Efsanevi "Dire Straits" Gitaristi Mark Knopfler ve Kariyeri

70'ler ve 80'lerde ününe ün katan, ülkemizde de 2013 Nisan'ında konser veren Mark Knopfler'ı biliyor musunuz?

Efsanevi gitarist Mark Knopfler (Dire Straits) ve kariyeri

Yaşamı

Mark Knopfler, 12 Ağustos 1949 tarihinde İskoçya'nın Glasgow kentinde dünyaya gelmiştir. Babası Macar Yahudisi, annesi de İngiliz olan Knopfler'ın babası, 2.Dünya Savaşı'nda Macaristan'ı işgal eden Nazilerden kaçıp İskoçya'ya taşınmıştır. 27 Aralık 1952 tarihinde ise sonrasında birlikte müzik yapacağı kardeşi David Knopfler dünyaya gelmiştir.

Knopfler, amcasının piyano çalarak blues müzik yapmasından etkilenip kendine Fender Stratocaster almayı ister ama o dönemde gitar alacak paraları olmadığı için arkadaşlarının gitarlarını ödünç alır ve geceleri evinde çalmaya başlar. 14 yaşına geldiğinde, hayatının ilk gitarını kendi parasıyla alır ve aldığı gece gitarıyla uyur.

16 yaşına geldiğinde Sue Hercombe adlı arkadaşıyla yerel bir televizyona çıkar. 1960'lı yıllarda Knopfler, Elvis Presley, Chet Atkins, Scotty Moore, B.B King, Django Reinhardt, Hank Marvin ve James Burton gibi sanatçıları dinler ve onların şarkılarını çalmaya çalışır. Fakat Knopfler müzik hayatına atılmadan önce 1968 yılında Harlow College'da gazetecilik okuduktan sonra Leeds'te yer alan Yorkshire Evening Post adlı gazetede çaylak gazeteci olarak işe başlar. Sonrasında işinden memnun olmayan Knopfler, bir kere daha üniversiteye hazırlanır ve Leeds Universitesi'ne gidip oradan İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünden derece ile mezun olur.

Bir gece arkadaşlarıyla birlikte otururken arkadaşının evinde eski ve akustik bir gitar olduğunu görür ve eline alıp çalmak ister fakat pena ile çalınabilecek halde değildir. Knopfler da parmaklarını kullanarak çalmaya başlar ve "fingerpicking" denen tekniği kendi de keşfetmiş olur. O an için Knopfler: "Sesimi bulduğum an o gitarı penasız çalmaya başladığım andır." der.

Knopfler 70'li yılların ortasında eğitim hayatını bir kenara bırakıp müzikle ilgilenmeye başlar ve Londra'da bulunan Cafe Racers adlı kafede kardeşi David Knopfler ve ileriki yıllarda kuracağı grupta bass gitarist olarak yer alacak olan John Illsley ile tanışır.

Dire Straits'in kuruluşu

Mark Knopfler, John Illsley ve David Knopfler 70'li yıllarda Londra'da aynı apartman dairesinde yaşarlar ve yerel barlarda kazandıkları para ile kıt kanaat geçinirler. Üçü bir araya gelip The Cafe Racers adını taşıyan grubun adını değiştirmek isterler ve o dönem yaşadıkları maddi sıkıntıdan dolayı kendilerine "Dire Straits" yani "Dar Boğazlar" adını verirler.

1977-1978 yılları arasında Knopfler baterist Pick Withers ile tanışarak ekibi tamamlar ve stüdyoya gider. Stüdyoda Wild West End, Sultans of Swing, Down to the Waterline ve Water of Love şarkılarının demo kayıtlarını yaparlar fakat 1978 yılında albüm kayıtlarını bitirirler ve ilk albümleri olan "Dire Straits" piyasaya sürülür.

Albümde diğer İngiliz ve Amerikan gruplarından farklı olarak bambaşka bir country/blues müziği vardır ve ABD'de tutmayacağı düşünülürken ABD'de Dire Straits'in en bilinen şarkılarından biri olan "Sultans Of Swing" Billboard listelerinin en üst sıralarına yükselir.

"Sultans Of Swing" Knopfler'ın fingerpicking tekniği ile yani penasız çaldığı ve sonlarında efsanevi bir solo bulunan şarkıdır ve albümdeki Down to the Waterline, Setting Me Up, In The Gallery ve Wild West End gibi diğer şarkılar da dinleyiciler tarafından çok beğenilir.


Albüm ilk çıktığında İngiltere'de kendilerine küçük bir hayran kitlesi edinen Dire Straits, "Sultans Of Swing" adlı singleları yayınlandıktan sonra Almanya'da ve Hollanda'da meşhur olurlar. 1979'a gelindiğinde Dire Straits, ikinci stüdyo albümleri olan "Communique"yi yayınlarlar.

