Kürtaj Öldürmektir, Orası Kesin

Hatırlarım; yıllar önce, daha bir çocukken bir yazı okumuştum. Kısa bir süre önce aklıma geldi ve yazıyı yine buldum. Öğrendiğim kadarıyla aslında 1980'de Watch Tower Bible and Tract Society of Pennsylvania tarafından Awake! adlı dergide yayınlanmış, yani ben şans eseri -az çok değiştirilmiş-Türkçe çevirisini okumuşum.

Orijinal adının çevirisi "Doğmamış Bir Çocuğun Günlüğü"

Kürtaj Öldürmektir, Orası Kesin

Doğmamış çocuğun günlüğü 5 Ekim'de başlıyor. Doğmamış çocuk; bazılarının onun gerçek bir insan olmadığı söylemelerine karşı nasıl bir ekmek kırıntısı hala ekmekse onun da bir insan olduğunu söylüyor. Sarı saçlı ve mavi gözlü bir kız olacağını, adının Kathy olmasını istediğini anlatıyor. Nasıl büyüdüğünden, organlarının nasıl oluştuğundan, ne kadar da sağlıklı bir kız çocuğu olduğundan bahsediyor. Dış dünyayı görebilmeyi iple çekiyor ve annesinin ne kadar da mutlu olduğunu, babasıyla beraber ona hangi ismi koyacaklarını düşündüklerini hayal ediyor. Sonra 28 Aralık'ta son kez günlüğüne yazıyor. Bugün annem beni öldürdü.

İlk okuduğumda şükrettim, anneme ve babama. O kadar üzülmüştüm ki, yazıyı arkadaşlarım da dahil tanıdıklarımla paylaştım. Tanıdığım bütün kızların büyüyünce hiçbir bebeğin canına kıymayacaklarını, annelik görevini düzgünce yapacaklarını umdum ve konu benim için birkaç seneliğine kapandı.

Artık kürtaj hakkını savunuyorum

İşin gerçeği, artık kürtaj hakkını savunuyorum ve bu yazı da bunu büyük bir öfkeyle yapmama neden olan birçok unsurdan biri. Neden? Çünkü bu yazı duygu sömürüsünden başka bir şey değil- ki benim çocuk kafamı bile kandırmış, üstelik bilimi tamamen hiçe sayıyor. Kürtaja karşı tartışmaların genel olarak ortak özelliği de bu tabi. Peki bilimi ve mantığı nasıl hiçe sayıyor bu?

Hepimiz bir fetüsün günlük yazamayacağının farkındayız elbet

Yok; kalem kağıda, ses veya görüntü kaydedici herhangi bir cihaza sahip olmadığından değil tabi ki. Hem konunun doğası hem de bilimsel karmaşa nedeniyle bu konuda her kafadan ayrı bir ses çıkıyor ama bilimsel araştırmalara göre bir fetüs 27-28. (bazı tıp tarafından kabul görmeyen iddialara göre ise 20.) haftaya kadar bırakın düşünmeyi, acı bile hissedemez. Günlüğün sahibi bebek ise yaklaşık 12 hafta boyunca var olmuş.

Türkiye'de normalde kürtaj 10. haftaya kadar serbest. Bildiğim kadarıyla bazı ülkelerde bu 24. haftaya kadar.

Bir tarafta fetüs, bir tarafta bir veya birden fazla birey

Kürtajla ilgili yasalar ülkeden ülkeye değişiyor elbet. Örnek vermek gerekirse birçok ülkede, hamile bireyin;

ölüm ihtimali karşısında,

fiziksel sağlığını korumak amacıyla,

zihinsel sağlığını korumak amacıyla,

yaşı ve bir çocuğa ebeveynlik edip edemeyeceği nedeniyle,

karnındaki fetüsün sakat veya hasta olma durumunda,

eşinin kürtaja izin vermemesi durumunda,

18 yaşından küçük olduğu sürece ailesinin kürtaja izin vermemesi durumunda,

tecavüze uğramış olması durumunda,

zihinsel engelli olup tecavüze uğramış olması durumunda vs.

kürtaj yaptırma hakkı olduğu hakkında hiçbir yasa yoktur.

Klinikte gerçekleşen iki tür kürtaj vardır: vakum aspirasyon ve dilatasyon küretaj. Yöntem hamilelik sürecine göre değişir.

