Duyguların mideni bulandırmaya başladığında yazmak sanat değildir!

Öncelikle biraz yavaş, biraz duygusal bir şey dinleyelim. Tınıları sizi benim frekansımda hissetmeye çeksin. Konuşmak geldi içimden, nadir gecelerden biri. Size duygusal kusmalarla sanat olmayacağını bencelerle göstermek istiyorum.

Ansızın, tarifsiz, gelir ya o zamanlar... Sormaya sormaya cürettin kalmaz.

Neyse, bir kaç cümle kurmak istesek... Ama öyle cümleler olsun ki göz göze geldiğimizde neyle karşı karşıya kalacağımızı kelimelerle çizmiş olalım. Öyle cümleler taşsın ki parmaklarımızdan, aşkın damarlarında akan kanın resmini hayallerimizle çizmiş olalım. Seni seviyorum kelimelerini tekrar keşfedip, bir kez daha satırlara kazıyalım. Bir daha bir şeyleri anlamış olmanın gururuyla coşup kendimizden geçmeye bir adım kala duralım. Sevdiğimizin bedeninin ardındaki yürekle tek beden olalım.

Ne kadar çok hayal kurarız gün boyu? Ufak çocuklar gibi defalarca anlatacak yeni bir çok cümleye sahip olurken, bunları dile dökemeyecek kadar sığ oluşumuz büyük bir tezat. Hayal kurabilmek, uçmayı istemek... Ama oturup ağlayacak kadar aciz olmak.

Duygularını mideni bulandırmaya başladığında yazmak sanat değildir!

Uzaklara bakmak çok çirkin mesela. Dalıp dalıp gitmek. Ardından nefes sıkışması, can havliyle su arar misali bir kalem kağıda çiziktirip ardından bak sana ne yazdımlar ile sevdiceğin kalbini çalma çalışmaları. Hiç uzaklara bakarken, sabit bir kaç fikir sahiplendiniz mi? Şiir bir komedi olabilir. Bir trajedi anlatabilir. Bir satır olağan cümle, ölümle sonuçlanabilir. Ama bu kadar sade, bu kadar derin, bu kadar kahverengi göz gibi olabilir mi bir satır?

Sanki bir matematik problemiymiş gibi, kimya ile çözülecekmiş gibi sürekli "öyle yapsam, böyle yapsam" diye düşünerek iyi bir eser ortaya çıkarma fikri ne kadar mantıklı? Hastalıktır bu iş. Kelimelerin simetri hastalığıdır bir şeyler yazabilmek. Her karakterin birbirinin ölümüne yol açabileceğini çoktan kestirmek, birinin sevinciyle diğerini üzmek olabilir. Her birini cennette yaşatmak ta... Kim bilir, yarının Victor'u buralardadır.

İncir reçelinde bir cümle vardı. "Kimse şöförün camı açabileceğini düşünmüyor!" Bu filmdeki en müthiş sahnelerden biriydi bundan önce ve sonraki bir kaç cümleyi ölümle boğuşurken sevdiğinin kulağına fısıldayan kadının çabaları. Ama kendisi de şöför camı açmadan önce pencereden düşmeyi tamamlamaya çalışıyordu. Şöför biliyor muydu bunca şeyi, neleri değiştirdiğini?

En klişe durumdur ay ışığında dans etmek. Sizin aklınızda hiç oldu mu birisi, tenine dokunmadığınız. Ahmet Altanın bir eserinde zevke erişmeyen ve onun etrafında duran birisinden bahseder. Kahve muhabbetlerine gülüp geçen, yaşanmışlığı olan kişi. Bana yalapşap yazılmamış hissi veren şeyleri okumayı seviyorum. Gün boyu çok şey okusam da bir çoğu ocakta yeterince beklememiş satırlar. Kimisi sanki hiç sos katılmadan, süslenmeden sofraya atılmış; Doymak ister gibi hazırlanmış basit bir yemeği hatırlatıyor.

İçindeki aşk büyük, acı büyük, sevgi, şefkat, merhamet büyüktür. Ama kustukların yediğin yemek kadar çekici değil! Duygularına saygı göster ve onları hak ettiği kelimelerle anlat.

Bu akşam da sizlerle bir şey paylaşmak ne mutlu KS ailem. :) Sizi seviyorum. Tanımadığınız biri tarafından seviliyorsunuz. Sevmek iyidir: "Bence!"


1|0
7|10

Senin görüşün nedir?

0/2000

Gönder

Kızlar Ne Diyor 7

  • Güzel paylaşım, tebrik ederim.

    0|1
    0|0
  • Uslubuna bayildim tek kelimeyle.. Kelimeler o kadar yalin bir o kadar suslu geldi cumleler.. Her cumleyi iki kere okuma ihtiyaci duydum, anlamadigimdan degil; uzun zamandir boyle guzel bir yazi okumadigimdan...

    Yuregine saglik..

    0|1
    0|0
  • evet başlığa katılıyorum

    0|1
    0|0
  • Kesinlikle katılıyorum. Dolup dolup yazıyorlar, sonra sanat olduğunu sanıyorlar.

    0|1
    0|0
  • hoş olmuş kalemine sağlık.

    0|1
    0|0
  • Eline sağlık

    0|1
    0|0
  • Katılıyorum. Sevmek güzeldir. Teşekkürler.

    0|1
    0|0

Erkekler Ne Diyor 10

  • Güzel paylaşım teşekkürler

    0|1
    0|0
  • Süper paylaşım, tebrik ederim

    0|1
    0|0
  • güzel

    0|1
    0|0
  • katılıyorum

    0|1
    0|0
  • Emek tabiki ama ben de bu ask mi meskli seyler goremekten gina geldi bea 😔

    0|1
    0|0
    • İşte ben de bunun için yazdım. Gına geldiğinden. Canımı sıktığından, zaten yazmayı becermeyle ilgilenmeyip sonunu yatakta bitirmeye çalışan insanların yazmasından sıkıldım. Cyrano de Bergerac filmindeki gibi bir şairlik anlayışına kimsenin sahip olamamasından, aynı şekilde o dizelerin kalbine işlediğini kabul edecek eleştirel okuyucuların olmamasından sıkıntı duyuyorum.

  • Kustukların yedıgın yemek kadar degıl guzelmıs :)

    1|1
    0|0
  • Begendim.

    0|1
    0|0
  • güzel olmuş

    0|1
    0|0
  • Elinize sağlık, güzeldi

    0|1
    0|0
  • eline sağlık..

    0|1
    0|0
Yükleniyor...