Bağlama Virtüözleri

Bencemde sizlerle gönül tellerini titreten büyük üstadları bir araya getirmek istedim..

Liste aslında çok kabarık ve tabiki çok daha eskiye gitmek mümkün (Orta Asya dan, Kapuzdan beri ele alınabilir ama kitaplarca yazı olurdu) ama ben milad olarak cumhuriyet tarihini seçtim. Günümüz virtüözlerine kadar sırasıyla ele almak istedim. Hayat hikayelerine girmeden esinlendikleri ustalar

Bağlama Virtüözleri 1

1. Münir Nurettin Selçuk (1900-1981)

Türk musikisini ayağa kaldıran büyük üstad.. Zekaizade Ahmed Efendi, Zekaizade Ahmet Irsoy, Bestenigar Ziya Bey gibi devrin büyük ustalarından derler aldı, Paris te fonetik tekniği dersleri ile İtalyan opera sanatı üzerine çalışamlar yaptı, çok sayıda bestesi vardır. İlk bestesi 1920'de, Tevfik Fikret'in "Bu bir teranedir" şiirine yaptığı bestedir. Alaaddin Yavaşça gibi büyük ses sanatçısı başta olmak üzere 60 lı 70 li yıllara damga vuran çok sanaatçıyı yetiştirmiştir.


2. Muharrem Ertaş (1913-1984)

Türk saz ve söz ustası. Bozlak türünün en önemli isimlerinden. İlk saz hocaları dayıları Bulduk Usta ve Yusuf Usta olmuş. Henüz küçük bir çocukken köylerde sünnet ve düğün törenlerinde, bayramlarda saz çalarak dolaşmaya başladı. Orta Anadolu geleneksel halk müziğinden geniş bir repertuvarı vardı. Bozlakların yanı sıra halay türünün de örneklerini çalıp söyledi; Karacaoğlan, Şeyh Galip, Pir Sultan Abdal, Dadaloğlu'nun deyişlerini seslendirdi. Bazen de usandım şu yalan dünyadan aydos çığırmasında olduğu gibi dinsel içerikli türkülerde söylemiştir. Oğlu Neşet Ertaş, babasından aldığı eğitimle son yüzyılın en büyük ozanlarından biri olmuş ve Türk halk müziğinde bir ekol olarak kabul edilmiştir.

3. Yılmaz İpek (1936-)

Yılmaz İpek demek mızrap demektir, hızlı bir bilek ve ispanyol pasodoplesi demektir. Özellikle de Şeyh Şamil tekniği ekol olmuştur. Yaşadığı dönemde en hızlı saz virtüözü olarak nam salmştır ve Muzaffer Sarıözen tarafından keşfedilip İzmir Radyosu’na Yurttan Sesler şefi olarak atanır. Günümüzde Orhan Gencebay gibi bir virtözün hocası olmuştur. Ayrıca Çetin Akdeniz kendisinden esinlenmiştir. Mütevazi ve alçak gönüllüğüyle bilirin, sahneye her çıktığında Selamün Aleyküm diyerek selamlardı insanları. Sadece bağlama değil, mandolin, ud sanatçısıdır. Türkiye’nin en iyi ud ve bağlama yapımcısı olan Agop Usta’nın yanına çırak olarak girdi küçüklüğünde. Bu bağlama atölyesine devrin bağlama üstadları gelirdi ve Yılmaz İpek kendisini nihayet İzmir radyosunda Turan Sözkesen'in korosunda bulur. Daha sonra Muzaffer Sarıözen'in yerine sınavlara girerek Ankara TRT koro şefliğine yükselmiştir. Kendine has teknik ve üslubuyla bağlamada adıya anılan bir ekol olmuştur.

