YEŞİL BİR YOLCULUĞUN AYAK İZLERİ: KARADENİZ TURU - 2 / BATUM MACERASI

Bir önceki bencemde, sizlere yapmış olduğum Karadeniz turuyla ilgili deneyimlerimi ve bilgileri aktarmıştım. Hem geç bir saat olması hem de görsel paylaşım sınırı dolayısıyla bencemi ikiye bölmeye karar verdim. İşte şimdi dün gece sizlere sunduğum bencenin ikinci yarısı olan Batum Macerasını sunuyorum. Bayanlar ve baylar:

YEŞİL BİR YOLCULUĞUN AYAK İZLERİ: KARADENİZ TURU-2 / BATUM MACERASI VE GERİ DÖNÜŞ BAŞLIYOR...

Dün bahsettiğim gibi nihayet güneş o sıcacık yüzünü yemyeşil Ayder Yaylasında göstermiş ve bizi mutlu etmişti. Sis ve kapalı havanın ardından ışıldayan Ayder muazzam bir görünüme kavuşarak sabah sabah içimizi açmıştı. Tabii öncesinde otelimizde okkalı bir kahvaltı yapıyoruz. Size şunu söyleyebilirim ki, Ayder'in havasında uyanıp Karadeniz usulü donatılan bir sofrada kahvaltı yapmak cidden çok güzel!

Valizlerimizi hazırladık, üstümüzü giyindik ve turun son ayağı olan Batum'a gitmek üzere otobüse bindik. İçinizde bu tur ile Batum'a gitmek isteyenler varsa şunu özellikle hatırlatmak istiyorum: Lütfen tur öncesi nüfus cüzdanınızdaki fotoğrafınız eskiyse yenileyin. Ayrıca, kimliğinizde herhangi bir deformasyon veya yıpranma varsa inanın Batum sınır görevlileri bunu size zehir ettirmek için pek bir hevesli olacaktır. Hatta girmenize izin bile vermeyebilirler! Bu yüzden önerime kulak verin ve kimliğiniz ile birlikte fotoğrafınızı yenileyin...

Evet, uyarımızı yaptık ve şimdi devam ediyoruz.

Batum'a gelmeden önce Sarp Sınır Kapısına yakın bir otelde fazla valizlerimizi bırakıyoruz ve sadece ihtiyacımız olan küçük çanta ve gerekli eşyalarımızı alarak tekrar otobüse biniyoruz. Ayrıca yine uyarayım bu oteldeki kısa mola sırasında tuvalet ihtiyacınızı karşılayın çünkü, sınır kapısı ve giriş işlemleri esnasında buna fırsat bulamayacaksınız!

Valizler bırakıldı, ihtiyaçlar giderildi ve istikamet Sarp Sınır Kapısı!

Yeni gerçekleştirilen işlemle birlikte artık Türkiye'den Gürcistan'a ait olan Batum'a geçiş esnasında pasaport gerekmiyor. Sadece TC kimlik numarasının yazılı olduğu nüfus cüzdanınız yeterli olmakta.

Ayrıca tur şirketiniz, önceden her bir yolcusu için Batum'a girebilme amacıyla hazırlanan aşağıda gördüğünüz bu formu ve pulu veriyor. Yarı Türkçe yarı Gürcüce olan bu form ufak tefek bir şey ve tek sayfadan oluşmakta.

YEŞİL BİR YOLCULUĞUN AYAK İZLERİ: KARADENİZ TURU - 2 / BATUM MACERASIOtobüsü boşaltıp ayrı bir kapıdan ilerliyoruz. Tek sıra halinde giriş yaptıktan sonra yapılan güvenlik önlemleri ve kontrollerden geçiyoruz. İkinci aşamada ise Gürcistan'ın kontrolleri var.

Kapının eşiğinden itibaren çam yarması gibi iki güvenlik görevlisinin bakışları altında işlemlerin yapıldığı yere doğru yürüyorsunuz. Batum'a girişte kimliğinizi veriyorsunuz. Bana denk gelen kadın görevli bir hayli ciddi ve suratsızdı. En az on defa kimliğimde yer alan fotoğrafıma ve yüzüme dik dik baktıktan sonra masanın üstündeki kamerayı işaret ederek oraya bakmamı istedi. Yüz tanıma sistemi ile işleyen güvenlik birkaç sıkıcı dakikanın ardından sona erdi ve inanın kadın yine de gülümsemedi...

