Türk Hikayeciliğinde Farklı Bir Kalem: Abdullah Mollaoğlu

Türk Hikayeciliğinde Farklı Bir Kalem-Abdullah Mollaoğlu

Merhaba değerli arkadaşlar,

Metin SAVAŞ abimizi tanıttığımızda anladım ki ülkemizde henüz adını duymadığımız ama hikaye yazarlığına günümüzde öncülük eden bir çok isim var ve biz bunları bilmiyoruz. Hikaye yazmaya, kalem tutmaya gönül vermiş arkadaşlarımıza bu tanıtımların bir şeyler kazandırmasını diliyorum.

Başlıyoruz.

Günümüzde adını henüz pek duymadığımız bir çok kalem var. Hikaye yazarlığında da o öncü isimlerden biri Abdullah MOLLAOĞLU. Öyle farklı bir kalem ki herkes yaşadığı hayattan ilham alırken o yaşayacağı hayata yazdıkları ile ilham veriyor. Bir röportajında şöyle bahsediyor Abdullah Bey.

Kurgu hayatın değil, hayat kurgunun içinde. İnsancıklar olarak hepimiz bu kurgunun içindeyiz zaten.

37 yaşındaki Abdullah Bey bir polis. Şu an 4. sınıf emniyet müdürü. İzmirde görev yapıyor. Fakat yazarlık serüveni çok daha eskilere dayanıyor. Ortaokul yıllarında başlamış yazma hevesi Abdullah Bey'de. Bu tutku gittikçe aşka dönüşmüş. Platonik bir aşk aslında. Çünkü mesleği polislik ve bu meslekte de çekirdekten yetişme. Polis Koleji ile atılmış bu hayata.

Yazarlık tutkusu büyüdükçe Abdullah Bey henüz komiser yardımcısıyken eserlerini yarışmalara göndermeye başlıyor ve çabuk sonuç alıyor. 2001 yılında Varlık Dergisinin düzenlediği hikaye yarışmasında Yaşar Nabi Nayır Ödülüne layık görülüyor. İşte bu ödül onun içinde bir dönüm noktası.

Hikaye çalışmaları uzun uzadıya devam ederken bir yandan da hikayelerini kitaplaştırmaya başlıyor Abdullah Bey. Sonunda Komşu yayınlarından çıkıyor ilk kitabı 2012 yılında. "Merdiven Boşluğu"

Bir çok seçme hikayelerden oluşan bu kitap yazarın ilk göz ağrısı. Ve yazdığı en güzel hikayelerin bu kitapta olduğunu söylüyor. Hemen ilgimizi çekiyor bizimde "İntihal Büro Amirliği" hikayesi. Burada öyle güzel bir şey yansıyor ki gözümüze kendimizi alamıyoruz.

Yaşadığımız hayattan bağımsız değildir yazdıklarımız. Kendimizden bir parça taşır kelimeler.

Hikayelerini okuduğumuz yazarı Çehov'a yakın görüyoruz. Az diyalog, bol tasvir. Fakat bu denge öyle güzel yakalanmış ki ne Çehov kadar sıkıcı, ne Maupassant kadar yorucu.

Yazar Merdiven Boşluğundan sonra 2 kitap daha çıkarıyor. "Diyarbakır Tutanakları" kitabında 21 bölümde Diyarbakır'da görevliyken yaşadıklarını hikaye akıcılığıyla aktarıyor okuyucuya Mollaoğlu.

Yazar son kitabı olan "İsalar, Musalar ve Polisler" kitabında ne İsaya ne Musaya yaranabilen polis teşkilatından ve teşkilatın eksiklikleri ile övülecek noktalarına bir polis gözüyle özeleştiri yapıyor.

Mollaoğlu şu an yeni kitapları üzerinde çalışmakta, aynı zamanda çeşitli internet gazetelerine köşe yazıları yazmaktadır.

Yazarlık serüveniniz hayat yolunuzda bir kaç duraktan bir tanesi olsun.

#GündüzBekcisi


5|0
5|2

Senin görüşün nedir?

0/2000

Gönder

Kızlar Ne Diyor 5

  • Çok güzel anlatmışsınız, fırsat bulursam mutlaka okumak isterim :) ellerinize sağlık

    0|0
    0|0
  • Yeni kitap arayanlara harika bir yol gösterici olmuş.. Haftasonu incelemeliyim.. Teşekkürler..

    0|0
    0|0
  • Harika olmuş 👍
    Tam da aradığım kitaplar, teşekkürler ☺

    0|0
    0|0
  • Teşekkürler gündüz bey :)

    0|0
    0|0
  • Gerçekten tebriğe şayan birşey. Herkes düşüncelerini kaleme dökemez. O yüzden böyle eli kalem tutan arkadaşlarımıza kitaplarını alarak destek vermek gerekir. Öncelikle "Merdiven Boşluğu" kitabını temin edeceğim :) :)

    0|0
    0|0
    • Kesinlikle. Ben 3 kitabını da okudum. Kitap fuarında imza gününe de gittim. :) 3 kitabı da oldukça keyifli. Çok ilginç bir kurgusu var.

Erkekler Ne Diyor 2

Yükleniyor...