Titanic ve Ana Fikri Üzerine Bir Bence!

Bugün sizlere bir çoğumuzun anafikrini unuttuğu, muhteşem bir sinema yapıtı olan titanic in anafikrini açıklayan bir bence yazacağım.

14 Nisan 1912 gecesi batan titanic in gerçek hikayesine eklenen kurgusal ve gerçekten gemide olan karakterlerle jarmanlanan bu hikaye 1997 yılında 16. yüzyıldan kalan okyanusun kalbi isimli bir elması ararken titanic batığında bulduğu bir resmi inceleyen Brock Loweet ile başlar.

Canlı yayında bu adamı gören 100 yaşındaki yaşlı Rose Calvert adındaki kadın resimdeki kadının kendisi olduğunu iddia eder ve torunu lizzy ile beraber araştırma gemisine gelir. Ortaklar buna inanmasada Brock kadına inanmaktadır. Resim titanic in battığı gece çizilmiştir ve resimdeki kadın boynunda aradıkları elması taşımaktadır.

Uzun uğraşlardan sonra Rose hikayesini anlatmaya karar verir. O zamanlar Rose De Witt Bukater adında 17 yaşında bir kızdır. Babasının vefatından sonra annesi tarafından oldukça zengin bir çelik tüccarı olan Cal Hockley ile evlenmeye mahkum edilmiştir. Çünkü babası Rose ve ailesine oldukça büyük bir borç bırakmıştır.

Havalı büyük burunlu ve Rose dan tam 13 yaş büyüktür. (Rose 1895 li Cal 1882 lidir.) İngilteredeki bir ziyaretten sonra lüks titanic gemisine Annesi ve nişanlısı cal ile biner. Bir pokerde italyan arkadaşı ile bilet kazanan jack de gemiye biner oda memleketi Wisconsin e dönmektedir. Fabrizio ise amerikaya gidip zengin olmak istemektedir.

Rose ise istemediği nişanlısının ve çevresindeki insanların yapmacık hareketlerinden dolayı çok sıkılmıştır. Bu durumdan kurtulamayacağını anlayan rose titanic in arkasından bir gece atlayıp intahar etme girişiminde bulunur. Ancak jack espiritüelliği ve zekası ile onu ikna eder. Böylece ikili tanışmıştır. Ertesi gün jack mükafat olarak onlarla beraber yemeğe katılacaktır.Titanic ve ana fikri üzerine bir bence!

İkili annesi ve cal in engellemesine rağmen iyi bir arkadaşlık kurarlar. Ve bu aşk ile sonuçlanacaktır. Bu sırada cal rose u etkilemek için ona elması hediye eder.


Yemek boyunca annesi ve nişanlısı jack i bozmak isterler bu durum daha sonra gemi batarken bir cesaret örneği gösterecek olan molly brown ın da gözünden kaçmaz.

Ertesi gün rose ve cal kavga ederler cal neredeyse rose u dövecektir.Çünkü rose alt kattaki bir eğlenceye katılmıştır.

Annesi ise jack ile görüşmesini yasaklar ancak rose annesini ve cal i dinlemez pazar ayininden sonra jack ile buluşur.

Ve o meşhur sahneden sonra jack rose un resmini çizer. Hem de o elmasla.

İkili cal in korumasını atlatır ve...

Orasını biliyorsunuz zaten :))

Rose un hayalleri ise basittir. Hız trenine binmek, dünyayı avarece dolaşmak, sanatla uğraşmak, ata kovboy gibi binmek,özgürce yaşamak istemektedir. O sırada hız denemesi yapan titanic tüm uyarılara rağmen bir buzdağına çarpar. Geminin tasarımcısı thomas andrews geminin batacağını anlar.

Tüm bunlar olurken rose ve jack son bir iyi niyetle annesi ve cal i uyarmak için kamarasına gider. Ancak o sırada elması jack in cebine gizlice attıran c -al bu durumu kullanarak elması jack in cebine attırır. Ve onu elması çalmaktan tutuklatır. Rose buna inanmaz.

