Kesinlikle izlenmesi gereken 5 film

1) Öncelikle en sevdiğim film olan, izledikçe tüylerimi ürperten Yüzüklerin Efendisi'nden başlamak istiyorum.

Yüzüklerin Efendisi

Kesinlikle izlenmesi gereken 5 film

Sadece sahnelerine değil, oradaki öğütlerine bakmanıza da öneririm. Bu film sadece aksiyondan oluşmuyor, insana yol gösteriyor. Elinizde nakış gibi işlenmiş, dantel gibi örülmüş, milyonlarca hayranı olan fantastik bir roman olduğunu düşünün. Tüm zamanların en iyi fantastik kitabı belkide. Ve bunu, filme ne kadar aktarabileceğinizi de bir düşünün sonra. Kitabın hayranları için bir film yapmaya kalksanız, kitabı okumamışlar için her sinama fuayesinde tanıtım broşürleri bastırmanız ve zaten 3,5 saat olup boyunları kopartan filmi 6 saatlik olarak çekmeniz gerekirdi. kitabı okurken kendini kaybetmiş bir Yüzüklerin Efendisi fanı olarak yine de diyorum, The Return Of The King, gördüğüm en muazzam filmlerden biriydi. Hangi sahne bizi Faramir'in umutsuzca Mordor ordularına saldırırken Pipin'in söylediği şarkıdaki kadar derinden etkilerdi, Eowyn'in dağların kalbine giden Aragorn tarafından reddedildiği yerde hangi mendil ıslanmadan durabilir, Legolas'ın en naif hareketlerle, dev mamutları yıktığı sahnelerde yürü be dememizi kim engelleyebilirdi. Gollumdan korkmak, tiksinmek ve onu anlamak arasında gidip gelen biçare Frodo'nun kocaman açılan mavi gözleri, Sam Wise'ın Frodo'ya bağlılığı, nazgülleri def etmek dışında efendi gibi dövüşen Ak Gandalf'ın sakin sakin ölümün ak kumsallara benzeyişini Pipin'e anlatışı, hele o muazzam inandırıcılığı ile Minas Trithin görünüşü, Gimli'nin kopartan üç parça diyaloğu, Gollum'un bir eroinmandan geri kalmayacak yüzük bağımlılığının resmedilişi, sizi bilmem ama bana yetti de arttı. Evet uzun, çok uzun bir filmdi, hele son on beş sahnede ben bile "bitsin artık, bütün aşkım" şarkısını seslendiriyordum. Amma velakin, gişesi helali hoş olsun, kuşaklar boyu izlenilsin demeden geçemem.

2) Ve yine hayat dersi çıkarılması gereken filmlerden biri daha: Esaretin bedeli...

Esaretin Bedeli

'Esaretin Bedeli' filmin adı gibi yönetmeni de etkileyeci bir insan. yeşil yol ve esaretin bedeli gibi baş yapıt sayılan filmlerin altında imzası bulunan bu adamın hayat hıkayeside ilgınc mülteci kampında buyumüş birinin yeşil yol ve esaretın bedelı gıbı fılmlerde yonetmenlık yapması ayrı bir ironi . Filme gelecek olursak filmin anlamı cok derin ve çok güzel htta okadar anlamlı bır senaryosu varkı herkes tarafından begenılmıs ve baş yapıt olarak sayılmıs . ama işlenış konuya nazaran bence pasif kalmıs çok zayıf ılerlıyor ve sürükleyıclıgı az. ama sureklı gelecek olan güzel replik beklentisi sızı bırazda olsa bağlı tutuyor . yazının son bolumne gelırsem fılm işledıgı konu ve replıklerı ile bırlıkte cok güzel fakat surukleyıclgı az . bana sorarsanız 1 milyon kısının oyladgı ımdb de 9.3 alması şaşrtıcı bır durum sonucta bundan daha iyileride var ama yınede cok cok guzel bır konusu var

3) Asla unutulmayacak bir baş yapıt... The Godfather bu filmde aile içi konuşmalar çok önemlidir benim için. Hele ki o sessizliği yok mu... Şu müziğe bir kulak verin

