Spartacus: Zincirlerinden Başka Yitirecek Birşeyi Olmayan Adam

Dizisi nedeniyle bir sürü adını sanını bilen olsa da, hazır aklıma gelmişken hakkında birşeyler yazmak istediğim son derece feyzli bir abimiz var, vaktiyle M.Ö. 73 yılında Capua'da bir ludus'da gladyatör iken Roma Cumhuriyeti'ne karşı bir köle isyanı başlatmış ve Roma'yı inim inim inletmiş olan adam:

Spartacus

Zincirlerinden Başka Yitirecek Birşeyi Olmayan Adam: Spartacus

Bu abimizin ecnebi lügatında Third Servile War olarak geçen köle savaşını anlatmacan önce dönem Roması hakkında biraz bilgi vermek icap ediyor.

Roma o devirde bir cumhuriyetti. Tabii bundan hemen 'Adalet mülkün temelidir' türü bir cumhuriyet olduğu anlamı çıkmıyor, toprak sahibi zenginlerin senatoyu doldurduğu, pleb denilen vatandaşların ise trivum vesaire yerel elçilerle sesini duyurmaya çalıştığı çok katmanlı bir demokrasi anlayışı vardı. Devletin dış politikaları ve yağmalarından gelen pay zenginlere giderken biraz daha fakir olanlar günlük hayatlarını yaşıyorlardı.

İlginç bir biçimde dönem romasında halkın ciddi bir kısmının okuma yazma bildiği düşünülüyor.

Bu kıymeti kendinden menkul cumhuriyetin ayak işlerini de köleler üstleniyordu. Daha doğrusu üstlenmiyorlardı da, iş başlarına kalıyordu.

Şimdi bu kölelik olayını biraz açmak gerek. Roma'da köleler zulüm görmekteydiler. Doğru, ancak malum dizideki gibi fantezi sınırlarını zorlayan şartlarda da yaşamamaktaydılar. Hor muamele falan sıradışı değildi, ancak köleler Roma'da para kazanırlardı ve belli bir süre ölmeden yaşarlarsa hür kalmalarını sağlama ihtimalleri dahi vardı. Yine de bu durum esareti mazur göstermez tabii orası ayrı mevzu.

Roma'da meşhur gladyatör arenalarını duymuşsunuzdur. Spartacus isimli bu feyzli abimiz Capua şehrinde Quintus Lentulus Batiatus isimli John Hannah'ın oynadığı kadar şerefsizin önde gideni olup olmadığını bilmediğimiz, ancak oldukça alemci bir lanista(gladyatör eğitmeni)'nın malı olarak kariyerine başlamıştır.

Nereden geldiği tam belirli değil, trakyalı olduğu en genel kanı, ancak kimi tarihçiler bu trakyalılığın aslında thraex diye bilinen dövüş stilinden gelmiş olabileceğini ve Spartacus'ün aslında Bağcılar çocuğu da olabileceğini iddia etmekteler.

Herneyse, işte bu abimiz Batiatus denen proleteryanın elindeyken, 'Ulan bu romalılar gülsün eğlensin diye canımıdan olacaz bir gün' diyor, ve trakyalılığın da etkisiyle 'Kaçalım beaa' diyerekten zar zor anlaştıkları galyalı ve cermenlerle bir plan yapıp, silahlara talim dışında erişmeleri yasakken yemek yemek için kullandıkları ufak çatallarla falan isyan çıkarıyorlar ve 120 kadar köleden 78 tanesi sağ olarak kaçmayı başarıyor.

Aslında bir grup kaslı adamın 'Ulan dışarıda karı var diyorlar' diyerek giriştikleri bir kaçıp kurtulma macerası olarak başlayan bu süreç sonunda, duyanın gelmesiyle kaçan gladyatörlerin lider seçtikleri Spartacus, galyalı Crixus ve Oenomaus bir anda gittikçe büyüyen bir kitlenin komutanı olurlar.

İlk başta Capua ve çevresini yağmalamakla ilgilenen ve eşkiyalık yapan bu 78 kişilik ölüm makinası gladyatör grubunun etrafına kaçan her kölenin toplanmasıyla, çok geçmeden Roma'nın dikkatini celpederler.

Ancak Roma bir grup köleden oluşan bu topluluğu adamdan saymaz. Onlara göre Spartacus arenalara çıkana kadar medeniyet görmemiş pis bir barbardan başka birşey değildir. Bu yüzden ortada bir isyan olduğunu değil, bir suç dalgası olduğunu düşünmüşlerdir. Campania civarına kadar yayılan köle ayaklanmaları olmasa dikkatlerini bile çekmeyecektir olaylar.

Dizide Craig Parker'ın canlandırdığı Gaius Claudius Glaber isimli bir praetor(Roma'da belli bir bölgeye nizam sağlamak ile görevli diplomat-asker. Osmanlı'daki paşa gibi bişey), Spartacus ve sayısı birkaç yüze çıkmış şürekasını 3.000 kişilik alelacele toplamış bir birlikle kovalamaya başlar. Vezüv Dağı'nda köle isyancılarını sıkıştırır ve kaçacak yeri olmayan Spartacus adamlarını dağın yukarılarına kaçırır.

