeden başladım üstelik. Okuyun isterim. Hatta okumak kesmesin sizi, fırsatını yaratın ve gözlerinizle görün. Hani "ülkemizin her yanı ayrı bir cennet" tabirini kanıtlarcasına kendinizden geçeceğinize dair şüphem yok.

Unutmadan. Görsellerin tamamı amatör makinemle, yine amatörce çektiğim karelerdir.

Kapadokya

"Medeniyetin Beşiği" diyor tarih kitapları. Bana da sorarsanız ülkemin her yeri medeniyetin beşiği. Bir de medeni olmayı becerebilseydik.

Balon ile 700 metre yükseldiğinizde kesilmeye başlıyor nefesiniz. 1000 metrede darmadağın oluyorsunuz. Ama nefesini kesen hava basıncı falan değil. Gözlerinize inanamadığınız doğa. Asırlar önce, Erciyes ve Hasan dağlarının patlaması ile bölgeye dağılan lavların soğumasından sonra oluşmuş bu mucizevi coğrafya. Tarih, tabiat ve insanoğlunun el ele vermesi ile harikalar yaratılmış bölgeyi üç kategoride toplamak gerek.

- Dünyada eşi ve benzeri bulunmayan tabiat mucizesi, peri bacaları ve vadiler.

- Hz. İsa'nın, Meryemin, Azizlerin ve İncil'de geçen konuları simgeleyen tasvirlerini anlatan freskli kaya kiliseleri.

- İsa'dan önceki yıllarda yapıldıkları tahmin edilen, daha sonra genişletilerek hem gizli ibadet yeri, hem de sığınak olarak kullanılan, kimine göre dünyanın 8. harikası olarak nitelendirilen yeraltı şehirleri.

Neolitik dönem sonrası Hititlere, Friglere, Medlere, Perslere, Romalılara ve Selçuklulara, yakın tarihte de Ermeni ve Rumlara ev sahipliği yapmış. Adım attığınız her köşede kilise ve yeraltı şehirlerine denk geliyorsunuz.

Göreme ve Peri Bacaları

Binlerce yıl önce, Erciyes dağı faaliyete geçince, lavlar yaklaşık 20.000 km² lik bir alanı kaplamış. Lavlar söndüğünde bu bölge yüzyıllar boyunca büyük rüzgar ve su erozyonuna uğramış. Bu erozyon sonucunda topraklar aşınarak sürüklenmiş. Sonrasında bu aşınmaya dayanabilen kayalar açığa çıkmış. Çakıllı ve sert küçük kaya parçaları, kendinden daha büyük kayaların üzerinde kalarak bugünkü görünümünü almışlar. Adına da peribacaları denmiş. İnsanın bu görüntüler karşısında şaşkınlığını gizlemesi mümkün değil.

Anlatılanlara göre, Göreme'nin ilk adı, arap baskısı nedeniyle bölgedeki vadilere sığınan hristiyanların "göremesin" anlamına gelen "gör emi" demesinden sonra "Korama" dır. "Gör emi" nasıl göremesin oluyorsa artık. Elbette Türkçeleştirmemek gerek. Buradaki "emi" sizin bildiğiniz "gözün kör olmaya emi" deki "emi" değil.

M.S. 6. yy'dan 9. yy' ın sonlarına kadar Hristiyanlığın büyük merkezlerinden biri olan Göreme civarında 400 kilise bulunuyor. Bunları görebilmek için üç gününüzü sadece Göreme'ye ayırmanız gerek.

Kiliselerin çoğunu tek tek geziyorsunuz gezmesine de, resim çekmek ve kameraya almak, her nedense yasak. Ha bir de nereye girsen paralı.

Kendi toprağımda, medeniyetler tarihini incelemek için neden para ödemek zorunda kaldığıma hiç anlam verememiş olsam da, makul rakamlar yerine anlamsız bedeller ödemek çok zoruma gitti açıkçası.

