İki Farklı Karakter Aynı Hikayede: Hao Asakura ve Lucy

Bugünkü bencemde kısa bir hikaye yazacağım. Hikayemin konusu Shaman King isimli animenin baş karakterlerinden Hao Asakura ile Elfen Lied'ın baş karakterlerinden Lucy'nin tanışması. Farklı animelerde yer almalarına karşın çok fazla ortak özellikleri var: Kötü bir çocukluk geçirmiş olmaları, süper güçleri ve tabii ki tüm insanlardan nefret eden acımasız birer katil olmaları... Peki, ikili aynı anime evreninde yaşasalardı ve karşılaşsalardı ne olurdu? Düşman mı olurlardı yoksa müttefik mi? Birazdan göreceğiz. Bu arada Hao Asakura hakkında daha çok bilgi almak istiyorsanız şu bencemi okuyabilirsiniz; http://www.kizlarsoruyor.com/kultur-sanat/a59747-bir-karakter-analizi-hao-asakura

İşte başlıyoruz...

Parlak yıldızlar tüm gökyüzünü kuşatmıştı, ılık, rüzgarsız bir hava vardı. Hao Asakura bir ağacın altında oturmuş yıldızları seyrediyor bir yandan da geleceği ile ilgili hayaller kuruyordu. Amacı tüm insanlığı yok etmek ve bu sayede dünyayı kurtarmaktı. Bir gün gelecek doğa insanların kendisinden çaldığı her şeyi geri alacaktı. Ancak ya başarısız olursa? Başarısızlık Hao'yu çok endişelendirmiyordu, o her zaman kendine güvenmişti. Yine de...

-Gerçekten merak ediyorum, yıldızlarda ilginç olan ne?

Hao, düşüncelerinden sıyrılıp şaşkınlıkla kendisine soru soran kıza baktı.

-Yıldızlar bana gücü ve mükemmelliği hatırlatıyor.

-Yıldızların ne gibi bir gücü var ki?

-Çok basit. Bir yıldız öldüğünde ne olur bilir misin?

-Ne olur?

-Yıldız yok olduğunda bir kara deliğe dönüşür. Onun ölümü var oluşundan bile daha korkunçtur.

-Adım Lucy.

-Memnun oldum Lucy. Ben Hao.

-Sanırım bu ismi daha önce duymuştum. Sen şu ünlü Asakura ailesinin kurucusu değil misin? Yoksa onun torunu falan mısın?

-Evet, ben oyum.

-O halde hakkında söylenenler de doğru?

-Sanırım evet. Peki, sen biraz kendinden bahsetmek ister misin Lucy?

İki Farklı Karakter Aynı Hikayede: Hao Asakura ve Lucy

-Bundan pek hoşlanmıyorum.

Uzun bir sessizlikten sonra Hao konuşmaya başladı.

-Çocukken diğer insanlardan farklı olduğun için eziyet gördün. İnsanların ne kadar alçak ve ikiyüzlü olduklarına şahit oldun. En iyi arkadaşını öldürdüler hem de hiçbir suçu olmadığı halde. Kurama isminde bir düşmanın var, bütün bunları o yaptı. Sen de intikam almak için onun sevdiği insanları öldürmeye başladın. Değişik bir düşünce tarzın var.

-Sen... demek sen de zihin okuyabiliyorsun?

-Henüz yeni tanıştık ama çok fazla ortak yönümüz olduğunu düşünmeye başladım.

-Yine de senden çok hoşlandığım söylenemez Hao.

-Neden?

-Bunu yüksek sesle sormana gerek yoktu. Yine de duymak istiyorsan söyleyeyim: bence doğayı düşünmen ve dünyayı kurtarma fikirlerin tamamen bir bahane. Asıl niyetin aynı benim gibi insanlardan intikam almak ancak bunu söylemeyi gururuna yediremediğin için bahaneler üretiyorsun.

Hao gülümsedi ve tekrar gökyüzüne baktı.

-Şu sesleri duyuyor musun?

