Işık Saçan Kitaplar

"Kuşatılmış Gençlik"
Erdal Atabek
256 sayfa
güncel fiyatı 12 lira

"Kişisel gelişim kitapları" modası var, "10 adımda şunu başarın", "beyninize format atın" gibisinden "deney satmacalar" ve "insanı ucubeye çevirmeler"... "Yaşam koçu" denilen bir meslek türedi. Kendi başına yaşamayı, karar almayı, sorumluluk taşımayı bilmesi gereken bir insan, her adımında "koç"una başvuruyor artık. "Koç"u her işi onla beraber yapıyor, parasını da alıyor. Bir insan kendi değerini "yapışık bir koç" ile ölçer oluyor. "Kişisel gelişim" konusunda, evlere girebilecek başlıca iki isim var: Erdal Atabek ve Üstün Dökmen.

Erdal Hoca, gençliğe hem ayna tutuyor hem de ışık... Kadın-erkek iletişimsizliklerinin bu kadar iyi irdelendiği bir kitap daha bulmak zordur. Gençlerin neden bu kadar ezildiğini, yaratılan o duygu-düşünce karmaşalarını ve bunların nasıl çözülebileceğine dair, okuması hem buruk hem keyifli-umutlu yazılar içeriyor...

Bence bu kitap 15-25 yaş arası her gencin evine girmeli. Hangi çevreden gelirseniz gelin, ister dindar ister dinsiz, ister zengin ister fakir, kendinizi bulacağınız satırlar göreceksiniz, Erdal Hoca içinize girmiş de sizin adınıza bir günlük yazmış gibi hissedeceksiniz. İnanılmaz bir gözlemcilik mevcut...

"Kırmızı Işıkta Yürümek"
Erdal Atabek
230 sayfa
ikinci eli 2-3 liraya dahi bulunabiliyor

Erdal Hoca yine insan ruhunun derinliklerine sesleniyor ve "kırmızı ışığa dur deyip insan insana yaşamak istiyoruz" diyor... "Kuşatılmış Gençlik"in her yaş grubundan bahseden versiyonu denebilir. Basit bir yol verme tartışmasında bile tabancaların çekildiği, elinden geleni yapan doktorların öldürüldüğü, tam bir cinnet toplumu olduğumuz şu dönemde bir "panzehir"dir bu kitap. Hayata dair görmek istemediğimiz şeyleri, bu "hızlı yaşam temposu" içinde unuttuğumuz şeyleri hatırlatıyor Erdal Hoca...

"Kadın Memesinin Evrimi" kısmını, internette sürekli "meme edebiyatı" yapan kızların bilhassa okumasını isterim. "Göğüs bir parça, bir organ, ondan ne utanmalı ne de onu kullanmalı" deniliyor da gel de bunları anlatın cinnet toplumuna... Zor bir iş, Erdal Hoca yıllardır deniyor, çabalıyor ama gördüm ki Twitter'da çok az takipçisi var. Öte yandan göğsünü kullanan, satan, pazarlayan "star"ların yüzbinlerce takipçisi var, çılgın bir dünya...

"Küçük Şeyler"
Üstün Dökmen
176 sayfa
güncel fiyatı 11,5 lira

"Küçük Şeyler 2"
Üstün Dökmen
173 sayfa
güncel fiyatı 11,5 lira

Bu seri devam ediyordu ama elimde ilk 2 kitap mevcut... Üstün Dökmen'i 12-13 yıl önce TRT'den tanımıştım, "Küçük Şeyler" isimli haftada bir yayınlanan sabah programında, o hayata dair bir şeyler anlatır, genç tiyatro oyuncuları da o olayı canlandırır, oyuna Üstün Dökmen'i de sokarlar, hemen her seferde hocayı sıkıştırırlar ama "hayat profesörü" karşısında hep yenilirlerdi. Eğlenceli, düşündürücü, bilgilendirici bir programdı.

Üstün Hoca, TRT'de uzun süre barınamadı ama orada bahsettiklerini 2005'te yazıya döktü. Ününe ün kattı. Ve ilk defa "çok satanlar" arasında basmakalıp bir kişisel gelişim kitabı yok diye sevinmiştim. Hak ettiği ilgiyi, saygıyı görmüştü ama son 5-6 yılki cinnet toplumunda, bu gibi insanlara en çok ihtiyaç duyulan zamanlarda, medya Üstün Hoca'ya yer vermez oldu. Zaten medya bu cinneti daha da körüklemekten başka iş yapmıyor. Haberler kan, ceset, acı, kaza, mobese dehşet anları, market soygunu ile dolu. "Bu dünyada hiç mi güzel şey olmuyor, hiç mi güzel insan kalmadı?" diye soranlara, var derim, Üstün Dökmen'i de başlara yazarım. Tekrar medyada görünse, bir akşam TV'ye çıkıp konuşsa, çoğu insanın o dizileri bırakıp onu izleyeceğine eminim. Gerçekten yaşamak, dolu dolu yaşamak herkese nasip olmuyor.

