Bir çocukluk filmi daha, Bağdat Hırsızı?


Öyle efsunlu bir hikayedir ki bu, farklı ülkelerde farklı şekillerde filmler ile izleyicinin önüne sürülmüştür. İlki 1924 yapımıdır.

Bir çocukluk filmi daha, Bağdat Hırsızı?

Lakin ben o kadar eskiye gitmeyeceğim... Bu bence, televizyonda ilk izlediğimde beni benden alan ve binbir gece masallarından çıkma bir film olan 1940 yapımı Bağdat Hırsızı'na adanmıştır!

Bağdat Hırsızı ya da orijinal adıyla The Thief Of Bagdad, Ludwing Berger'in yönetmen koltuğunda oturduğu ve başrollerinde Conrad Veidt (Jaffar), Sabu Dastagir (Abu), June Duprez (Prenses) ve John Justin'in (Genç Kral Ahmet) oynadığı 1940 İngiliz yapımı bir filmdir.

Fantastik, macera ve gizem konularını usta bir şekilde işleyen film 1924'de yayınlanan siyah beyaz filmden renkli olduğu için daha da göz alıcı sayılmıştır. Tabii, bir de filmde kullanılan maketlerin inandırıcılığı ve izleyiciyi etkilemesi de bunda önemli bir rol oynamaktadır.

Yukarıda gördüğünüz gibi ta 1940'lı yıllarda böylesine dahiyane bir teknik izleyenlerin hafızalarına kazınmıştır.

Önce oyuncularımızı tanıyalım...

Her filmin olmazsa olmazı kötü adamların bir örneği... Alman asıllı usta oyuncu Conrad Veidt, kara büyülere sahip olan Jaffar rölünde. Dikkatli bakın, bu usta oyuncu size nereden tanıdık geliyor? Peki, peki... Kendinizi zorlamayın, 1942 yapımı Kazablanka desem yeterli olur sanırım.

Bacak kadar bir veletken başladığı sinema hayatına yığınla film sığdıran Sabu Dastagir ise haylaz ve komik hırsız Abu rolünde... Peki, bu oyuncu size tanıdık geliyor mu? Hadi ama... Yeniler bilmez ama eskimişseniz bilirsiniz. Hala bulamadınız mı? 1942 Yapımı Ormanın Kitabı isimli film desem?

İngiliz asıllı June Duprez ise filmde güzeller güzeli Prenses rolünde oynamaktadır. Bu hatunun da hangi filmde oynadığını sormayacağım merak etmeyin. Zira, ben bile hatırlamıyorum. Hayret...

Kör Ahmet... Şaka değil cidden filmde ilk başlarda bir körü oynuyor. Genç Kral Ahmet rolünde yine İngiliz asıllı oyuncu John Justin var.

Amerikalı oyuncu Rex Ingram ise mimikleri ve sahnelediği karakteri ile hayran olduğum Cin rolünde...

Veee bonus olarak Prensesin babası rolündeki İngiliz oyuncu Miles Malleson... Filmde, sözde kral olan ama içindeki çocukluğu hiç bırakmayan şeker bir amca rolünde. Belirteyim, oyuncakları pek sever!

Bağdat Hırsızı, daha açılış sahnesiyle izleyiciyi kendisine hayran bırakıyor. İlk sahnede geminin pruvasındaki masmavi göz bile hatrı sayılır bir tesir yaratıyor. (Eminim bazılarınız bunu subliminal mesaj olarak algılayacaktır.) Liman sahnesindeki ayrıntılar her izlediğimde beni şaşırtmıştı ve şunu da belirteyim, filmde on numara replikler var. Unutmadan, demiştim ya bu hikaye farklı ülkeler tarafından bolca kullanıldı diye... Hah işte Türkiye de onların arasındadır. Ertem Göreç'in yönetmenliğini ve Kartal Tibet'in esas oğlanı canlandırdığı film de çok hoştur.

Gelelim asıl meseleye...

İlk başta biçare haldeki Ahmet ve köpeğini yani Abu'yu göreceksiniz. Jaffar'ın (ya da Jabbar da denilmekte) sarayında çevresi ilik gibi cariyeler ile çevrelenmiş Ahmet bir hikaye anlatmaya başlar ve masal işte tam da burada başlar.

Genç Kral Ahmet, mülayim ve halkını seven nitelikte bir liderdir. Sınırsız bir zenginliğe, hareminde 365 cariyeye ve daha bir sürü şeye sahiptir. Ancak yine de koskoca sarayında sıkılmaktadır.

