Kolektif yaşama ve düşünme açlığımız neden?

Nerede ve neye toplumsal ya da bireysel tepki vermemiz gerektiği konusunda dünya insanları olarak genel bir yanılgıya düştüğümüzü düşünüyorum. Doğrudan toplumu etkileyen konularda toplumsallaşmayı desteklemekle beraber, insanların bireysel yaşamlarına da toplumsal gözle bakıldığını görmek beni rahatsız ediyor.

Özellikle ırk, din, yaşam biçimi, hayat görüşü, cinsel yönelimi hatta mesleği alışılmış sıradan düzenin dışında olan insanlara karşı aşırı boyutta bir toplumsal baskı mevcut.

Benim anlamak istediğim şudur ki, neden insanların bireysel hayatları bizim bireysel hayatımızı, hak ve özgürlüklerimizi etkilemiyor olmasına rağmen bizi bu kadar alakadar ediyor ve buna müdehale etme ihtiyacı hissediyoruz?

Her yalnız yaşayan kadın kötü kadın, her bakire olmayan o*, müslümanlıktan başka bir dini seçmiş veya inancı olmayan her insan ayıplanası, her eşcinsel sapık, her heteroseksüel sağlıklı, kız arkadaşlarıyla buluşup bara giden her kadın kolay kadın, 30 yaşına gelmiş ve hiç evlenmemiş her kadın sorunlu mudur? Neden bu tip önyargılarımız var ve neden bunlardan kurtulamıyoruz?

Erkekliğin kadınların üzerinden açıklandığı bir dünyada yaşadığımız için ne yazık ki örnekler çoğunlukla kadınlar üzerinden oldu fakat umarım ne demek istediğim anlaşılmıştır.

Teşekkürler.


0|0
2|12

En İyi Erkek Görüşü

  • Uzun zamandır KS'de gördüğüm en mantıklı yazı. Tespitler güzel. Yazacak çok şey var bu konuda. konuşmak ise günler alır. Ülkemizde son zamanlarda hoşgörü ve saygı ne yazık ki kalmadı. Hoşgörülü ve saygılı insana yolda, sokakta rastlamak neredeyse imkansız. Bir diğeri ise; empati yapan bir toplum olmamamız. Konuyu, hep bakirelik, eşcinselik gibi uç noktalara taşımıssın. Bu kadar uç noktaya gitmeye gerek yok. Yolda yürürken, araba kullanırken de insanların yaklaşımları ve olaylara bakış açıları belli oluyor. Okumayan bir toplum bireysel olarak karar alamaz hale gelir, sanatta başarılı olamayan toplum olaylara objektif yaklaşamaz, Okumayan ve objektif bakış açısı gelişmemiş, yorum yeteneğini kaybetmiş bir toplumda zamanla "KOYUN PSİKILOJİSİ" baskın hale gelir. Bu durumda da bireysel yaşamlarda insanlar sürüye uyar ve bireysel düşünemez, yorum yapamaz. Tamamen ezberci yetişen bir toplumda, eğitim sistemin oturmadığı bir toplumda, Soruların ezberletilerek sıvana girilen bir toplumda, üniversiteye girerken mezun olunca iş bulacak mıyım diye düşünen bir toplumda ne bekliyorsun?

    Ayırca gelir düzeyi düşük bir toplumda insanların kafasındaki tek soru " yarın aç mıyım, cebimde para olacak mı? " olur. Bu yaşam tarzı insanın düşüncelerini ve yorumlama yeteneğini kaybetmesine neden olur. Hala doğuda okula gitmeyen kızlar var, hala başlık parası var, hala töre cinayetleri işleniyor, hala lösemi hastası olan bir insana sadaka verme zihniyetindeki insanlar var, hala yaya geçidine arabasını park eden ve engellilerin geçişini sınırlayan insanlar var, hala bakirelik testi yaptırmadan evlenmeyen zihniyetler var, hala eşcinsellere uzaylı gibi bakanlar var... örnekler coğaltılabilir.

    Başta belirttiğim gibi ne yazmakla ne konuşmakla biter bu konu.

