3'ü 1 Arada: Hao Asakura, Dark Schneider ve Lucy

Bugünkü hikayem için en sevdiğim üç anime karakterini aynı evrende yaşıyorlar gibi düşündüm. Üstelik müttefikler! Üçünün de amacı aynı; insanlığı yok etmek ve kral/kraliçe olmak. (Üç karakter hakkında da ayrı ayrı benceler yazmıştım, profilime girip inceleyebilirsiniz.)

3'ü 1 Arada: Hao Asakura, Dark Schneider ve Lucy

Dark Schneider, karanlık ormanın içinde hızlı adımlarla yürüyor bir yandan da düşünüyordu. Acaba Hao ve Lucy ile ittifak yapması akıllıca mıydı? Açıkçası o, ikisine de güvenmiyordu ancak başka çaresi yoktu. Gerçekleştirmek istedikleri tek başına yapamayacağı kadar güç gerektiyordu ve bu evrende Dark'ın gücüne eşit sadece iki kişi vardı. O bunu kabul etmek istemese de...

-Ne düşünüyorsun, diye fısıldadı Lucy.

Dark bir saniyeliğine irkildi.

-Burada olduğunu bilmiyordum.

-...

-Bir sorun mu var?

-Olabilir.

-Anlatmak ister misin?

-Sorun Hao...

Tam o sırada Hao da evinin bahçesinde oturmuş ikisinin gelmesini bekliyordu. Aklı onlarda ve bu sabah yaralı olarak bulduğu kedideydi. (Daha çok kedide) Gökyüzüne baktı, birazdan yağmur yağacağını anlamak için kahin olmaya gerek yoktu. Yaralı kediyi alıp içeri girdi.

-Hao'nun nesi varmış?

Lucy derin bir iç çekti.

-Bak... bu beşinci anlatışım olacak. Neden anlamak istemiyorsun Hao güvenilmez ve sorumsuz biri!

-Senden daha sorumlu biri olduğuna eminim.

-Sen "sorumluluk" kavramından ne anlıyorsun acaba? Sence bütün gün kedileriyle ilgilenip çocukluk günlerini yad eden bir adam bize ne kadar yardımcı olabilir? O adam çok değişken biri, ileriki günlerde insanların safına geçmeyeceği ne malum? Ah, ben ne anlatıyorum? Sabahtan akşama kadar aklındaki tek düşünce sek...s olan biri beni anlayamaz ki!

-Sözlerine dikkat et Lucy.

-Ya dikkat etmezsem?

-Bu konuyu evde konuşsak daha iyi olacak.

Hao, kapının hızla çalındığını duyunca uykusundan uyandı.

-Siz ikiniz nerede kaldınız?

-Önemli bir şey deği...

-Hayır, önemli bir şey, diye atıldı Dark. Konuşmamız gereken meseleler var.

-Pekala, oturun hadi.

-Bak Hao, diye söze başladı Dark. Tanışıklığımız çok eskiye dayanmıyor bu yüzden hepimizin birbiri hakkında endişeleri ve güven problemleri var. Bu konuyu etraflıca konuşmalıyız.

-Ben senin sorumsuzun teki olduğunu söyledim, dedi Lucy. Hala da fikrim değişmedi.

-Neden sorumsuz olduğumu düşünüyorsun?

-Sen... son günlerde çok duygusal davranıyorsun ve tepkilerin genelde tutarsız.

-Çok garip, ben de senin için aynı şeyi düşünüyorum.

-Bu da ne demek oluyor?

-Biraz sessiz olun, dedi Dark. Birisi geliyor sanki.

-Evet, dedi Lucy. Dakikalardır hissediyorum, sanki kapının önünde biri var ve konuşmalarımızı dinliyor.

-Bunu neden daha önce söylemedin!

Lucy omuzunu silkti.

-Umursamadım.

Dark yavaşça yerinden kalktı ve kapıya doğru gitti. Hao ve Lucy de peşinden geldiler. Ve kapı aniden açıldı.

-Bu o, diye tısladı Dark.

-Kim?

-DC... Geçen gün size bahsettiğim adam. Benim baş düşmanım!

DC bu sözleri duyunca hafif bir kahkaha attı.

-Beni düşmanın olmaya layık bulman hoş. Ancak maalesef ben seni o kadar değerli görmüyorum. Zira sevgilisini bile elinde tutamayıp bana kaptıran bir adam ne denli kuvvetli olabilir ki? Çok yazık. Ben senin eski aşkınla birlikteyim ve her gece onunla yatıyorum. Her dokunuşta ve öpüşmede seni anıp haline gülüyorum Dark...

Dark dişlerini sıktı ve adamın gözlerinin içine baktı.

-Bu bakışları biliyorum. Adam için şimdiden üzüldüm, diyerek kıkırdadı Lucy.

-Bu bakışlar beni bile öldürüyor, diye onayladı Hao.

İlk hamleyi DC yaptı, Dark'ın buna karşılık vermesi ise hiç zor olmadı. İkili tüm güçleriyle savaşırken Hao ve Lucy hayranlıkla olanları izliyordu.