4. Neşet Ertaş (1938-2012)

Neşet Ertaş, 1957 yılının sonunda İstanbul'a gelerek Şen Çalar Plak'ta ilk plağını "Neden Garip Garip Ötersin Bülbül" adı ile babası Muharrem Ertaş'a ait bir türküyle çıkardı. Halk tarafından çok beğenilen bu plağı ardından diğer plak, kaset ve halk konserleri takip eder. Daha sonra Neşet Ertaş Ankara'ya yerleşir. Burada yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle kardeşinin daveti üzerine Almanya'ya gider. Çocuklarının eğitimi ve sanatsal çalışmalarından dolayı uzun bir süre Almanya'da kalan sanatçı, 2000 yılında İstanbul'da verdiği konserle sahne hayatına geri dönmüştür. Kendisine verilen 'devlet sanatçılığı' ünvanını; "hepimiz bu devletin sanatçısıyız, ayrıca bir devlet sanatçısı sıfatı bana ayrımcılık geliyor, ben halkın sanatçısı olarak kalırsam benim için en büyük mutluluk bu, şimdiye kadar devletten bir kuruş almadım, bir tek TBMM tarafından üstün hizmet ödülünü kabul ettim, onu da bu kültüre hizmet eden ecdadımız adına aldım." diyerek geri çevirmiştir. Unesco Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi kapsamında yapılan ulusal envanterlerden Yaşayan İnsan Hazineleri Türkiye Ulusal Envanterine alınarak yaşayan insan hazinesi kabul edilen Ertaş, 25 Nisan 2011 tarihinde İTÜ Devlet konservatuarı tarafından fahri doktora ödülüne layık görülmüş, bağlamadaki tavrı ve türküleri konservatuarlarda ders olarak okutulmuştur. Hayatı ve eserleri Doç. Dr. Erol Parlak tarafından iki ciltlik bir kitap halinde yayımlanmıştır.

5. Talip Özkan (1939-2010)

Türk Halk Müziğinin önemli simalarından Muzaffer Sarısözen'nin bağlama tekniğine hayran kaldığı Talip Özkan'ı radyo emisyonlarına davet etmesi sonucu insanlar onu genç yaşta tanıdı. Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesinde Fransız Filoloji Bölümünde eğitim aldı. 1960 darbesiyle eğitimine sonrasında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünde devam etti. Bir süre fakülte ve radyo çalışmalarını birlikte yürüttü. İzmir Radyosu’na naklen atandı. Bu dönemde, koro şefliği ve öğretmenliği birlikte sürdürdü.İzmir Radyosu'nda sanatçı ve şeflik görevlerini sürdürürken, aynı zamanda armoni, orkestrasyon, enstrumantasyon, kontrpuan gibi Batı müziği disiplinlerini de öğrenerek, müzik donanımını geliştirdi. 1976-77 yıllarında Fransa'nın başkenti Paris'e yerleşerek, halk müziği çalışmalarına Avrupa'da devam etti. Avrupa'daki konser ve Türk müziği tanıtım çalışmalarını sürdürürken, aynı zamanda Paris 8. Üniversitelerinde önce müzikoloji, sonra etnomüzikoloji doktorası yaptı. Bu eğitimini, 1988 yılında tamamladı. Halen Paris'te yaşamaktadır. Bağlamada kendine özgü üslup ve icrasıyla bir ekol oluşturdu.

Hasret Gültekin gibi bir virtüöze dersler verdi.

6. Orhan Gencebay (1944-)

Orhan Gencebay'ı anlatmaya satırlar az gelir.. Altı yaşında başladığı muzik eğitimine; keman, mandolin, bağlama, tambur, tenor saksafon.. gibi çok sayıda ensrümanın eğitimini almış; Emin Tarakçı, Çatin Akdeniz'in babası Ragıp Akdeniz, Yılmaz İpek gibi ustalardan dersler almış, Arif Sağ, Nuri Sesigüzel, Muzaffer Akgün, Yıldız Tezcan, Ahmet Sezgin, Şükran Ay, Sabahat Akkiraz, Abdullah Nail Bayşu, İsmet Sıral, Burhan Tonguç, Erkin Koray, Ömer Faruk Tekbilek, Vedat Yıldırımbora, Özer Şenay, Neşet Ertaş gibi isimlerle birlikte çalışmalar yapmıştır. İlk bestesini 14 yaşında yapmış yaşayan efsanelerden birisidir.