The Godfather

Nino Rota'nın efsanevi müziği ve akabinde "I believe in America" repliğiyle başlayan bu filmin efsaneler arasında yerini alacağını sanırım Francis Ford Coppola dışında kimse bilemezdi. Aslen Sicilyalı ancak Amerikan vatandaşı İtalyanların kurdukları mafya düzeninin kapılarının arkasına giren ilk sahneyle giriş yapılan film, Marlon Brando gibi kariyeri sallantıda bir aktör, Al Pacino gibi kapalı kutu bir yeniyetme, Robert Duvall ve James Caan gibi o zamana göre daha yıldızlaşmamış aktörler ve dahası ve en önemlisi Francis Ford Coppola gibi üst sınıf yönetmen sıfatına uzak birine teslim edilmiş bir kadroyla yola çıkınca eminim ki o yıllarda kimsenin büyük bir beklentiyle beklediği bir film değildi. Ancak The Godfather 3 saatlik süresi boyunca her sahnesi ve her repliğiyle yıllarca sinemaseverler nezdinde unutulmaz bir efsaneye dönüşecek, film müziği ıslıkları süsleyecek, Vito Carleone karakteri sinema tarihinin parodisi en fazla yapılan karakteri olacak, çekilen her mafya/suç filmi kendisiyle karşılaştırılacaktır. "I believe in America" repliği sonrası yönetmen zoom out yapar ve mafyanın arka kapısına misafir oluruz. Vito "Don" Corleone insanların dertlerini dinlemekte ve onlara çözümler bulmaktadır. Öteki tarafta ise aile işlerinden uzakta tutulan başta kadınlar olmak üzere herkes kendisini tipik bir İtalyan düğününün neşesine kendilerini kaptırmışlardır. Evet İtalyan mafyasında erkekler herşeyi kapılar ardında hallederken, kadınlar aileyi toplarlar eşleri ve çocuklarıyla ilgilenirler. Düğüne asker kıyafetiyle gelen Al Pacino'nun hayat verdiği Michael Carleone ise özellikle aile işlerinden uzak tutulmuş ve tüm eleştirilererağmen asker olmuş, vatanına hayırlı bir çocuktur. Ancak zaman geçtikçe olaylar beklentiler dışına çıkar. Vito Carleone, karakterini seyirci gözünde iyice yüceltecek bir hareketle yeni oluşan eroin piyasasına girmeyi reddedecek ve bunun bedelini manavdan alışveriş yaparken vurularak ödeyecektir. Sonrasında "Don" Carleone olarak kısa süreli de olsa Sonny'i ve efsane sahneler arasında yerini alan öldürülmesiyle Michael'in "Don" karakterine bürünmesini izleriz. Tabii bunları izlerken Coppola sinema tarihine geçecek sahneleri de bizlere kazandırmayı ihmal etmez. Sinema yapımcısının at kafasıyla uyanması, Vito'nun suikaste uğraması, Sonny'nin oldürülmesi, Michael'in babasının intikamını restoranda aldığı sahne -ki bu sahnedeki performansıyla Al Pacino'nun yapımcıların kafasındaki soru işaretlerini sildiği söylenir- hafızalara kazınan "I'll make him an offer he can't refuse" repliği gibi sahnelerle resital şeklinde ilerleyen film finalde Michael Carleone'nin vaftiz töreni ve düşmanlarının teker teker öldürüldüğü sahnelerin paralel ilerlemesiyle son bulur. Michael Carleone vaftiz babası (ki Godfather demektir) olurken aynı zamanda mafya dünyasının da Godfather'ı olmaktadır. Ki Coppola bu sahneleri çekerek sinema tarihine unutulmaz sahneler armağan eder ve finalde başlangıçta geçen "I believe in America" repliğinin geçtiği odaya geçeriz. Ancak bu sefer farklı olan "Don" karakterinde Michael Carleone'yi görmemizdir ve eşi Kay ona bakarken kapının yüzüne kapanmasıdır. Mesaj açıktır: Kadınlar bu işlere karışamaz, herşeyi erkekler kapılar ardında halleder. Filmde iyi taraf olan adalet, polis gibi kavramlar yoktur. Her karakter mafyadır, onlar arasında seyirci iyi-kötü ayrımını yapmalıdır. The Godfather benim gözümde bir efsanedir ve her zaman "I'll make him an offer he can't refuse" repliğiyle hatırlanacaktır. Ayrıca filmin açılışında yer alan yaklaşık beş dakikalık Marlon Brando şovu ve filmi en iyi anlatan "Why did you go to the police? Why didn't you come to me first?" repliğine de kulak misafiri olduğumuz giriş sahnesi hafızamda yerini çoktan aldı bile.

