Çevrenizde olanlara duyarlı bir insan mısınız?

Çevre sorunlarına,hayvanlara karşı işkenceye,cinayetlere,kadına karşı şiddete...Sayısız soruna karşı duyarlı mısınız,elinizden geleni yapamaya... Daha Fazla

En İyi Görüş

  • Fazlasıyla duyarlıyım. Geçen gün yaşadığım bir anımı anlatayım sana meleğim.

    Geçtiğimiz Pazar günü, hani şu anneler gününün olduğu gün. Sabah koşuya gittim, oradan samimi bir arkadaşıma uğradım. O gün plan yaparız diye konuşmuştuk. Neyse, yola çıktık. Arkadaşımın oturduğu yer de öyle çok kalabalık, işlev bir yer değil. Küçük fakat sesi en bol olanından bir yerde. Yürüyoruz, derken cadde üzerinde bir daireden sesler yükseliyor. Cam falan açık, içeride bir kadın var ve ona şiddet uygulanıyor. Bu çok net. Melis'i durdurdum, "benim duyduğumu sen de duyuyor musun?" dedim, birbirimizin suratına baktık öylece. Alt katta fırın var ve çevredeki hiç kimse olayla ilgilenmiyor. Melis'le ben dikildik cadde ortasında, birilerinin ikaz etmesini bekliyoruz. Fakat kimseden çıt dahi çıkmıyor. Kadın orada resmen komaya girmiş ama vatandaşın umru değil. Camdan kafasını çıkartıp bağırıyor, içerideki hayvan herif ağzını kapatarak kadını içeriye çekiyor. Benim şarteller daha çok atmaya başladı. Hemen aradım 155'i, ekip istediğimizi söyledim. Olayın olduğu yerden ayrılmayın dediler ve 10 dakika sonra geldiler. O arada da fırına girip, "bu olay sürekli yaşanıyor mu, yoksa bugüne mi özel?" diye sert bir üslupla sorguya başladım. Adam mırın kırın ediyor, ben iyice öfkelendim. "Biz onların 20 yıllık kiracısıyız, ilk kez bu kadar duyarlı bir vatandaş gördüm" deyip şaşkın şaşkın bakıyordu. Abi ben ne diyorum, sen gelmiş neler söylüyorsun. Insani görevimiz bu, olması gerekeni yaptık.

    Neyse, ekip geldi adama da haber uçmuş olmalı ki, kapıyı açmadı önce. 4. ve 5. vuruşta açmak zorunda kaldı. Kapının dışından yine sesler geliyordu, belli kalabalık bir aile. 3 dakika ya geçti, ya geçmedi polis aşağıya indi. Kadın 10 sene önce eşini kaybetmiş, ona vuran da oğluymuş. Nedenini sorduğumda "alzheimer" hastası olduğunu ve sakinleştirmek için de bu yola başvurduğunu söyledi. Önce anlamadım, gülmeye başladım ve "nasıl yani?" dedim. "Kadın şikayetçi değil, yapacak bir şey yok. Üzgünüm." dedi polis. Yüzümdeki gülümseme tatsızlaşmaya başladı, çatık kaşlarımla "bu ülkenin doktoru, hastanesi yok mu da oğlu olan gerzek kendince ilkel yöntemle tedavi bulmaya çalışıyor?" dedim. Polis kafa sallamaktan ve "haklısınız, haklısınız" demekten başka hiçbir şey yapmadı. "Ben şikayetçiyim, 364 gün saygıları yok, bari bir gün olsun" diye çıkıştım. Bana söylediği şey şu; " maalesef, yapacak bir şeyimiz yok hanfendi. Siz yine de bu tür olayları bize bildirmeye devam edin, sizi aradığım numaradan bana ulaşabilirsini adım Ercan" bla bla blaa. "Iyi günler" deyip yoluma baktım. Tabii içimden geçenleri bir ben, bir de Melis bilir ya, neyse..

    Bu ülkeyi neden mi sevmiyorum? Alın size en büyük neden. Bence sevmemem dışında nefret etmem için de bir neden.

    Hepimiz lafta varız, icraate dökme konusunda noksanız. Güya hepimiz insanız...

    • İşte insan olmamızın verdiği bir rahatlık bu başımıza gelmediği için umursamıyoruz ama bazı melekler var ki daima insanları gözetiyorlar sonucu ne olursa olsun onları koruyup yardım ediyorlar sen bunlardan birisin.