Güvertede flikaları beklerken annesine veda eder, cal in suratına tükürür ve thomas andrews ın da yardımı ile jack i suyla dolmakta olan E güvertesinden kurtarır. Bu sırada titanic in burnu dolan suyun ağırlığı ile bir miktar batmıştır.

Rose ve jack güvertede flika beklerken cal gelir ve onlara jack in kurtulacağına dair güvence verir. Ama bu yalandır. Cal sadece kendini kurtarmak istemektedir ve jack ölürse rose da yeniden ona dönecektir.

Cal elması koyduğu paltoyu unutarak rose a verir. Rose tam flikayla gidecekken jack i bırakamayacağını anlar ve titanic e geri atlar. Bu sırada cal tarafından kovalanan ikili sular altında kalan 1. Sınıf yemek salonundan kaçarlar.


Cal ise artık hızla batmaya başlayan gemiden kurtulmak için bir yalanla filikaya biner. Güya bir çocuğu vardır ve kimsesi yoktur.

Jack ile rose thomas andrews a teşekkür ederler. Thomas andrews rose a can yeleğini verir. Jack ise yeleksizdir. İkili giderek hızla batan titanic in kıç kısmında beklemeye başlarlar. Jack'in italyan arkadaşı ise bacaların biri üzerine düşerek ezilmiştir.

Orkestra tanrım sana daha yakınım melodisini çalmıştır. Ancak gemide artık kontrol kalmamış, kaptan kendini köptüye kapatmış, sular birinci mevkiye dek yükselmiştir. 15 dakika içinde titanic bir anda yükselmiş, şarteller atmış ve gemi 70 derecelik bir açı yapmıştır.

Sonra ikiye ayrılır, sudaki insanların üzerine düşer. Tekrar dikey konuma gelir.ve hızla köpükler çıkararak batar. Jack ve rose da böylece okyanusa inerler ve bir süre sonra yüzeyde rose u boğmak isteyen birinin varlığında tekrar buluşurlar jack rose u kurtardıktan sonra sudaki bir tahta parçasına çıkarır.

Aslında ilk önce ikisi dener ancak tahta ikisini taşımaz. Su o kadar soğuktur ki tatlı sudan olan buz dağları içinde erimeden yüzebilmektedir. Bu sırada aklını yitirmiş bir subay elindeki düdükle etrafa bağırmaktadır. "Herkes flikalara!" Flikalarsa uzaktadır. Bir tek molly brown geri dönmek ister başka kimse ses çıkarmaz.

Jack Rose'a onu kurtulacağına dair umut vermek ister, ona ileride ata bineceği, yeniden evleneceği ve uzun bir yaşam süreceği hayatı müjdeler. Sonra rose önüne döner yıldızları izler ve havacılığın ilk zamanlarına denk gelen bu zamana ait bir şarkıyı mırıldanmaya başlar."Gel josephine benim uçan makineme gel...İşte uçuyor...Uçuyor..." (O zamanlar uçağa uçan makine denilirdi.)

O sırada yaklaşan flikayı fark eder. Jack e döner umutla! Ona seslenir, seslenir... Ama jack kımıldamaz. Hipotermi geçirmiş, donmuştur. İşte filmin tüm anafikri! Rose jack i son kez öper sonra. Sözünden dönmeyeceğini söyler ve onu okyanusun derinliklerine bırakır.

Jack karanlıkta kaybolduktan sonra yüzerek karşıdaki ölmüş adamın düdüğünü çalar. Çünkü sesi kısılmıştır.

Sudan kurtulan bir kaç kişiden biri olan rose sabaha karşı olay yerine gelen carpathia ya getirilir içinde olduğu flika ile carpathia da cal i son kez kanlı canlı görür. Ama ondan saklanır.

1929 da cal in iflas edip intihar ettiği haberini görene kadar.



Sonra new york a varır. Burada adını soran görevliye adını Rose Dawson diye kaydettirir. Sonradan adını gerçekten değiştirir. Yaşlı kadın hikayesini anlattıktan sonra elindeki okyanusun kalbi adındaki elması denize atar.