İlk albüme göre daha az tanınan Communique albümünde Knopfler, Sultans Of Swing'in ritmine ve solosuna benzer yeni bir şarkı yapar ama bu şarkı da Dire Straits'i unutulmaz yapanların arasındadır. Lady Writer adlı şarkıdaki gitar, günümüzde bile birçok genci ağzı açık halde bırakmaktadır. Aynı albümde "Where Do You Think You're Going" ve "Once Upon a Time In The West" adlı şarkılar da tanınır.


1979 yılında halihazırda bulunan iki albümlerinden sonra Avrupa'da turneye çıkarlar ve turne genel olarak istedikleri gibi sonuçlanır.

1980'de "Making Movies", 1982'de de "Love Over Gold" adlı albümleri yayınlanır. Müzikalite olarak ilk iki albümünün gerisinde olarak görülen bu albümlerden "Romeo and Juliet", "Tunnel of Love" ve "Telegraph Road" gibi hit parçalar çıkmıştır. "Telegraph Road", Knopfler'ın adeta solo döktürdüğü ve grubun her bir bireyinin yeteneğini konuşturduğu bir şarkı olur.


1983'e gelindiğinde Knopfler bir süre Dire Straits'e ara verip "Local Hero" adlı filmin soundtrack kayıtlarını yapmaya başlar ve "Going Home/Local Hero" adlı enstrümental şarkıyı hazırlar. Bu şarkı içinde İskoç müziğine ait ezgileri ve Knopfler'ın inanılmaz gitar tonunu barındırır. Şarkı günümüzde Newcastle United'ın kendi evinde maça çıkmadan önce mutlaka çalınır :)


Fakat sene 1985'e geldiğinde, Dire Straits dünyaca tanınan bir grup haline gelir. Knopfler, MTV ve dönemin sanatçılarının nasıl paralar kazandığı, nasıl imajlara sahip oldukları hakkında bir şarkı yazar ve şarkı MTV Europe kanalında yayınlanan ilk şarkı olur. Şarkının adı "Money For Nothing"dir.

1985'te yayınlanan "Brothers In Arms" albümleri dünya çapında 35 milyondan fazla satar ve "Brothers In Arms", "Walk Of Life", "Money For Nothing", "So Far Away" gibi dört önemli parça ile dünya listlelerine yerleşirler. Brothers In Arms'ın klibi,sözleri ve müziği günümüzde bile birçok insanı üzer.

Walk Of Life'daki rock n'roll havası ile ABD listelerinde uzun süre kalmışlardır ve Money For Nothing'de de Sting'in back vocal yapması ile çıkış yaparlar. 1985-1986 yıllarında "Brothers In Arms" turnesine çıkarlar ve ciddi bir başarı gösterirler.

1985'te Afrikalı çocuklara yardım amaçlı düzenlenen "Live Aid" konserlerinde 13 Temmuz 1985 tarihinde Phil Collins, Sting, Queen, U2, David Gilmour gibi dönemin en ünlü sanatçılarıyla aynı sahneye çıkan Dire Straits, 100.000'den fazla insanı kendilerine verilen 15-20 dakikalık sürede coşturmuştur.


Bu dönemde Mark Knopfler, İngiliz gençlerine göre ülkelerinin en iyi gitaristi olarak anılır ve sıklıkla efsanevi gitarist Eric Clapton ile karşılaştırılır zira Clapton'un lakabı "Tanrı"dır.

11 Haziran 1988'de Knopfler, Eric Clapton ile bir araya gelerek Nelson Mandela'nın 70. doğumgünü şerefine konser verir ve aynı yılın Eylül ayında Dire Straits'e bir süre ara verip dinlenmesi gerektiğini söyler.

Aynı yıl ilk albümlerinin toplaması olan "Money For Nothing" albümleri yayınlanır ve İngiltere'de bir numaraya yerleşirler.

1991'de Dire Straits ile sahnelere geri dönen Knopfler, "On Every Street" albümünü yayınlar. Albümde Dire Straits tarz değişikliğine gitmiş ve eski country/blues tarzını bırakıp daha gençlere yönelik tarzda bir rock n'roll yapmışlardır fakat albüm beklenenin altındadır. Aynı albümle turneye çıkan grup, yine iyi bir miktarda seyirci yakalamıştır fakat Mark Knopfler o dönemde ciddi ameliyatlar geçirmek zorunda kalmıştır ve 1993 yılında Dire Straits'in dağıldığını ilan eder. Artık Dire Straits büyüsü sona ermiştir.