Kırılma anı burada olmuştur, Roma kuralcı bir devlettir.

Askerinin de her daim uyguladığı çeşitli metodoloji vardır. Glaber da her Roma generalinin yapacağı şeyi yapıp, 'Ulan madem bu salaklar dağa kaçtı, biz bütün çıkışları tutalım, kimseyi aşağı indirmeyelim, dağda bunları kovalasak o izbelikte hem sayı avantajımız yiter, hem de boşuna uğraşmış oluruz, açlıktan gebersin ipneler' demiştir. Ancak daha önce Roma'ya paralı askerlik yapmış olduğu Plutarch tarafından kaydedilmiş olan Spartacus, Glaber'in bu hamlesini yanardağın yamaçlarında topladıkları çalılıklardan aşağıya sarkacak halatlar yapıp adamlarını geceleyin dik yamaçlardan indirdikten sonra aniden Glaber'in ordusunu kanattan yararak boşa çıkarmış ve Roma için akıl almaz bir mağlubiyete sebebiyet vermiştir.

Glaber o çarpışmada öldü mü, yoksa sağ kaldı da gözden mi düştü bilinmiyor. Ancak bir daha tarihte adı gözükmemiş.

Yukarıdaki haritada Capua'dan itibaren köle ordularının İtalya'da nasıl bir yol izlediğini görebilirsiniz.

Neyse konuya dönelim, Glaber'in şok yenilgisi üzerine, halen daha ortada bir isyan olduğunun farkına varamamış olan senato bu sefer bir başka praetor olan Publius Varinius'u görevlendirir. Ancak bu hamleleri çok daha beter bir fiyaskoyla sonuçlanır, hangi akılla olduğu bilinmez, Varinius kuvvetlerini Cosinius ve Furius isimli iki subayına bölüştürür, ikisi de Spartacus tarafından mağlup edilir, Varinius neredeyse ele geçirilecekken zor kurtulur ve ikinci praetor ordusu da madara edilir.

Senato bu iki beceriksizlikle, Spartacus'e hiç düşünemeyeceği kadar çok prestij kazandırmıştır. En başta durumun ciddiyetini kavrasalar kolayca bu olgunlaşmamış isyanı bastırabilecekken, 'Spartacus kim ki?' diye işi ciddiye almamaları koskoca Roma'nın bir grup köle tarafından tokat yemesine neden olmuş, ve bunu duyan köleleri de İtalya'nın her yerinde cesaretlendirmiştir.

Cesaretlenen kölelerin ardından kaçma macerası, Roma ile tutuşulan büyük bir savaşa evrildi

İki tane düzensiz Roma milis kuvveti mağlup edilince, ister istemez genel bir köle isyanı içinde olunduğu resmileşmiş oldu. Kölelerin genel olarak dört generali vardı, Spartacus, Gannicus, Crixus ve Castus. Oanemaus'un adı Vezüv'den sonra hiç geçmiyor, öldüğü farzediliyor.

İki praetor mağlup edilince köleler arasında da anlaşmazlıklar baş gösterdi. Bugün ne modern tarihçiler, ne de o dönem bu olayları kaydetmiş olan romalı tarihçiler Spartacus'un amacının tam ne olduğu konusunda fikir birliğine varmış değil.

Çoğu kurgu hikayesi Spartacus'ü köleliğe karşı çıkan bir idealist olarak yansıtsa da, kendisinin kölelik ile herhangi bir mücadelesi olduğuna dair herhangi bir emare yok. Kaçıp kurtulmak isterken kendini hiç ummadığı bir savaşın kumandanı olarak bulmuş olması ihtimali çok yüksek.

Gaza gelmiş köle gruplarının fikir ayrılığına düşmeleri, tam da iş ciddiye binmişken ciddi bir sorun yaratmıştır ve Spartacus'ün yandaşları ilk darbeyi burda almıştır. Spartacus'ün Roma'yı bildiği ve bu kedi fare oyununun bir yerde biteceğini düşünecek kadar zeki olduğu çok bariz, muhtemelen bir an önce kuzeye doğru ilerleyip İtalya'dan kaçmak istiyordu ancak başta dizide de denyonun teki olan Crixus ve galyalılar olmak üzere, bir takım(30.000 kişi kadar) köleler Güney İtalya'da kalıp yağmaya devam etmek istiyordu.

Tam bu sırada Senato 'Savaş mı istiyorsunuz kamooon' diyerek iki tane konsülü(zengin, yakışıklı, askeri kariyeri olan, daşşaklı roma generali) bunların üstüne de salınca bizim gaza gelmiş Crixus babayı alıyor.

Garganus Dağı'nda Crixus'un kuvvetlerini kıstıran Gellius, Crixus dahil olmak üzere eline geçirdiği her köleyi öldürünce Spartacus'ün kuvvetlerinin 3'de 1'i tek bir muharebede haşat olmuştur.

