Kadınlar için Bulaşıcı Genital Hastalıklar Klavuzu

Kadınlar için

Arkadaşlar merhaba. İki aşamalı bir bencemin ilk adımını atmış bulunuyorum ki, tahmin edeceğiniz üzere bundan sonraki bencem de erkeklerin genital hastalıkları ile ilgili olacak. Site içerisindeki belli başlı bazı sorulara da tek başlık altında cevap vermiş olacağım.

Öncelikle burada bahsedeceğim hastalıklar başlıca kadın genital hastalıklarıdır. Takdir edersiniz ki bütün hastalıkları tek kalemde anlatmaya imkan yok. Başlamadan önce hemen belirtelim ki günlük hayatta alacağınız bir takım küçük önlemler bu hastalıkların bulaşmaması, halk içinde yayılmaması ya da önlenmesi adına çok büyük etkiler yaratacaktır. O nedenle yazımın sonunda bir takım korunma yöntemlerinden de bahsedeceğim. Bu yazımızda bahsedeceğimiz başlıca hastalıklar şunlar olacak.

- Chlamydia enfeksiyonu

- Genital Herpes (Uçuk)

- Gonore (Bel Soğukluğu)

- Sifiliz (Frengi)

- Mantar Enfeksiyonları

- HIV ve AİDS

- Vajinal Akıntılar ve Anlamları

Chlamydia (Klamidya) Enfeksiyonu:

Kadınlar arasında en sık görülen hastalıklardan biridir. Normalde rahim ağzında görülür ancak enfeksiyonun ilerlediği durumlarda yumurtaları ve Tuba Uterina adı verilen tüpleri etkileyerek kısırlığa kadar gidebilecek kötü sonuçlar doğurabilecek bir hastalıktır.

Belirtileri:

- Koyu beyaz hatta sarımtırak vajinal akıntı.

- Sık sık ve yanmalı (sistitteki gibi) idrara çıkma.

- Cinsel ilişki sırasında kücük anormal kanamalarla birlikte seyreden ağrı.

- Zor ilişkiye girme.

- Vajinada genel yangı hali (kaşıntı, şişkinlik, ısı artışı, yanma hissi)

- Eğer olgu ilerlemiş ve kanlları etkilemeye başlamışsa kasık ağrısı.

Tedavi:

Chlamydia' nın maalesef zor bir tedavi süreci var. Bu nedenle tedaviden önce korunma yöntemleri bilmek daha önemli. Erkeklerde görüldüğü için özellikle tek eşliliğe özen gösterilmeli. Bütün enfeksiyonlar nemli bölgeleri sever arkadaşlar. Bu nedenle teri emmeyen sentetik iç çamaşırlar yerine pamuklu iç çamaşırlar tercih edilmeli. Pek çok genital hastalığın çoğalmasında etkisi olduğu gibi vajina içi ASLA su ile YIKANMAMALI. (Vagina içi Ph asidiktir. Yani vaginanin dısarıdan gelen enfeksiyonlara karşı kendi koruma kalkanı vardır. Vaginanın yıkanması bu kalkanı vaginadan uzaklaştırarak, vajinayı enfeksiyonlara açık hale getirir.

Tedavi esnasında muhakkak antibiyotiklere ihtiyaç vardır. Klamidya (özellikle ilerlemiş vakalarda) mücadelesi zor ve dikkat isteyen bir rahatsızlıktır. Tedavi yarıda bırakılacak olursa çok cabuk bir şekilde yeniden nüksedebilir. İşte bu nedenle mutlaka verilen atibiyotikler (hemen hemen bütün hastalıklarda olduğu gibi) tedavi suresi bitimine kadar şikayetler geçmiş olsa dahi kullanılmalıdır.