Hani size kimliğinizi yenilemeniz konusunda bir uyarıda bulunmuştum. Hatırladınız mı? Hah! İşte, o uyarıyı kendi tur rehberimiz dikkate almamıştı ve neredeyse hepimizin işlemi bittiği halde o güvenliğe takılı kaldı. Zar zor da olsa geçmeyi sonunda başardı. Denetim ve son kontrollerin ardından dışarıya açılan kapıya doğru yürüyoruz. Yine çam yarmasından mütevellit renkli gözlü bir güvenlik görevlisi Slav aksanlı İngilizcesi ile bize sesleniyor:

Welcome To Batumi!

Gürcistan'ın Batum sınır kapısının tasarım ve mimarisi çok hoşuma gitmişti. Yukarıda gördüğünüz bu enteresan mimari yapı turumuzun güzel geçeceği konusunda açıkçası içimi daha da açmıştı.

Otobüsümüze binip Batum'un içlerine doğru ilerlemeden evvel yol kenarındaki bir yerde minik bir mola veriyoruz. Zira, burası paralarımızı Gürcistan Lari'sine dönüştüreceğimiz bir nokta...

Gürcistan Lari'si Türk Lirası karşısında o vakitler ortalama düşük değerdeydi. O para değişim noktasındaki içki satılan yerin fiyatlarını gördümde gözlerim fal taşı gibi açıldı. Şimdi burada şunu söyleyeyim: Tur dönüşü uygun fiyata içki ve sigara (genelde hep bu ikisi revaçta) almak istiyorsanız alabilirsiniz. İsterseniz karton karton alın, Batum sınır güvenliği bunu umursamıyor. Ne de olsa onlara para kazandırıyorsunuz ama iş Sarp Sınır Kapısından geçmeye geldiğinde işte trajedi o an başlıyor!

Bizim turumuz sırasında rehberimizden tutun şoförlerimiz de dahil olmak üzere herkes uygun fiyata sigara ve içki aldı. Tabi aldı diyorum ama öyle aşırı derecede değil! Benim size tavsiyem Batum'a girerken çokça cebi olan bir kıyafet ve bayanlar için de normalden birazcık daha büyük bir çanta seçmeniz. Zira, hani size bahsettiğim kafa dengi arkadaş grubumdaki bir evli çift benim minik asma çantamı bile sigaraları için aldı. Dahası beni de kötü emellerine alet ederek bir karton sigarayı her bir cebime tıkıştırdılar.

Ayrıca şunu da eklemek istiyorum Batum'un ünlü bir alkolsüz içeceği var. Armut Suyu! Her yerde ama her yerde kolaylıkla bulup içebilirsiniz. Biz, Türkiye'ye dönerken turdaki pek çok kişi şişe şişe bundan almıştı.

Paramızı değiştirdik, otobüsümüze bindik ve devam ediyoruz. Batum, eski Sovyet döneminden kalan koca koca apartmanların örttüğü bir şehir. Tur rehberimizin bize dediğine göre en geç beş yıl içinde burası yeni bir Kıbrıs olacakmış. O vakitler çoğunluğu Amerikalı olan kumarhane ve otel firmaları şehrin çehresini oldukça değiştirmiş. Harbiden de güzel olmuş.

Uzaktan, Batum şehir merkezinin görünüşü...

Farklı tarzdaki mimari binaları geçe geçe şehrin içine doğru ilerliyoruz. Açıkçası bazı yapıların tasarımları hoşuma gitmişti. Hele içlerinden birisi vardı ki, tebessüm etmeme neden oldu. İşte o yapı:

Birden bire görüntüyü gören herkes telefonlarına ve fotoğraf makinelerine saldırıp ardı ardına deklanşöre basıyordu. Otobüs ilerliyor, rehberimiz anlatıyor ve biz bu yabancı şehrin çevresini bir bir inceliyorduk.

