Spiral....piral...iral.. xXx ..lari...larip....laripS? (------- B.2 Katarı -------)

(...) Deli gibi gidiyorum, katarın gittiği yere doğru.

/___ xx4x ------- S katarı & Hemzemin - R noktaları... Piagetgillerin kuramları da, çocuğu anlama amacıyla yola çıkan ama özünde yetişkin davranışlarını çözümleme amaçlı idi. xx4x. ________ Back to Vagon - L... Bu yeni evrende çocuk, mümkünlerin mozolesine/geleceğin ideal toplumuna atfen bir umut donörüdür. Zamanında okuyamadığı için oğlunu yüreklendiren bir baba misali, yetişkinlerin umutlarının/kırıklıklarının maket evrenidir. İstikbal, göğüslenmelidir. XX8X

Gecikmiş Ek Boğum ------- A.1'in En Arka Vagonuna... /--- Yetişkinlerin dünyasına done sağlayacak bir laboratuvar çalışmasına kum taşınmak istenmektedir. X)

xxTx Hemzemin - A ------- Vagon - L... (Ayriyeten, Katar A.1, Vagon - O'ya eklemlenme.) Jan Troell'in 71 yapımı Utvandrarna ve 72 Nybyggarna'sında, umudu Yeni Dünya'da arayan isveçliler, bir çöküş düşüncesi mahsulü idi. Yaşlı kıtanın özü boşalıyordu. Bir taraftan da inkıraz ile paralel seyreden lüx ve şatafat vardı. 1920'ler Erich Von Stroheim'lerinde gördüğümüz -Senso'dan ya da Zweig kitaplarından miras- "balo sahneleri", 1. Dünya Savaşı dönemlerinde çökmeye tüz tutan Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun ve başındaki Habsburg hanedanının zevk-ü sefa ile örülü acı serencamıdır aslında. Koca Roma'nın çöküş yıllarında da böyle olmamış mıdır? İbn-i Haldun’un Mukaddime’de değindiği üzre, imparatorlukların yıkılmaya yüz tuttuğu evre, Dolce Vita'nın da buna koşut yükseldiği evredir.

Çöküş, esasında bir düşüncenin çöküşüdür. Organik ve düşünsel, birbirine karıştırılmamalıdır. Bilimin, bütün doğa olaylarını kusursuzca/şaşmaz bir kesinlikte açıkladığına inanan Avrupalı, termodinamikle başlayıp Kelebek Etkileri ile devam eden bir süreçte, statükonun yalpaladığını görüyordu.

Bir fert, bunalım zamanlarında geçmişten medet ummak isteyebilir. Bismarck'ın "kan ve demir çağı" addettiği dönemleri idealize etmeye meyilli hal alabilir. 20. y.y.daki 2 büyük dünya savaşı, kimi düşünürlerde püritence/bağnazca bir geçmişe dönüş özlemleri doğururken (bkz. Eliot); kiminde şiraze kaymalarına ve faşizmin koyu sularına yelken açmaya sebebiyet verir (Pound, Heidegger). Lawrence gibiler ise sınai devrimin yıkıcı etkilerini, kaba cinsellikle ifadeye koyulur. xxTx

Diyorlar ki niceleri gittiler de bir daha geri dönmediler.

Fakat neden niçin bilmem, boruya üflüyorum yine ben. Düüüttt. Ve katar hızlanıyor yeniden.

Vagon - R

||

||

xx9x Vagon - A ------- Hemzemin - A... Haldun'un takipçileri, bu iklimde sökün eder. Belki de en sembolikleri olan Spengler, uygarlığın -mekanik bir hal aldıkça- kültür sıvasından kaybettiğini dillendirir. Kült kitabı Batı'nın Gerilemesi'ni o unutulmaz "evrensel tarih, evrensel mahkemedir." tespitiyle bitirir. .../

Güncellemeler:
X5. (İstikamet: Vagon L & C.3 - Vagon V)... Çocukluğun himaye edilen dünyası dışında kalan ergenlik, genellikle toplum ile bütünleşmede zorluklar dönemidir. Sevmek, başarmak, tutkular yaşanmak istenir; ama baskılarla karşılaşılır.
/... Bir dönem çürümeye ve idealinden uzaklaşmaya yüz tuttuğunda, önce ehliyetli yöneticilerini kaybeder. Ve kaderinin iplerini, içeriden/dışarıdan gelen bir rehbere tevdi eder. Bir kaderi olacağını umdukça da bu rehberi daha çok arzular. Eğer rehber, kendi zihniyetini dönemle özdeşleştirmede başarılı olursa büyük tehlikelere yol açabilir.

Fırtına patladığında, yanılsamaların ardından büyük hayal kırıklıkları gelir. xx9x

0|0
0|1

Kızlar Ne Diyor 0

Kızlar görüş yazmamış.

Erkekler Ne Diyor 1

  • 1.Soru uzun. 2.Altyazı geçeydin iyiydi.

    0|0
    0|0
Yükleniyor...