Sonra yatağına gider. Rose uyurken ekrana gençliğinde ve ileri ki hayatında yaşadıklarını içeren fotoğraflar gelir. İşte filmin ana fikri! Rose 1912 de 17 yaşındaydı. O zamandan 100 yaşına kadar mutlu bir yaşam sürerek jack e verdiği sözü tuttu. Sahilde ata binmişti. Uçak kullanmıştı. 1920 lerde oyuncu olmuştu. Evlenmiş ve çocuk yapmıştı.


Eşiyle safari yapmış ve balık tutmuştu. Bunu rose un fotoğraflarından anlıyoruz.


Evet belki büyük bir aşktı. Ama silinen sahnelerden birinde Rose Brock a şöyle diyor:

"Hiç bir şey yaşamaktan daha değerli değildir!"


5|1
16|8

Senin görüşün nedir?

0/2000

Gönder

Kızlar Ne Diyor 16

  • Ben burdaki gibi bir aşkın önünde saygiyla eğilirim arkadaş bide simdikilere bak herkes kendini asik saniyor bu filme baksinlarda biraz gercek ask nedir ogrensinler ask ugruna herşeyini feda edebilecegin insana duyulan sevgidir gercek aski herkes tasiyamaz.

    0|1
    0|0
    • Bencende harika olmus eline sağlık 👏👏👏👏👏

    • Daha uzundu aslında ama sıkılmayalım diye uzatmadım. Çok teşekkür ederim 😉😋Titanic sadece aşkı değil her şeye rağmen insanın isterse mutlu bir hayat geçirebileceğini anlatıyor. Özellikle rose un resimleri bunu anlatıyor. Dünya tarihindeki en iyi aşk filmlerin biridir ayrıca. Karşılaştıracak olsam sadece Rüzgar gibi geçti ile karşılaştırılabilir bence

    • Katılıyorum sana gerçi rüzgar gibi geçtiyi izlemedim hemen izleyeceğim.

  • Cok gülzel gerçekten bıkmadan izlediğim bir film

    0|1
    0|0
  • çok güzel olmuş (: teşekkürler (:

    0|1
    0|0
  • Bu güzel paylaşım için teşekkürler, emeğine sağlık...

    0|1
    0|0
  • Rose kıçını azıcık kenara çekseydi belki jack de kurtulabilirdi:D:D herneyse çok güzel bir film anlatımında öyle.

    0|1
    0|0
    • Hayır ama taşımadı. Denediler ilkin. Ama değişmeli çıkıp inselerdi dayanırdı kesinlikle hemde

  • cidden efsane film ya emeğine sağlık

    0|1
    0|0
  • Yesil Yol'dan sonra defalarca izledigim diger bir filmdi...

    0|1
    0|0
  • Aglatacaktin beni:) cok etkileyici harika olmus :)

    0|1
    0|0
    • Çok teşekkür ederim :) ama filmin sonunda rose ile jack yine kavuşuyorlar hatırlatırım. Yani aslında film yine mutlu bitiyor. Hatta gemide ölen insanların hepsi eski haliyle onu bekliyor ve onu mutlu bir şekilde karşılıyorlar. O yüzden ağlamayın. Beğenmeniz beni mutlu etti.

  • Ne filmdi ne ağlıyorum bunda ya.. En sevdiğim film.
    Rose evlenmiş miydi o. O çocuk jackten değil miydi o gün hamile kalmadı mı o.
    Ya ben bu filmi ayda 1 kez izliyorum neler oluyor aşdslkaskda :D

    0|1
    0|0
  • her izlediğimde ağlıyorum

    0|1
    0|0
  • titanic efsane

    0|1
    0|0
  • Beni tekrar duygulandirdigin icin tesk ederim boyle bir ask kesinlikle filmlerde olur

    0|0
    0|0
  • Çok uyuz olduğum filmlerden biridir. Ama teşekkürler.

    0|1
    0|0
  • Gizemli bir olay ve beğendiğim bir film. Emeğine sağlık.

    0|1
    0|0
  • En sevdigim filmlerden biri. Guzel derlemissin

    0|1
    0|0
  • Bence için teşekkürler

    0|1
    0|0

Erkekler Ne Diyor 8

Yükleniyor...