Bir yandan bu sıkıntı ile sarayın mermer kaplı koridorlarını ve bahçesini arşınlarken diğer yandan yardımcısı olan Jaffar ona türlü telkinlerde bulunarak aklını zehirlemeye çalışır.

Günlerden bir gün şehir meydanında, mahşeri bir kalabalığın ortasında kurulan idam sehpasında, halktan biri infaz edilir ve sonrasında özellikle ülkemizdeki şu şıp demiş de burnundan düşmüş konuya ilişkin repliği duyarız:

Kral Ahmet: Neden idam ettirdin?

Jaffar : Aleyhinize düşünüyordu majesteleri...

Kral Ahmet: Düşünmek bir suç mu?

Başta da demiştim ya on numara repliklere sahip bir film...

Jaffar, telkinde bulunup bir gün gece vakti kralın halkın arasına karışarak ne düşündüklerini öğrenmesi için dolaşmasını söyler. Genç ve deneyimsiz kral halkına duyduğu sevgiye aldanıp gece vakti korumasız bir şekilde kimliğini gizleyerek ahalinin arasına çorba misali karışır.

İşte bu Jaffar için muhteşem bir andır. Emir vererek onu zindana attırır. Askerler zindana bir kişiyi daha koyar. O da ünlü Bağdat Hırsızı genç Abu'dur. İkili yarın idam edilmeyi beklerken zindandan kaçarlar. Kaçtıkları esnada Jaffar'ın adamlarının onları aradıklarını Abu görür ama buna anlam veremez. Jaffar, Abu gibi bir hırsız parçası için koca bir orduyu çöllere salmaz. İşte o an Abu kaçmasına yardım ettiği kişinin gerçek kral olduğunu anlar.

Abu : Özgürlük bizi bekliyor!

Kral Ahmet : Benim hiç özgürlüğüm olmamıştı.

Abu : Benim ise yegane hazinem özgürlüğümdür...

Şehirler şehri Bağdat'tı arkalarında bırakan ikili Basra'ya doğru yol alır. Orada ünlü Sırlar Sarayının dışında gezerken birden bire hareketlenen insanların sağa sola koşuşturduklarına şahit olurlar. Askerler herkesi kovalamıştır. Çünkü, Basra kralının güzeller güzeli kızı saraya geliyordur ve onu görmek yasaktır. Ahmet ve Abu bir köşeye sinip saklanırlar. O sırada Ahmet ay parçasına benceyen prensesi görür görmez aşık olur.

Ne pahasına olursa olsun onun yanına gider ve aşkını ilan eder. Açıkça söylüyorum, romantizm öğrenmek istiyorsanız bu sahneyi azıcık izleyin.

Ahmet : Sakın korkma! Ben, Cin değilim...

Prenses : Peki, kimsin?

Ahmet : Kölenim...

Prenses : Nereden geliyorsun?

Ahmet : Zamanın ötesinden... Seni bulmaya geldim.

Prenses : Ne zamandır arıyordun?

Ahmet : Zaman varolduğundan beri...

Aşkına karşılık bulan Ahmet sevinir ancak Abu bu durumdan korkmaktadır. Çünkü, başlarına bir iş geleceğini düşünür.

Abu'nun korktuğu başına gelir. Zira, Jaffar Basra'ya gelmiştir. Gelir gelmez çocuk ruhlu kralın zaafından faydalanmak için yanında büyülü ve mekanik bir atı da getirir. Bu uçan at, tonton kralın kalbine giden yola sahip olur. Atı ne pahasına olursa olsun ister. Ancak, Jaffar kraldan bunun karşılığında tek bir şey ister, kızını...

Bunu öğrenen genç prenses saraydan kaçar. Jaffar ve Kral bir gün sarayın içinde eğlenirken Ahmet ve Abu, askerler tarafından yakalanıp önlerine sunulur.

İşte hikaye burada gerçek anlamıyla başlar. Jaffar, kara büyülerini kullanarak Ahmet'i kör eder. Abu'yu ise bir köpeğe çevirir.


Büyünün sona ermesi ancak Jaffar'ın ölümüne bağlıdır. Ama Jaffar ölmeye hiç de niyetli değildir. Prensesi yakalar ancak prenses ona boyun eğmeden önce büyüyü bozmasını ister. Çünkü, sevdiği adamın kör olup acı çekmesini istemez.

Jaffar bu isteği hemen yerine getirir...