Üstün Hoca, hazır reçete sunmuyor, kendi tecrübelerini pazarlamıyor, bir yığın yaşanmışlık ve hikaye aktarıyor, unutulmaya yüz tutmuş küçük şeyleri hatırlatıyor. Bizler bir hayli çileli, ağır sosyal baskılar altındaki bir toplumda yaşıyoruz, Üstün Hoca'nın dediklerini 7 gün 24 saat uygulamakta güçlük çekmemiz çok doğaldır. Ama elimizden geldiğince uygulamamız gerekiyor.

Üstün Hoca sadece hatırlatıyor, "Bir de şu pencerelerden bakıp düşünün" diyor, "ille de o pencereden bakıp şu şu 10 adımda şunu başarın" diye formüle çevirmiyor... Üstün Hoca'nın başarı kriteri "para" ve "sevgili" gibi şeyler değil zaten...

"Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok"
Erich Maria Remarque
224 sayfa
güncel fiyatı 12 lira

İnsan, tüm hayvanlar gibi savaşçı değil, barışsever bir canlıdır. Hayvanlar huzur arar, güven arar, kendi nesillerini sürdürmekten başka amaçları yoktur. Besin ararlar, avcılardan sakınırlar. Hayvanlar arasında "savaş" denilen, kalabalık gruplar halinde organize, uzun süreli, çok kanlı kavgalar olmaz. Aynı besinler, aynı yaşam alanı için rekabet edebilirler, karşılaşırlar ama bu güç gösterileri kısa süreli olur ve bir taraf daha zayıf kaldığını görüp geri adım atar, vazgeçer, karşılaşmaların %95'inde can alınmaz.

Buna rağmen, doğada bir faşizm olduğunu, insanların da "doğuştan savaşçı" olduğunu iddia edenler çoktur. Doğada "doğal seçilim" vardır, "faşizm" değil... İnsanların doğuştan gelen saldırganlık dürtüleri vardır ama bu "doğuştan savaşçılık" demek değildir, savunma refleksleridir. Bir avcıya, çok rahatsız edene karşı gösterilecek bir saldırganlıktır bu, sadece korkutup kaçırtmak içindir, zevk olsun diye öldürmek için değil.

İnsanlar da diğer hayvanlar gibi, yemeyeceği şeyi öldürmüyordu. Aynı besin için rekabet ettiği diğer insan gruplarını da öldürmüyordu, tam tersine, onlarla akrabalık ilişkileri kurmak için çabalıyordu, dış evlilikler özendiriliyordu, kalabalık olmaktan güven alınıyordu, birazdan bahsedeceğim "Göl İnsanları" kitabı da bunları anlatıyor.

Bu "savaş" denen olayın, insanların hayatına 10 bin yıl kadar önce tarımla birlikte, kademe kademe girdiğini artık biliyoruz. İnsan tarımla doğadan çok şey üretiyor, insanların tüketebileceğinden ötede bir "ihtiyaç fazlası" ortaya çıkıyor, bu fazlalık alınıp satılıyor, zenginlik kaynağı oluyor, insanlar arasında da buna sahip olma mücadelesi başlıyor. Bir azınlık, üretim araçlarını eline geçiriyor, çoğunluk ise köleliğe itiliyor. Devlet, ordu, hukuk, bunun üzerinde oluşuyor.

E.M. Remarque, romanında, dünyanın gördüğü en büyük ilk savaşın anlamsızlığını sorguluyor. Birbirini hiç tanımayan, sadece "emirler" üzerine birbirlerini öldürmeleri, bu öldürmeleri de "vatan için yaptıklarına" inandırılmış üniformalıları konuşturuyor. Politikacıların ve silah tüccarlarının hırslarına kurban giden, en ön saflarda kırılan yoksul gençlerin ruhlarındaki yaraları anlatıyor. Oscar ödülü kazanmış 1930 tarihli bir filmi de mevcut.

