Osmanlı'nın Güzel Adetleri

Osmanlı'nın Güzel Adetlerinden..

İçinde bulunduğumuz toprakları bize miras bırakan atalarımızın bayrağı altında himaye olduğu, anlı şanlı Osmanlı imparatorluğu'nun bizlere kadar uzanan yahut uzanmayan adetlerinden( lerimizden ) bahsedeceğim bencem'de.

1- Pencere önündeki çiçeklerin dili

Osmanlı sokaklarında dolaşırken o güzelim cumbalı ahşap evlerin pencerelerinde çiçekler görülürdü. Onlara da çeşitli mânâlar yüklenmişti. Meselâ pencerenin önündeki sarı çiçek; “Bu evde bir hasta var, lütfen gürültü yapmadan mümkün olduğunca sessiz geçin.” mânâsına gelmekteydi. Çiçek kırmızı ise; “Bu evde evlenme çağına gelmiş genç bir kızımız var, sakın ola kötü bir söz edip de, onun kalbini ve ruhunu incitmeyin.” demekti.

2- Osmanlı'da kapı tokmaklarının dili

Hayata her açıdan islami perspektifle bakan Osmanlı'da kapı tokmaklarıda aynı hassasiyetle yapılmıştı.
Her kapıda biri büyük biri küçük tokmak bulunurdu; eve gelen kişi erkek ise büyük tokmağı vurur kapıyı erkek açar, gelen kişi kadın ise küçük tokmağı vurur geleni kadın karşılardı..

3- Osmanlı'da sadaka taşları

Başta demiştik, islami perspektif diye. Yine islami hassasiyetin atalarımıza kazandırmış olduğu dünya tarihine örnek bir adet, sadaka taşları.
Maddi durumu iyi olan insanlar sadaka taşlarına para bırakırlar ve fakir olan insanlar oradan #ihtiyacıkadarını alıp gereksinimlerini giderirdi. Ve açgözlülük yapmayıp başka fakirlerede bırakırdı. Ne güzel, veren utanmıyor verdiği için alan ezilmiyor aldığı için, hassasi bir gizlilik..

4- Osmanlı'da zimem defteri

Şimdiki hayatımızda veresiye defteri olduğu gibi Osmanlı zamanında da zimem defteri bulunurdu. Manav bakkal vs esnaflara borç yazdıran insanlar bulunurdu.
Maddi durumu iyi olan birisi gider zimem defterini açtırırdı ve rastgele borcunu ödeyemeyen birini seçtirir borcunu öderdi. Ödeyen kimin borcunu ödediğini bilmezdi, borcu ödenende kim tarafından ödendiğini bilmezdi. Bu şekilde toplumda müthiş bir hassas dayanışma mevcuttu.

5- Osmanlı'da Mahyalar

Mahya ramazan aylarında çift minareli camilerin minareleri arasına asılan ışıklı yazılardır. Kelime anlamı olarak Arapça’da “hayat” aynı zamanda da “aylık” demektir. Mahyaların kurulmasındaki temel amaç insanları iyiliğe ve sevaba yönlendirmek, insanlara güzel mesajlar vermekti. Bu yazıları tasarlayıp, minarelere asılmasını sağlayan sanatçılara ise “mahyacı” adı verilir. Mahyalar ilk dönemlerde halatların üzerine dizilmiş yağ kandilleriyle yapılıyordu. Mahyacı mahya üzerinde göstereceği tasarımı önce kağıda çiziyor, kağıt üzerinde kandillerin yerini belirliyor ve sonrasında da üretime geçiyordu. Eski usul mahyaların üretimi için bütün gün çalışmak gerekiyordu. Her akşam değişik bir mahya ile mahyacılar sanatlarını ortaya koyuyorlardı. Bütün bir ramazan ayı boyunca her akşam yanan mahyalar, rüzgara karşı da dayanıklıydı. Genellikle mahyaların üretiminde zeytinyağı ya da mum kullanılırdı. Ancak bu kandillerin yanma ömrü ortalama 3 saat olduğu için, bütün camilerdeki mahyaları bir gecede görmek oldukça zor oluyordu.

6- Osmanlı'da Türk kahvesi inceliği

O zamanda eve gelen bir misafir olduğunda Türk kahvesi ikram edilirdi ve yanında da su verilirdi. Eğer ki, misafir suyu içerse karnının aç olduğuna delaletti ve ev sahibi hemen sofra kurardı fakat kahveyi içerse tok olduğu anlamına gelirdi.

Tüm adetleri yazmadım ki bence'mi kocaman görüpte okumaktan vazgeçmeyin diye. Az olsun caydırıcı olmasın, " okuyuveriyim ya nolcak" edasıyla insanlara birşeyler öğretmek için vesile olmak istedim. Umarım beğenmişsinizdir.

Allah bizede İslamı en hassas şekilde yaşatmayı nasip etsin.. İyi günler hepinize :)


0|0
23
StravberryRED KizlarSoruyor'da Editör
Editör kimdir?

En İyi Kız Görüşü

En İyi Erkek Görüşü

Senin görüşün nedir?

Kızlar Ne Diyor 1

  • amin :) gerçekten çok güzel bir bence olmuş keşke geçmişe hayranlık geleceğede yansısa :)

    0|1
    0|0

Erkekler Ne Diyor 2

  • Güzel Paylaşım.

    0|1
    0|0
  • İyi bir bence olmuş..

    0|1
    0|0
Yükleniyor...