Gözlerimi Yaşartan Filmler - 2. Bölüm.

Öncelikle ilk bölüme ulaşabileceğiniz link ile başlamak istiyorum:

Gözlerimi Yaşartan Filmler

Merhaba hepinize yeniden,

İlk bölümde eksiklerimin farkına varmamı sağlayarak bu yazıyı daha detaylı yazmama etkisi olan hepinize teşekkür ediyorum. Kesinlikle başından sonuna kadar izlediğim filmleri ekledim. Kulaktan dolma bilgiler değil, kendi görüşlerimdir.

Benim için gözlerimin yaşarması,illa ki oturup hüngür hüngür ağlamak demek değildir.Film kendi hayatımı gözlerimin önüne getirebilmeyi,beni derin hislere götürmeyi başarıyorsa benim gözüm bir damla bile olsa çaktırmadan yaşarmıştır.

Beni derinden etkileyen filmlerin bu denli çok olacağını düşünmemiştim.Bugün ilk sıramıza,

Forrest Gump:

Forrest'ı tanımalısınız.İzlediğim,gözüm doluyken güldüğüm nadir filmlerden.Bir insan bu kadar şanssız ve bir o kadar da şanslı olabilir mi?

Bilinçsiz ve istemsiz kendini içinde bulduğu olayları anlatış tarzı,sahnelerin komikliği ve verdiği duygusallık çok ince ele alınmış enstantanelerden oluşuyor.

Gözlerimi Yaşartan Filmler - 2. Bölüm.

Forrest Gump, 1986 yılında Winston Groom tarafından aynı adla yayımlanan romandan esinlenerek çekilmiş, 1994 yapımı epik, romantik, komedi-drama dalında bir filmdir. Robert Zemeckis tarafından çekilmiş ve Tom Hanks, Robin Wright, Gary Sinise ve Sally Field başrol oyunculuklarını yapmıştır.

Film, öğrenme güçlüğü yaşayan ancak atletik olarak inanılmaz yeteneklere sahip Forrest Gump'ın, doğum yılı olan 1944 ve 1982 yılları arasında gerçekleşmiş, bazen sadece gözlemlediği, bazen de başkalarına ilham verdiği 20. Yüzyılın dönüm noktası olaylarını betimler. Film, esinlenilerek çekildiği Winston Groom'un romanından, Forrest'ın kişiliği ve ele alınan bazı olaylar yönünden farklıdır. Başta Georgia olmak üzere, Kuzey ve Güney Carolina'da, 1993 yıllının sonlarına doğru çekilmiştir. Filmin kahramanını eski arşiv görüntülerine dahil edebilmek ve bazı sahneleri çekebilmek için, gelişmiş görsel efektler kullanılmıştır. Ele alınan sahneleri daha iyi anlatabilmek için, dönemlerin ruhuna uygun kapsamlı bir müzik arşivi kullanılmıştır. Film müziğinin ticari baskısı, dünya genelinde 12 milyondan fazla satarak en fazla satan albümler sıralamasına girmiştir.

Forrest Gump, Amerika Birleşik Devletleri'nde gösterime girdiği 6 Temmuz 1994 tarihinde ciddi ölçüde övgü aldı ve Paramount Yapım’ın o sene başında Viacom'a devrinden itibaren en yüksek başarıyı elde etti ve Kuzey Amerika'da gösterime girdiği yıl en yüksek hasılaya ulaşarak ciddi bir ticari başarıya ulaştı. Film gösterimde kaldığı süre boyunca dünya genelinde 677 milyon dolar hasıla üretti. Yine Akademi Ödüllerinde en iyi görüntü,Robert Zemeckis en iyi direktör, Tom Hanks en iyi aktör, en iyi uyarlanmış görüntü, en iyi film efektleri ve en iyi yönetmen dallarında ödül aldı. Film aynı zamanda Altın Küre Ödülü ve People’s Choice Award ve Genç Aktör Ödülleri gibi ödüller aldı veya bunlara aday gösterildi. Filmin gösterime girişiyle birlikte, oyuncular ve betimlediği politik semboller hakkında pek çok yorum yapıldı. 1996 yılında, filmde bahsedilen Bubba Gump Karides Şirketi kuruldu ve dünya genelinde çeşitli şubeler açtı. Ülke genelinde çekilen sahneler gerçek hayattaki kahramanların izlerini taşır. 2011 yılında Kongre Kütüphanesi, Forrest Gump’ın Birleşik Devletler Ulusal Film Kayıtlarında korunması gereken kültürel, tarihi ve estetik bir film olarak seçti.

