Müziğin Evrimi

Abukluk ile sabukluğu aşk ettirmeyi sanat bilen kitlenin tınısına selam olsun.

Eski zamanların deminde keyiflenmek büyük lükstür.
Bu lükse sahip olmak olanaksız sadece kokusunu çekebilirsin içine ve okşayıp şımartırsın ruhunu… Duygu yüklenmiş yüreklerin ve zeka ile bezenmiş akılların satırlara dökülen kelamları üzerine müzik yapıldığı zamanlar ne güzel bir tattır damağına ve dimağına özen gösterene.

Popüler kültürün katma değer vergisi olarak bu tadın yerine fastfood tarzı şarkılara yöneldik.
Artık yürek ve akıl ile ilgilenmiyor dört kafiyeli satır ve buna ilave iki satırlık nakarat yetiyordu bize. Müzik denilen çıkışı yüreğe dayalı ve sözlerle aşk eden nazlı hatun değişiminden habersiz olsa da bu rüzgara kapılmış savruluyordu ağacından kopartılmış bir yaprak gibi… Gerçi artık duygu değil söz bile talep edilmiyor sadece yüksek sesle dinlenen manasız sesler yetiyor bize.Müziğin Evrimi.

Sözlerden etkilenmek kimsenin el atmayacağı bir yerde dursun zira etkilenme kriterimiz artık gürültü oldu. Elbette bu müziği sevenler vardır ve bu çok doğaldır çünkü müziği bu duygusuzluğa getiren zaten insandır!

Fark ettin mi hiç, bu müzik çalarken artık yanımızdaki insan ile konuşamayacağımız, iletişim kuramayacağımız kadar koptuk bir birimizden ve ufak bir alanda kalabalık ama bir şey paylaşmayan yalnızlıklar oluşturduk.

Zevklerini ve renklerini bekareti gibi koruyan kitlenin dimağına selam olsun.
Huzursuz mu oldun mıncıklıyorum diye zevk ve renk diye belirlediğin dokunulmazlarını?

Elbette bazı insanlar “bu tarz müzikleri sevenler olabilir?” ya da “insanların zevklerini eleştirme” gibi söylemlerde bulunabilir ancak atlanan bir husus var ki bu yazıyı yazma nedenim olur kendisi… Müzik dediğin şey zaten insanın ürettiği bir değerdir yani insanlığın durumu ile müziğin durumu paraleldir ve bu adamın eleştirisi müzik türlerine değil sadece insanların duygularını terk etmesi durumunadır.

Bir güzellik yaparak müziğin önce mana üzerine yapıldığını daha sonra bir nota üzerine kafiye olsun diye yapılmış olduğunu ve şimdi söze hiç gerek olmadan müziksiz ses çeşitliliği haline geldiğini hatırlatarak bu sürecin insan varyasyonunu düşünmenizi rica edeceğim.

İnsan nasıldı, nasıl oldu ve şimdi nasıl?
Sevda nasıldı peki, ne hale getirdik ve ne halde şimdi?
Arkadaşlık? Dostluk? Samimiyet? Vicdan? Dürüstlük?

Güzel insanlardık oysa önceden nasıl kaydılar erozyon gibi bize?
Ruhumuzun anası ağlamakta ama sesini duyan yok yüksek sesle abukluk dinlemekten.
Hep yazıyorum içimde yer etmiş bazı durumları ama sizin için değil, kendime itiraf edip not düşüyorum her daim.

Bir gün barışacak mı yıldızımız hiç bilmiyorum kamu ve oyu.


3|0
1|1

Senin görüşün nedir?

0/2000

Gönder

Kızlar Ne Diyor 1

Erkekler Ne Diyor 1

Yükleniyor...