Psikolojik, Dramatik ve Gerilim Dolu Bir Film: A Tale Of Two Sisters


Merhaba KS ahalisi...

Bir yandan nereden geldiğini bilmediğim bir polenden kaynaklanan rahatsızlık hissi, diğer yandan da vakitsiz bir uykunun sersemletici etkisinden kurtulmak isterken yazıyorum bu benceyi...

Karşınızda psikolojik, dramatik ve gerilim dolu bir film olan A Tale Of Two Sisters...

Psikolojik, Dramatik ve Gerilim Dolu Bir Film: A Tale Of Two Sisters

Filmi tıpkı şu an sizin de gördüğünüz bu posteri sayesinde keşfetmiştim. Güney Kore sinemasının birkaç filmini izledikten sonra görsellerde yer alan bu poster, ilk bakışta bende garip bir izlenim uyandırmıştı. Devamında yoğunlaşan merak duygusuyla birlikte nihayetinde filmi izlemiş ve bir süre etkisinden kurtulamamıştım. Sadece bir korku filmi olarak değerlendirilemeyecek kadar ince detaylarla süslenmiş ve bir o kadar da sanatsal olan bu film, benim için fazlasıyla psikolojik ve dramatik bir yapıya da sahip... İşte, bu yüzden aldığım haz ve yaşadığım beğeni hissinden dolayı bu filmi sizlerle paylaşmak istedim.

En çok o izlendi!

Her zaman olduğu gibi bu bencede de öncelikle filmin arka planına göz atacağız. Orijinal adı Janghwa Hongreyon-jon olan film, Dünya'da A Tale Of Two Sisters olarak bilinirken biz de ise Karanlık Sırlar adıyla beyaz perdedeki yerini almıştır. Acı Tatlı Hayat ve Şeytanı Gördüm isimleri ile bilinen diğer kaliteli filmlerin nitelikli ustası Kim Jee-Won'un yönetmenliğini ve senaristliğini yaptığı 2003 yapımı film, her ne kadar Güney Kore sinemasının korku filmi olarak adlandırılsa da tek bir kulvarda yürümeyecek kadar iddialıdır benim için... Ayrıca şunu da belirteyim, Güney Kore yapımı tüm korku ve gerilim filmleri arasında en fazla izlenme oranı ile tüm rakiplerini geride bırakmış. Filmin oyuncuları ise sırasıyla şöyle:

- Su-jeong Lim / Soo-mi Bae (Janghwa)

- Geun-young Moon / Soo-yeon Bae (Hongryeon)

- Kap-su Kim / Moo-hyeon Bae (Baba)

- Jung-ah Yum / Eun-joo Heo (Üvey Anne)

Yine olduğu gibi filmin diğer oyuncularını öğrenmek, görsellere bakmak veya kritikleri okuyup puanını incelemek istiyorsanız buraya bakabilirsiniz.

Açılış...

Steril bir hastane odasının rahatsız edici beyaz tonları ile başlıyorsunuz filme... Bir doktorun ellerini yıkarken odaya getirilen genç bir kızın sureti belirdiğinde yine aynı sıkıcı ve rahatsız edici sessizlik hakim oluyor. Sadece tipik hasta doktor ilişkisinin olduğu birkaç cevapsız soruyu duyuyorsunuz öncelikle... Ve yüzünü gözünü göremediğimiz kızımızın çehresi aydınlanmaya başladığında bir yolculuğa çıkıyoruz.

Upuzun yolları aşıp gelen bir aracın camından bakıyorsunuz. Yeşilliğin midesinde ilerlerken karşınızda her yerden ve herkesten uzakta bir ev beliriyor. Aracın kapısı usulca açılıp içinden iki kız kardeş çıkıyor. Bu kadarını bilmeniz bile bence kafi...

Gerisini size bırakmak istiyorum.

Kardeşlik bağı ve sevgisi...

A Tale Of Two Sisters, birçok Uzak Doğu filminde olduğu gibi ilk etapta durgun bir şekilde başlıyor. Arada sırada çıkan anlık sahneler ve bu sahnelere eşlik eden rahatsız edici boyuttaki ses katkıları ile film insanın nabzını hafiften yokluyor.

Filmde göreceğiniz en önemli şey, bu iki kız kardeşin arasındaki bağ ve ilişki...