The Green Mile (Yeşil Yol)

Off off diye başlıyorum.Özellikle dev gibi bir adamın serçenin ki kadar hassas bir yüreğe sahip olması,ırkçılığın tavan yaptığı yıllarda yaşadıklarını anlatıyor.Ceza evine işlemediği bir suçtan giren bu küçük ama dev adamın boynuna sarılasım gelmişti ilk izlediğimde.

Her ne kadar sıradışı güçleri olsa da yaşadıkları ve bize asıl anlatılmak istenen nokta sen,ben,biz kadar gerçekti.

Bunu izlemelisin patron!

Stephen King'in romanı ABD'de yayımlandığı aynı yıl Türkiye'de de Altın Kitaplar tarafından Gülden Şen'in Türkçe çevirisiyle yayımlandı. Yayınevi bu ilk baskısında ABD'deki yöntemi uyguladı ve romanı yine seri olarak 6 ciltte yayımladı. Ciltler ortalama 90'ar sayfaydı ve isim olarak 5 tanesinde ABD'deki alt başlıkların tam çevirileri kullanılmış, bir tanesinin adı biraz değiştirilmişti. Aynı yayınevi 2000 yılında bu kez romanı tek cilt halinde yeniden yayımladı, bu cilt 428 sayfaydı ve roman artık 1999 yılında ABD'de sinemaya aktarılmış olduğu için filmden alınmış bir fotoğraf karesi kitabın kapağında kullanılmıştı. Bu fotoğraf filmin başrol oyuncusu Tom Hanks'in gardiyan üniformalı bir fotoğrafıydı ve muhtemelen gişede çok iş yapmış olan filmin şöhretinden yararlanarak kitaba olan ilgiyi arttırmak amacıyla kitabın kapağına konmuştu. (2000 tarihli Türkçe tek ciltlik "Yeşil Yol" romanının kapağında ABD'de yayımlanan orijinal tek ciltlik "The Green Mile" romanının kapağındaki aynı resim kullanılmıştır, kapak tasarımları da birbirine çok benzemektedir)

Konusu
Roman 1930'larda ABD'de ağır suçlar işlemiş ve idam cezaları almış mahkumların bulunduğu Could Mountain hapishanesinin E bloğunda geçer ve hapishane gardiyanlarından Paul Edgecombe'un ağzından anlatılır. Ölüm sıralarını bekleyen mahkumlara bir de isim takılmıştır: "Yürüyen ölü". Mahkumlar 'İhtiyar Sparky' (Kıvılcım saçan) diye adlandırdıkları elektrikli sandalyede cezalarının infaz edilmesi için sıralarını beklerlerken, buraya getirilen dev cüsseli ve saf kalpli John Coffey adındaki mahkûm başta Paul Edgecombe olmak üzere herkesin hayatını değiştirecektir.

John Coffey İki küçük kıza tecavüz ederek öldüdürmek suçundan yargılanıp idama mahkûm edilmiştir. Ancak bu vücudu iri yarı ama beyni ve kalbi çocuk gibi olan siyahi adam idamlıklar koğuşuna getirildiği andan itibaren tüm insanlara hatta farelere bile gösterdiği derin sevgi ve merhametle gardiyanların ve mahkumların sempatisini kazanır. Gardiyanlar Coffey'in bu suçu işlememiş olabileceğini düşünmeye başlarlar. Ayrıca Coffey bazı garip güçlere de sahiptir. Ölmüş bir fareyi diriltir, gardiyan Paul Edgecombe'un bir türlü geçmeyen hastalığını nefesiyle iyileştirir ve hapishane müdürünün ölümcül bir hastalığa yakalanmış karısını sağlığına kavuşturur. Psişik güçleri ile Edgecombe'a suçla ilgisi olmadığı olay anını gösterir. Artık bu insanlar Coffey'in suçsuzluğuna emindirler ama yargı kararını vermiştir bir kere ve infaz gerçekleştirilecektir.

Esaretin Bedeli:

Her insan hata yapar.Ve her insan dört duvar arasına düşebilir.Öncelikle bunu unutmayıp bir kenara not edelim.

İşlediği ağır bir suç sebebiyle hapishaneye düşen adamın (Morgan Freeman) burada geçirdiği,umutsuz ve tek düze hayatına aralarına sonradan katılan bir mahkumun nasıl renk getirdiği ve çevresindeki mahkumların önce dikkatini,sonra sevgisini nasıl kazandığı anlatılıyor.Filmin kanımca verdiği mesaj şu,

"Ne olursa olsun umudunu kaybetme. Her şeyin çok güzel olacağı güneşin doğacağı kadar gerçek"

Esaretin Bedeli (İngilizce: The Shawshank Redemption), Frank Darabont'un senaryosunu yazdığı ve yönettiği, başrollerinde Tim Robbins ve Morgan Freeman'ın yer aldığı 1994 yapımı Amerikan dram filmidir.