Klinikte gerçekleşecek olan kürtajlar gayet etkili ve sağlıklıdır ancak elbette belli riskler de var. Bunlar genelde kolayca üstesinden gelinebilecek sorunlar olmakla beraber çok nadiren ölüme bile yol açabilirler. Gerçi bu risk doğum sırasında ölme riskinden çok daha azdır. Yine de özellikle hamileliğin süresine, bireyin yaşı ve önceden kürtaj yaptırıp yaptırmaması gibi unsurlar da göz önünde bulundurularak bu riskler iyice düşünülür, yan etkilerin üzerinden geçilir ve hamile birey için en uygun seçim yapılır. Kürtaj hamile kişi için de eğlenceli bir süreç değildir.

Yani kürtaj öyle her cinsel ilişki sonrası insanların elini kolunu sallaya sallaya yaptırdıkları bir şey değildir.

Kimsenin "iki dakikalık zevk için" kürtaj yaptırdığı yok, emin olun. (Hatırlanması gereken bir başka şey de korunma yöntemlerinin %100 etkili olmadığı gerçeğidir.)

Çok acıdığımız fetüs ise bunu ne hisseder, ne de bir şey kaybeder. Evet, öldürülür. Nasıl sürekli bitkiler, hayvanlar ve vücut hücreleri ölüyorsa o da ölür. En az onlar kadar canlı ve en fazla onlar kadar farkındadır çünkü.

Bu durum yeterince rahatsız edici gelmedi mi? Ne o; söz konusu insan hamile, büyük ihtimalle kadın- sizin ideallerinizle uyuşmayan bir kadın, hayatı olan bir erişkin olunca vicdanınız sızlamıyor mu?

Ben neden bu konuyu bu kadar agresifçe önemsediğimi açıklayayım açıklayabilirsem.

Ben de annesi kürtaja karşı olmasa şu anda var olmayacak insanlardan biriyim. Evet, çünkü ben ufak bir yanlışlıktım. Bu beni hiçbir zaman rahatsız etmemiştir. Beni tek rahatsız eden dengesiz iki insanın ebeveynlik yapabileceklerini düşünmeleridir. Yanlış anlamayın, annemle babamı severim. İyi insanlardır. Ancak hep ebeveyn olmaya uygun olmadıklarının farkında olmuşumdur ve biliyorum ki benzer şartlar altında büyüyen her çocuk benim kadar şanslı değildir.

Hayatı, evreni seviyorum. İnsanları özellikle acayip derecede severim, hele çocukları. (İronik mi sizce? Bence değil.) Ne yazık ki her canlının sonsuza kadar yaşamasının ya da "doğal yollardan" ölmesinin mümkün olmadığını biliyorum. Bu yüzden amacım her şeyi canlı tutmak değil, her şeyin yaşam standardını yükseltmek.

İnsanların almaya hazır olmadıkları sorumlulukları almalarına karşıyım.

Hele bu sorumluluk bir insan yetiştirmekse. Ne yazık ki çocuk yetiştirmek ne sadece sevmek, ne de sadece yedirmektir. Kendini tamamıyla çocuğuna adamak hiç değildir. Zira bunun hem çocuk hem de ebeveyn için ne kadar zararlı olduğunu ben yaşayarak öğrendim.

İşte bu yüzden rahimdeki dölün; kendi ayrı hayatları, hayalleri, amaçları, sorunları, ilişkileri olan insanlardan üstün tutularak herkesin hayatını mahvetmesine evet diyemem.

Sizi bilemem ama benim hem vicdanım hem de mantığım böyle söylüyor.

Ama ne fark eder ki? Biz o fetüsün haklarını savunacağız. Tabi ta ki o fetüs büyüyüp bir birey haline gelene kadar. Belki siyasi, belki dini görüşleri bize ters düşene kadar. Cinsiyet rollerimize uymayana kadar. LGBT+ üyesi olana kadar. İstenmeyen hamilelik geçiren başka bir insan olana kadar.


6|2
14|7

Senin görüşün nedir?

0/2000

Gönder

Kızlar Ne Diyor 14

  • Emeğine sağlık

    2|1
    0|0
  • dikkat etsinler O ZAMAN.

    2|1
    0|0
    • Neyine dikkat etsinler arkadaşım? Ne yazık ki bazılarının sandığının tersine öyle kadın vücudu spermleri durduramaz :) Ama sen benceyi büyük ihtimalle okumadın bile...

    • Okudum alamayacağı sorumluluğun altına girmemek için önlem alsınlar

    • Nasıl önlem?