    Okuyanlara teşekkür. Herkese sevdikleriyle birlikte sağlıklı, huzurlu, mutlu bayramlar dilerim.

    1|0
    0|0

Erkekler Ne Diyor 11

  • önyargılar kişilerin yaşama biçimleriyle doğarlar ve gelişirler.. nasıl bir ortamda doğup büyüdüyseniz ona göre şekillenirsiniz.. yani biraz aile yapısı birazda büyürken arkadaşların yönlendirmesiyle oluşur önyargılar.. ve bu önyargıları kırmak gerçektende zordur.. mesela serbest bir aile de yaşayan birisi dışarıya daha serbest çıkabilirken tutucu bir aile de yaşayan ve istediğinde istediği şeyleri yapamayan biri serbest olana ( birazda kendisi yapamadığı için ) gıpta ile bakar ve kendince bir şeyler uydurur.. bence söylediklerin bunlardan doğup gelişmiştir.. güzel bir konu açmışsın söylenecek çok şey olabilir aslında.. ha son olarak kadınlar konusuna gelince bu iki sebepten kaynaklanıyor diye düşünüyorum birincisi; kadınların kendilerini çekememesi ve ikincisi erkeklerin kadınlara bakış açısı.. daha da uzatabilirim de yeterli olmuştur herhalde :P :D

    1|0
    0|0
    • Peki mesela ben öğrenci olarak tek yaşarken karşı apartmandaki teyzenin eve ara sıra ders için gelen abimi görmüş olduğundan ötürü "aman kızım eve erkek atma" demesini neye bağlarsın? :)

      Hayır, benim başımda annem babam var, sevgilim var. Neden tutup ona hesap vermek zorunda bırakılıyorum mesela? Ona ne? Ha benim erkek arkadaşım var diyelim, eve davet de edebilirim gayet. İstersem sevişirim de. Aşk benim, adam benim, beden benim. Yine ona ne? Ben bu mantığı anlayamıyorum açıkçası.

    • bak yine yaşayış tarzına geldik.. dediğim insanlar nasıl görürlerse öyle davranırlar.. zamanında bu ülke de kadınlar rahatça dolaşamıyorlardı bile.. sürekli erkeklerin arkasından yürümek zorunda kalıyorlardı.. dolayısıyla eski insanların düşünceleri o yönde olabilir.. yani eskiye takılı kalan kişiler onlar.. mesela benim büyüdüğüm yerde daha doğrusu ailemde öyle bir şey yok gayet mantıklı davranırlar ve kimseye karışmazlar.. yani biraz yaşayış tarzlarıyla alakalı bu diye düşünüyorum.. krktr btti

  • İnsanlık , her zaman bu tarz düşünce ve baskıları ile hem kendilerine hem de karşısındakilere sorun çıkarmıştır.Oysaki aksi bir düşünce önce kendisini serbest bırakacak sonra karşısındakini özgür bırakacak.ve aslında herkes kendini daha iyi hissedecek.Biraz üzerine düşünüldüğünde aslında tüm ayrıştırmaların tüm yargıların ne kadar saçma olduğu ortaya çıkacaktır.

    İnsan değerlidir, insan en iyisine layıktır ve insan her şeyden önce özgürdür..

    Psikolıjik olarak bir çok insan ne yazıkki baskı altındadır ve az da olsa yardıma ihtiyaçları vardır.Bu dünyanın daha yaşanılası bir yer olmasının tek yolu çevresini yargılayan onlar üzerinde baskı kuran kişilerin bir şekilde tedavi edilmesidir.