Turumuzun ilk ayağında Dünya'nın ikinci büyük Botanik Parkına gidiyoruz. Giriş için kaç para verdik inanın aklımda bile değil. Botanik Park diyorum ama sakın ha aklınızda bin bir çeşit çiçekler, renkler ve börtü böcek gelmesin. Sadece türlü türlü ağacın ve bitkinin oluşturduğu devasa bir yer burası. Ama manzarası gayet güzel. Özellikle fotojenik pek çok noktasında unutulmaz anılar oluşturabilecek kareler yakalayabilirsiniz.

Botanik parkı arkamızda bırakıp öğle yemeğimizi yiyeceğimiz Türk restoranına doğru yol alıyoruz. Burada öğle yemeğini yiyecek ve ardından bir müze gezisine katılacaktık. Size bahsettiğim mini arkadaş grubumuzla fikir alışverişi yapıp müzeyi gezmek yerine o vakti şehri gezmek için kullanmak istediğimizi tur rehberimize bildirdik. O da bize buluşacağımız yeri bildirdikten sonra taksi çağırdı. Millet sıkıcı bir müze gezisine doğru giderken biz kafa dengi grubumuzla taksilerimize atlayıp Batum'u keşfetmeye çıktık.

Tabi öncelikle rehberimizin bize bahsettiği Poseidon Heykelini bulmamız gerekiyordu. Kendi grubumuzda iki öğretmen ve iki bankacı olduğu halde bir Allah'ın kulu bile İngilizce bilmiyordu. Bilenler de çat pat konuşmaya çalışıyordu. Gerçi şu da var, Batum'da millet İngilizce bilmiyor...

Az gittik, uz gittik yol kaldırım düz gittik. Elbette ilerlerken bol bol fotoğraf çekmeyi ve çektirmeyi de ihmal etmedik.

Batum'un sahil kenarına yakın olan bölümü cidden temiz, gösterişli ve modern ama içlere doğru ilerledikçe ışıltısını ve modernliğini kaybediyor. Az evvel bahsettiğim Sovyet döneminden kalma büyük ve kalabalık apartmanlar köhne yapısıyla göze batıyor.

Rehberimizin buluşma noktası olarak belirlediği heykeli hala bulamadık ve sıcak Batum havası pilimizi bitirdi. Biz de hemen bir kafeye geçtik. Ben hangi akla hizmet ise Batum'un ünlü Borjomi maden suyundan kocaman bir şişe istedim. Arkadaşlar ise meyve suyu ve içki sipariş etti. İçimden kendime çok küfür etsem de bu da bir deneyimdir diyerekten şişeyi bitirmeye çalıştım ama başarılı olamadım. Uygun bir miktar ödetikten sonra garsondan bize aradığımız heykelin nerede olduğunu sorduk. O çocuk bize bambaşka bir yolu gösterirken kardeşimin sesini duydum. Meğer heykel kafenin duvarının arkasında, burnumuzun dibinde öylece duruyormuş.

Görür görmez iyice incelediğim ardından da bol bol resmini çektiğim heykeli yani buluşma noktamızı belirledikten sonra ne yapacağız diye düşünmeye başlamıştık. Avare avare gezerken İstanbul'dan gelen turun rehberi ile karşılaştık. Ona durumu anlattık ve bize bir yer önermesini istedik. İşte o zaman Radisson Blu otelinin 19. katında bulunan muazzam manzaralı cafe restoranı tavsiye etti. Biz hızlı adımlar ile otele doğru gitmeye başladık.

Fırsat bu fırsat derken otelin casinosuna girmeyi ihmal etmedik. Elbette girmeden önce yine bir yüz tanıma sistemli kontrol noktasından geçiyoruz. Casino otelin zemin katında duruyor.Sınır kapısının aksine buradaki görevli bayan genç, güzel, bir içim su ve bonus olarak Türkçeyi çok iyi biliyor. Kontrol ve onay işlemlerinin ardından bir alt kata iniyoruz. Hafif bir müzik ile koskocaman bir kumarhane ortamı gözlerimize yansıyor. İçeride telefonla fotoğraf çekimi yasak olduğundan görsel veremiyorum.

Önce elinizdeki paraya denk gelecek fiş alıyorsunuz. Fişlerinizi aldığınız sırada saniyesinde sizin resminizi inceleyen iki kadın göreceksiniz. Onlar da bir ekrana bir de bana bakıp onay işlemini gerçekleştiriyorlar. Fişimi aldım, bir kumar makinesine geçtim, kolu çektim ve sonuç paramı bir güzel kaybettim.:)

Kumar maceram böylelikle sona ermiş oldu. Gırgır şamata yukarı çıkıp lobiden asansöre bindik ve kapı açıldığında ortamın ambiyansı çok güzel. Ayrıca görevli personel Türkçe bilen şen şakrak bir insan.