Solo kariyeri

Knopfler, 1993'ten sonra çeşitli ABD'li country sanatçılarıyla tanışır ve onların müziğini yapmaya başlar ve çocukluğunda hayran olduğu Chet Adkins ile birlikte bir albüm yaparlar. Fakat 1996 yılına gelindiğinde Knopfler, ilk solo albümü olan ve en başarılı solo albümlerinden biri olan "Golden Heart" albümünü yayınlar. Benim gönlümde taht kuran bu albüm, Knopfler'ın güfteciliği ve besteciliği bakımından çok iyi yerlerde olduğunun göstergesi olmuştur. Albümden çıkan "Done with Bonaparte", "Are We In Trouble Now", "Je Suis Desole", "Darling Pretty", "Cannibals" gibi şarkılar Knopfler'ın yavaşça İskoç ve Amerikan müziğine yöneldiğine işaret eder.


Bu albümle iyi bir başarı yakalayan Knopfler, 15 Eylül 1997'de "Music for Montserrat" konserinde Sting,Paul McCartney,Elton John,Eric Clapton ve Phil Collins ile bir araya gelerek Money For Nothing'i çalar ve adından söz ettirir.

2001'e gelindiğinde Knopfler, "Sailing to Philadelphia" adlı bir albüm yayınlar ve ikinci solo albümü olan bu albümde "What It Is" adlı şarkı ile ustalığını ve söz yazarlığını konuşturur.



2002 yılında üçüncü solo albümü olan "The Ragpicker's Dream"i yayınlar ve bu albümün turnesini yapmayı planlarken 2003'te bir motorsiklet kazası geçirir ve bazı kemikleri kırılır, turne hayalleri suya düşer ve 2004'te "Shangri-La" adlı albümü yayınlar. Bu albümlerle birlikte Knopfler, country ve blues müziğine iyice adım atmıştır.

2005-2006 yıllarında ABD country müziğinin divalarından olan Emmylou Harris ile bir araya gelen Mark Knopfler, Americana ve country tarzında Harris ile "All The Roadrunning" adında bir albüm hazırlar ve müzik dünyasında bu iki olgun isim büyük bir etki yaratır.

2006 yılında "Best Folk Rock/Americana Album" ödülüne aday gösterilirler. Albüm müzik eleştirmenleri tarafından olumlu yorumlar almıştır.


2007 yılında İsviçre'nin Basel kentinde AVO Session adlı konsere davet edilir ve o konserde çok iyi bir performans göstermiştir. Konserde "Postcards From Paraguay" şarkısıyla izleyenleri büyülemiştir.


2007'de beşinci solo albümü olan "Kill to Get Crimson"ı yayınlar ve 2008'de de altıncı solo albümü olan "Get Lucky"i yayınlayarak Avrupa ve ABD'de turneye çıkar. Bu dönemde de Türkiye'ye ilk defa gelir.

Şubat 2011'de ise yeni bir albüm çalışmalarına başlar ve 2012'de "Privateering" adlı albümünü yayınlar. Bu albümde Knopfler iyice olgunlaşmış ve müzikalite bakımından çok verimli, çok çeşitli sesler ile karşımıza çıkar.

"Dream of the Drowned Submariner", "Bluebird", "Redbud Tree", "Radio City Serenade" adlı şarkılarıyla yılların verdiği tecrübelerden ve acılardan söz ettirir. Bu albümde blues müzikte ne kadar iyi bir yere geldiğini gösterir.


Albüm dünyada büyük bir ilgi uyandırır ve Knopfler'ı 70'li yıllardan beri dinleyen kitleler tarafından büyük bir beğeniyle karşılaşır. Albüm çok olumlu tepkiler alır. "Golden Heart" albümü ile birlikte en çok beğenilen albümlerinden biri olur. 2012-2013 yılları arasında "Privateering" turnesine çıkan Knopfler, 27 Nisan 2013 tarihinde ülkemizde efsanevi bir konser verir ve o konsere gidebildim :)

Mark Knopfler, müzik tarihinde büyük bir yere sahip bir sanatçıdır. Her ne kadar ün olarak Eric Clapton'un altında kalsa da Knopfler bazı insanlar tarafından en iyi gitarist olarak kabul edilir. Edebiyatçı ve gazeteci olmasının da verdiği deneyim ile anlamlı ve derin şarkı sözleri yazan Knopfler, bu yanıyla da Clapton'dan ve diğer sanatçılardan ayrılır.

2015 Mart'ında "Tracker" adında country/blues tarzında yeni bir albüm çıkaracağını duyurmuştur. Kendi adıma sabırsızlıkla bekliyorum :)


0|0
4|9

Senin görüşün nedir?

0/2000

Gönder

Kızlar Ne Diyor 4

  • Güzel bir bence olmuş, emeğine sağlık...

    0|0
    0|0
  • Emeğinize sağlık.

    0|0
    0|0
  • güzel olmuş yazı teşekkürler

    0|0
    0|0
  • Teşekkürler bilgilendirici olmuş :)

    0|0
    0|0

Erkekler Ne Diyor 9

Yükleniyor...