Ahmet Hamdi TANPINAR hak ettiği değeri gördü mü?

Evet arkadaşlar , bu konuyu açmamın sebebi içinde her zaman kitap tutkusu olan bir Türk gencinin serzenişidir .Pazar günleri sabahtan kalkar, kütüphaneye kaçar ve kahvaltıya kadar kitap okurdum. Orta ikiden itibaren artık içimde engelleyemediğim bir dürtü haline gelmişti kitap okumak . Haftalıklarımı biriktirip sürekli roman alıyordum. Kitapların kokusu , önsözleri artık benim için bir tutku haline gelmişti. Hala da günde en az iki roman okurum.Neyse konumuza dönelim.

Kimilerimize orta okul yıllarında , kimilerimize lise yıllarında zorla okutulan - tabir : Ödev - Cumhuriyet sonrası yazarlarımız Peyami SAFA , Ahmet Hamdi TANPINAR , Refik Halid KARAY, Reşat Nuri Güntekin gibi yazarlarımızın eşsiz romanları hep külfet olarak görüldü . Oysaki Peyami SAFA'nın romanlarında yaptığı psikoanalizler Freud yaşasaydı onu bile şaşırtırdı . Refik Halid KARAY'ın memleket hikayelerinde anlattığı öykülerde hep bizi bize çok keskin ve bir o kadar da sarkastik bir şekilde anlattı . Reşat Nuri GÜNTEKİN' in çalıkuşundaki eleştirel dili modernleşme kavramı altında boğulmuş milletimizin çaresizliğini gözler önüne serdi . Ancak benim favori yazarım - herkesin illa ki vardır - Ahmet Hamdi TANPINAR' ın romanları , ama şu an ama yaşadığı dönemde hakettiği değeri görüp göremediğiyle ilgili.

1) Mahur Beste - Huzur - Sahnenin Dışındakiler

Ahmet Hamdi TANPINAR hak ettiği değeri gördü mü ?

Tam olarak bir üçleme olarak nitelendirilmese de bu üç kitap belli karakterler arası geçişler yapar, olay örgüsünde geçmişlerinden ve geleceklerinden bahseder . Bazı eleştirmenler olay örgüsünü Cumhuriyet sonrası Türkiye'sinin Doğu - Batı arası karmaşasında insan ilişkileri olarak nitelendirseler de , aslında bu üç roman erkek ve kadının iç dünyasına derin yolculuklara çıkartır , insanı ağlama krizlerine sokar . Tabiri caizse Huzur' da bir türlü insan huzuru bulamaz. Yazarla yapılan bir röportajda şu cümleyi zikretmiştir :

" Huzur'u yazana kadar ben sıkıntı çektim , biraz da okuyanlar sıkıntı çeksin."

2 ) Saatleri Ayarlama Ensititüsü

Kitaptan kısaca bahsedecek olursak , Halit AYARCI adında zengin , genç , yakışıklı bir adamın "Saatleri Ayarlama Ensititüsü " adında bir işletmesi vardır ve büyük bir binada saatlerin istenildiği gibi ayarlanıldığı bir yerdir burası . Kahramanımız Hayri İrdal' ın Dr. Ramizle olan terapi seansları ve ortak arkadaş olarak Halit AYARCI ile karşılaşması ve bir sürü olay dizisi takip etmektedir. Orhan Pamuk' un son dört yılda yazdığı romanlara baktığımızda , genellikle esin kaynağı olan romandır .Bu romanı en ağır eleştiren eleştirmenler bile kurgusunu öve öve bitirememiştir . Yazar her romanında olduğu gibi müthiş imgeler yaratmış , ülkenin modernizasyon ve gelenek çatışması arasındaki sıkışmışlığı anlatmaya çalışmıştır .Örneğin" saatin kendisi mekan , yürüyüşü zaman , ayarı insandır. "

2013 yılında " Geç Kalan Adam" adıyla Sefa KAPLAN tarafından yazılan biyografide şöyle bir anektod geçer :

" Ahmet Hamdi TANPINAR , Saatleri Ayarlama Ensititüsünü aslında bir tiyatro eseri olarak yazdı ancak bunu kimse anlamadı , herkes roman olarak gördü . "

Ancak ölümünden tam 38 yıl sonra , 1998 yılında Ahmet Çakır tarafından sahneye uyarlandı ve en iyi uyarlama seçildi . Son olarak da kitaptan bir cümle

"bir umuttur zaman... bir müphemdir zaman... ilerledikçe gerileyen... hep yeniden başlayan... etmezseniz satlerinizi ayar... sizin de hayatınız kayar..."