    1|0
    0|0
  • toplumun gelenek ve göreneklerinin, bazı zamanlarda yaygın bir siyasi, felsefi yahut dini düşüncenin toplum tarafından bireyler üzerine uyguladığı baskıdır. bazenleri bu baskı bireyin üzerine yönetilmekten çıkar ve bu sefer iktidar üzerine yahut belirgin bir düşman algısına yönelir. fakat toplumun içerisinde bulunduğu alışılmış durumları değiştirmek, daha doğrusu tabuları yıkmak toplumsal baskının aşındırılması ile mümkündür. yani iktidar odağı ya da birey üzerine yoğunlaşan "baskı" geri tepebilir. nitekim türkiye'nin tarihsel açıdan geçirdiği değişimleri düşünürsek, toplumsal baskı'nın her türlü girşime rağmen şerit değiştirdiğini ve belirli bir esneklik duygusunun "baskı" durumunu değiştirdiğini görebiliriz.

    somut bir örnek vermek gerekirse, eşcinsellik toplum tarafından kabullenilemeyen bir durumdur. bu yüzden özellikle toplumun en küçük birimi olan ailede (aslında toplumun en küçük birimi bireydir) eşcinel birey üzerine bir baskı oluşturulabilir. fakat bu baskı genelde aile bireylerinin kendi bakış açılarından çok, toplumsal baskının yansımasıdır. o halde burada toplumsal baskının bir saç ayağının da "doğallık" anlayışı olduğunu söyleyebiliriz. genelin kabul ettiği ya da genelin sahiplendiği "değerler" normal olarak ve aynı zaman da doğal olarak kabullenilir. buda basıtırılmış duyguları ortaya çıkarttığı gibi, toplumsal baskının cemaat anlayışının en büyük yansımalarından biri olduğunu göstermektedir. çünkü bir düşünce genelde kabul edilen tek ve pozitif bir düşünceymiş gibi benimsenmekte, ve bireylere karşı dışlama, cezalandırma gibi yaptırımlar ile dikilmektedir. farklılıklara yönelik tepki çoğunlukla cemiyet yapısına kavuşamamış toplumlarda ortaya çıkar.

    1|0
    0|0
  • güzel bir soru sormuşsunuz, sorun türkiye deki kültür ve gelenekler islam kültürünün ya da arap kültürünün bize kattıkları, lümpen toplum, sanat alanında evrimleşememiş insanlar.. bu insanlar spor yaparken tayt giyen insanlara, dövmesi, piercingi olanlara, farklı giyinenlere ya da diyelim saçını alışılmışın dışında bir renge boyatanlara açıkçası kendi gibi olmayan herşeye karşı. ve bunun değişeceği de yok hatta 60 lı yillarda çok daha iyi durumdaymışız anladığım kadarıyla, kısa vadede bunedena kurtulmanın tek yolu malesef avrupaya taşınmak. uzun vadeye de ömür yetmeyeceği kesin.

    1|0
    0|0
  • Sürekli bu tür şeyler söylense de bu tür baskılar insanların genelde iç güdüsünden kaynaklanır.Düşün ki küçücük bir çocukken bile birileri bir şeyleri bizim gibi yapmayınca onu kabullenmez sen yanlış yapıyorsun derdik. Büyüdük bu değişmedi. İnsana,insan karışmamayı öğretemezsiniz.Birisine verdiğiniz değer yargıları ve telkinler ne kadar mantklı olursa olsun önce insanın egosunun toplumunun süzgecinden geçer.Bu vücütta da böyledir 100 tane aynı yapıda hücrenin arasına bir tane hücre katılamaz katılsa bile yok edilir. Ki bu gibi davranışlar sadece insanda değil doğa da bile mevcuttur.Bu tüm canlı varlıkların genlerinde işlenmiş bir benlik mücadelesidir.Toplumda böyledir işte.100 kişinin müslüman olduğu bir yerde hristiyan olursanız insanlar size istediği kadar hoş görüyle yaklaştığı izlenimini verse de sizi dışlar ve düzeltmeye çalşır. Çünkü 100 kişinin müslüman ya da 100 kişinin beyaz olduğu bir yerde siz doğru olamazsınız ve toplum doğru olmadığı seye kendi yönünde değişmesi için baskı yapar.

    1|0
    0|0
    • Mantıklı ama üzücü bir açıklama. Zira benim 100 kişinin arasında Hristiyan ya da siyah olmam doğru olmadığım değil, benim için sadece farklı olduğum anlamına gelir. Çünkü benim bakış açıma göre HEPİMİZ İNSANIZ = Hepimiz, kadın ya da erkek yaradılış olarak eşitiz. Nokta.