7. Hasret Gültiken (1971-1993)

Gültekin 6 yaşında iken bağlama çalmaya başladı. Girdiği Kadıköy Maarif Koleji ve Anadolu Lisesini yarıda bırakarak müzik hayatına başladı. Sadeceses değil bağlamadaki hünerleri ve özellikle de şelpe tekniğiyle tanınan sanatçıdaki üstün yeteneğin ortaya çıkmasında ders aldığı Tuncay Özkan vesile olmuştur. Genç yaşında malasef Sivas'da Madımak katliamında hayatını kaybetmiştir. Şelpe tekniğini kendisinden Erdal Erzincan devralmıştır.

NOT: 2. bencemde Çetin Akdeniz, Erdal Erzincan, İsmet Topçu gibi virtüözleri yayınlıyacağım. Aklımıza gelmeyen virtüözlerden varsa belirtirseniz onlara da yer veririm, teşekkürler.


0|0
6|9

Senin görüşün nedir?

0/2000

Gönder

Kızlar Ne Diyor 6

  • Çok güzel bir paylaşım olmuş, ellerine sağlık :))

    0|0
    0|0
  • güzel olmuş

    0|0
    0|0
  • Eline sağlık çok güzel olmuş

    0|0
    0|0
  • :)) süper.. bence yazmayı düşünüyordum gerek kalmadı teşekkürler

    0|0
    0|0
  • güzel olmuş, emeğine saglik

    0|0
    0|0
  • Özellikle Neşet Ertaş bir başka...

    0|0
    0|0
    • Bunların hepsi bir derya. Ben özellikle de Yılmaz İpek ve Talip Özkan hayranıyım, teşekkürler ilğinize.

Erkekler Ne Diyor 9

  • süper eline sağlık

    0|0
    0|0
  • Güzel paylaşım..:)

    0|0
    0|0
  • Hasret GÜLTEKİN... Büyük usta, "Ütopyalar Ülkesinin Ateş Hırsızı..." Sevgi, saygı ve daima özlemle... Teşekkürler bence için güzel bir bence olmuş. Ama yine Sivas'ta katledilen 2 büyük üstad var onları da ekleyin. Biri Muhlis AKARSU diğeri de Nesimi ÇİMEN. Tüm üstadları tekrardan saygı, sevgi ve özlemle anıyorum...

    0|0
    0|0
    • Teşekkür ederim ilğinize. Nesimi Çimen ve Hasret Gültekin şelpenin ilk temsilcileridir, Nesimi ustayı ve Muhlis Akarsu gözden kaçmışlar ikincide yer verelim artık. Ama Bu jenerasyonun öncüsü rahmetli Talip Özkan ustaddır onu da unutmamak gerek :)

    • Tabii ki öyle Talip ÖZKAN çok büyük bir üstad ve şelpenin öncülerinden kendisi. :) Ama bende Hasret'in yeri ayrı olduğu için ondan daha iyi olanı tanımam. :)

  • Harika bir paylaşım ellerine sağlık

    0|0
    0|0
  • Erdal Erzincan var. Şelpe tekniğinin kitabını yazmıştır kendileri.

    0|0
    0|0
    • Evet ama şelpenin ilk temsilcileri Nesimi Çimen ve Hasret Gültekin aslında, Erdal Erzincan üstadı da ikincide yayınlıcam.

  • arif sağ

    0|0
    0|0
  • teşekkürler

    0|0
    0|0
  • Teşekkürler.

    0|0
    0|0
  • Elinize sağlık, teşekkürler

    0|0
    0|0
Yükleniyor...