4) İşte bize pes etmemeyi öğreten bir film... Forrest Gump

Forrest Gump

John Williams ve Alan Silvestri - Forrest Gump Theme/Run Forrest Run Müziğinin bir bölümüyle başlayıp daha o saniyede harika bir yapım olacağını belli olan bir yapım.. İzlemekte geç kaldığım bir kaç yapımdan birisi ayrıca.. Tom Hanks'ın baş yapıtlarından birisi.. Gerçekten zekası bu kadar düşük olan bir insanın neler başarabildiğini ve ne kadar temiz kalpli bir insan olabileceğini anlatabilecek en iyi yapımlardan biri zaten.. Bir yandanda ders çıkarılması gereken bir filmdi.. İki saat boyunca zamanın nasıl geçtiğini anlayamazsınız.. Her ne kadar kurgu ve olaylar çok iyi düşünülmüşsede bu filmi film yapan Tom Hanks'tır.. Bir başkası oynasa bu kadar başarılı olabilirmiydi.. Belki diyerek açık bir kapı bırakırsın ama aynı tadı vermez diye bilirsin rahatlıkla.. Forrest Gump'ın başından geçen olaylar ve de filmi izledikten sonra okuduğum yorumlarda da belirtildiği gibi film kısaca Amerikan tarihini anlatıyor aslında.. Bu konuyu senaryoda iyi serpiştirmişlerdi.. Ayrıca G.Sinise gibi harika bir oyuncuda oynamış.. Helede oynadığı rol ''Dan Taylor''.. Gayet iyiydi.. Birde şunu belirtmek isterim.. Döneminde Oscar'da Esaretinle Bedeli'yle yarışmış ve ödülü de almış.. Buna gerçekten çok şaşırmıştım zamanında.. Çok iyi bir filmdi ancak bana göre (Kesinlikle imdb'ye göre değil) döneminin en iyi 2. filmi olabilirdi.!. Ama aldığı ödüllerde azımsanacak gibi değil.. Filmde çoğu kişinin aklında kaldığı gibi başta ''Run Forrest Run'' kaldı.. Bu filmi izledikten sonra dünyaya Forrest Gump gözüyle bakmak düşüncesi daha çok ilgimi çekti.. Kesinlikle izlenmesi gereken bir film..

5) Cesur Yürek, bu filmin ayrı bir yeri vardır. Hele o özgürlük konuşması... Bir şeylerin değerini onları kaybetmeden önce bilin.

Özgürlük Konuşması

Özgürlük konuşmasını izlemeden geçmeyin derim.

Özgrlük konuşmadısını izlemeden geçmeyin derim. Patlaması için hafif bir kıvılcım yeterdi.. ! Eski zamana göre 2 türlü insan vardı. Biri özgür olanlar diğeri ise özgür olmayanlar. Hangimiz istiyoruz ki başka güçlerin altında ezilmek ve onlara boyun eğerek istediklerini yapmak.Oysa hepimizin istediği ama cesaret edemediğimiz o özgürlük kelimesini burada şiddetli bir şekilde görüyoruz ve hissediyoruz ki özgür olmak , özgür hissetmek bu kadar aşırı derecede tüyleri diken diken yapabilecek bir nitelik.Biliyorum ve ne demek istediğinizi anlıyorum o halk kahramanı ve efsane olan adam William Wallace ' ın özgürlük diye bağırdığını sizinde söylemek istediğinizi duyuyorum.. Senaryo bakımından söylemek gerekir ki gerçek hikaye olmasının bile yeterli olcağı bu film.Harika oyunculuk perfonmansları , o zamanki zamana göre yapılan savaş gösterileri ve kostümler ile ve tabikide bizlerin kalbimizde derin izler bırakan eşssiz müziği ile harika bir yapımın ortaya çıktığını söylemek mümkündür.Herkes ölür ama herkes gerçekten yaşayamaz.. Kısacası sizlere söylemek isterim ki gelin görün ki özgürlüğün ne kadar kolay birşey olmadığını anlayın.Tabikide kesinlikle tavsiye ettiğim filmlerin başında gelir.Mel Gibson ' un o unutulmayacak oyunculuğu için bile izlenir. Belkide bu söz hepimiz için en anlamlı sözlerden birisidir. Evet, savaşırsanız ölebilirsiniz. Kaçarsanız biraz daha yaşayabilirsiniz. Ama bundan yıllar sonra yatağınızda ölümü beklerken, o yaşadığınız günleri bu günle değiştirmeyi hayal edeceksiniz. Bu fırsatı düşleyeceksiniz ve bu günlere dönüp şunu söylemek isteyeceksiniz. Hayatlarımızı alabilirler! Ama özgürlüğümüzü asla elimizden alamazlar!


2|2
8|5

Senin görüşün nedir?

0/2000

Gönder

Kızlar Ne Diyor 8

Erkekler Ne Diyor 5

  • Esaretin Bedeli bahsettiğin kadar kötü bir film değil.

    Tamam sürükleyiciliği biraz az fakat her sahnesini izlenebilicek kadar kaliteli.

    0|0
    0|0
  • Gayet iyi paylaşım :)

    0|0
    0|0
  • not aldım. izlicem hepsini :)

    0|1
    0|0
  • Esaretin bedeli çok güzel bir filmdi gerçekten.. diğer 3 ünü izleyeceğim..

    0|0
    0|0
  • En sondaki ozgurluk konusmasi degil 'cesur yurek'. Paylasiminiz icin tesekkurler. :)

    0|1
    0|0
    • Cesur Yürek olduğunun arkındayım. Filmde geçen sahne özgürlük konuşması sahnesi.
      Geldiğiniz için ben teşekkür ederi :)

    • Hepsini Göster
    • Nadir girisim size denk geldi. ben tesekkurun tesekkurunu ediyorum :) :D kendinize iyi bakin. :)

    • Siz de kendinize iyi bakın, iyi akşamlar :)

Yükleniyor...