    • Hepsini Göster
    • İyi de, zaten o sürüye dahil olma gibi bir çaban yokken sürünün seni kendi kendine dışlamaya çalışması tuhaf değil mi diyorum ben de :)

    • Sürü seni dışlamaya çalışmaz zaten öyle yaparak kendine katmaya çalışır.Ters psikoloji.

  • Düzgün cümleler, iyi bir ifade, ince bir düşünce.. Burada rastlamak şaşırtıyor biraz. Neyse,

    Yalnız yaşamaya cesaret eden, bakireliğini kaybetmenin hayat boyu unutmayacağı bir seremoni olmadığını anlayan , sizin inandığınız hiçbir şeye inanmıyorum deme özgüvenine sahip, gerçekten yaşı gelince evlenmekten başka hayalleri ve amaçları olan kadınlar ne kadarlar ? Neredeler ?

    Birçok durumda da yok edildikleri için değil, zaten olmadıkları için yoklar.

    Erkekler üzerinden de benzer şeyler söylenebilir. Sapıkça sahiplenmeler, sevgiyi/aşkı ağızlara sakız yapmalar, yalanlar vs. vs. Bunlar da kadınlar bunu istiyor, baska türlüsüne iyi bakamıyor diye var. Dürüstçe seni begeniyorum ve seninle sevişmek istiyorum diyen bir adamın kafasına çanta yemeyeceği kac senaryo var ?

    2|0
    0|0
    • Dürüstçe seni beğeniyorum ve seninle sevişmek istiyorum diyen bir kadına kaşar gözüyle bakmayacak kaç tane adam tanıyorsan o kadar.

    • Hepsini Göster
    • Kadının teklifleri değerlendirmek durumunda olan olması fikrine katılmıyorum. Kadının da seçme hakkı vardır daha doğrusu olmalıdır.

    • Teklif değerlendirmek derlen kadın seçendir demek istedim zaten) bu konuda seçme hakkım yok diyemezsin heralde. Ama kadının gercekten secme sansı olmadığı yerler gordum belki sen gormemişsindir. Neyse kendine iyi bak)

  • "Bir insan, bir insanin gozlerine asik oldugunda onun kim ve ne oldugu farkeder mi?" Klisesi escinsel egilimli insanlara ait ve ensest beyinler de ayni izahi yapiyor. Insanin kendi meyvesini yemesinde ne sakinca var diyorlar. Nerden tutsan elinde kalir bu is.

    Evet, evlilik disi iliski yasayanlar namuslu olamaz diyorum, cinsiyet farketmiyor. Yalniz, kirmizi bir kazak erkege degil de kadina daha fazla yakisiyor, dememdeki zihniyetim, kadina namuslu olmak daha fazla yakisiyor, sozumde de gecerli Cinsiyet ayrimi degil bu.

    Islam, ilahi dinleri kabul eder ama yozlastigini da soyler. Tek dinin islam oldugunu, kurtulusun islama ait oldugunu soyler. Kaldi ki Allah, kendine ve resulune inanmayani cehennemle tehdit ediyor, bu tehditten insanlari arindiramadigin surece, bir muslumanin Allah'in emirlerine aykiri seyleri hos gormesini bekleme. Musluman bu tarz sapkinliklara saygi duymaz ama tahammul eder ve etmek zorundadir.

    Oz olarak dedigim su, hosgorulu olmak inandigin seylerin arkasinda olmaya engel olmamali. Senin ifadelerin benim inanclarim, olusturdugum anlayis cercevemde ahlakli durmuyor. Bunu da ifade ediyorum. Ben de senin hosgorune siginiyorum. Selametle.

