Game of Thrones'un Sezon Finali Yaptığı Şu Dönemde Çok Faydalı Tarih Dersleri

Geçmişini bilmeyen geleceğini bilemez derler. Haklıdırlar, mesela Game of Thrones. Ya da kitaplardaki ismiyle A Song of Ice and Fire feci bir tarihi olan bir hikaye.

Ben de bu bayağı kapsamlı tarihi sizlerle paylaşmak için bir yazı dizisi hazırlamaya karar verdim. Neden mi? Çünkü işim gücüm yok şu sıralar.

Hikayemiz genel olarak Westeros isimli, Britanya'nın yandan yemişi olan bir kıtada geçiyor.

Westeros'un tarihi nerden baksanız bir 12.000 yıl kadar geriye gidiyor.

Kıta'nın asıl sahipleri Children of Forest(Orman çocukları) diye bilinen kadim bir halk. 12.000 yıl kadar önce, ilk insanlar Güney'den Westeros'a geçtiler, bronz silahları ve iri cüsseleriyle, ufak tefek, ejderha camından silahlar kullanan orman çocuklarıyla hummalı bir savaşa tutuştular.

Nesiller boyu süren savaş günün birinde birilerinin 'Yav abi biz neyi paylaşamıyoruz mk ya' demesiyle sona erdi ve insanlar ile ormanın çocukları God's Eye isimli bir gölün ortasında anlaşma yaptılar. Ormanlar çocuklara, geri kalan araziler ise insanlara kalacaktı. Hiçbir insan da kutsal weirwood(Bi çevirisini bulamadım, kitaba has bir terim) ağaçlarına saldırmayacaktı.

Zamanla insanlar orman çocuklarının şekli, şemali olmayan tanrılarını benimsediler ve çocukların şamanistik kültürlerine de aşina oldular. Bu tanrıların herhangi bir öğretisi, bir dayatması yoktu, doğa ile bütünlük, şahsi onur, haysiyet, ataya saygı gibi kavramlar üzerinden şekillenirdi. Druidizm, paganizm, biraz da şamanizm benzeri olduğu düşünülebilir. Ve dualar weirwood ağaçlarının önünde edilirdi. Aynı zamanda bu ağaçların eski tanrıların gözü kulağı olduğuna inanılırdı.

Kahramanlar Çağı

Bu çağa aynı zamanda Kahramanlar Çağı da deniyor, Stark, Lannister gibi ailelerin, Westeros'daki en köklü yerleşim merkezlerinin oluşmaya başladığı dönemdir bu. Buna belki günün birinde değiniriz.

Kahramanlar Çağı Kuzey'de Daimi Kış Diyarı'ndan gelen ak gezenlerin güneye doğru harekete geçmesiyle son demine 2000 yıllık bir barıştan sonra girdi. Bu karizmatik, soğuk, kuzeyli, damarlarında sıcak kan akan herşeyden ölümüne nefret eden abiler önlerine ne gelirse sağlı sollu girişmeye başlamışlar, katliamlar yapmışlardı. Hiçbişey önlerinde duramıyor, insanlar daha karşılarına çıktıklarında korkudan dizlerinin bağı çözülüyor, ormanın çocuklarının ejdercamından silahları dışında hiçbir silah karşılarında duramıyordu. Üstüne uzun gece gelmişti, üç nesil boyunca hiç kırılmadan devam eden koca bir kış yaşanmış, insanlar ve ormanın çocukları bu ölüm ortamında zar zor hayatta kalmıştı.

Azor Ahai isimli bir insan kahramanı Lightbringer(Işıkgetiren) diye bilinen yanan bir kılıçla ormanın çocukları ve insanlardan kurulu bir ittifaka önderlik eder ve ak yürüyenleri geri, Kuzey'e püskürtürler.