Türkiye bolca savaş yaşamış bir ülke. Savaş mağduru insanlar çok ama Türkiye'deki askerlerin dramını anlatan bir kitap olarak sadece "Mehmedin Kitabı" vardı ki çıkar çıkmaz yasaklandığını hatırlıyorum. Askerlerin, savaşın dünyasını bilmek için bir "Türk Remarque" lazım, onu göremiyoruz. Bir korkaklık mevcut... Asker de duyguları olan, sevinen, üzülen bir insan, 5-10 kelime ile konuşup sıcaktan soğuktan acıdan yaradan etkilenmeyen bir robot değil, işte bunları hatırlatacak duyarlı sanatçılara ihtiyaç var, ses çıkartmaya halen korkuyorlar.

"Doğu cephesinde de yeni bir şey yok" maalesef... Bu kitap evlere girerse, filmi izlenirse, özümüzdeki barışseverliği hatırlayabiliriz belki...

"Arap Baharı, Libya Kışı"
Vijay Prashad
255 sayfa
güncel fiyatı 12 lira

2011 başında, Tunus'ta, bir fakir seyyar satıcı, büyük bir çaresizlik içinde hayata veda etmeyi seçti ve kendini ateşe verdi. Buna tanık olanlarca Tunus'ta başlatılan öfkeli isyan dalgası, Ortadoğu'ya yayılıverdi. Mutsuz, fakir, ülkesinin kaynaklarından yararlanamayan, kukla yönetimlerin ezdiği bölge halkları, "bardağın artık taştığını" görüyordu. Ama bu direniş gösterileri, güçlü bir ideolojik duruş olmadığı için, yenilmeye mahkum kalıyor, Batı'nın istediği şekle kayıyordu. Kitap işte bu süreci anlatıyor ve Arap Baharı'na dair en sıkı kaynak olma özelliğinde.

"Batılıların, bilhassa ABD'nin dünyadaki her olayı çıkardığı" şeklindeki komplo teorilerini sevenlere önerilebilecek bir kitap değil. Aradıklarını göremeyecekler, bu kitap Arap Baharı'nın "emperyalist tezgah" olduğunu iddia etmiyor çünkü. Batılılar ve yerli ortakları/kukla yönetimlerin, halk direnişleri karşısındaki stratejilerini de içeren bilimsel bir analiz.

"Kan Tadı - Belgelerle ABD'nin Kara Tarihi"
Haluk Gerger
527 sayfa
güncel fiyatı 20 lira

ABD'nin kuruluşundan günümüze bir tarihini merak edenler için en iyi kaynaklardan birisi... Kölelik, iç savaş, linç kültürü, "Rambo kültürü", CIA, Kontrgerilla gibi konuların doğuş nedenlerini, sonuçlarını, belgelerle açıklayan, "Tuhaf Meyve" gibi büyük anlam yüklü bir şiirin varlığını da, John F. Kennedy'nin aslında nasıl bir kişi olduğunu da öğrenebileceğiniz, dolu dolu bir genel kültür kaynağıdır.

ABD'nin 1945'ten başlayarak nasıl dünya liderliğine soyunduğunu, Sovyetler Birliği'nin nasıl kuşatıldığını merak edenler özellikle okumalıdır. Bu devirde ABD aleyhine birkaç küfür-hakaret sıralamakla "anti-emperyalist" olunuyor, herkes kendisini "emperyalizm karşıtı" ilan ediyor, halbuki emperyalizmin ne olduğunu, nasıl işlediğini bu gibi kitaplardan öğrenmeden, onun "anti"si de olunamaz...

"Kutsal Kitapların Kaynakları"
Turan Dursun
güncel fiyatı 30 lira

Elimde Kaynak Yayınları'ndan 3 kitap ayrı ayrı olarak, toplamda 600 sayfa basılısı var. Aynı yayınevi bu kez tek bir ciltte büyük boy olarak, "yeniden gözden geçirilmiş ve dizin eklenmiş hali"yle okuyuculara sunmuş.

Turan Dursun, her şeyden önce bir din bilginidir. Ateistliğe kaysa da uzun süre din adamlığı yapmıştır. 1400 yıl önceki Arapçaya da hakimdir. Yazdığı bu eserde, dini sorgusuz sualsiz karalamak değil, kutsalların kökenine inmek amacı gütmüştür.

Üslubu açısından eleştirilecek yönü vardır; bazı dindarların duygularını incitebilecek, onların öfkesini, nefretini kazanabilecek cümleleri vardır ama bu çalışmasını değersiz yapmaz. Dinlerin kökenine bilimsel bir yaklaşımla inmek isteyenlerin okuması gerekli bir eser. Tarihte bir yolculuğa çıkarıyor insanı. Muazzez İlmiye Çığ'ın çalışmaları ile birleşince Ortadoğu tarihine dair büyük resim tamamlanıyor sayılır. Üslubu biraz törpülense fena olmazdı.