    0|0
    0|0
  • daha trajik bir durum var. birey toplumla karşılıklı etkileşim halinde olmasıyla birlikte bu tarz baskılamalara maruz kalıyor, peki ya doğa ? hayvanlar ? tüm evren insanlar için yaratılmış, tüm hayvanlar insanların hizmetindedir, en iyi ihtimalle insanların güzel bir doğada yaşaması için doğanın ekosistemini korurlar. haklısın, bu iğrenç bişey

    1|0
    0|0
  • Orneklerinin kadinlar uzerinden olmasi beni soguttu dusuncelerinden. Kadin demogojisi bikkinlik yaratti, artik yapmayin sunu. Evet, evlilik disi sebeplerle bakire olmayan biri namuslu degil gozumde, bu onyargi mi? Bakire olupta namuslu olmayanda cok var, bu onyargi mi? Musluman olmayanlarin sapkinlik icinde olduklarini dusunmeyeceksem(Kur'an oyle diyor), neden muslumanim? Hz. Muhammede yalanci demeyen bir hristiyan olmasi mumkun mu? (Eger yalanci demezse son peygamber oldugunu kabul edecek). Peki, escinsellige sapiklik demeyelim, sence ensest iliski sapiklik mi? Eger sapikliksa senin ozgurlugunu kisitlamiyor ne diye itham ediyorsun insanlari? Senin tarzinin varacagi yer, tutarli olmak istiyorsan sayet, ensestte dahil hicbir tarz sapiklik degildir. Entellektuel gruhun tum baskisina ragmen bunu hosgoru diye algilayamiyorum. Yaptigi her igrencligi de tarz meselesi bu saygi duy, diye temizleyenleri de...

    0|0
    0|0
    • Ensest ilişki kan bağı olan kişiler arası ilişkidir ve ailenden biriyle ilişkiye girmek psikolojik bozukluktur. Eşcinsellikle ise uzaktan yakından alakası yoktur verdiğin bu örneğin.


      Evlilik dışı sebeplerle bakireliğini kaybeden bir kadını namuslu bulmuyorum demişsin. Namus nedir senin için? Öyle bakarsak erkeklerin yüzde 99.9'u namussuz.


      Müslümanlık benim bildiğim kadarıyla kendinden önce gelen bütün dinleri kabul eden bir din. Dolayısıyla inananlarını da kabul etmesi gerekiyor.

  • Eğitim şart be haci,bilinçli insanlara ihtiyaç var

    0|0
    0|0
  • Hep şeyden oluyo bunlar, takıntıdan :/

    0|0
    0|0

Kızlar Ne Diyor 2

  • Çoğunluğun dediği doğrudur mantığıyla yaşayanların zihniyetinden kaynaklanıyor bu sorunlar canımcım. Halbuki bir çok eleştiren heteroseksüler baksalar sapıkların,tecavüzcülerin hepsi heteroseksüel. Şimdi nasıldı tam hatırlamıyorum ama çok güzel bir yazı vardı. İnsanların bakış açılarıyla ilgili. ''Saçı yok diye dalga geçtiğimiz insan aslında kanser olabilir.'' ''Genç yaşta kucağında bebekle gördüğümüz ve orsp. dediğimiz kız belki tecavüz madurudur''. Bi bacağı olmadığından yürümekte zorlanan insanımız belki bir savaş gazisidir''. insanların ne olduğu bilinmez. Alnında hayatlarının özeti yazmaz.

    Biz ne kadar doğruyuz ki diğer insanları yargılama ve yadırgama hakkımız olsun. Bence herkes bir ne olduğuna bakmalı başkasına sen busun demeden önce. Kendine baksa zaten utanıp susacak insan kendi rezilliğinden.

    1|0
    0|0
    • Özeleştiri de kabiliyet ve bilinç gerektirir ama. Zaten bizde millet olarak genel itibariyle eksik olan şey de bu.

  • çok tatlısın agsghdkl :D

    0|0
    0|0
    • hastamısın lan sen

    • Hepsini Göster
    • Toplum baskısı nedir ki insan kendi için yaşamalı toplum herzaman mana bulcak bişey bulur ama haklısın konu yargılamaksa başrolü Türkiye oynar o yüzden gidicez yargılamayan bunu sıradışı görmeyen ötekileştirmeyen topluma karışıcaz :)

    • cok dogru. para mevzu bahis olmasa ;)

Yükleniyor...