Ürgüp

Temenni tepesi eteklerine kurulmuş. Tarihi haritalarda adı Osiana olarak geçiyor. "Kapadokya'yı dünya turizmine tanıtan, önce Ürgüp olmuştur" diyor yerli halk. Her ne kadar ben beceremesem de "günbatımını mutlaka buradan izlemek gerek" diyenler çoğunluktaydı. Turizm rehberlerinde ve kataloglarda da resmedilen, "üçgüzeller" adıyla da anılan meşhur kare işte bu. Üçgüzellerin önünde duran da ben deniz Rüzgar. Bir hayli yaşlanmışım :)

Uçhisar

Görkemli bir kale karşılıyor girişte sizi. "Kocaman bir kayalığı elleriyle delik deşik etmişler" diye geçiriyorsunuz içinizden. Haksız da sayılmazsınız. Yeraltı şehirlerini nasıl yaptıklarına akıl sır ermediği gibi, bu kale ve yaşam alanlarını nasıl bu hale getirdiklerine de akıl erdiremiyorsunuz. Benim gibi şaşkın şaşkın bakıyorsunuz sadece.

Ortahisar

Bu da başka bir kayalıktan oluşma kale. Üzerinde Türk Bayrağı asılı olması ayrı bir gurur elbette. Sonradan inşa edilmiş, olabildiğince dik basamaklardan tırmanmayı becerebilenler tepesine değil de yarısına kadar gelebiliyorlar. Doruğu görmeniz hayal. Eğer dağcı değilseniz ve ekipmanlarınız yoksa.

Ihlara Vadisi

Vadiyi gezmek için, teoriye göre 600 bana göre 10.500 basamaktan oluşan merdivenlerden, yaklaşık 15 dakikada aşağı iniyorsunuz önce. Sonra yaklaşık 4 km yi bulan bir yolculuk başlıyor. Yürümekten başka çıkar yolunuz yok. Yaklaşık 2 saatte vadinin sonunda küçük bir çağlayana ulaşıyorsunuz ulaşmasına da, sakın heveslenmeyin. Vadiden çıkış yok. Geldiğiniz yolu aynı mesafe ve sürede geri döneceksiniz. Başladığınız yere geldiğinizde, hani o indiğiniz basamaklar var ya. Susayım değil mi? Yok yok büyük bir zevkle söyleyeceğim. Vallahi de çıkacaksınız, billahi de çıkacaksınız. Değme dağcı ve sporculara taş çıkaracak cinsten olmasa da, her 100-150 basamakta bir 10 dakika mola vererek hem de. Yanınıza bol miktarda su almayı sakın ihmal etmeyin.

Vadinin tam ortasından Melendiz çayı geçiyor. İşte bu çay sayesinde ortalık yemyeşil. Yüksekliği 150-200 metreyi bulan sarp kayalıkların arasında bir kanyonda gezdiğinizi hayal edin. Bu kayalıkların eteklerinde yine mağaralar, oyuklar ve elbette kiliseler.

Vadiden çıkmayı becerebildiğinizde, hemen yakınında olağan üstü bir yapı karşılıyor sizi. Selime Katedrali. Yapıya hayran kalmamak mümkün değil. Yaşam alanları, eğitim yerleri, sığınaklar, ibadet yerleri, hepsi özenle ve akıl almaz bir düzenle kurulmuş.

Avanos

Selçuklular döneminde Evronos olarak adlandırılan kasaba, zamanla Avanos adını almış. Kendine has toprağı sayesinde çanak çömlekleriyle ün salmış bir tarihi yer. Bugün bile yöre esnafları, eski yöntem ağaç tezgah ve değirmenler ile aynı geleneği sürdürüyor, su testileri, güveçler, tabaklar, küpler ve süs eşyaları yapıyorlar. Ziyaretçilerine de deneme imkanı tanıyorlar. Mutlaka denemelisiniz. Ben yamuk yumuk bir vazo çıkarmayı becerdim.

Avanos'da muazzam bir seramik müzesi var. Mutlaka görülmeye değer. M.Ö. 30 yılına ait eserlerden, Osmanlı eserlerine kadar her türlü çanak, çömlek sanatkarlığını görmeniz mümkün. Hayran kalıyorsunuz o işçiliğe.

Bunlar, müzede korunan paha biçilemez Osmanlı dönemi eserleri.

Bunlar da M.Ö. 30 yılına ait toprak eserler. Muhtemelen Hititlerden kalma.