Genital Herpes (Uçuk)

Yine uğraşması tam bir bela olan çok çabuk bir şekilde bulaşan ve yenmesi bir okadar güç olan bir diğer hastalıktır. Herpeslerin (uçukların) nedeni ne yazıkki virüslerdir. İşte bu nedenle mücadelesi oldukça zordur zira antibiyotikler virüsler üzerinde maalesef bakterilerde olduğu gibi çalışmaz. Herpes virusu vucuda girdikten sonra hemen kendini belli etmez. Bir müddet tabiri caizse bir kuluçka dönemi geçirir. Yaklaşık bir 10 15 gun geçtikten sonra ilk belirtiler gözlemlenmeye başlar. Kızarıklık kaşıntı ile seyreden bir tablo ortaya çıkar. Dudaklaraki uçuklarda da olduğu gibi (resimdede gördüğünüz üzere) pütürlü bir görüntü oluşur. İçi su veya irin dolu olan bu kabarcıklar patladıktan sonra derin, acı verici ülseratif yaralar görünmeye başlar.

Sevgili arkadaşlar. Burada ayrıca belirtmek istediğim bir konu var. Herpesler cinsel yolla bulaşan hastalıklar olduğu gibi bir kadın iç giyim firmasından aldığınız ve "yıkamadan" giydiğiniz iç çamaşırlardan da bulaşabilir. Bu nedenle iç çamaşır alırken kesinlikle "denemeyiniz" ve eve geldikten sonra mutlak iç çamaşırı yıkayınız.

Herpesin tedavisi:

Herpeslerin tedavisi iki aşamada incelenebilir. Bunu anlatmadan önce bir kötü haber vereyim .Herpes virusu aynı agız ucuklarında oldugu gibi vucuda bir defa girersa bir daha kurtulamazsınız. Bir yerde sinsi sinsi bekliyor olacaktır ve vucut savunma sisteminiz her çoktugunde ortaya cıkma ihtimali vardır. Eger herpesi ilk defa geçiriyorsanız eczanelerden de alacağınız antiviral ilaçların lokal uygulaması sonucunda baya aşama kaydedeceksiniz. Ancak daha once herpes gecirmiş ve yılda 6 kereden fazla tekrarlayan enfeksiyonlar goruluyorsa mutlaka bir uzmandan tıbbi yardım almanızı oneririm.

Gonore (Bel Soğukluğu)

Kadınlarda da oluyor muymuş?

Gonoreden ne zaman bahsetmiş olsam ilk duyduğum tepki sürekli bu olur. Bel soğukluğu hastalığı karakteristik penis ucu akıntısı ve ağrılarıyla erkeklerde tespiti çok kolay bir hastalıktır. Bu nedenle toplumda sadece erkeklerde görülür gibi bir izlenime sahiptir ancak kadınlarda da görüldüğü gibi ciddi "pelvis enfeksiyonları" na neden olurlar. ,

Belirtileri:

Erkeklerin aksine bel soğukluğu enfeksiyonu kadınlarda hiç belirti vermeyebilir. Bu nedenle hiç farkında bile olmadan uzun süre enfeksiyonu taşıyabilirsiniz. Her defasında vurguladığım tek eşli bir cinsel hayatın önemi burada bir kez daha ortaya çıkmaktadır. Bazı durumlarda ise erkeklerinkine benzer vajinal akıntıyla birlikte seyreden kasık ağrısı görülür.

Burada bir noktayı vurgulamak istiyorum. Akıntılar bölümünde de anlatacağım ancak bilmenizde fayda var. Kasık ağrısıyla birlikte gözlenen "sürekli" akıntılar daima şüphe uyandırmalı ve bir uzman hekim kontrolune gidilmelidir.

Tedavi:

Hastalığın çok ağır olduğu durumlarda hospitalizasyon yani hastahane ortamında tedavi şarttır. Ancak hastalık hafif seyirli ya da başlangıç dönemindeyse oral alınabilecek antibiyotiklerle hastalık tedavi edilebilir. Bel soğukluğu başta olmak üzere genital bütün hastalıklarda eşlerin birlikte tedavi görmesi şarttır. Yoksa eşlerden biri portör (taşıyıcı) durumdayken diğeri iyileşirse iyileşmenin hemen ardından taşıyıcı eşten hastalık yine nüks eder.