Kadim Stark Hanesi'nin kurucusu olan Bran the Builder, Westeros'un kuzeyine bir denizden, öte denize kadar uzanan, çeşitli büyülerle ve devler, ormanın çocukları vesaire halkların desteğiyle yüzlerce metre yüksekliğe uzanan devasa bir sur inşaa eder ve Gece Nöbeti adında bir yeminli kolluk kuvvetini bu Sur'da nöbet tutmak, Sur'un öte yanında güvenliği sağlamak ve Sur'un kuzeyindeki insan, dev, ak gezen türevi her türlü halkları güney tarafından uzak tutmak ile görevlendirir. Gece Nöbeti bri zamanların çok onurlu birimlerinden biridir. Lakin Ak Gezenler hafızalardan silindikçe sadece Sur inşaa edildiğinde kuzeyde kalmış olan yabanıllarla savaşan bir hat haline geldi, ve Starkların yönettiği Kuzey dışında kalan 6 krallık bu birime olan ilgisini ve saygısını yitirdi. Hikayenin geçtiği devirde sadece 3 kalesi hala ayaktadır. Kara Kale, Gölge Kulesi ve Doğu Nöbeti

Böylece Kahramanlar Çağı son bulur, Westeros coğrafi açıdan şu anki şeklini almıştır.

Yine bir 2.000 yıl kadar bir bela başa gelmez, Westeros büyük oranda insan himayesine girmiştir. Westeros'un çeşitli bölgelerinde kontrol sağlamak için çeşitli lordlar sürekli çarpışma halinde günlük savaş, katliam döngüleriyle geçinip gitmektedir.

Ancak Fatih Aegon'un Karasu Körfezi'ne gelişinden tam 6.000 yıl kadar önce Westeros'a Doğu'daki kıta olan Essos'dan yeni bir kavim gelir. Andallar.

Kıta'ya parmaklar diye bilinen bölgeden gemilerle çıkan andallar Westeros'un ahalisi ve orman çocuklarıyla yüzlerce yıl süren bir savaşa girişmişler ve Güney tarafında bir devlet kurmuşlardır. Gördükleri her weirwood ağacını yakan, orman çocuklarını bulduğu yerde öldüren bu manyak grup, aynı zamanda Westeros'a ibrahimi dinlerin bir Game of Thrones şubesi olan 7 tanrı inancını da getirmiştir. Bu inanç tek bir tanrının 7 farklı yüzüne tapıp ayrı ayrı saygı gösterme prensibine dayalı, ilk insanların pek kural olmayan, serbest, gelenekçi, herkesin kendi halinde olduğu dinine göre oldukça kuralcı, sıkı bir yapıdadır. Yazar George R. Martin aleni biçimde katolik hristiyanlarından ilham almıştır.

İlk insanlar her cephede mağlup edildikçe Kuzey'e doğru göçmüşlerdir. Ve The Neck(Boyun) diye bilinen bölgeden itibaren andalları püskürtmeyi başarmışlardır. Bu yüzdendir ki Westeros'daki 7 krallığın altısı yeni tanrılara inanırken Kuzey kültürünü korumuş ve eski tanrılara bağlılığını sürdürmüştür.

Buraya kadar olan kısım Westeros'un demografisini ve yapısını nasıl kazandığıyla alakalı. Bunun bir de siyasi kısmı var.

Westeros'un en büyük kırılma noktası, Fatih Aegon'un gelişi ile olmuştur. Aegon Kadim Valyria imparatorluğundan gelme, Dragonstone diye bilinen bir kalede olduğu için Büyük Felaket'i atlatmış bir valyrialı lorddur. Targeryan ailesinin reisidir. Aegon Targeryan, ejder kanındandır, Valyria kadin ve çeşitli gizemli güçlere hakim bir kavimdi ve gelmiş geçmiş en büyük imparatorluğu kurmuşlardı.

Sebebi bilinmeyen bir afet ile yerle bir oldular, bugün kendilerinin kalıntılarına bile pek yanaşılmaz. Aegon Targeryan geleneğine uyup iki kız kardeşini eş olarak almıştı ve onlar da büyük Balerion the Black'den geri kalan iki ejderhaya biniyorlardı. Ha bu arada, Aegon'un Game Changer'ı buydu: Ejderhalar.