  • 3ay

    Doğmamış bir çocuğun ölümü varsa, bu ülkede küçük yaşta (ergen ya da çocuk) doğum yapan ölmüş çocuklukta var! Aptalca ilişkiye girip korunmayan salaklar da var. Her yerde tecavüzcü tacizci olanı da var. Çocuk yaşta kızını evlendiren, çocuk yaşta biriyle evlenen p. çlerde var! Milletin kızına karısına bakan ama kendi karısına kızına dünyayı maf eden de var! Kültür, cinsel eğitim sapık ayıp gibi gören ve bekareti bel altı gören şerefsizler de var. Ve bekaretin kendi Allah için ya da eşe saygıdan yapan ince insanlar da var. Ben bu konuları eksik eğitim, ahlak, Erdem ve saygı eksikliği olarak görüyorum.

    0|0
    0|0
  • kürtaj, yani henüz hamileliğin 10. haftasını aşmamış, dolayısıyla fetüs (cenin) evresine gelmemiş embriyonun tıbbi yardım vasıtasıyla tahliyesinin suç teşkil edemeyeceği, dolayısıyla kadınların "cani", yani cinayet faili olarak görülemeyecekleri ortaya çıkar
    embriyo canlı değil midir? elbette canlıdır, ancak sperm, yumurta ve vücudun diğer hücreleri ne kadar canlıysa o kadar canlıdır. ortada bağımsız bir organizma yoksa, vücudun bir parçasının canlı olması o parçaya otomatik olarak kişi hakları izafe etmeyi gerektirmez. bir bedende her gün ölüme terk edilen, yani canlı iken cansızlaşan hücre sayısı milyonları bulabilir ya da aşabilir. canlılıktan her söz ettiğimiz yerde canlı bir organizmadan söz ediyor olma zorunluluğumuz yoktur. tıbbi yardım aracılığıyla düşürülmesine onay verilmiş olan embriyo, tıbbi olarak tahliye edilen bir tümör kadar canlıdır, ama tıpkı tümör gibi hiçbir koşulda kişilik haklarından faydalanmaya namzet, bağımsız bir organizma değildir.

    0|1
    0|0
  • Bu kadar basitmi birisinin hayatini bitirmek nasıl bu kadar kolay yazabiliyorsunuz yaziklar olsun tamam bebegin bazi hastaliklari olur bu yuzden ilerde sıkinti cekebilirler aldirilir ama bunun dısında olan kurtaja kesinlikle karsiyim

    0|0
    0|0
    • Acaba yazımı okudunuz mu, idrak etmeye çalıştınız mı?
      Bir fetüs “biri” değildir. Hisleri, düşünceleri yoktur. Hücreler de bir fetüs gibi canlıdır ama ölmelerine üzülemeyiz çünkü aynı şekilde onlar “birileri” değiller. Bitkiler de aynı şekilde. Hayvanlar bir fetüsten farklı olarak düşünce ve hislere sahiptirler ama onları öldürmeyi normal buluyor musunuz?

    • Hepsini Göster
    • Korunma yöntemleri %100 işe yaramıyor, evet, bunu sana söylemeyeyim mi? Bilimden anlamaz mısın? Eğer sana sunulan bilgiyi düşüncelerine uymuyor diye boşverebiliyorsan mantıklı konuşmuyorsun.
      Kuzenini kaybettin demek. Onu tanıyor muydun? Kişiliği nasıldı? Nelerden hoşlanıyordu? Anılarınızdan bahseder misin? Hayalleri de var mıydı?
      Cinsiyetçiliğe karşıyım, kuzenine olanı doğru bulmuyorum. Ancak bir düşünelim. Kuzenin büyüseydi, doğsaydı. Hem fiziksel hem de psikolojik açıdan hissetmeye, düşünmeye başlasaydı; ve ailesi de ona sırf cinsiyeti yüzünden doğru düzgün ebeveynlik yapmasaydı daha mı iyi olurdu? Bu mu demek istediğin?

    • 3ay

      Zaten kurtajla alinan kuzenimin ablasida var ve Şu an hic ona oyle kotu seyler yapilmiyo aksine her istedigi yapiliyo ben kurtaja karsiyim yapmasini biliyosan bakmasinida biliceksin. He eger dogucak olan cocugun bir saglik problemi varsa kurtaj yapilir sadece

  • Her harfine katıldım çok doğru emeğine sağlık düşününce zaten hangi birey mecburiyetten dolayı yaşamak ister ki

    1|1
    0|0
  • Aynen öyle cinayet

    0|1
    0|0
  • Çok beğendim

    0|1
    0|0
  • Kardeş sonuna kadar katılıyorum yazdıklarınıza.