Stephen King'in Rita Hayworth ve Shawshank'in Kefareti adlı novellasından uyarlanan film, masumiyetini iddia etmesine rağmen karısını ve sevgilisini öldürdüğü gerekçesiyle Shawshank Devlet Cezaevi'nde yaklaşık 20 yılını geçiren bankacı Andy Dufresne'in hikayesini anlatır. Cezaevinde kaldığı süre boyunca diğer mahkûmlardan Ellis Boyd "Red" Redding ile arkadaşlık kuran Dufresne, cezaevi müdürünün para aklama faaliyetlerine yardım etmeye başladıktan sonra gardiyanlar tarafından korunmaya başlanır.

Film, gişe hasılatının bütçesini zor karşılamasına rağmen eleştirmenlerden olumlu eleştiriler aldı ve birçok ödüle aday gösterildi. Sonrasında kablo televizyon, VHS, DVD ve Blu-ray üzerinde dikkate değer bir ilgi gördü.Amerikan Film Enstitüsü'nün hazırladığı AFI'nın 100 Yılı... 100 Film listesinin 10. yıldönüm sayısına dahil edildi. IMDb sitesinde 1.039.109'dan fazla kişinin oylarıyla 10 üzerinden 9.3 puan aldı ve gelmiş geçmiş en iyi film seçildi.

Ghost (Hayalet):

Bu filme benim için damgasını vuran ilk şey şarkısıydı.Bu nasıl bir duygusallık yahu?Sanki ana karakter bu kadına (Demi Moore) aşık olan bendim.Ve öyle sahneler vardı ki sarılıp öpmek için neler vermezdim... ¦¬) .

Konusu şöyleydi; yollarını kesen bir serseri tarafından vurulup öldürülen adamın aşkı için geri dönmesi,ona görünebilmek, hissedebilme ve hissettirebilmek için ruhuyla verdiği "Aşk'ın büyük mücadelesi". Ölümünde parmağı olan insanları kadınından uzak tutmaya çalışması...Bunun için aslında sahtekar olan (ki sahtekar değil sadece o kendini öyle sanıyor) bir medyumdan (Whoopi Goldberg) yardım istemesi ile devam ediyor..... Ah ah var mı oralarda böylesine derin ve içine seve seve düşebileceğim bir Aşk arkadaşlar?...Oyuncu kadrosu çok sağlamdır.Kesinlikle izlemelisiniz.

Hayalet 1990 Amerika Birleşik Devletleri yapımı film. Başrollerinde Patrick Swayze, Demi Moore, Tony Goldwyn ve Whoopi Goldberg bulunur. Senaryosunu Bruce Joel Rubin, yönetmenliğini Jerry Zucker yaptığı film, 21.000.000 $ bir bütçe ile hazırlanarak 505.702.588 $ hasılat elde ederek bir gişe başarısı göstermiştir.

The Pianist (Piyanist):

Ve başlarız yine biz duygusal insanlar ağlamaya.2. Dünya savaşı farklı bir gözden,bir piyanistin parmaklarından ancak bu kadar anlatılabilirdi.Tüm gerçekliği ile savaş,içinde bir tutam aşk ve insanın doğası...İzlemeyen kaldı mı diye sorsam sanırım kimseden ses çıkmayacaktır..

Nasıl?Sen izlemedin mi?Kesinlikle hemen izliyorsun.

Piyanist drama türünde, 2002 yılında çekilmiş, yönetmenliğini Roman Polanski'nin yaptığı, senaryosunu Ronald Harwood'ın, Wladyslaw Szpilman'ın hayatını anlattığı kitabın üzerine kurduğu Fransa-Almanya-Polonyaortak yapımı filmdir.

Filmin müziklerinin çoğu Chopin'in nocturne'lerinden oluşur. İlk beş dakikasında Nocturne in C Sharp Minor duyulur.

Selvi Boylum Al Yazmalım:

Oy gözünü yediğimin Aşk'ı.Seni böylesine güzel anlatan,betimleyen başka Türk filmi bilmiyorum.Bu film Amerika'da çekilmiş olsaydı,oyuncuları Türk değil de yabancı ve tanınmış ünlülerden oluşsaydı bu film bir çok dalda oskar alacaktı.Bundan kesinlikle eminim.Filmi verdiği duyguları ve Aşk'a en çok yakışan şey...Ayrılıkla beraber bize yedire yedire izlettiren,başta Kadir İnanır ve Türkan Şoray olmak üzere emeği geçen herkese kendi penceremden teşekkür ediyorum.