Sifiliz (Frengi)

Özellikle orta çağ dönemini anlatan bir yapım izliyorsanız mutlaka bir yerde frengi hastalığının ismini duymussunuzdur.

Kara veba döneminde insanların yıldığı bir diğer hastalık da frengiydi. Belirti olarak (kişisel görüştür) vebayı çok andırdığını düşünüyorum. Cinsel yolla bulaşan hastalıklar arasında kendini en çok belli eden ve bana göre en çok fiziki zarar veren hastalıktır. Hastalık nadir olarak belirgin bir semptom göstermeden seyredebilir. Ancak birazdan açıklayacağım semptomlarla "frengi" listemizde apayrı bir yere sahip.

Sifiliz küçük bir araştırmayla da görebileceğiniz üzere dört formda incelenir.

Birinci formda enfeksiyon alındıktan yaklaşık 15 - 21 gün arasında şekillenen yaralar oluşmaya başlar ki bu yaralar genellikle ilk olarak enfeksiyonun bulaştığı yani ilk enfekte olan dokularda görülür. Bu yaralar kendiliğinden iyileşme eğilimindedir. Ancak iyileşen yaralara aldanılmayıp bir an önce tedaviye başlanmalı yoksa hastalık ikinci aşamaya gececektir.

İkinci formda Hastalık lenf bezlerinden başlayarak vucuda yayılır. Bu nedenle lenf bezlerinde hasarlar oluşturur. İlk enfeksiyon bölgesindeki yaralar bu sefer vucut geneline yayılmıştır ve vücüt lenflerdeki enfeksiyona karşı savaş açtığından dolayı ağır halsizlik ve ateş tablosu ortaya çıkar.

Latent (Gizli) form ise ikinci ve üçüncü form arasında geçen saydığımız belirtilerin hemen hemen hepsinin kaybolduğu ancak kan muayenelerinde hastalığın varlığının hala görüldüğü sinsi bir formdur. Bu formdan sonra hastalık hala önlem alınmamışsa çok ciddi bir boyuta ulaşır.

Dördüncü Formda ise hastalık artık genel olarak vucudun her yerine yayılmıs ve kalp, sinir sitemi üzerinde ağır hasarlar vermeye başlamıştır. Bu dönemde dolaşım yetmezlikleri felç gibi çok ciddi semptoımlar ortaya çıkar. Omurilik hasarlarına kadar varan ciddi sorunları peşinde getirir. Bu aşamadaki frenginin kendine has bir semptomu olan kabarcıkların görülmesiyle çok kolay bir şekilde ayrıt edilir. Urlara (tümör) benzeyen, içi irin (İltihap dolu olan bu kabarcıklar vücut şekillerini bozacak kadar ilerleyebilirler. HAstalığın bu formu genelde enfeksiyon alındıktan 2 ila 10 yıl sonra ortaya çıkmaya başlar.

Tedavi:

Bu kadar ağır olmasına karşı iyi bir haber vereyim. Bana göre en önemli buluşlardan biri olan penisilin antibiyotigi bu hastalıkta en büyük yardımcımız. Hastalık sevinerek soyluyorum ki penisilne karşı çok dirençsiz. Özellikle hastalıgın ilk iki evresindeyseniz hastalıgı yenmeniz duzenli kullanacagınız ilaçlarla mümkün. Lakin unutulmaması gereken sey yine çiftlerin her ikisi kullanmak zorunda. Tamamiyle iyileşene kadar cinsel ilişki yasak ve kişisel hijyene mümkün olduğu kadar dikkat etmek gerekli...