Derinkuyu ve Yeraltı Şehirleri

Kapadokya'daki yeraltı şehirlerinin yapılmasında öncülük edenlerin mağara devri, neolitik (cilalı taş devri) ya da prehistorik (eski taş devri) dönemlerde yaşamış insanlar olduğu, daha sonradan gelen Hitit, Roma, Bizans kavimlerinin kendi ihtiyaçlarına yönelik dikey ve yatay kazarak inşa ettikleri söyleniyor.

Zaman zaman eğilerek, zaman zaman sürünerek ilerleyebiliyorsunuz aşağılara. Yerin yaklaşık 150 metre altında suyu bulana kadar kazımış insanlar. Hayret edilen şey, onca hafriyatın nereye gittiği, o dönemin şartlarıyla ne kadar zamanda yapıldığı. Ne ile nasıl kazıldığı. Herkesin hemfikir olduğu şey ise, bu bölgede birbirlerine bağlantılı sayısız yeraltı şehirleri kurulduğu. Amaç ise, tamamen güvende olmak. Tüm saldırılara karşı gizlenmek ve korunmak. Lütfen haritayı inceleyin ve olağan dışı bir yaşamı düşünmeye çalışın.

Balon Turu

Başlarda kaygılanıyor ve binmeye çekiniyorsunuz. Sonra, "Böyle bir şeyi hayatım boyunca kaç kez yaşayabilirim ki" diye cesaretlendirerek kendinizi, bir gün öncesinden rezervasyon yaptırıyorsunuz. En güvenilir, en uzman pilotların olduğu firmaya, diğerlerine göre biraz daha fazla bedel ödeyerek elbette. Sonuçta sadece hava ile yoğunlaşan, dümeni olmayan, rüzgarın götürdüğü yöne gidecek olduğunuz 1000 metre yükseklikte uçacağınız bir araç. Balon işte. Ne kadar güvende hissedebileceksiniz ki kendinizi. Bir şey söyleyeyim mi size. Gördüğünüz manzaraya takılı kalmaktan, güvende olup olmadığınız aklınıza bile gelmiyor inanın.

Saat sabahın beş buçuğu. Güneşin yükselmemesi ve sıcak olmaması gerekiyormuş. En son saat 08.00 gibi yerde olmalıymışız. Yoğuşma nedeniyle düşüş kesinmiş. Hatta kalkış imkansız.

Güneşin doğuşunu havada izlemek nefes kesici.

Şehrin ayaklarınızın altından kaydığını hissetmekse anlatılamaz.

Birkaç güne sığdırmaya çalışarak adım adım gezdiğiniz o yerlere 700-800 metre yüksekten çıplak gözle uçarak izlemenin değeri ise paha biçilemez. O lavların, erozyonların, bu vadileri kayalıkları oluşturmasındaki mucizelere tanık olmak mı? İfade edemiyorum.

Muhteşem manzaraları en fazla 1000 metre yükseklikten yaklaşık 1,5 saat izledikten sonra, sağ salim yere ayak basmanızı, şampanya patlatarak kutluyorsunuz. Dua ederek kutlayanlar, ekibin "vallahi içinde alkol yok, sıfır alkol" ısrarlarına dayanamayarak yudumladıkları içkinin, şampanya değil de enerji içeceği olduğunu anladıklarında rahat bir nefes alıyorlar ancak.

Elimden geldiğince ve döndüğünce dilim, kısaca anlatmaya çalıştım Kapadokya'yı sizlere. Elbette yazmakla sayfalara sığdıramayacağım bir güzellikten söz ediyorum. Ve yolunuz mutlaka bir gün düşerse bu tarih kokan yerlere, testi kebabı yemeden, çanak çömlek yapmayı denemeden, balona binmeden, yeraltı şehirlerini görmeden, ıhlara vadisinde Melendiz Çayı'nda çıplak ayak yürümeden ve mutlaka şu aşağıda listeleyeceğim yerleri de gezmeden dönmeyin derim ben.

Aynalı Kilise, Esentepe, Tokalı Kilise, Karanlık Kilise, Saklı Kilise, Elmalı Kilise, Meryem Ana Kilisesi, El Nazar Kilisesi, Zelve köyü, Çavuşin, Kaymaklı, Kızılçukur, Paşabağları, Gülşehir, Açıksaray, Mustafapaşa, Soğanlı, Sobesos Antik Kenti, Güzelyurt, Sultanhanı Kervansarayı, Öresin Han.