Musa ve Tektanrılıcılık
Sigmund Freud
232 sayfa
güncel fiyatı 13 lira

Elimde "Musa ve Tektanrıcılık" adıyla Bağlam Yayınları'nın baskısı var. Say Yayınları farklı isimle basmış. Orjinal isim "Der Mann Moses und die Monotheistische Religion", yani "Musa ve Tektanrılı Din"...

Okunması en keyifli kitaplardan birisidir. Seveni kadar sevmeyeni de bol olan Freud, eski Mısırlılar ve İsraillilerden kalma çok az somut tarihi belgeler ile psikanalizi birleştirir, Hz.Musa'nın izini sürer, sınırları zorlar. Gerçekte kim olabileceğini, Musevi inançlarının kaynaklarını ortaya koyar. Bu dini-tarihsel-psikolojik "roman", okuyucusuna Tevrat'ın geçirdiği evrimlerden tutun "Perşembe" gününün kökenine dek çok bilgi aşılar. Tabii ki "kuru bilgi" değil, işlendikçe yeni noktalara götüren saf bilgi...

Freud'un bu kitaptaki "tarih tezleri" çürütülebilmiş değil. Gerçekten yaşadığına dair hiçbir kanıt olmayan, sadece inanılan Hz.Musa'nın bu "en gerçekçi biyografisi" kesinlikle okunmalı.

"Göl İnsanları"
Orjinal isim: "People of the Lake Man: His Origins, Nature & Future"
Richard Leakey, Roger Lewin
Tübitak Yayınları / Popüler Bilim Kitapları
232 sayfa

TÜBİTAK'ın peynir-ekmek fiyatına sattığı kitaplardan birisiydi. En düşük kitap fiyatının 4-5 milyon olduğu bir zamanda, sadece 1 milyon 200 bin liraya satın almıştım ki bugünkü 1.2 TL'ye karşılık gelir, şimdi de 13-14 yıl önce de çok düşük bir para.

İnsan evrimi konusuna adeta ömürlerini adamış Leakey ailesinden Mary Leakey, 1970'lerde "Lucy" adı verilen ünlü fosili keşfeden gruptandı, Beatles grubunun "Lucy in the Sky with Diamonds" şarkısını dinlerken isimlendirmişlerdi. "Lucy" en meşhur atamızdır denebilir... Eşi Louis Leakey ve oğulları olan Richard da aynı alanda çalışmalar yaptı. Roger Lewin de bu alandaki sayılı isimlerden birisidir, "Modern İnsanın Kökeni" isimli çalışması evrim alanında baş ucu kitaplarındandır... Ama ne yazık ki "Harun Yahya" takma adını kullanan birileri, hiçbir bilimsel eğitim almadığı ve hiçbir çalışmaya katılmadığı halde, evrim konusunda "otorite" olduğunu iddia edebilmekte ve daha kötüsü; insanlar onun yazdıklarını benimseyebilmekte. Leakey ailesinin emekleri boşuna mıdır?

Kitabın asıl amacı, sanılanın aksine, tarih öncesinde yaşamış insanların barışçıl olduklarını anlatabilmek. Fosillerden tutun, bugünkü şempanze ve ilkel kabilelerin yaşantıları üzerine gözlemlere dek her şeyden yararlanılıyor. İnsanların bir zamanlar nasıl yaşadıkları kurgulanıyor.

İnanç sahibi insanlar için her şey açıktır; Adem ve Havva'nın olduğu bir yaratılış ile dünyaya gelmişizdir. Ama "şüpheciler" için, insanların geçmişini araştırmak için "başlangıç kitabı" olarak, "Göl İnsanları" iyi bir iş görebilir...Işık Saçan Kitaplar

"Türkiye Üzerine Tezler"
Yalçın Küçük
5 cilt, toplam 2092 sayfa

Yalçın Küçük, son 10-15 yılda kendisini Yahudi araştırmalarına kaptırdı, polisiye roman ve ifşacılığa döndü, komplo teorilerine bulandı, bir zamanlar eleştirdiği şeylerin avukatlığına soyundu...

Onun gerçek bir bilim insanı olarak mücadele verdiği yıllardan kalma, büyük çalışması "Tezler"i, kendisinin de dediği gibi "ansiklopedi"dir... Övünmekte haklıdır, Tezler'de yazdıklarının tek rakibi yazamadıklarıdır. Böyle bir çalışmanın Türkiye'de bir örneği daha yoktur.