Mantar Enfeksiyonları

Bu konuda hemen hepimiz inanılmaz müzdaribiz hem erkeklerde hem de kadınlarda sıklıkla görülen kokulu ve aşırı kaşıntılı durum. Mantarın en önemli özelliği genellikle başka yerden bulaşmamasıdır. Kadınların vajinal mikro florasında yararlı bakterilerle birlikte mantar hucreleri de bulunur. Bu bakteriler ve mantarlar vajinal mukozanın olusumunda görevlidirler ancak özellikle kişisel hijyenin ihlal edildiği durumlarda ve (garip gelecek ama) antibiyotik kullanımı sonunda hemen mantar enfeksiyonuna yakalanabilirsiniz. Çünkü antibiyotikler vajinal mukozadaki yararlı bakterileri de öldürürler. Bakterilerin gitmesini fırsat bilen mantar hücreleri hızlıca üreyerek (hem de inanılmaz hızda) hemen bir mantar enfeksiyonuna neden olabilir. Ayrıca bu mantar enfeksiyonları taa cervixe kadar (rahim ağzı) ulaşabilirler.

Mantar enfeksiyonlarında bilmemiz gerek en önemli şeyler şudurç "Mantarlar Nemli Ortamları Severler" bu nedenle pamuklu iç çamaşırları tercih etmemiz (teri emmesinden dolayı) mantar enfeksiyonu artıyor. Ayrıca vajina İÇERİSİNİN su ile yıkanması vajinanın nemlenmesine ve yine mantar olusumuna neden olur.

Mantar tedavisi sabır isteyen ancak çözümü olan bir enfeksiyon çeşididir. En küçük fırsatta yine nüksedeceğinden dolayı mantar enfeksiyonu geçirmiş kişilerin kişisel hijyen kurallarına dikkat etmesi gerekli. Eczanelerde bulacğınız mantar kremleri ile olumlu sonuçlar alabilirsiniz.

(Trevazol güzel bu konuda :D )

HIV

Adı cinsellikle birlikte anılan ve ne yazıkkı her geçen gün enfekte insanların sayısının arttığı bir hastalıktır. Açılımı Human Immunodeficiency Virus (İnsan Bagışıklık Yetmezliği Virüsü) olan bu virus son zamanlarda sıklıkla adını duyduğumuz AIDS'e yol açan (Acquired Immune Deficiency Syndrome, Sonradan Edinilen Bağışıklık Sistemi Bozukluğu) virüstur. HIV çok sinsi bir virüstur. Vucun içerisen girdikten sonra 20 yıl hastalık yapmadan durabilir. Kan, organ nakli, anneden bebeğe rahim içi bulaşma diğer bulaşma yolları olsada en kolay cinsel temasla bulaşır. Burada yeri gelmişken vurgulamak istediğim birşey var:

-AıDS aynı ortamda otrumayla (hava teması ile) bulaşmaz,

-AIDS sivri sineklerle bulaşmaz

-AIDS TOKALAŞMAYLA bulaşmaz

-AIDS Sosyal öpüşmeyle bulaşmaz. (Aslında eğer ağız içerisinde açık bir çürük ya da açık bir yara yoksa dudak dudağa öpüşmeyle de bulaşmaz, mide asidi HIV virüsünü denatüre ederek öldürür)

Korunma:

Bütün hastalıklarda söylediğim gibi en önemli korunma yöntemi TEK EŞLİLİKTİR. Kapalı sosyal kültürel bir aile yapısı içerisinde aids görülme ihtimali yok denecek kadar azdır. Ayrıca ilişki sırasında prezervatif kullanımı da çok önemlidir.

Tedavi Kısmı Çok önemliu bulduğum için Vikipedi sitesinden birebir alıntı yapılmıştır.