İşte 19. kattan Batum manzarası...

Buradaki fiyatlar gayet uygun hesabı öderken zorluk çekerseniz o şen şakrak kişi size para birimi konusunda yardımcı oluyor. Yediniz, içtiniz ve eğlendiniz. Batum artık arkanızda kaldı.Buluşma noktasında tur ve geri kalanlar ile birleştikten sonra otobüsle geriye dönüş başlıyor. Herkes istediğini alıp tekrar sınıra doğru yola çıkıyoruz. Trabzon Sandal Otelde konaklayıp ertesi sabah kahvaltıdan sonra uzun bir dönüş yolu bizleri bekliyordu. Size tavsiyem eğer gidecek olursanız dönüş için önceden bir uçak bileti rezerve etmeniz. Böylece Trabzon'dan İzmir'e kadar olan upuzun yolun yorucu faktörü ortadan kalkar. Eğer ben uzun yolculukları arkadaşlarım ile geçirmek istiyorum derseniz orası size kalmış...

Batum ve geri dönüşü işte böyleydi. Sürçü lisan ettiysem kusura bakmayın. Bunun haricinde Batum ile ilgili ne var ne yok bakınayım derken şunu buldum... Bu kadının deneyimlerini de bir sonraki Batum maceramda tek tek gerçekleştireceğim.

@pentin bak ve bilgi edin arkadaşım. Bütün bunları başta senin ve diğer düşünen kişiler için yazdım. Umarım bu benceyi okuduktan sonra fırsat bulduğunuz ilk anda tura katılır ve her şeyi tek tek deneyimlersiniz. Tekrar görüşünceye dek kendinize çok iyi bakın ve dikkat edin.

Sağlık ve esenlikle kalınız...


0|0
4|1
Mandarinia KizlarSoruyor'da Editör
Editör kimdir?

Senin görüşün nedir?

0/2000

Gönder

Kızlar Ne Diyor 4

  • emeğine sağlık

    0|1
    0|0
  • :)) canikom batum un iki caddesi var bir haltı yok dedi arkadaşım onlar da paso sigara almaya geçiyorlardı oraya :) arabanın bagajını full dolduruyorlardı.

    Salı günü gideceğim ama sanırım ayder de kar yağıyormuş bugün :)) totomuz donmadan bir kaç güzel mekan görmeyi umut ediyorum. Çok başarılı bir yazı, emeğine sağlık.

    0|1
    0|0
    • İşte resimlerini paylaştığım da o iki caddeye ait fakat yine de görsellik on numara beş yıldız! :)
      Sana şimdiden iyi, güneşli ve hayırlı yolculuklar dilerim. Dönüşte deneyimlerini paylaştığın bol fotoğraflı bir benceyi yazmayı sakın unutma! ;)

  • Tek takıldığım nokta neden yemek yemek için Türk restaurantını seçtiğiniz 😄 Guzel bir yolculuk olmuş anladigim kadarıyla 😄 Emeğine sağlık :)

    0|1
    1|0
  • Armut suyu güzel. Manzara da muhteşem. neden Türk restoranda yemekler yediniz ki Gürcü mutfağı harika. Hele şaraplar - tatlı, hafif. Hala Karadeniz Tur yapamadım.
    Paylaşım için sağ ol.

    0|1
    0|0
    • Zaten Batum turunda ilk önce öğlen yemeği için bir Türk restoranına gittik ve orada yedik. Onun haricinde kısıtlı zamanımız ve kısıtlı paramız olduğundan dolayı tadını çıkaramadık. Ancak, bir daha ki sefere gittiğimde acısını çıkaracağım.

    • Anlaşıldı:) gerçekten güzel ve çok yakın size mutfağı bulunuyor. Bol bol seyahat sana!

Erkekler Ne Diyor 1

  • Bu yaz Artvinden sonra gecmeyi dusunuyorum eline saglik iyiki yazmışsın iyiki okumuşum :Dd

    0|1
    0|0
Yükleniyor...