Tozlu raflardan hayata dair

Tozlu raflardan hayata dair

Tam da aylardır istediğim gibi bir nostalji turu yapma fırsatı yakalamıştım sonunda bugün hem büyük bir hevesle aldığım pikap için 45 lik plaklar bakıcak hemde seneler önce çicek pasajında karşılaştığım usta oyuncu erol günaydının da söylediği gibi mütevazi rakı soframa kültür mezesi olacak bir kara kaplı dost bulacaktım kendime bu heveslerle düştüm yollara ilk durağım beyazıttı karakaplı dostu arayacaktım ama daha sahafçılar çarşısına girdiğim anda gördüğüm manzara hayal kırıklığına uğramıştı beni o eski sahaflar yerlerini modernize edilmiş endüstriyel kokulu ticarethanelere bırakmıştı aradığım kitapları ve ortamı burada yakalamam imkansız gibiydi pasajları terk edip kendimi ara sokaklara attım birde hayal kırıklığımı dumanında yok etmek adına yaktım bir sigara başladım dolaşmaya bir kaç tur atıp gezindikten sonra sonunda sabreden derviş misali aradığımı bulmuş muradıma ermiştim izle salaş bir kitapçı bulmuştum sonunda o salaş dükkanın çıngıraklı kapısını aralayıp girdim içeri ara sokakların güneşe kavuştuğu kadarıyla aydınlanmış dükkan da selamıma karşılık bir ses duydum ama görünürde kimse yok biraz sonra elinde iki fincan çayla çıktı bir ihtiyar gözlüklerinin üstünden bakarak hoşgeldin evlat diye yineledi selamını buyur etti karşılıklı oturduk kısa bir tanışma faslının ardından başladık sohbete dertliydi nebi abi kâh kitap kokusundan habersiz gençlikten kâh insanlar arası iletişim aracı olan kitapların ticaret aracı olmasından söyledikleri arasında beni en çok etkileyen cümleleri depresyon gençliğine yönelikti "kitap hayaldir insanlar hayalleri için yaşar sizi kitaplardan uzaklaştırdı lar artık tek hayalleri arkadaşları gibi fotoğraf çekinmek onlar gibi telefonlara sahip olmak onlar gibi yaşamak olan bir gençlik yetişiyor" kısmıydı ve sonuna kadar da haklıydı bilgin tavırlı ihtiyar sahaf... sohbet bir kenara aradığım kitabı tarif ettim rafların arasından üstü tozlanmış bir kitap vardı uzandı aldı kitabı sait faik abasıyanık'ın medarı maişet motoru adlı yasaklı kitabıydı ve toplanamayan eksiksiz sansürsüz ve o dönemden kalan belkide tek örneği ellerimdeydi gerçekten heyecan verici bir o kadarda sevindirici aradığımdan çok daha fazlasını elde etmiştim kitabı açıp baktığımda sayfalarında eksikler gördüm çok şaşkın değildim ama baya bir üzgün tavırla söyledim nebi abiye gülümsedi sinsi bir şekilde daha sonra birazda Ramiz dayı edasıyla 'ben sana kitap hayal kurmak demektir dedim ya genç' dedi gülümsedim bende aldım kitabı ücretini sordum para istemedi benden kitabı geri götüreceğime dair bir kuru söze verdi kitabı bana beni hiç tanımadığı halde amacı paylaşmayı öğretmek mi yoksa güven vermek mi bilmiyorum ama bana bu hırs dünyasında insanlığı hatırlattığı kesin kim bilir belki aynı kitap bir gün sizlerinde eline geçer ya da aynı fincandan çay içmiş oluruz o salaş sahafçıda sizde bir gününüzü cafelere publara değilde böyle ortamlara ayırın hayatın lezzeti buralar da başlıkta da dediğim gibi tozlu raflar da hayata dair öğrenecek çok şey var...

Yazıyı çok uzatıp canınızı da sıkmak istemiyorum bu yüzden plak kısmı için çok daha özenli bir yazı hazırlayıp ayrı paylaşacağım okucak olan herkese teşekkür ederim yazımda hatam varsada kusura bakmayın herkese iyi hafta sonları


0|0
5|5

Senin görüşün nedir?

0/2000

Gönder

Kızlar Ne Diyor 5

  • Güzel bir paylaşım olmuş...

    0|0
    0|0
  • Teşekkürler

    0|0
    0|0
  • mükemml br yazı olmuş.

    0|1
    0|0
  • Güzel olmuş :)

    0|0
    0|0
  • Güzel paylaşım. Teşekkürler.

    0|0
    0|0

Erkekler Ne Diyor 5

  • Süper...

    0|0
    0|0
  • Teşekkürler, elinize sağlık.

    0|0
    0|0
  • güzel bence

    0|1
    0|0
  • Teşekkürler, paylaşım için. Güzel yazmışsın.

    0|0
    0|0
  • Çok özendim... Mutlaka yapacaklarım listesine ekledim hemen. Teşekkür ederim dost.

    0|0
    0|0
Yükleniyor...