HIV/AIDS'in tedavisinde olumlu gelişmeler vardır. Günümüze kadar bulunan ilaçlardan farklı etki mekanizmalarında olanların ikisinin ya da üçünün birlikte kullanımıyla HIV pozitif kişilerin kaliteli ve uzun bir yaşam sürebilmeleri sağlanmaktadır. Tedavi doktor kontrolünde ve kesintisiz olarak yaşam boyu sürdürülmelidir. Bu ilaçlar çok pahalıdır. Ancak, şu anda Türkiye'de saptanmış Aids hasta sayısının az olması da önemli faktör olmalı ki; Bağkur, SSK, Emekli sandığı, Yeşil Kart gibi Sigortalar aylık masrafın 1000-1500 USD olduğu ilaç maliyetlerini karşılamaktadır. Aids şüphesi olanlar derhal ELISA testi yapmalıdırlar ki uzun süreli hayat sürme imkânını yakalayabilsinler, her hastalıkta olduğu gibi bu hastalıkta da erken tanının faydası çok büyüktür. HIV virüsünü kapmak her şeyin sonu değildir, isteyen hastalar Aids Savaş Derneğinden psikolojik destek de alabilirler.

Ayrıca bukonu ile ilgili ayrıntılı bilgi isteyen arkadaşlar için sağlık bakanlığının oluşturmuş olduğu güzel bir katolog var. Bu nedenle incelemenizi tavsiye ederim. İlgili bağlantıya <<< Buraya >>> tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Vajinal Akıntılar

Sitede okuduğum çoğu bayan arkadaşın sorusudur bu. İşte şu renk akıntı geldi kokulu akıntım var vs gibi. Burada genel olarak kısaca akıntı tiplerinden de bahsetmek istiyorum.

Akıntılar Fizyolojik (oluşması normal) ve Patolojik (oluşması hastalığa bağlı) olmak üzere ikiye ayrılır.

  • Fizyolojik Akıntılar

Fizyolojik akıntılar başlığı altında anlatabileceğim 3 tip akıntı modeli vardır. Bunlardan ilki normal adet siklusunun 12-18 gunleri arasında ovaryumlardan olgunlaşan yumurta hücresinin atılması ile birlikte yaklasık 24 saat süre ile görülen Yumurtlama Akıntısıdır. Bu akıntı LH seviyesinin pik olduğu dönemde, kadının foliküllerinin çatlaması ile görülen saydam renkli parmak ile dokunulduğunda sünen, kokusuz bir akıntıdır. Özellikle hamile kalmak isteyen arkadasların bu akıntı döneminde cinsel ilişkiye girmelerini tavsiye ederim.

Bir diğer fizyolojik akıntımız Vajinanın Enfekte hastalıklarından Olan Klamidyada da anlattığım tipte bir akıntı. Farkı bu akıntı klamidyadaki gibi sürekli değil ve ağrısız bir akıntıdır. Kokusuz ya da nadiren çok hafif kokulu olabilir. Beyaz (bazen hafif sarımtrak) renkli bir akıntıdır. Üstteki yazıları buraya kadar sabırla okuduysanız eğer anlatmış olduğum vajina içi koruma bariyerini oluşturan akıntıdır. Vajina içi bakteriyel floranın artıkları ve vajina içinin temizlendiği anlamında olan bu akıntı korkulacak bir akıntı değildir ve tamamen normaldir.

Son fizyolojik akıntımız da adet kanıdır. Aslında burada anlatmama gerek bile oldugunu dusunmuyorum ancak yeri gelmişken bahsetmek istedim. Adet kanamaları da doğal sebeplerden oluştuğu için fizyolojik akıntılar sınıfına girer. Genelde agrılıdır ve 3-5 gun sürer. Uzaması, sürekli olarak erken kesilmesi, iki kanama arasındaki zaman diliminin uzaması durumlarında doktora görünmenizde fayda vardır.

