İnsanı Etkisi Altına Alabilen Film Sahneleri

Herkese merhabalar. Aylar sonra ilham mı geldi nedir, bir bence hazırlamak istedim. Muhabbetini yapmayı çok sevdiğim ama benim kafadan birilerini bulamadığım için pek laflayamadığım konudan bahsedeyim dedim. Kibarcasını başlığa yazdığım ama kabacası "Vurucu Sahneler" diye tabir edilen, filmlerin en can alıcı sahnelerinden oluşan bir liste hazırlayacağım. Yazdıkça aklıma gelecek artık. Hiçbir şey hazır değil.

Nabız tutar bir havada başladım bakalım ama benim en sevdiğim sahnelerden bahsedeceğim sadece. Titanic'in finalinde Rose'un Jack'le son konuşmaları gibisinden duygu dolu sahnelerden uzak, daha yalın ve kendi halinde sahneler etkilemiştir beni. Efsane bir sahneye veya finale ihtiyac yok, duygu yoğunluğuna da ihtiyaç yok. O sahneler kendi kendilerine konuşuyor. En dandik filmlerde, hatta bazen aksiyon filmlerde de çıkıyor bu sahneler karşıma. Koca filmi 3-4 saniyede insanın kafasının içine sokan, kendi halinde bir depresiflik taşıyan falan filan neyse. Cidden açıklamasını bile beceremiyorum bu sahneleri. Bu yüzden direkt dalacağım mevzuya. bir halta benzer umarım.. Gönül isterdi ki kısa görüntüler eşliğinde bir liste hazırlayayım ama cidden uğraştıracaktı. Resimler paylaşacağım sadece.

Terminator 2 - Judgment Day

Etki Bırakan Film sahneleri

Terminatör 2'den başlayayım bakalım. Sarah ablamızın tahtaya "Kader Yok" diye yazdıktan sonra uykuya dalıp rüya gördüğü, havanın renginin bile müthiş bir ambiyans kattığı etkileyici sahne. Rüyanın içeriği zaten deli ötesi. Aşırı depresif bir hava sezerim nedense bu sahnede. Ki olay da zaten depresif ama bir aksiyon filmine bunu monte ediş harika.

Taxi Driver

İzleyiciye "Sakın yalnız kalmayın, mutluluğu kalabalıklar içinde arayın, kara kara düşünmeyin" diye bas bas bağıran müthiş sahne. Sıradan bir izleyiciye basit gelebilir ama filmin kendi içinde finali gibidir. Travis'ın başını iki elinin arasına alıp, bittiğini özetlediği sahne. Yönetmen bir ambiyans yaratmaya bile uğraşmamış. Rodin'in Düşünen Adam'ı gibi bir sanat eseri bu valla. daha övücü bir örnek bulursam dönüp ekleyeceğim.. Gerçekten üniversitede okutulmalık bir film bu Taxi Driver. Aranızda psikolojisi bozuk asosyaller varsa, dışarıdan nasıl görünüyorsunuz izleyin.

Baran

Bir filmde en nefret ettiğim şeylerden biri yönetmenin, senaristin duyguyu veya olayı gözümüzün içine zorla sokmaya çalışması. Tadında bırakın, biz anlarız oğlum ya!.. Vurucu sahnesi bu kadar çok olan ama hiç tadını kaçırmayan acayip tuhaf film. Lateef'in çaresizlik ve sefillik dolu hayatının üstüne bir de aşkı eklediği, sonra bunalımının tavan yapıp yürüdüğü, karların ona eşlik ettiği süper ötesi sahne. Hayatınızda disko, bar falan ortam bilmiyorsanız, 3. veya 5. sınıf insansanız bu filme izleyin. yoksa bulaşmayın. O hissiyatı gariban tayfası anlar ancak.. Sinemadan anlıyorsanız da zaten izleyin. Ayrıca filmin kendi içinde bir çok vuran sahnesi var. Lateef'in, Baran'ın güvercin beslediği yere çıkıp bakınması da güzel sahneydi. Yalınlık tavan yapmış filmde resmen.

Tabutta Rövaşata

Tabutta Rövaşata'yı izlemeyeniniz çoktur belki ama en iyi Türk filmlerinden biridir. Benim gözümde ilk beştedir hatta. Öyle değerli bir yapım. Filmin asıl güzel sahnesi Mahsun'un platonik aşkını gizli gizli süzerken Bab-ı Esrar'ın çalmaya başladığı o sahnedir ama yazıya başlarken anlattığım gibi olayım başka. Duyguyu yansıtmak için uğraş verilmemiş ama duyguların güzel aktarıldığı bu sahne benim için ayrı bir sıcaklıktadır. Mahsun "ben bitiğim zaten. ne olur üstüme gelmeyin"i, kelime dağarcığı az olan biri olmasından ötürü "ne var l*n ne var" diye bağırıp çağırarak anlatması çok aşırı samimidir. Çalıntı arabadan bağırıyor bir de adam :D çaresiz ve acıklı bir sahne aslında.

