Anne Ben Evlenmiyorum!

anne ben evlenmiyorum!

evlenmiyorum anne, anne evlenmiyorum. bana gelinlik bakmayı kes artık. ben de hevesleniyorum gelinliklere. aptal aptal hayaller kuruyorum ama olmaz anne. evlenemem! birincisi kızın bakire değil. daha 17 yaşındayken itin tekine verdi bekaretini. isteyerek olmadı. inan çok üzgünüm ve çok utanıyorum ama yapacak bi şey yok artık :( bunun anlamını ikimiz de gayet iyi biliyoruz. ikinci sebebi biraz daha uzun...

babam olacak adamın bir gün bile umrunda olmadım. yıllarca sağda solda kaldım sokak çocuğu gibi. sen babamı aldatırken, beni piç gibi savunmasız ortada bırakırken ben yalnızdım. hiçbi zaman arkamda olmadınız. anne sen bi de sevgiline tehdit ettirdin beni. sen nasıl bi insansın ya? sana olan kinim de babama olan nefretim de asla sönmeyecek...

içimden geçenleri bi bilseniz... neden benimle konuşmuyosun diye ötüp duruyosun ya... bazen bağırmak istiyorum. ne anlatayım sana? mesela sevgilim boğazımdan tutup beni azarlarken ne hissettiğimi duymak ister misin? baba hani sen bi kadına gitmiştin de kadının kocası ve kocasının kardeşleri seni dövmüştü ya... hani geldiğinde sen tanımamıştım... ne hissettiğimi bilmek ister misin? herhangi birinin söylediği bi söz ya da herhangi birinin çocuğu sizin için hep benden daha önemliydi sanki. bi yanım yok olmaz öyle saçmalama diyo, bi yanım oldu ya işte daha nasıl inandırabilirim seni diyor :(

şimdi siz bile, annem-babam bile, beni böyle acımadan incitebilirken ben kime güveneyim?

huzur
her zaman öyle çok kavga ederdiniz ki şimdi kavga gürültü olmasın diye kaçıyorum kavgadan. kendimi hiçbi zaman savunamadım. derdimi anlatamıyorum insanlara. bana acele ettirenlere ayrıca sinir oluyorum. yavaş olun, bırakın beni, uğraşmayın benimle... içim daralıyor... bir de normal taklidi yapmak mahvediyor beni.

zaten normal bi insan olmadım hiçbi zaman (bazen acaba başkalarının çocuğu olsam nasıl olurdu diye düşünüyorum!). bi arkadaşım yıllığıma: "keskin zekan ve kocaman gülen gözlerinle aramızda hep bir uzaylı oldun" yazmıştı :)

zaten bir erkekten fiziksel olarak daha zayıfım daha duygusalım, daha kırılganım, benim acı eşiğim onunkinden çok çok daha düşük. hayatımdaki en önemli insanlar bile hiç düşünmeden beni incitirken ben bir yabancıya nasıl güvenebilirim? onlar da aynısını yapacaklar. üzecekler beni, incitecekler, kullanacaklar... zaten kimsesiz hissediyorum kendimi, savunmasız hissediyorum.

ne yapayım? gelsin beni incitsin, kalbimi kırsın diye birine gönlümün kaplarını mı açayım? tabi buyurun gelin , be size bütün sevgimi vakfedeyim, derdinize ortak olmaya çalışayım, geceleri altınıza yatıp annenize saygı gösterip sizi herkesin yanında onore edeyimm, erkeğime saygı göstereyim...gelin ben evinizi falan temizleyim, kirli çamaşırlarınızı yıkayıp ütüleyim, size çocuklar doğurayım siz de bana bağırıp egonuzu tatmin edin.

ah keşke bi bebeğim olsa. ömrümü uğrunda çekinmeden harcayacağım, beni kayıtsız şartsız sevecek bi bebeğim olsa. canımda can bulsun, nefesi boynuma değsin, ben onu emzirirken gözlerime sevgiyle baksın... anne dediğini duyayım, doya doya göğsüme basayım. üstümde uyusun mesela. pamuk gibi tenini öpeyim... allahım nolursun beni bundan mahrum bırakma...

anne bana gelinlik bakma! ben buna cesaret edemem. bile bile lades diyemem.


hamilelik


sanırım bi şey nasıl başlarsa öyle gidiyo. benim ilk sevgilim de kalp kırmaya endeksliydi, sonrakiler de. bazen diyorum ki bu dünya sadece benim için yaratılmış. bütün sınavlar, bütün acılar benim için. gerçek ola tek acı tek mutluluk benimki. çünkü be sadece benim acımı, sevincimi hissediyorum. hadi herkes yalansa... o zaman ne olacak?

şaka gibi geliyo bazen. insanlar sevdikleriyle mutlu huzurlu yaşıyo falan. acaba benim de öyle günlerim olur mu? acaba bi gün gel orada yalnız ağlama diyen biri olur mu? ya bi kere de bana alış demeyin, ben böyleyim demeyin. birazcık da siz bana alışmaya çalışın be insanlar. ben kalbinizi kırmamaya çalışıyorum, markette kasa sırasında sizi bekletmemek için öyle acele ediyorum ki mutlaka her seferinde bi şeyler unutuyorum markette. ben sizin acelenizi, mutsuzluğunuzu, kırgınlığınızı anlamaya çalışıyorum. lütfen siz de beni anlamaya çalışın. ve sormayın artık: evlenmiyorum
Anne Ben Evlenmiyorum!
Cevapla