3) Abdullah Efendinin Rüyaları

Yazarın ilk hikaye kitabıdır . İçerisinde "Geçmiş zamanın elbiseleri" ,"Evin sahibi" , "Erzurumlu Tahsin" ve " Bir Yol " adlı hikayeler de vardır ancak Abdullah Efendi'nin Rüyalarının yeri apayrıdır .Sürrealist bir anlatımla mükemmel tasfirler yapılmıştır , insan kendini kaptırırsa mazallah rüyada zanneder . Türk Edebiyatına hangi dönemden bakılırsa bakılsın , bir eşi daha yoktur .Metin Erksan 80li yıllarda bu hikayeyi beyaz perdeye aktarmak istemiştir ancak sansüre uğramıştır.

Gerek Sezai KARAKOÇ'la dost meclislerinde yaptığı konuşmaları gerekse Sefa KAPLAN' ın biyografisini okuduğumuzda , kendisinin kıymeti hiç bir zaman bilinmemiştir bu ülkede .Kendisinin de şöyle bir demeci vardır :

"ne yaptım! beş şehir 'le, okunmayan, hissedilmeyen beş şehir'le! büyük ve küçük hikâyeler, romanla türk edebiyatının bütün tarafıyım! bu eserlerden memnun muyum? orası başka.. fakat abdullah efendi'nin rüyaları, bilhassa birinci hikâye böyle tenkitsiz mi geçecekti?"

" Beş Şehir" , "Aydaki Kadın" ve diğer eserlerini de unutmadım elbette . Sadece benim için yeri ayrıdır bu yapıtların . Fakat anlamıyorum arkadaşlar , gerçekten . Neden her zaman böyleyiz ? Bütün ergenlik dönemimde elimde ya bir klasik vardı ya da bir Türk romanı ancak bütün arkadaşlarda Twilight serisi yahut türevleri dolaşıyordu . Neden hayata böyle bakıyoruz ? Çılgın bir tüketim toplumu haline geldik zamanla . Eski edebiyatımızdaki aşklara burun kıvırıyor, onlardan nefret ediyoruz . Çünkü hiçbirimiz sevmek istemiyoruz , sevişmek istiyoruz . Birbirimizi tüketmek ...

Ama gün geçtikçe cebimizdeki paralarla birlikte insanlığımız da tükeniyor . Shakespeare' i İngiliz alemi deli gibi okuyor , ona sahip çıkıyorken biz neden kendi değerlerimizi yüzüstü bırakıyoruz ? Ahmet Hamdi TANPINAR' ın kalemi İngiliz prensinden daha mı zayıf sanıyorsunuz ?

Geçtiğimiz günlerde Müzeyyen SENAR doksan altı yaşında rahmetli oldu . 2013 yılından beri bir çok tiyatrocumuz ve sanatçımızı kaybettik . Çok üzülüyoruz çünkü halefleri yok. Artık ülkemizde yeni Müzeyyen Senarlar , Tuncel Kurtizler , Engin Günaydınlar , Nejat Uygurlar yetişmiyor ancak replika Lady Gagalardan , Pitbullardan da geçilmiyor . Lütfen elinizi vicdanınıza koyun biraz ve okuyun , dinleyin , aydınlanın . Sizlerle beraber bu ülke de aydınlanacak !

Saygılar :)


0|0
6|9

Senin görüşün nedir?

0/2000

Gönder

Kızlar Ne Diyor 6

  • Güzel bir paylaşım olmuş, ellerine sağlık :))

    0|0
    0|0
  • Emeğine sağlık :)

    0|0
    0|0
  • Emeğine sağlık

    0|0
    0|0
  • çok güzel açıklamışsın... sonuna kadar açıklıyorum bende lise de edebiyat klasiklerini hep önemsememişimdir senin yazdını okuduktan sonra onlarıda okumayı düşünüyorum ellerine sağlık :)

    0|0
    0|0
  • emeğine sağlık

    0|0
    0|0
  • Katılıyorum. Emeğinize sağlık.

    0|0
    0|0

Erkekler Ne Diyor 9

  • süper olmuş

    0|0
    0|0
  • Emeğine sağlık

    0|0
    0|0
  • Emeğine sağlık. Teşekkürler.

    0|0
    0|0
  • Yazıyı çok beğendim..

    0|0
    0|0
  • Guzel calisma

    0|0
    0|0
  • En sevdiğim yazarları listene almışsın. Ahmet hamdi tanpınar hak ettiği yeri bulmadı ama çok güzel eserler bıraktı geride.

    0|0
    0|0
  • Iyi bir paylasim emegine saglik

    0|0
    0|0
  • emegine sağlık

    0|0
    0|0
  • Emwgine saglik

    0|0
    0|0
Yükleniyor...