-Evet. Sanırım birileri buraya geliyor.

-LUCY, ORADA OLDUĞUNU BİLİYORUM. ARTIK DAHA FAZLA KAÇAMAYACAKSIN.

Lucy sesli bir şekilde gülmeye başladı.

-Ne kadar nefret etsem de Kurama'nın düşünme şekline bayılıyorum. Cidden, ondan korktuğumu sanıyor.

Hao ayağa kalktı ve kızın yanına gitti.

-Ne yapmayı düşünüyorsun Hao?

-Ne mi yapacağım? Tabii ki bu kavgayı zevkle izleyeceğim.

-Uzun zamandır bu anı bekliyorum Kurama. Bütün sevdiklerini yok ettim, artık sıra sana geldi.

-Ben olsam o kadar kesin konuşmazdım Lucy. Artık yolun sonuna geldik. Kızıma yaptıklarının hesabını soracağım sana.

Kurama, tetiğe bastı ancak Lucy bu hamleyi kolaylıkla etkisiz hale getirdi.

-Şimdi sıra bende.

-ŞUNU HEMEN KESİN.

Herkes başını sesin geldiği yöne çevirdi. Hao:

-Yoh senin burada ne işin var?

-Yoh da kim?

-Benim ikiz kardeşim.

-Bir sen eksiktin, diye söylendi Lucy.

-Ormanda yürüyüş yapıyordum ve sesleri duyunca merak edip geldim, diye açıklama yaptı Yoh. Burada neler olduğunu sorabilir miyim?

-Bu seni ilgilendirmez.

Kurama Lucy'nin bir anlık dalgınlığından faydalanıp hızla kaçmaya başladı.

-Kahretsin, kaçıyor!

Lucy adamı yakalamak için karanlık ormanın içine daldı ve çabucak gözden kayboldu.

-Ne heyecanlı bir gece, değil mi?

Yoh, kardeşine öfke ile baktı ve hiçbir şey söylemeden oradan uzaklaştı. Yaklaşık on dakika sonra Lucy geri geldi.

-Onu yakalayabildin mi?

Lucy haince gülümsedi.

-Bu konu hallolduğuna göre seninle konuşmak istediğim birkaç şey var Lucy. Sen ve ben çok iyi müttefik olabiliriz. Ne dersin?

-Bunu düşüneceğim.

İlk kez böyle bir şey yazdığım için amatörce oldu, yine de umarım beğenirsiniz. :)


0|2
1|4
Hao_Asakura KizlarSoruyor'da Editör
Editör kimdir?

Senin görüşün nedir?

0/2000

Gönder

Erkekler Ne Diyor 4

  • Oy lucyy <3 eline sağlık

    1|0
    0|0
  • Ellerine sağlık.

    1|0
    0|0
  • Tebrik ederim güzel olmuş

    1|0
    0|0
  • Bu çok güzel... Lütfen devam et yazmaya çok merak ediyorum. Senin en son paylaştığın sorundada anladığım kadarıyla bence sen hao asakura yu temsil ediyosun, düşüncelerinin çoğunun bunu gösterdiğine inanıyorum.

    -Yıldızlar bana gücü ve mükemmelliği hatırlatıyor.
    -Yıldızların ne gibi bir gücü var ki?
    -Çok basit. Bir yıldız öldüğünde ne olur bilir misin?
    -Ne olur?
    -Yıldız yok olduğunda bir kara deliğe dönüşür.

    Yıldızlar aslında iyiliğin ışığın, gecenin karanlığında bile parlayıp iyilik saçan birşey ve yıldız yok olduğunda bunu bir insan olarak düşündüm, çevresi veya bazıları bu iyimserliği bu güzelliğe yazık edip ona zarar vermişlerse işte ozaman bir kara delikten farksız, korkulucak biri olur.

    1|0
    0|0
    • Teşekkürler. :) Hao Asakura'ya çocukluğumdan beri bir yakınlık hissediyorum artık benle özdeşleşti sanki. :D

Kızlar Ne Diyor 1

Yükleniyor...