Konaklayacağınız yer ise bir otel konforu aramadan, mağara süitler olsun. Cave Otel olarak anılan bu mekanlar, yaz sıcaklarında klimaya ihtiyaç duymadan serin serin, kış aylarında bir pike ile rahatça uyuyabileceğiniz, çıtır çıtır yanan şöminenin yanında, yurt dışında yörenin ödüller almış özel şaraplarından keyifle yudumlayarak dinleneceğiniz, mağara odaları ile doğallığını bozmadan restore edilmiş mekanlar. Tercih sizin.


11|5
16|13
Blueobsession KizlarSoruyor'da Editör
Editör kimdir?

Senin görüşün nedir?

0/2000

Gönder

Kızlar Ne Diyor 16

  • Vuuu müthişti.
    Çok güzel anlatmissin abicim ☺
    Umarim bir gün görmek kısmet olur, çocukluğumdan beri ilgimi çeken bir yerdi ve senden dinlemesi çok cok cok güzeldi.
    /Bu arada göbek yok yok 🙈

    0|1
    0|0
    • Teşekkür ederim tatlımcım. :)
      Lütfen bir fırsat yarat ve git. Bayılacağına eminim.
      Poz verirken içime çektimmmmm :)))))))))))))))))

    • Hepsini Göster
    • Olsun olsun, balkonsuz ev göbeksiz erkek olmaz deler her şeyin bir oluru var :))

    • Kayseriye kadar uçak, sonrası hap ile 45 dk. :) Dayanabilirsin. :)

  • Bana mağara alacak bir herif arıyorum.

    0|2
    0|0
  • Fotoğraftaki yerlerin hepsine gittim ☺

    0|1
    0|0
    • yani? bayıldın değil mi benim gibi sen de. :)

    • Buralara kardeşimle birlikte gitmiştim sanırım 2 yıl önce :) ve yaz günü hava çok sıcaktı, o zamanlar gezerken sadece taş mı görmeye geldik diye hayıflanıyor, o sıcakta gezmek istemiyordum :D en çok üzüm tarlalarına bayıldım :D

  • Yarin gidicem kapadokyaya :-D Kucukken gitmistim ama unuttum haliyle, yillar gecti uzerinden :-D

    0|1
    0|0
  • Ben gittim cidden harika biryer herkese tavsiye ederim

    0|1
    0|0
  • Çok güzel bir paylaşım olmuş eline sağlık abi. Bende Konya da okudum gezmek istedim oraları Konya yakın ama bir türlü fırsat bulamadım

    0|1
    0|0
  • Ben de gitmiştim harika bir yer

    0|1
    0|0
  • Kapadokya <3

    Ellerine sağlık ^_^

    0|1
    0|0
  • Medeniyet beşiği Hatay ve Mardin değilmi ya 😄

    0|1
    0|0
    • yurdumun her karışı medeniyetin beşiğidir efendim. Her ne kadar bizler buna uzak kalıyorsak da. :)
      Teşekkürler ilginize.

  • Güzel kültürel bir paylaşım

    0|1
    0|0
  • Muhtesem bir anlatim, sanki tekrar gitmisim de o anlattiginiz yerlerde geziyormusum gibi hissettirdiniz bana. Sizin anlattiginiz gibi harika bir sehir büyüleyici bir atmosfer. Tabii asik oldugum adamla gitmis olmaminda verdigi ayri bir güzellik olabilir.. En cok yeralti sehri ve zelvedrn etlilenmistim, ne yazik ki bir daha ömür boyu gidememek beni cok üzüyor.. Paylasim icin tesekkürler

    0|1
    0|0
    • Teşekkür ederim. Ama neden tekrar gidemeyeceğinizi hatta bunu "bir ömür" ile netleştirdiğinizi merak ettim.