-Bu saf enerji ve kati güç... Neden onunla ittifak kurduğumu tekrar hatırladım.

Hao yorum yapmadı, sadece gülümsedi.

Dark'ın adamın işini bitirmesi altı dakikasını almıştı.

-İlk defa bir kavgam bu kadar uzun sürdü, diye sızlandı. Gerçekten güçlü bir rakipti.

-Günlük aksiyon kotamı doldurduğuma göre artık yatabilirim, dedi Lucy.

-Hayır, dedi Hao. Konuşmaya kaldığımız yerden devam edeceğiz.

O sırada tekrar kapı çaldı.

-Bu sefer hangimizin düşmanı geldi acaba?

-Düşman olsa kapıyı çalmazdı.

-Çok zekisin Hao.

Kapının önünde yağmurdan sırılsıklam olmuş küçük bir kız çocuğu vardı.

-Ben... şey...

-Sen de kimsin? Dedi Dark. Senin yaşında birinin bu saatte ormanda ne işi olur?

-Ben... yolumu kaybettim de...

Hao şefkatle kıza baktı ve elini saçlarında gezdirdi.

-Adın ne senin?

-Mim.

-Fakat sen çok şirinsin Mim! Kaç yaşındasın?

-Beş yaşındayım.

-Peki, ormanda nasıl kayboldun? Ailen kim? Aç mısın? Üşüyor musun? Sana temiz kıyafetler verirdim ama üzerine çok büyük gelir. Gel, şöminenin yanına otur da ısın. Çay yapıyım mı ister misin?

Lucy gözlerini devirip konuştu.

-İşte yine başladık. Hao, biz neye benziyoruz? Çocuk esirgeme kurumuna veya yardım vakfına falan mı?

-Öyle deme Lucy, dedi Dark. Bu çocuk gerçekten çok sevimli. Keşke benim de böyle bir kızım olsa!

-Bari sen yapma...

Lucy hem şikayet ediyor hem de kızı süzüyordu. Surat ifadesi, konuşması, oturması... Kızı inceledikçe aklına kendi çocukluğu gelmeye başlamıştı. Bir de yetimhanedeyken tanıştığı arkadaşı... İrkildi. Ne zaman o kızı düşünse içinde bir burukluk hissederdi. Mim de ona ne kadar benziyordu! Bunları düşünürken öfkeyle bakan gözleri yumuşadı ve o da kıza şefkatle bakmaya başladı.

-Tamam, ailesini bulana kadar burada kalsın.

-İşte çayını getirdim Mim, dedi Hao. Dinlendikten sonra sana birkaç soru soracağız olur mu?

-Peki...

-O bu dünyadaki en masum ve şirin şey olmalı, dedi Hao. Keşke benim kardeşim olsaydı!

-Şirin olduğunu inkar etmiyorum, dedi Lucy. Ama biraz abartmıyor musunuz?

-İçimizde abartmayı en çok seven sensin, dedi Dark.

Mim çayını bitirince Hao'ya dönüp konuştu.

-Annemin telefon numarasını ezbere biliyorum ki ben. Onu arasam olmaz mı?

-Tabii ki olur. Al sana telefon.

Mim hemen annesini aradı ve durumunu anlatmaya başladı.

-Arkadaşlar size bir şey diyeceğim ama moraliniz bozulmasın, dedi Dark.

-Söyle.

-Galiba yine kapı çalıyor.

-Ama ben artık uyumak istiyorum!

-Sadece şaka yaptım Lucy.

-Aman ne komik.

-Mim annesiyle konuştu sonra telefonu alıp ben de açıklama yaptım, dedi Hao. Mim'in bir gece bizde kalmasına izin verdiler. Yarın ben evine bırakırım.

-Ne kadar sorumsuz aileler varmış, diye söylendi Lucy.

-Bence bugün sorumsuzluk kavramı üzerine fazla kafa yorduk, dedi Dark. Artık dinlensek iyi olacak.

-Haklısın, dedi Hao ve Lucy aynı anda.

Sanırım hikayeyi burada bitireceğim. :) Okuyan herkese teşekkürler. Buraya kadar üşenmeyip okuyanlar için bir de mini anket hazırladım.

Soru: bu üçlüden en sevdiğiniz karakter hangisi oldu?

A. Hao Asakura

B. Dark Schneider

C. Lucy


2|1
1|3
Hao_Asakura KizlarSoruyor'da Editör
Editör kimdir?

Senin görüşün nedir?

0/2000

Gönder

Erkekler Ne Diyor 3

  • Güzel olmuş :)

    1|0
    0|0
  • nikini görünce akılma asakura yoh geldi diğer bölümlerini indiriim şimdiden

    1|0
    0|0
  • Eline sağlık ama diğer konularda yazdığın benceler Daha çok tutuluyor sanki 😂

    1|0
    0|0

Kızlar Ne Diyor 1

Yükleniyor...