  • Patolojik Akıntılar

Aslında yukarıdaki hastalıkları sayarken de bu akıntılara kısmen değindim lakin burada da açıklamak istiyorum. Öncelikle şunu bilmekte fayda var. Patolojik bütün akıntıların en önemli ortak yanı "Kötü" Kokmalarıdır. Çünkü ortada bir enfeksiyon yani iltihabi bir durum vardır. Hastalığın türüne göre renkleri Sarımtırak, Yeşil, Kahverengi, Siyah, Köpüklü (veya Köpüksüz), BAzen peynir kesiği gibi granüllü yapıda şekillenebilirler. Her birinin sebebi farklı olsada bu tip akıntıların hepsinde vajinal bir patojen odağının olduğu nettir. Ayrıca patojen kaynaklı vajinal akıntıların hemen hemen hepsinde KAsık ve ya yumurtalık ahrısı dediğimiz agrı tipi gözlenir.

Bu akıntıların görüldüğü zaman akla yaygın bir enfeksiyonun olduğu ve muhakkak uzman bir hekim gözetiminde ilaç tedavisine ihtiyaç duyulduğu bilinmelidir.


SON SÖZ

Yukarıda pek çok yerde de vurguladığım gibi bu tip enfeksiyonların ve hastalıkların maalesef yıllarca okutulan derslerin içeriğini dolduracak kadar çeşitli ve derin konular olduğunu unutmayın. Burada sadece halk arasında görülebilecek bazı enfeksiyonlardan bahsettim sizlere. Umarım yararlı olabilmişimdir. Umarım burada yazdığım şeyler bazı arkadaşların aklında yer eder ve daha sağlıklı bir hayat onların olur. Her hastalığın içinde ufak tefek bahsetmiş olsam da son söz de bir kez daha vurgulamak istedim. Genital hastalıklarla mücadele kişisel hijyen kurallarına uymakla önlenebilen hastalıklardır. Bir kaç temel kurala dikkat edilerek çok büyük zararların önüne geçmek inanın mucize gibi bir durum. Bugun alacagınız bir onlem sadece sizin değil eşinizin hatta çocuklarınızın geleceğini korumak için çok önemli.

Sağlık... Hiçbirşey sağlığımız, sevdiklerimizin sağlığı kadar önemli değildir.

Saygılarımla....


1 - 31 Ekim Meme Kanseri Bilinçlendirme Ayı

#memekanserifarkındalık

Farkedelim...


1|1
7|3
GelincikKokusu KizlarSoruyor'da Editör
Editör kimdir?

Senin görüşün nedir?

0/2000

Gönder

Kızlar Ne Diyor 7

  • Emeğine sağlık yararlı bir paylaşım olmuş

    0|0
    0|0
  • En mühimlerinden biri olan HPV yok ama yararlı bir bence olmuş 👍🏻

    0|0
    0|0
  • Basarili bir bence unide 2. siniftaki konumdu bu konu yararli bir bence sadece fazla uzun insanlar okuyamayabilir:)

    0|0
    0|0
  • HPVye değişmemişsin.

    0|0
    0|0
  • Yararlı bir bence olmuş. teşekkür ederim

    0|0
    0|0
  • Böyle bir yazıyı uzun zamandır bekliyordum lütfen devamını getir çünkü çok güzel yazmaktan ziyade çok çok yararlı bir paylaşım olduğunu düşünüyorum.
    Umarım sitedeki bütün bayan arkadaşlar bu yazıyı dikkatle okur doğru bilgiler için teşekkürler.
    Emeğine, kalemine sağlık :)

    1|2
    0|0
  • Harika bir bilgi paylaşımı olmuş. Emeğine sağlık.

    0|2
    0|0

Erkekler Ne Diyor 3

  • 2ay

    Faydalı bir paylaşım, emeğine sağlık. :D

    0|0
    0|0
  • midem bulandı ya

    0|0
    0|0
  • :P boşver öyle böyle dünya insanları temizliyicek Deprem sel tektonik dalgalar felan... bir şekilde ondan aldığımızın binlerce katını alıckatır. İmza DOĞA ZARARA UĞRADIĞI HER AN İÇİN ; KAYBETTİĞİNİN 10 KATI KAN İSTER!

    0|0
    0|1
Yükleniyor...