5 ciltlik Tezler'de, Türkiye'nin son 200 yıllık tarihi, resmi söylemlerden uzakta, örtbas edilen kaynaklar kullanılarak, olayların sadece kazananları değil kaybedenleri de konuşturularak, adeta yeni baştan yazılıyor. İçinde sadece Türkiye değil, komşu ülkelerin, Ermenilerin, Gürcülerin, Azerilerin tarihine ve siyasetine dahil satırlar da bulmak mümkün.

Yalçın Küçük'ün Tezler'ini anlayabilmek için, "çok genel kültürlü", "çok zeki" falan olmak gerekmiyor, bu 5 cilt "yeni başlayanlar"a da uygun gelebilir. Önyargıları, tabuları bir saatliğine kenara atarak başlamak yeterlidir. Biraz yabancı dil ve tarih bilgisi olanlar daha avantajlı olabilir, kitapları daha hızlı okur ama şart da değil. Zamanında 100 lira civarında satın almıştım, şu sıralar tükenmiş gözüküyor ama daha ucuza sahaflardan bulunabilir sanırım.

"Uluslararası İlişkiler Tarihi"
SSCB Bilimler Akademisi çalışması
Evrensel Basım Yayın
5 cilt, toplam 2262 sayfa (Kaynakça kısımları hariç)
güncel fiyat - 5 cilt toplamda 148 lira

Hazırdaki tarih anlatımlarından, klişelerden, temeli kanıtı olmayan iddialardan sıkılan insanların evlerine alacağı kaynaklardan birisi. Diplomasinin, politikanın nasıl işlediğini, çıkar çatışmalarını, ittifakları, savaşları sosyolojik ve ekonomik nedenleri ve sonuçlarıyla ele alan bu dev eserin tek eksiği; İlkçağ'a çok az yer vermesi ve de 4 cildin sadece 1870-1945 arası 75 yıllık bir dönemi anlatması... Detaylarıyla anlatılıyor ama 75 yıldan ziyade, 3000 yıllık bir periyodu görmek isterdi insan yine de.

Bugüne dek Kurtuluş Savaşı'nı, 2.Dünya Savaşı'nı, Lozan'ı, Kırım'ı hep tek taraflı okuduk, Frankfurt'u, Bismarck'ı, Hannibal'ı neredeyse hiç duymadık, bizim tarih derslerimiz ve tarihçilerimiz koskoca dünya tarihini "şu tarihte şurası fethedildi, şu padişah başa geçti" gibi karikatürize etti. Bilimselliğin b'sini bile görmedik, geçmiş zamanlar bize "Niye öyle, çünkü öyle" mantığı ile, ezberci, sorgulamaya kapalı, tabularla, dogmalarla aktarıldı. Buna son vermek için, her şeyin bu kadar kolay olmadığıyla yüzleşmek için, tarih öğrencileri başta olmak üzere, tarih meraklısı, geçmişi ve bugünü anlamak isteyen her insan bu 5 cildi evine sokmalıdır...

Resimli Dünya Tarihi
National Geographic yayını, editör Neil Kagan
Büyük boy, ciltli, 416 sayfa
güncel fiyat - 46 lira

Yalçın Küçük'ün 5 cildi ile SSCB Bilimler Akademisi'nin 5 cildine göz gezdirildiğinde, Türkiye, Avrupa, Asya ve Kuzey Amerika'ya dair son 100-150 yıllık tarih bilgisi derinlemesine tamamlanmış olur ama daha önceki zamanlara dair bir toparlama isteyenlerin, üstelik fotoğraflarla, haritalarla, şemalarla zenginleştirilmiş bir kaynak isteyenler, "popüler bilim" diye küçümsemeden National Geographic'in bu çalışmasına yönelebilir. Çok detaylara inmeden, ana hatlarıyla bir tarih okuması yapılabilir. 250 bin yıl öncesinden günümüze dek gelinebilir...

Bu kalın kitapları baştan sona okumanın, hele hele okuduktan sonra hafızada tutmak biraz zor bir iş. Bu kitaplarda anlatılan şeylerin, okullarda, sokaklarda, gazetelerde, televizyonda ve internette görüp duyduklarımızla çok farklı olması da bu "hafızada tutma işi"ni zorlaştırabiliyor...


1|0
0|0
  • Bu Bence, görüş paylaşımına kapalı!
Yükleniyor...