Westeros andalların işgalinden sonra 7 farklı krallığın birbiriyle kavga edip durduğu, sürekli savaş ve yıkım çeken bir bataklıktı, Valyria'nın yıkımından sonra 100 sene kadar sakince Dragonstone'da bekleyen Targeryanlar, Aegon'un rotayı Westeros'a çevirmesi sonucu çok güçlü bir hanedan kurdular.

Aegon çok küçük bir askeri birlik ve üç adet ejderha ile sonradan King's Landing ismiyle bilinecek noktadan, Karasu Körfezi'nin yukarısındaki tepelere ordusuyla çıkar. Tek bir hedefi vardır, 7 krallığa diz çöktürüp Westeros'un mutlak hakimi olmak. Bu yedi krallık Dorne, Reach, Riverlands(Nehirdiyarı), Stormlands(Fırtınadiyarı), Westerlands(Batıdiyarı), Eyrie ve North(Kuzey) diye bilinir. Not olarak belirteyim, North, yani Kuzey, diğer tüm krallıkların toplamından büyüktür. Ayrıca Batı'da Iron Islands(Demir Adalar) diye bilinen bir bölge daha vardır.

Aegon çıkartmasını yaptıktan sonra derhal büyük bir güçle savaşma ihtiyacı duydu, King's Landing'e en yakın büyük güç, Demir Adaları'ndan gelip Nehirdiyarı'na devasa bir kale inşaa ettiren Kral Kara Harren'dı. Harrenhal'diye bilinen kaleye son taşın yatırıldığı gün Aegon Westeros'a gelmişti.

Harren Aegon'un küçük ordusunun kalesi ve büyük ordusu karşısında asla şansı olmadığını düşündüğünden pek ziklemedi, ancak kalesi yerden bir saldırıya karşı inşaa edilmişti, 1.000.000 adamla bile saldırılsa kale dayanabilirdi, lakin Aegon'un ejderha ateşiyle saldırması işleri bozdu, Harren, oğullarıyla beraber kalenin içinde yanarak can verdi.

Aegon böylecek Nehirdiyarı'nı fethetmiş oldu, Nehirdiyarı'na Tully hanesini vekil olarak atadı. Demir Adalar'a ise kendilerine usülleri gereği bir lider seçmelerini söyledi, onlar da Greyjoy Ailesi'ni reis seçtiler ve Greyjoylar Demir Adaları'nın vekili oldular. Böylece Demirdoğanların viking bozması yağma, tecavüz, kölecilik nizamı da ortadan kalktı ve Westeros'un tam ortasında yer alan Nehirdiyarı'na huzur geldi.

Valyrialı bir soylu olan Aegon, gayrimeşru kardeşi Orys Baratheon'u Fırtınadiyarı'nı ele geçirmesi için yolladı, fırtına kralı Argillac aptallık edip Orys ile açık savaşa kalkışınca Orys fazla zorlanmadan Storm's End'i ele geçirdi ve Aegon kendisini Fırtınadiyarı'nın vekili tayin etti.

Bu olaylara seyirci kalmak istemeyen Batıdiyarı kralı Loren Lannister ve Reach kralı Mern Gardner ittifak kurup 60.000 kişilik bir orduyla Aegon Targeryan'ın karşısına çıktılar. İki kız kardeşiyle birlikte üç ejderhaya binen Aegon, ordusunun mağlup olacağını anlayınca savaş alanını yangın yerine çevirdiğinde bölgenin adı 'Field of Fire(Yangın Merası) olarak değişti. Mern Gardner savaşta yanarak can verdi, Loren Lannister ise 'Abi yapma rica ediyorum, biz sen iki savaş kazanmadan fetih yaparsan fetihe benzemez diye geldiydik zaten seni yenmeye gelmediydik' diyerekten Aegon'a diz çöktü, karşılığında Batıdiyarı'nın vekili tayin edildi, Gardner Hanesi'nin son bulması üzerine de Gardner'ın yancısı Tyrell Hanesi Westeros'un en önemli ve verimli topraklarına sahip olan Reach'e yönetici tayin edildi.