Adam da ne göz var arkadaş!

Bu arada Jaffar'ın bitmek tükenmek bilmeyen güç hırsı yeni ölümlere yol açar. Şu, "Kali" sahnesine ilk izlediğim an bayılmıştım.


Eski hallerine dönen Ahmet ve Abu bir dizi maceraya atılır. Daha doğrusu Abu bu maceraların merkezinde yer alır.

Önce sahilde bulduğu şişeden çıkan bir Cin ile tanışır...

Cin, Abu'yu öldürmeden evvel bu durumdan kıvrak zekası ile yırtar ve ayrı düştüğü Ahmet'i bulmak için büyülü kızıl gözü aramaya giderler.

Abu, kendini tehlikeli bir tapınağın içinde bulur...

Amacına ulaşmak için bir dizi zorluğa göğüs gerer...

Ve karşısına....

Neyse bu kadar anlatmak yeterli! Saat 02.49 olmuş. Ben yatmaya giderken siz de bu benceyi iyice okuyun ve filmi ilk fırsatta izleyin.

Emin olunuz ki, kendinizi bir masalın kalbinde bulacaksınız. Ziyadesiyle keyif verici ve yine çoluk çocuk izlenebilecek hoş bir yapımdır Bağdat Hırsızı...

Abu, kime atacaksın onu?

Veda etmeden evvel son bir şey belirtmek istiyorum. Lütfen ama lütfen xper puanları kasmak için "teşekkürler" yazıp geçmeyin. En azından film veya hikaye hakkındaki görüşlerinizi beyan edin. Zira, burada bir emek var...

Teşekkürler deyip geçenleri esefle kınıyorum...


0|0
9|17
Mandarinia KizlarSoruyor'da Editör
Editör kimdir?

Senin görüşün nedir?

0/2000

Gönder

Kızlar Ne Diyor 9

  • Sabahin korunde hic bir isim yokmus gibi bastan asagi okudum Bence'ni :/
    Film mutlaka izleyecegim paylastigin icin tesekkurler eline saglik.

    0|1
    0|0
  • Güzel paylaşım, eline sağlık...

    0|0
    0|0
  • teşekkür

    0|0
    0|2
  • Teşekkürler

    0|0
    0|2
  • Teşekkürler

    0|0
    0|2
  • Teşekkürler

    0|0
    0|2
  • Eline Emeğine Sağlık. Çok güzel olmuş :)

    0|1
    0|0
  • Yine çok güzel yazmışsınız. Hep güzel yazıyorsunuz. Emeğinize sağlık.

    0|2
    0|1
  • Ne kadar eski bir filmmiş ve hiç izlemedim
    merak ettim şimdi teşekkürler

    0|1
    0|1

Erkekler Ne Diyor 17

  • Güzel çalışma yapmışsın

    Kral ahmeti
    Kural ahmet diye okudum ya la :)

    1|1
    0|0
  • hoş olmuş

    0|0
    0|1
  • Hey gidi günler :)

    0|0
    0|1
  • Güzel bir filme benziyor.

    0|0
    0|2
  • emegine saglık..

    0|0
    0|2
  • bu film bilinç alıma kazınmış çocukluğumda izlemiştim ama hayal meyal hatırlıyorum

    0|1
    0|1
  • Bu film izlenmelidir!

    0|1
    0|1
  • Guzel paylasim olmus

    0|1
    0|0
  • güzel bir filme benziyor

    0|1
    0|0
  • Güzel paylaşım

    0|0
    0|0
  • Mukemmel bir paylasim

    0|0
    0|0
  • bir ara okuyacağım söz :D

    0|0
    0|1
  • Ellerinize sağlık

    0|0
    0|1
  • Eline saglik

    0|0
    0|1
  • Güzel bir film

    0|0
    0|1
  • Emeğinize sağlık.

    0|1
    0|1
  • Teşekkürler, izlemek istiyorum bunu. Sen anlarsın bu arada sorayım dedim; baba aziz filmi nasıl sence?

    0|2
    1|0
    • Rica ederim. En kısa sürede izleyin.
      Bab'Aziz kurgusu, işlediği hikayesi ve yer alan replikleri ile sevdiğim filmler arasındadır. Özellikle final sahnesine hayran kalmıştım.

    • peki link verebilir misin izlemek için?

    • Ben YouTube üzerinden izlemiştim.
      Oradan alt yazılı bir şekilde bulabilirsiniz.

Yükleniyor...