Ancak Crixus kadar mal olmayan Spartacus, iki konsülü de sıradışı taktikler, şaşırtma manevraları ve kandırmacalarla alt etmeyi başarıyor ve ikisini de Roma'ya ekmek almaya yolluyor. İki konsül de Spartacus tarafından tokatlanınca devreye M.Ö 71 yılına gelindiğinde insanlık tarihinin gelmiş geçmiş en zengin adamı olmasıyla ve bir de manidar biçimde boğazından aşağı erimiş altın dökülerek öldürülmesiyle meşhur bir godoman olan Marcus Lici0nius Crassus girmiştir.

Kendi askerlerinin Spartacus'den korktuklarından daha fazla korktuğu, desimasyon denilen, sanki bir tıp terimiymiş gibi durmasına rağmen 9 kişilik bir grubun bir askeri araya alarak öldürene kadar sopayla dövmesi şeklinde cereyan eden bir idam yöntemini çok uzun süre sonra Roma'da tekrar uygulayan, demir yumrukla ordu yöneten ve emrinde 50.000 civarı askeri olan bu feyzli abimiz, Spartacus'ün isyanı artık çok uzayınca 'Benim adım Latin Crassus, ben bu oyunu bozarım' diyerek sonlandırmaya yemin etmiştir.

Tabii bunlar hep numaradır, Roma'da yükseleceksen, bunun yolu askeri başarıdan geçmekteydi, ve zenginliğini politik güçle birleştirmek isteyen Crassus için de Spartacus gibi bir tehdidi ortadan kaldırmaktan daha iyi bir prim olamazdı.

Crassus sağlam ve tedbirli çevreleme harekatlarıyla Spartacus'ün yollarını kesmiş ve Güney İtalya'dan kuzeye, Roma yakınlarına doğru ilerlemekte olan köle ordusunu gerisin geri güneye doğru kovalamaya başlamıştır.

Sürekli Spartacus ile karşılaşmış ve her seferinde fazla üzerine gitmeden hırpalayım birkaç bin adam eksilterek onu Sicilya tarafına sıkıştırmayı başarmıştır.

Spartacus Sicilyalı korsanlardan kendilerini gemiyle İtalya'dan kaçırmalarını istemiştir ve ödeme de yapmıştır ancak korsanlar kölelere ihanet etmiş ve onları yarımadanın burnunda öylece bırakmışlardır.

Kaçmaktan yorulan disiplinsiz köle ordusu artık iyice moralini yitirince, Spartacus 'Buraya kadar geldik, o kadar can aldık, o kadar zafer kazandık, şimdi sıra ölmeye geldi' diyerekten Gümüşnehir Savaşı diye bilinen bir savaşta son bir sefer Crassus'un karşısına çıkmıştır, ve tabii darmadağın edilmiştir. Crassus yakaladığı 6.000 kadar esiri Appia yolu boyunca çarmıha germiştir.

Meşhur general Pompei, İspanya seferinden dönerken rastladığı bir grup savaştan kaçmış köleyi katledip, Crassus orduları yendi ama savaşı ben bitirdim' diyerek hiçbişey yapmadan senatodan işin priminin çoğunu toplayarak üstün bir popülist olduğunu da göstermiştir.

Sonuç

Üçüncü Köle Savaşı, nihayetinde başarısız bir isyan olsa da o sırada Avrupa'nın her yerinde savaşlarla uğraşan Roma'nın tam ortasında hiç de beklemedikleri bir yerden ciddi bir tehdit görmelerine neden olmuş, Roma'da kölelerin haklarının biraz daha artmasını sağlamış, Crassus ve Pompei'nin bu savaştan yaptıkları nam ile usülsüz biçimde konsül seçilmelerine ve sonunda Julius Ceasar'ın imparator olmasına kadar gidecek bir hukuksuzluk zincirinin başlamasına neden olmak ile tarihe ciddi damga vurmuştur.


1|4
2|3

Senin görüşün nedir?

0/2000

Gönder

Kızlar Ne Diyor 2

  • Ben sorudan geldim 🙈🙈 daha önce de sizin tarih ile ilgili bencelerinizi okumuştum. Hatırlıyorum. Buda çok güzel, alt yapısı sağlam bir bence olmuş.
    Ama fazla uzun, bu sitede insanlar okumayı çok fazla sevmiyorlar.. geri bildirim almamanizin sebebi bu. Bu konuyu kısa kısa büyük büyük başlıklar ile yazsaydiniz çok daha fazla olunurdu.

    0|0
    0|0
  • emeğine sağlık

    0|0
    0|0

Erkekler Ne Diyor 3

  • Biraz uzun ama okunmaya değer bir yazıydı. Ben dizisini izleyip bitirdikten sonra etkisinde baya kalmıştım. Bu yazı diziden daha kapsamlı geldi bana. Eline sağlık.

    0|0
    0|0
  • https://www.youtube.com/watch?v=0Dpeb5S8Ac0
    Yazını buna benzettim hoşuma gitti :D Ellerine sağlık

    0|0
    0|0
  • Dizisi de çok fenaydı :D Ama bir Altar'ın oğlu Tarkan değil :D atıl kurtu yok mesela olsa kesin yenilmezdi :D

    0|0
    0|0
Yükleniyor...