Spider-Man 3

Bir depresif havadır gidiyorum bakalım :) Bir depresif sahne de Örümcek Adam'ın 3. filminden gelsin bari. Peter'in, yani malum örümceğimizin bunalıma girip kilisenin tepesindeki o oturuşu. Sanat filmi çekmeye gerek yok, ben o duyguyu her türlü veririm demiş galiba Sam Raimi.. Ki olmuş da.

Seven Pounds

Çaresizliğin sevişmesi mi desem, nasıl başlasam bilmiyorum. Klasik sevişme sahnelerinden uzak bu sahne benim için. Filmin işleyişi, gidişatı içinde öyle bir karşısına çıkıyor ki izleyicinin, bir acı duyuyorsunuz sanki. Filmi izleyenler beni anlayacaklardır.

Polizei

Kemal Sunal'dan bağımsız şu filme bir iki giydireceğim öncelikle.. Böylesine sevdiğim sahnenin, böyle dandik bir filmde karşıma çıkmasını hiç beklemezdim ama işte. Kemal abimizin dram sahnelerini ben daha çok beğenirim nedense. Dramı çok iyi yansıtan bir yüzü, mimikleri var. Bilmem var mıdır benim gibi düşünen biri.. Polizei filminde de Ali Ekber rolünde bir ağlama sahnesi vardı. Pas alamadığı birini seviyordu, arkadaşlarından da kazık yemişti, sonra içki içip eve gelmişti. Tek arkadaşı kuşunun, kedisi tarafından kafesi düşürülmüş ve kaçmış olduğunu gördü. Sonra yere uzandı. Bir ağlamaya başladı ki abi sormayın :D Yönetmen bu sahneye müzik koymayıp çok akıllıca bir şey yapmış valla. Tv'de Gezelim Görelim tarzı programlarda yemekleri görüp nasıl canım yemek çekiyorsa, bu sahnede de canım ağlamak istyor. Müthiş bir sahne gerçekten. O ağlama sesi yeter.

Matrix 2 Reloaded

Matrix efsanesinin 2. serisindeki bu sahne aşk filmlerine taş çıkartır benim için. Neo'nun Trinity'i kurtarmaya gidişi! Bu hızlı uçuşun sebep olduğu rüzgar ve girdap arabaları havalandırmıştı ve peşinden onları sürüklüyordu. Ergen kafa ile düşünülmüş gibi ama izleyince hiç uçuk durmuyordu. Harika bir sahne.

Terminatör

Terminatör filmini ayrı sevdiğimdendir belki bilmiyorum ama ikinci kez yine Terminatör filmine döneceğim. Filmin hikayesini bilenler bilir. Anlatmaya gerek yok. Kyle Reese'in Sarah'a, ona ait bir fotoğraftan bahsetmesi ve o fotoğraf çekilirken ne düşündüğünü sorması. Sahneyi ilginç kılan, o fotoğrafı çeken kişinin kendi olmasıydı.. Bayılıyorum bu sahneye.

The Message

İnancımızdan dolayı yakındırız bu filme ama daha fazlası var aslında bu filmde. Zaten iki tane doğru düzgün islamı anlatan film var. Birisi bu işte.. Ammar'ın annesinin ölüşü, çığlıkları, hemen arkasından akbaba sesleri. Sonra Hicretin başlangıcı. Ammar'ın Mekke'ye son bakışını atarken, akıttığı gözyaşlarının yüzünde kurumuşluğu.. Bu tarz bir sahne filmin finalinde Mekke'ye girerken de vardı. Çok fazla hüzünlü bir havası var bu sahnenin.

Cast Away

Wilson'ın Noland'ı terk edip gidişi. Sonra Noland'ın peşinden denize atlaması, ona seslenmesi.. Wilson bir voleybol topu bu arada.

Okuyan olmuşsa teşekkür ederim. Yazı biter de "keşke şunu da ekleseydim" dersiniz ya hani, son satıra başlarken aklıma geldi daha bunlar. Mesela bir Savaş Tanrısı filmine değinebilirdim. Merminin yapılış aşaması ve sonra da bir çocuğun kafasının içine girmesi. O da deli sahneydi. Sonra Kuzuların Sessizliği'ne, Guguk Kuşu'na değinebilirdim ama tadında kalsın yeter. Zaten kafam da güzel şu an. Bu kafayla yazmaya çalıştım. Okuduğunuz için teşekkürler.


1|1
2|1

Senin görüşün nedir?

0/2000

Gönder

Kızlar Ne Diyor 2

Erkekler Ne Diyor 1

  • O kadar film içinde Fight Club yok? :S ilgin. ama güzel.

    0|0
    0|0
    • daha çok sevdiğim bir kaç filme bile yer vermedim hacı valla. bu listede farklı bir şey yapmak istedim. yoksa efsane bir sürü sahne var aklımda.. teşekkürler :)

Yükleniyor...