En saf ve katıksız haliyle sunulan kardeşlik, her sahnede bariz şekilde kendini güncelliyor ve yeni bir sahneyle daha da belirgin hale geliyor. Bir yandan kardeşler arasındaki bağın arada renkli halleri ile tebessüm ederken diğer yanda başlangıçtan itibaren süregelen durgunluğun sıkıcı etkisi ile karşılaşabilirsiniz. Ama, bu sizi engellemesin ve izlemeye devam edin!

Dozaj artıyor...

Filmi izledikçe neyin ne olduğunu anlamaya çalışacaksınız. Belki kimileriniz parlak zekası ile olayı hemen çözecek. Belki de bazılarınız, "ne biçim bu film ya!" diyecek ve sıkılacaksınız. Fakat, size biraz evvel de dediğim gibi sakın baştan vazgeçmeyin! Zira, yönetmenin elindeki enjektör ile dozaj giderek artıyor.

Ansızın gerildiğinizi hissetmeye başlıyorsunuz. Hafiften yaratılan etki ile tüyleriniz de yavaş yavaş diken diken oluyor. Bakıyorsunuz, göremiyorsunuz. İşte, göremediğiniz veya görmek istemediğiniz sahnelerde insan filmin içine çekilmeye çoktan başlıyor.

Siz filmi izlemiyorsunuz. Film, sizi izliyor!

Çekilme sürecini yaşadıktan sonra aslında hikayeyi fark etmeye başlıyorsunuz ufaktan ufaktan... Kıyıda köşede saklı kalan bir dizi yaşanmışlığı tıpkı bir puzzle gibi birleştirdikçe karşınıza çıkan tablo değişiyor. Aslında siz filmi izlemiyorsunuz. Film, sizi izliyor ve bu da garip bir rahatsızlık hissi yaratıyor. İşte, burada yönetmen Kim Jee-Won artık sizi ele geçirmiş durumda oluyor ve elinizden tuttuğu gibi daha da derine çekiyor.

Bu sadece bir korku değil! Bu bir psikoloji!

Her korku ve gerilim filminin yarattığı etkiye siz de burada kapılıyorsunuz. Fakat, olay sadece bununla sınırlı değil, inanın bana...

Zira, A Tale Of Two Sisters aslında çok ince düşünülmüş bir psikolojik gerilim de sunuyor izleyicisine...

İlerledikçe sahneler arasında yakaladığınız detayların ve geçmişe dair izlerin, üst üste yığılması filmin psikolojik etkisini de güçlendiriyor. Neyin ne olduğu veya kimin gerçekte kim olduğunu sorgulamaya başlıyorsunuz.

Arka fona bakın!

Şahsen yönetmenin diğer birkaç filmini de izlemiş birisi olarak, bu yapımda da dikkatimi çeken şeylerden biri de hep arka fon olmuştur. Hem çekim tekniği hem de görsel zenginlik ile süslenen yarı karamsar yarı loş ve alabildiğine renkli ortamların yarattığı etki bence cidden çok hoş...

Oyuncuların giyim kuşamından tutun, sahnelerde kullanılan objeler ve hatta makyajları bile arka fona renk katan detayları oluşturmakta oldukça başarılı.

Oyunculuk desek?

Dürüst olmak gerekirse bu filmi oluşturan dört ana karakterin de oyunculukları bence çok iyi! Babanın umursamazlığı ve sessizliği, üvey annenin fazlasıyla değişken ruh halleri, küçük kardeşin kırılgan ve sempatik yapısı ve ablasının hırçınlıkla sarılı gizemli benliği cidden çok iyi yansıtılmış. Kim daha etkili derseniz, şahsen benim favorim üvey annenin oyunculuğu...

Filmde her ne kadar esas kızımız Soo-mi karakterine hayat veren genç oyuncu Su-jeong Lim göz önünde olsa da üvey annesini canlandıran Jung-ah Yum'un karakterine kattığı hava fazlasıyla beğenimi topladı. Mimiklerinden tutun, bakışları ya da duruşu bile karakterinin gücüne güç katmış bence...

Tabii, Soo-mi'nin performansını da göz ardı etmemek gerek! Hakkını yemeyelim kızın...

Kapanış...

Film hakkında edindiğim tüm izlenimlerimi fazlasıyla sundum sizlere... Elbette, bu yetmez ama gerçek potansiyelini öğrenmek için filmi izlemeniz gerek!

Final sahnesi yaklaşık 20 dakika kadar sürüyor ve tüm gerçeklik sadece bu 20 dakikanın içine sığdırılmış durumda... Son dakikalarla birlikte yönetmenin attığı psikolojik tokatın acısı ilerleyen dakikalarda dramatik bir sona ulaşıyor.