Selvi Boylum Al Yazmalım, Atıf Yılmaz tarafından yönetilen, başrollerinde Kadir İnanır ve Türkân Şoray'ın oynadığı, 1977 tarihli film. Türk sinemasının başyapıtlarından biri olarak sayılmaktadır. Kırgız yazar Cengiz Aytmatov'un 1970 yılında yayımlanan aynı adlı romanından uyarlanmıştır. Filmin özgün müziğini Cahit Berkay bestelemiştir.

"Selvi Boylum Al Yazmalım" 1978 Uluslararası 15. Antalya Sanat Şenliği'nde Maden filminin ardından ikinci en iyi film seçilmişti.

Dedemin İnsanları:

Bu Çağan Irmak Egelileri çok iyi tanıyor. 3 kere izledim bu filmi. Ve üçünde de ağladım. Aynı sahnelerde, aynı duyguları hissederek yaşadım. Çok sağlam, adeta dev gibi bir kadrosu var. Oyunculuk, anlatım, hikaye ve rollerin bizi gerçek dünyadan koparmaması mükemmel bir izlenim bıraktı bende.

Dedemin İnsanları, yönetmenliğini Çağan Irmak'ın yaptığı 2011 yapımı Türk melodram sinema filmi. Başrollerini Çetin Tekindor ve Hümeyra'ın paylaştığı film, 25 Kasım 2011 tarihinde Türkiye'deki sinemalarda gösterime girmiştir.

Biliyorum ki burada sizin gözünüzde çok eksik film var.Haklısınız.Ama seyredemediğim filmleri burada izlemiş gibi anlatmak sahtelik olacağı için bunu yapamazdım.Affınıza ve anlayışınıza sığınıyorum.Zaman ayırıp okuduğunuz için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.Hatam olduysa affola.

Saygı ve sevgilerimle, #SinirliBiber


3|1
25|30
SinirliBiber KizlarSoruyor'da Editör
Editör kimdir?

Senin görüşün nedir?

0/2000

Gönder

Kızlar Ne Diyor 25

Erkekler Ne Diyor 30

  • güzel paylaşım olmuş yeni gördüm :)

    0|0
    0|0
  • Hayalet mükemmel bir filmdi ya cidden kardeşimm çok güzel bir seneryo yazılmış
    çok etkiledi benii

    özellikle ahlaksız teklifte var onuda tavsiye ederimm

    0|1
    0|0
  • babam ve oglum, eşkiya, son samuray, melekler sehrı..

    0|0
    0|0
  • Yeşil Yol en iyisidir.

    1|0
    0|0
  • güzel bir bence..

    0|0
    0|0
  • güzel paylasım olmus.

    0|1
    0|0
  • yahudi reklamı yapan piyanist saçmalığı

    0|0
    1|0
  • Hepsini izledim güzel filimler, "incendies" i öneririm

    0|0
    0|0
  • Esaretin bedeli ve yeşil yolu izledim yazdıklarının arasından. Gerçekten iz bırakan filmler herkese tavsiye ediyorum...

    0|0
    0|0
  • yeşil yol :/

    1|0
    0|0
  • emeğine sağlik, piyanist :)

    0|0
    0|0
  • Yeşil Yol :(

    0|0
    0|0
  • Teşekkürler

    0|1
    0|0
  • Hayalet dışındakileri izlemiştim. Aynı hisler bendede olmuştu

    0|1
    0|0
  • Yeşil yol ve esaretin bedeli çok farklı yapıtlar. Bence dünya sinema tarihinin yakın dönemdeki en etkileyici filmleri. Piyanist filmine de haksızlık yapmak istemem tabi ama diğerlerine göre çok farklı ve beni gerçekten çok etkileyen, yüzlerce kez izlesem bıkmayacağım bir başyapıt... Türk filmlerinde ise tek bir film çok etkiledi beni. Özcan Deniz'in Su ve Ateş filmi. Tavsiye ederim izlemeyen arkadaşlara bu filmi.. güzel çalışma teşeklürler..

    0|0
    0|0
  • Yesil yol, esaretin bedei, dedemin insanlari, babam ve oglum ek olarak gectigimiz aylarda sadece zaman gecirmk icin girdigim ve cidden agladigim birlesen gonuller filmini unutamadim :)

    0|0
    0|0
  • Emek verilmiş güzel bir liste. Hepsini keyifle izledim. Teşekkürler @SinirliBiber

    0|0
    0|0
  • Selvi boylum alyazmalımı severek izlerim izliyorumda. Yazmadığın ilk aşk var çetin tekindorun oynadığı oda güzel ve 120 diye bir film vardı oda güzellikler arasında

    0|0
    0|0
  • Esaretin bedeli ve yeşil yol.. Bu ikisi yeter de artar bile

    0|1
    0|0
  • birkaçını izleyeceğim

    0|1
    0|0
  • Erkekler Devam
    10
Yükleniyor...