Aegon bunun üzerine en büyük krallık olan Kuzey'e gözünü dikti. Kuzey'in Kralı Torrhen Stark, Aegon'un karşısına ordusuyla çıksa da, ejderhaları gözleriyle görünce adamlarını kesin bir ölüme götürdüğünü ve bu savaşın kazanılmasının mümkün olmadığını anlayarak Aegon'a diz çöktü, karşılığında Kuzey'in lordu ve koruyucusu oldu ve tarihe 'The King Who Knelt(Diz çöken kral)' olarak geçti

Eyrie'nin kralı da ejderhaya binme karşılığında biat etmeyi kabul edince geriye bir tek en güneydeki Dorne kaldı ancak dornelular, geri kalan krallıkların hatalarından ders çıkarıp Targeryan ordusuyla gerilla savaşına tutuştular ve 100 yıl boyunca ele geçirilmemeyi başardılar. Sonrasında evlilik yoluyla Dorne'da Targeryanların 7 krallığına katıldı.

Westeros'u ele geçirip her bir krallığa kendisine bağlı vekiller atayan ve çok kısa bir sürede büyük bir fetih gerçekleştiren Aegon Targeryan, öldürdüğü düşmanlarının 1000 kadar kılıcını toplayıp dev ejderhası Balerion'un ateşinde döverek Demir Taht'ı yaptı. 'Bir kral makamında rahat oturmamalı' felsefesiyle yapılmış olan bu taht 7 Krallığın yönetim makamı oldu.

Westeros'un tarihi en kaba haliyle bu şekilde, yakında bu yazının devamı da gelecek.


4|4
11|7

Senin görüşün nedir?

0/2000

Gönder

Kızlar Ne Diyor 11

  • Su diziye cesaret edip bir baslayamadim.

    0|1
    0|0
    • Şu anki son sezon biraz vasat olsa da gerçekten izlenmesi gereken bir dizi çok güzel tavsiye ederim

  • Eline sağlık beğendim.

    0|0
    0|0
  • Sıkılmadan okuduk , devamını bekliyoruz.

    1|0
    0|0
  • Çok güzel olmuş ellerine sağlık.

    0|0
    0|0
  • Guzeldi tesekkurler :)

    0|0
    0|0
  • en sonuna kadar bu kadar uzun olmasına rağmen ilgiyle ve biyük bir merak ve heyecan içerisinde okudum pliss çabucak en kısa sürede devamı gelsin bu arada kitabı TR de bulabilir miyim okuyasım geldi :]

    0|0
    0|0
  • Guzel olmus

    1|0
    0|0
  • Ragnar mi o 😍😍

    0|0
    0|0
  • Yayın haklarının satın alınması kötü oldu ya, devamını bekliyoruz.

    0|0
    0|0
    • siteler de yeniden yayınlanmaya başladı sadece büyük dizi sitelerin de yayın yok

  • Ak gezenleri Ormanın çocukları yarattı onu yazmamışsın 😐 devamını sabırsızlıkla bekliyoruz :)

    0|1
    0|0
    • Kitaplar dışında, o iki hıyar yapımcının uydurduğu şeyleri ciddiye almıyoruz.

      Kronolojik hata yaptı dizi o konuda. Ak Gezenler ortaya çıktığında insanlarla ormanın çocukları çoktan anlaşmış, savaş bitmişti, Ak Gezenler'e karşı beraber savaştılar.

      Ama dizide sanki insan istilasına karşı Ak Gezenler bir son çare imiş gibi davranılmış.

      Ormanın çocuklarının ciddi yok olma tehlikesine girmesi Ak Gezenler'den 2000 yıl sonra andalların gelişiyle oluyor.