Bu filmi izledikten sonra hissedeceğiniz bazı duygular ise kısmen şöyle olacak:

1- Yatarken odanızın kapısını kilitleme isteği yaratabilir.

2- Odanızdaki dolabın kapaklarına dik dik bakmanıza sebep olabilir.

3- O dolabı açarken garip hissetmenize neden olabilir.

4- Karanlık ve loş ortamlarda bir süre rahatsızlık ve tedirginlik hissi yaratabilir.

5- En önemlisi final sahnesiyle birlikte her şeyi idrak ettiğinizde içinizi burkabilir.

İşte, her şey bu kadar. Tüm bunları hissedebilirsiniz ya da hiçbirini yaşayamadan ne izlediğinizi anlamaya çalışırken bulabilirsiniz kendinizi...

Benden bu kadar! Daha da fazla ekleyeceğim bir şey yok. Umarım bu bence, sizde istediğim etkiyi yaratır ve filmi izleme isteği uyandırır. Böylece ben paylaşmış siz de farklı bir şeyi daha izlemiş ve öğrenmiş olursunuz. Sonra zincir böyle devam eder gider...

Sağlık ve esenlikle kalınız...


5|0
113
Mandarinia KizlarSoruyor'da Editör
Editör kimdir?

En İyi Kız Görüşü

  • Yine çok güzel bir benceydi :) Bayılıyorum yazış tarzınıza, anlatışınıza. Bu filmi sık sık görürdüm. Başrollerinde sevdiğim oyuncular var. Mutlaka, kesinlikle izeyeceğim :D Emeğinize sağlık.

    0|1
    0|0
    • Teşekkür ederim tüm düşünceleriniz için...
      İzledikten sonra fikrinizi de paylaşırsanız sevinirim.

    • Hepsini Göster
    • Üniversiteye hazırlanmam gerek. Burası, aslında internet ortamı diyelim beynimi gereksiz yere çok meşgul ediyor.
      Öneriniz için teşekkür ederim :)

    • Pekala, o haldi size başarılar dilerim. Hoşça kalın...

En İyi Erkek Görüşü

  • Aa bu filmim amerikan yapimini izlemistm galiba o

    Davetsiz filmin adi

    0|1
    0|0

Senin görüşün nedir?

0/2000

Gönder

Kızlar Ne Diyor 10

  • Posteri görünce ürperdim pek dayanabileceğimi sanmıyorum ama çok güzel anlatmışsınız, izlemek isterim tabi :)
    Emeğe saygı

    0|1
    0|0
  • Çok detaylı ve güzel bir bence korku filmi izlemek beni rahatsız etmeseydi izlerdim :)

    0|1
    0|0
  • bu aralar hep uzak doğu takılıyoruz sanırım :) film güzele benziyor izleyeceğim. geçenkini izlemiştim çok farklıydı gerçekten :)

    0|1
    0|0
    • Aslında filmi izleyeli birkaç sene olmuştu. Ama dün gece yine aklıma geldi ve izledim. Sonrasında ise bunun da bencesini yazayım dedim.:)
      Cidden güzel filmdir. Bu arada geçen ki derken hangi film?

    • Hepsini Göster
    • Genel olarak tabi güzel bir. Hakkını yiyemem.

  • Elinize sağlık, güzel olmuşAnlatımın o kadar güzelki okurken bile etkiledi

    0|1
    0|0
  • Cok korkunclu mu 😕

    0|1
    0|0
  • Birazdan izlemyi dusunuorm ama bıtınce korkudan uyuyamam dıye cekınıorm :)

    0|1
    0|0
    • İlk fırsatta izlenimlerinizi yazın lütfen...

    • Hepsini Göster
    • Pekala, şimdiden iyi seyirler dilerim size...
      Dediğim gibi filmi bitirdiğiniz zaman yorumunuzu mutlaka yazın.

    • Tesekkur edrm yazarim :)

  • Ürperdim ya 😊

    0|0
    0|0
  • Mukemmel bir yönlendirme teşekkürler

    0|1
    0|0
  • İzleyeceğim :d

    0|0
    0|0
  • Anlatımın o kadar güzelki okurken bile etkiledi :)

    0|0
    0|0

Erkekler Ne Diyor 2

  • bir kere izledim kafayı yemek üzereydim ama güzeldi beğenmiştim siz zaten özetlemişsin yine izlemiş olduk filmi :)

    0|0
    0|0
  • Eline, emeğine sağlık. :)

    0|0
    0|0
Yükleniyor...