    • Hepsini Göster
    • Cok iyi, eminim Karadeniz'de pozitif iz birakacaktir

    • Hiç şüphesiz 😊

  • Bu şehir bana 1 saatlik mesafede çok farklı etnik ve otantik bir atmosferi var bünyede bağımlılık etkisi yaratabiliyor bunlarda benden;

    http://i.hizliresim.com/VYn6Ev.jpg

    http://i.hizliresim.com/OM6BV4.jpg

    http://i.hizliresim.com/OM6BLn.jpg

    http://i.hizliresim.com/PMWBOd.jpg

    http://i.hizliresim.com/VYn69y.jpg

    1|2
    0|0
    • Harikasınız. Ve bir o kadar da şanslı.
      Teşekkürler.

    • Ben teşekkür ederim enfes bir anlatım olmuş okurken bir kez daha sevdim yurdumun en büyülü köşesini :) İyi forumlar :)

  • ellerinize sağlık güzel olmuş

    0|1
    0|0
  • Çok güzel olmuş yazı tesekkğrler

    0|1
    0|0
  • Çok pis kıskandım şu anda sizi, itiraf etmeliyim.
    Balondan görüntüler ve renklerin yansımasına hayran kaldım. Olmaz ama yaaa

    0|1
    0|0
  • 1 ay önce kapadokyadaydım 2 gün kaldım anlattığın kadar iyi değildi hiç birşey. Sadece balon için gidilir bence. Bir özelliği yok ve nereye elini atsan her yer ücretli gidecekler kendini ona göre hazırlasın.

    0|0
    0|0
    • Ne beklediğinizle doğru orantılı elbette bu durum. Ben bir haftaya sığdıramadım, siz iki günde sıkılmışsınız. Gençlik deniz havuz güneş seviyor. Ondan olsa gerek.:)
      İlginize teşekkürler.
      Sevgiyle kalın. :)

Erkekler Ne Diyor 13

  • Kısacası harika bir yer ve siz de tek kelimeyle muhteşem anlatmışsınız. Elinize sağlık :)

    0|1
    0|0
  • Ellerine sağlık dostum. Gitmiş kadar oldum. Çok akıcı ve detaylı anlatmışsın :)

    0|1
    0|0
  • satır aralarına sıkıştırdığın ibretlik cümleler donanımlı biri olduğunu gösteriyor.
    muhteşem görselden çok bu dikkatimi çekti.

    0|1
    0|0
  • mükemmel bir yazı olmuş elinize sağlık gitmiştim bir daha yaşadım ıhlara vadisiden çıkış işi harbi sıkıntılı benim için değil annemi son çeyrekte taşımak zorunda kaldım o yüzden banada acısı hissettirildi balon ayrı bir keyif ona zaten söylecek söz yok hisara gelirsek ben son çeyreğe kadar çıkmayı başarabildim aşağı bakınca 4 kişi zor indirdiler beni çıkıp ALLAH tan almanlar yüksekten korkmuyolardı :)

    0|1
    0|0
  • Eline sağlık arkadasım güzel olmus

    0|1
    0|0
  • Güzelmşş

    0|1
    0|0
  • Detaylı bir anlatım ve görsellere birleşmesi akıcı bir anlatım güzel Eline emeğine sağlık.

    1|1
    0|0
  • Eline Sağlık Güzel Bir paylaşım olmuş.

    0|1
    0|0
  • Çok güzeldir. Annemin memleketi Avanos. Fırsat buldukça kaçıyoruz. Evin altında ufak mağara var Ufak değilmş aslında ama kapatılmış bir kısmı.

    Çok güzel anlatmışsınız elinize sağlık.

    0|1
    0|0
  • Nuri Bilge Ceylan 'ın Kış Uykusu filmini de tavsiye ederim buraları görmek için

    0|1
    0|0
  • Reptilianlar varmış o yer altı şehirlerinde, doğru mudur?

    0|1
    0|0
    • :))))
      Vallahi bana denk gelmedi. Ama kainatta öyle çözülememiş gizemler var ki. İnsan neye nasıl bakacağını şaşırıyor. Teşekkürler ilginize. :)

  • Tatil'in cok güzel gecmis Rüzgar abi, sevindim senin adina.. Hatta kiskandim.

    Bizim ülkemiz gercekten cok farkli.. Sanki dünyanin ortasi... hersey orada oluyor..

    0|1
    0|0
  • Eline sağlık baya uzun olmuş :)

    0|1
    0|0
Yükleniyor...