    Bir erkeğin , cidden kadın olmadan da bizim duygularımıza tercüman olduğunuzu görmek inanırmısınız bilmem beni duygulandırdı.

    Bende kürtaj hakkını savunuyorum.
    Ve hiçbir kadın cidden mecbur değilse kürtaj olmuyor.

    Korun diyen , ergenlere bakma lütfen.
    Kızma da , çünkü yaşları küçük ve toylar.

    Erkeklerin dolambaçlı yollarını , cinselliğin karanlık taraflarını da bilmiyorlar.
    Hayattan sille yememişler daha.

    Yumurtalıklarını bile söktürseler , hamile kalma ihtimallerinin olduğundan bir haber onlar.

    Harika , içten , kaliteli ve kapsamlı bir benceydi.

    Yüreğine sağlık.

    1|1
    0|0
  • öncelikle cok güzel anlatmissin. yazdiklarina tamamen katiliyorum. sorumluluk alamayacak kimse cocuk dogurmamali. sahsen ben kendimi anne olmaya hic Hazir hissetmiyorum. neden bakamayacagim bir cocugu dünyaya getireyim? koruma yöntemlerininde 100% etkili olmadigi Dogru. önlem alsalarmis ozaman demek cok kolay bazi insanlar icin.

    yani sonuc olarak o sorumlulugun altina giremeyecek kimse cocuk dogurmasin !!

    3|0
    0|0
  • doğurmak ya da doğurmamak bu kişinin kendi kararıdır eğer anne olmaya hazır değilse kimse ona bu zorlayamaz

    1|1
    0|0
    • Katılıyorum.

    • Anne olmaya hazir olmayan bir insan neden o zaman cinsel iliskiye giriyo diyelimki girdi olur normaldir hic korunmasiz girmesin en azindan biraz onlem alsin

    • önlem alsa dahi bazen hamile kalınabilir hem istemeyerek cinsel ilişkiye girmek zorunda kaldıysa tecavüz veya tacize uğradıysa o zaman nasıl korunabilir

  • Benimde baya önceden okuduğum birşeydi. En net hatırladığım şey - Anne elim kopuyor. Anne bacaklarımı kesiyorlar anne diye son satırda bebeğin söyledikleriydi :(

    0|1
    0|0
  • Çok güzel anlatmışsın

    0|1
    0|0
  • Gerçekten çok iyi bir şekilde ele almışsın konuyu.

    1|1
    0|0

Erkekler Ne Diyor 7

  • eline sağlık

    1|1
    0|0
  • 2ay

    Faydalı bir paylaşım, emeğine sağlık.

    0|0
    0|0
  • Harika bir bence olmuş 👏

    0|1
    0|0
  • Eline emegine saglık

    0|1
    0|0
  • bu ailenin vereceği bir karar ve bence kimse karışmamalı buna.

    0|1
    0|0
  • Çok güzel ele almışsın hakikaten kalemine sağlık fakat buna biz denizi geçip derede boğulmak diyoruz. O fetüsü kendi başına bir birey olarak değerlendirmelisin sağlıklı değerlendirebilmen için. Bir başkasının hayatına sorun olacak diye hiç yaşamasın veya ilerde yamuk bir tip, kusurlu bir düşünce üretecek diye kapatılsın gibi bir mantık çok yanlış değil mi? Senin de dediğin gibi bu mantıkla hiçbirimiz yaşıyor olmamalıyız.

    0|1
    0|0
    • Teşekkür ederim.
      Yalnız o kadar bitkiye, hatta fiziksel ve zihinsel acı çekebilen onca hayvana acımıyoruz da bir birkaç haftalık fetüse mi acıyoruz? Şahsen bir birey sayamıyorum onu.

    • Hepsini Göster
    • :) umarım senin için çok geç olmadan sağlıklı düşünmeye başlarsın. Oldukça zeki ve beyefendisin. Şimdi bu sölediklerim sana hakaretmiş gibi gelebilir özür dilerim bunun içinde ama bir gün anlayacaksın neden böyle söylediğimi.

    • Hadi öyle olsun.

  • çok güzel anlatmışsın beğendim

    1|1
    0|0
Yükleniyor...