      Biz boşuna dizi iyice mala bağladı demiyoruz.

    • Kitaplarını okumadım, tam olarak hangi olaylar orada geçmiyor pek bilmiyorum :)

    • Dizi kitapların yarısını bile kapsamıyor desem abartmış olmam. Ki zaten artık kitapları geçtiler bağımsız ilerliyorlar.

  • Güzel paylaşım, emeğine sağlık.

    0|0
    0|0

Erkekler Ne Diyor 7

  • vay canına. devamını bekliyorum.

    0|0
    0|0
  • ilgiyle okudum
    devamınıda bekliyoruz :)

    0|0
    0|0
  • Muhteşem bir dizi hep öbür bolumlerde ne olucak dıye heyecanla bekledıgım bir dizidir

    0|0
    0|0
    • O dediğin bundan 3 sene önceydi. Şu sıralar en baştan bayağı öngörebiliyorsun o heyecan kalmadı.

    • yani artık ne olacagını tahmın edebılıyoruz

    • Artık kitapları aştılar, George R. Martin yazmıyor dizinin senaryosunu, haliyle öbür ekip o kadar başarılı iş çıkaramıyor.

  • Çok güzel olmuş ellerine sağlık

    0|0
    0|0
  • Çok güzel çok beyendim. Dizide birşey dikkatimi çekti Rahip (High Sparrow) hikâyesini anlattığında sanki Bağdatlı alim Bişri hafiyi anlatıyordu. Çok ilginç geldi bana

    0|0
    0|0
  • Bu uyarlama bir nevi Yüzüklerin efendisi gibi.. Iki yazarin hayal dünyasi oldukça yakin.

    0|0
    0|0
    • Hiç alakası yok iki serinin birbirine, ikisinin de fantastik edebiyat olması dışında.

      Lord of the Rings'in baz aldığı şeyler ile ortaya koyduğu konsept çok farklı.

      Dragonlance serisi bile daha yakın Lord of the Rings'e.

      Bu seri Lord of the Rings'in yarattığı 'elfler, cüceler' klişelerini dahi içermiyor.

    • Hepsini Göster
    • Bak kendinde diyorsun akil oyunlari..
      daha ne diyeyim..

      Sen şimdi gerçeğe dayali karakter diyip nasil fantastik edebiyattan bahsediyorsun.

      Iyi kotu savasi yok mu.. yok ise bu dizi nasil besleniyor? Hani biz mi yanlis diziyi izledik , kitabi okuduk.. bildiğin hanedanlarin güç mücadelesi. ne farki var?

      Onuda geçtim Bir Smaug gibi bir ejderha havasi da cabasi.

    • Yahu hanedanların hangisi iyi? Hangisi kötü? Hepsinin üyeleri yaşadıkları ortam itibariyle çeşitli tavırlar geliştirmişler, Tywin Lannister sönük, sinik bir adam olan babasına duyduğu hiddetle ailesini olabilecek en güçlü konuma getirmeye kendini adamış, Targeryanlar kökleri ve gelenekleri sebebiyle, Starklar şahsi değerleri ve gelenekleriyle vesaire.

      Joffrey, Ramsay, belki Roose Bolton üçlüsü dışında bir tane bile mutlak kötü var mı?

      Lord of the Rİngs'de bir tarafta karanlığın efendisi ve onun kulları, öbür tarafta Valar ve onun peşindekiler gibi iki kutup var.

      Şu diziyi izleyip, veyahut kitabı okuyup 'iyi kötü savaşı' olarak algılayan kişi izlediği/okuduğu şeyi hakkaten anlamıyordur.

      Ejderhaları ilk Tolkien mi uydurdu? Ki Smaug ile ordaki ejderhaların pek alakası yok.

      'Aa ikisinde de kılıç var' seviyesine ineceksin yakında.

  • Kanka Bunu Kimse Okumazki :D

    0|0
    0|0
Yükleniyor...